Yanlış uygulanan tarım ve hayvancılık politikalarının ülke üreticisini kayba uğrattığının altını çizen Karaduman, “Ayrıca bugün içerisinde bulunduğumuz kuraklık süreci adeta tarlaları mera haline getirdi. Bugün çiftçinin ve besicilerin feryat ettiği bir ortamda hele de Konya gibi bir ilde bu feryatların duyuluyor olması kabul edilebilir bir şey değil. Yaşanan tüm bu problemler, siyaset üstü bir konudur. Şehirde yaşanan tarımsal sorunlar, çiftçilerimizin topraklarını ekemez hale getirilmesi besicilikle uğraşan vatandaşlarımızın artık hayvancılığı terk etmeye yüz tutması, Konya’da bütün siyasi partileri ve milletvekillerini daha büyük sorumluluklar almaya zorlamıştır. Konya’mızda milletimizin oyuyla seçilmiş ve milletimize hizmet etmeye yemin etmiş bütün milletvekillerini (AK Parti, MHP, CHP, İYİ Parti) çiftçilerimizin ve besicilerimizin yaşadığı bu ciddi problemler karşısında bir araya gelmeye ve Konya’mızın bu sorunlarının konuşulduğu bir toplantının düzenlenmesine davet ediyorum. Saadet Partisi olarak bizim hazırlıklarımız var. Bu sürece olumlu katkılar sağlamaya, gerekiyorsa taşın altına elimizi değil; vücudumuzu koymaya hazır olduğumuzu ve bu vesileyle de ifade etmek istiyorum. Bugün değilse, ne zaman milletvekilleri çiftçilerin ve besicilerin feryadını duyacak? Bugün değilse ne zaman Konya’nın sorunlarının çözümlerine katkı sağlanacak? Bu sorunlar bizi bir araya getirmeyecekse, hangi sorunları bizi bir araya getirecek?” şeklinde konuştu. “AK PARTİLİ VEKİLLERLE DAHA ÇOK GÖRÜŞECEĞİZ” Basın toplantısında gazetecilerin de sorularını yanıtlayan Karaduman, “Konya’nın milletvekilleriyle bu konuda bir iletişim kurdunuz mu?” sorusunu da yanıtsız bırakmadı. Karaduman, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Muhalefet partisi milletvekilleriyle geçtiğimiz günlerde Konya’da televizyon programında bir araya geldik. Gönlümüz o programda AK Parti ve MHP milletvekillerinin olmasını da arzu ederdi. Ülkenin ve Konya’mızın sorunlarını hep birlikte değerlendirmek isterdik ama üzüldüğümüz bir tablodur ki, AK Parti ve MHP milletvekilleri bu programa katılmadılar. Muhalefet partilerinin milletvekilleriyle bir araya geliyor, sorunları görüşüyoruz. AK Parti milletvekilleriyle de bu süreçte daha fazla görüşeceğiz. Konya’nın sorunlarına duyarlı olmaları konusunda da çağrılarımızı defaatle yineleyeceğiz. Bütün platformlarda iktidara en fazla sahip çıkan Konya’nın, iktidar milletvekilleri tarafından sahip çıkmaları gerektiğini ve tarihi bir sorumluluğu yerine getirmeleri gerektiğini ifade edeceğiz.” BÜTÜN VEKİLLER BİR ARAYA GELMEYE MECBURUZ Konya’nın tüm milletvekilleriyle yapılması gereken bu toplantının bir tercih değil, zaruret olduğunu belirten Karaduman, “Geç kalınmadan bu toplantının yapılması şarttır” dedi. Toplantının istenirse basına kapalı, istenirse basına açık bir şekilde de gerçekleştirilebileceğini söyleyen Karaduman, son olarak şunları kaydetti: “Konya’nın ilçelerini geziyoruz. Sorun gerçekten fazla. Sorunların daha fazla büyümesine müsaade etmeden bu toplantıyı gerçekleştirmeliyiz. Yine söylüyorum, yapılmasını arzu ettiğimiz bu toplantı ve mesele, siyaset üstü bir meseledir. Tarımda özellikle kuraklıktan dolayı bir kriz söz konusu. Bu krizi, ortadan kaldırmalıyız. Siyasi bir beklentimiz yok. Bu talebe duyarsız kalınırsa, çiftçilerimizin yaşadığı bütün sorunlara ortak olunacağının da bilinmesi gerekiyor. Bütün siyasi partilere oy veren çiftçilerimiz ortak bir sorun yaşıyor. Bu durum karşısında bizlerin de parti gözetmeksizin bir araya gelmesi kaçınılmazdır. Bir araya gelmeye mecburuz.”
İl Başkanımızın, Karapınar İlçe Teşkilatını Ziyareti – 09 Haziran 2021
İl Başkanımız Hüseyin Saydam ve İl Başkan Yardımcımız Sinan Toprak, Karapınar İlçe Teşkilatımızın haftalık olağan Yönetim Kurulu Toplantısına katıldı.
İl Başkanımızın, Konya Enerji Zirvesi ve Fuarı’nı Ziyareti – 03 Haziran 2021
İl Başkanımız Hüseyin Saydam ve İl Başkan Yardımcımız İsmail Hakkı Bacak, Konya Enerji Zirvesi ve Fuarı’nın açılış törenine katıldı ve alanda bulunan stantları ziyaret etti.
Mayıs Ayı İl Divan Toplantısı – 30 Mayıs 2021
Mayıs Ayı İl Divan Toplantısı – 30 Mayıs 2021
Saadet Partisi Konya İl Divan Toplantısı çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Toplantıya Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın, İl Müfettişi Ali Mücevher, İl Başkanı Hüseyin Saydam, İl Başkan Yardımcıları, İlçe Başkanları, İl ve İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri ve Gençlik Kolları Üyeleri katıldı. 20 YIL ÖNCEYE GÖRE HER KONUDA DAHA KÖTÜYÜZ Toplantıda konuşan, Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın; “Biz Saadet Partililer olarak insanız, hem duygusal tarafımız, hem hissi tarafımız şüphesiz var. Çalışmalarımızdan Türkiye’nin gidişatına ilişkin değerlendirmelerimiz de hissi ve duygusal olmamamız icap eder. Türkiye’nin mevcut gidişatını gördüğümüzde 5 yıl önceye göre daha kötüyüz, 15 yılı önceye göre daha kötüyüz, 20 yıl önceye göre daha kötüyüz. İslam dünyasının dağınıklığını gördüğümüz zaman, her bir İslam ülkesi, adeta biçare durumda kendi başına hareket eder ya da büyük bir planın adeta payandası durumuna getirildiğini görüyoruz. Ekonomiye bakıyoruz bundan 10 yıl öncesine göre iyi durumda değiliz. Dış politikaya bakıyoruz, bundan 10 yıl, 15 yıl, 20 yıl öncesine göre iyi değiliz. Eğitim sistemine bakıyoruz, hem yüksek öğretim hem orta öğretim açısından, daha iyi bir durumda olmadığımızı görüyoruz. Adalet ve yargı mekanizmasına bakıyoruz, kabul edelim ki önceden de büyük sorunlarımız vardı ama hiç bu kadar güvensiz, bu kadar itimatsız bir durumda değildi. Ahlaki açıdan bakıyoruz ciddi bir yozlaşmanın olduğunu görüyoruz. Bunlar hep somut şeyler. Bu kadar somut şeyin, somut kötü gidişatın olduğu yerde Saadet Partililer olarak meselelere duygusal ve hissi bakamayız. Akıl bir şeyin sonunu düşünmektir. Saadet Parti’mizi yetkilendirmekten, Saadet Parti’mizi bu ülke insanımızın tıkanıklığını ortadan kaldırmak, çaresiz durumunu ortadan kaldırmak için yetkilendirmeli ve bu yetkilendirmeyi de süratle yapabilecek çalışmaları gerçekleştirmeliyiz. Biz Saadet Partisi olarak hep beraber elimizi vicdanımıza koyacağız.” dedi. SÖYLEDİĞİMİZ SÖZLERDEN MAHCUP OLMAK İSTERDİK AMA BİZİ MAHCUP EDEMEDİLER Aydın, konuşmasının devamında ise; “İktidar partisindeki arkadaşlar, bir defa da olsa bizi mahcup etmelerini çok isterdik. Ekonomide, dış politikada eğitimde, sosyal hayata ilişkin hususlarda bir defa da olsun Saadet Partisi’nin ve Saadet Partililerin mahcup olmasını çok isterdik, bizi mahcup edemediler. Biz şunu yanlış yapıyorsunuz, doğrusu budur dediğimiz halde, kafalarının doğrultusuna iş yaptılar ve bizi mahcup edemediler. Ama biz Allah’ın izniyle, Saadet Partililer olarak, bu arkadaşları mahcup edeceğiz. Özgürlüğün, adaletin, doğru yatırımın, sürekli üretimin, yaygın kalkınmanın, ahlakın ne demek olduğunu, adaletin kamil manada yaygınlaşıp, ne manaya gelmesi gerektiğini kısa sürede gösterecek ve biz mahcup edeceğiz. Bir önceki seçimin üzerinden iki yıl geçti ve bu süreç içerisinde Türkiye’nin tıkanıklığı daha da arttı. Ama Türkiye’nin içinde bulunduğu bu zor şartlardan çıkması da mümkündür. Burada da en başta ifade ettim, duygusal olmaya, hissi olmaya gerek yok. Doğru adım atacağız, biz bu ülkede 80 milyon olarak hep beraber yaşıyoruz, bu insanların tamamı bizim hasmımız değil, bizim rakiplerimiz. Bizim amca oğlumuz, dayı oğlumuz, biraderimiz, komşumuz. Şüphesiz birbirimizden farklı düşüncelerimiz, yaklaşımlarımız var. Hatta taban tabana zıt, neredeyse birbirimizi bir kaşık suda boğmaya yelteneceğimiz düzeyde sıkıntılı alanlarımız da var ama bildiğimiz bir şey, birlikte yaşayacağız, Türkiye’yi birlikte ayağa kaldıracağız. AK Partilisi, CHP’lisi MHP’lisi, İYİ Partilisi ve diğer partilere oy veren insanların her birinin oyunu alacak, Türkiye’yi birlikte ayağa kaldıracağız.” ifadelerini kullandı. GELECEĞE UMUTLA BAKAN BİR NESİL İSTİYORUZ Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam, toplantıda gerçekleştirmiş olduğu konuşmasında; “Bir derdimiz var. İnsanca yaşamak istiyoruz. Müslümanca yaşamak istiyoruz. Tabi ki bunu sadece kendimiz için talep etmiyoruz. Bütün milletimiz için talep ediyoruz. Bütün müslümanlar için istiyoruz, bütün bir insanlık için istiyoruz. Bunun için çalışıyor, bunun için gayret ediyoruz. Ülkesi ve milleti için üreten, hep daha fazlasını, hep daha iyisini üretmek ve ülke kalkınmasına faydası olan sanayici olsun, çiftçi olsun, müreffeh yaşasın, geleceğe umutla baksın istiyorduk. Amacına uygun çalışan, adalete güvenip hakkı doğruca söyleyen ve toplumun doğru bir şekilde haber almasını sağlayan bir basınımız ve yine amacına uygun çalışmalar yapan, siyasallaşmamış stk’larımız, kanaat önderleri olsun istiyorduk. Dünya standartlarında veya daha üstün olarak eğitimini tamamlamış, gelecek kaygısı çekmeyen ve geleceğe umutla bakan, ahlak ve maneviyatı önceleyen, hakkı üstün tutan bir gençlik ve nesil arzu ediyorduk. Ahlâk ve Maneviyat temelleri üzerine inşa edilmiş, birbirinin hakkına göz dikmeyen, birbirinin hakkını gözeten, polise, jandarmaya, kameraya, cezaevine ihtiyaç duymayan bir toplum inşa etmeyi amaçlıyorduk. İnsanların göçe zorlanmadığı, doğduğu yerde doyduğu, trafiğiyle, ulaşımıyla, havasıyla, tarihi ve doğal dokusu bozulmamış köyünden kentine, mahallesinden beldesine, yaşanabilir huzurlu şehirler hayal ediyorduk.” ifadelerini kullandı. YANLIŞI, ALGI OPERASYONLARI İLE DOĞRU GÖSTERDİLER Saydam, konuşmasını şu şekilde sürdürdü; “Her alanda kalkınmasını tamamlamış ve milletiyle, halkıyla, devletiyle bütünleşmiş Yeniden Büyük Türkiye hedefimiz vardı. Ve bu Büyük Türkiye dünya üzerinde zulüm gören ne kadar mazlum varsa onlara kol kanat gersin, ağabeylik yapsın kimseyi ezdirmesin istiyorduk. Tabi ki bu hedef ve ideallerimizden vazgeçmiş değiliz. Sadece biraz aksamış oldu. Milletimiz bize benzediğini söyleyen, söylemese bile öyle algılanan bir iktidar tarafından 20 yıl boyunca oyalanmış oldu. Matematiksel olarak 2×2=4 ‘tür. Ancak AK Parti iktidara gelirken, geçmişte hata yapıldığını 2×2’nİn 4 yapmadığını, aslında 5 yaptığını, arkasına aldığı medya, stk ve bir kısım sermaye desteği ile birlikte, algı operasyonu yaparak vatandaşımızı inandırmayı başarmıştır. O günden itibaren ekonomiden tarıma, dış politikadan bürokrasiye, eğitimden sağlığa, tarımdan sanayiye bütün hesaplar 5’e göre yapıldı. İlk önce gidişata göre sonuç doğru çıkacak zannettiler. Netice olarak bugün itibariyle 5’e göre yapılan tüm hesaplar yanlış çıktı. Çünkü 2×2=5 değil 4’tü.” MİLLETİMİZİN 20 YILI HEBA OLDU Problemlerin bugünkü boyuta gelebileceğini çok önceden söylediklerini belirten Saydam; “Bugün, ekonomik olarak, tarımsal politikalar olarak, sosyal alanda yapılan çalışmalar olarak, eğitimde uygulanan politikalar, hukuk alanında atılan adımlar olarak, çektiğimiz sıkıntılar ilk başından beri baz alınan yanlış değerle alakalıdır. Biz daha en başından beri söyledik. Bu işlemin sonucu yanlış çıkar diye. Ama kimseye dinletemedik. Netice olarak ülkenin şu anda görünen, 20 yılı heba oldu. Sıkıntısını çekeceğimiz önümüzdeki yıllar da ayrıca cabası. Ve geldiğimiz son nokta itibari ile borçla büyümüş, üretmeyen sürekli tüketen, dengesini, haliyle istikrarını kaybetmiş bir ekonomi ile neticelendi. Bugün sanayicimiz birçok zorluğa, bürokrasiye rağmen üretmek için çabalıyor ama bozulan ve istikrarı olmayan ekonomi onun da dengesini bozuyor. Birçok hammaddesi dışa bağımlı hale geldiği için hammadde sıkıntısı yaşıyor. Bir de buna döviz kuru eklenince rekabet edemez hale geliyor. Eğitim sisteminin bozukluğu neticesinde ise mezun olmuş gencimiz iş bulamazken, yine sanayicimiz de istihdam edecek kalifiye işgücü bulmakta ayrıca sıkıntı çekiyor. 20 sene içinde neredeyse 10 sefer değişmiş eğitim sistemi ile umudunu ve geleceğini kaybetmiş bir nesil, ne yapacağını bilemeyen bir eğitim camiası ile
İl Başkanımızın, YENİAD Konya Şube Başkanını Ziyareti – 27 Mayıs 2021
İl Başkanımız Hüseyin Saydam ve Selçuklu İlçe Başkanımız Lütfi Çelik, YENİAD Konya Şube Başkanı Ahmet Büyüktermiyeci’yi ziyaret etti.
İl Başkanımız Hüseyin Saydam’ın, Çumra’da Tarladaki Çiftçileri Ziyareti – 25 Mayıs 2021
Konya ovasında görülen kuraklık tehlikesi hakkında çiftçilerden bilgi alan İl Başkanı Hüseyin Saydam, kuraklık tehlikesinin yalnızca alınacak sulama önlemleri ile bertaraf edileceğini belirtti. Çumralı Çiftçiler her geçen gün kuraklığın tarlaları için biraz daha öldürücü olduğunu ifade ederken yetkililerden de bu konu ile ilgili çalışma beklediklerini vurguladı. NE OLURSA OLSUN ÇİFTÇİMİZ DESTEKLENMELİ Çiftçilere yaptığı ziyaret ile beraber tarlaların durumu hakkında da bilgi alan Saadet Partisi İl Başkanı Hüseyin Saydam, Çumralı çiftçilerle birlikte yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti: “Konya’mız bilindiği gibi Türkiye’nin tahıl ambarı. Özellikle şu an bulunduğumuz Çumra ilçemiz sulama alanlarının çok geniş olduğu bir ilçe. Fakat şu an ne yazık ki Çumra tarlalarında bir kuraklık hâkim. Allah çiftçimizin yardımcısı olsun. Bugün özellikle gıdanın ve tarımın ne denli önemli olduğunu anladığımız bir çağdayız. Biz de ülke olarak bu konuda gereken adımları atmak mecburiyetindeyiz. Bunun için tarıma gereken önemi vermemiz gerekiyor. Aksi halde kaybeden sadece çiftçimiz değil tüm ülkemiz olacaktır. Çiftçilerimizin her ne olursa olsun desteklenmesi şarttır.” TARIM ÖNCELİKLİ OLARAK ELE ALINMALI Çiftçilerin bankalara esir durumda olduğunu ve borçtan kurtulamadığının altını çizen Hüseyin Saydam, ifadelerini şu şekilde sürdürdü: “Ne yazık ki çiftçilerimiz bugün borçtan kurtulamıyor. Peki çiftçimiz ne yapsın tarlasını bırakıp gitsin mi? Bırakıp gidenler ne yapıyor peki, şu an asgari ücretle ancak geçinebiliyorlar. Bugün öyle bir noktadayız ki bizim kendi topraklarımız küresel şirketlerin, holdinglerin eline geçmiş durumda öyle ki kendi çiftçimiz kendi topraklarında işçi olmakta. Aynı zamanda ciddi zamlar da söz konusu. Mazotun elektriğin fiyatları ortada. Bugün çiftçilerimizin faaliyetini sürdürebilmesi için mutlaka zararlarının karşılanması gerekiyor. Belki özellikle pandemi döneminde birçok sektör destek bekliyor. Fakat baktığımız zaman tarım gerçekten bir önceliğe sahip. Bugün kanal İstanbul projesi gündeme geliyor. Bu proje elzem bir proje değil. Bu gerekli bir şey değil. Ki gerekli olsa bile bugün çiftçimizin sorunları daha önemli bir konu.” PARA MİLLETİN BAHÇESİ TARLALAR YERİNE MİLLET BAHÇELERİNE AKTARILIYOR Çumralı çiftçilerle birlikte basın açıklaması düzenleyen Hüseyin Saydam, son olarak şunları söyledi: “Millet bahçelerine bugün birçok para aktarılıyor. Milletin bahçesi esas burasıdır. Milleti gerçekten besleyecek olan bahçeler tarlalardır. Bugün gereksiz yerlere para harcamaktansa tarlalarımıza destek vererek çiftçimizin yüzünü güldürmemiz gerekiyor. Konya’nın su sorununun bir an evvel çözüme kavuşması gerekiyor. Başka yerlere aktarılan paraların bir an önce Göksu projesine aktarılması gerekiyor. Bugün Konya’mızda obruklar oluşuyor. Bunların da bir an önce çözülmesi gerekiyor. Buradan hükümete sesleniyoruz. Çiftçimiz ciddi manada destek bekliyor.” KURAKLIK TEHLİKESİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ Çiftçi Aşır Ali Işık kuraklık ile mücadele ederken su azlığının büyük kayıplara mal olduğunu kaydederken, “Su olmayınca tarlalarımız yıkılıyor. Kuraklık bu yıl bizler için çok ciddi bir tehdit. Yeterli sulama imkânlarına sahip olmayışımız da bu kuraklığı tarlalarımız için öldürücü bir hale getiriyor. Şehirde yaşayan insanlar bunları bilmiyor. Artık tarlalarımızda olan kuraklık tehlikesini görmemiz lazım. Bugün ne yazık ki kimse çiftçinin derdini umursamıyor. Biz çiftçilerin ipotek vermediği banka kalmadı. Çiftçiler şu anda borca esir edilmiş durumda” dedi. TARLALARDA SU YOK, KURAKLIK VAR Çiftçi Mehmet Avşar ise açıklanan sulama projelerinin ne zaman hayata geçeceğini sorarak, “Devletin bize yardımcı olması lazım. 2015 yılında su projeleri açıklanıyordu 2021 oldu daha yapılan bir şey olmadı. Tarlalarımız sahipsiz bırakıldı. Sulama adına şu an sadece kendi çabalarımızla bir şeyler yapıyoruz. Konya ovasının bugün Afrika kıtasından bir farkı kalmadı. Açıklamalara bakarsak her tarafa su götürülüyor fakat ortada su falan yok. Bugün tarlalarda su yo, kuraklık var” şeklinde konuştu. HUBUBAT EKİMİNE DESTEK VERİLMELİ Çumralı çiftçi Mehmet Ali Kuyucu da topraklarındaki ürün bolluğunun azaldığını belirterek, “Doğal olarak oluşmuş bir ürün haritamız vardı. Ürün bolluğumuz vardı. Bugün bu topraklarda bin yıllardır oluşmuş ürün haritamızı bozdular. Sulamaya gereken desteğin bir an önce verilmesi gerek. Ayrıca bu desteklerin hububat ekimine de verilmesi şart. Bugün çiftçiler zarar ediyor. Bir an evvel bunun önüne geçilmeli” ifadelerini kullandı.
İl Başkanımızın Ziyaret Programı – 24 Mayıs 2021
İl Başkanımız Hüseyin Saydam, Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Dr. Armağan Güleç, Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu, Refah Partisi Merkez İlçeler Eski Başkanlarından Hasan Büyükmatur, Yönetim Kurulu Eski Üyemiz İsmail Tunca, Meram İlçe Eski Başkanımız Av. Hayrullah Küçükdağ, Gazeteci Hikmet Peker ve İnşaat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Dr. Süleyman Kamil Akın’ı ziyaret etti.
Ramazan Bayramı Bayramlaşma Programı – 13 Mayıs 2021
Saadet Partisi Konya İl Başkanlığının, Ramazan Bayramı Bayramlaşma programı çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Programa Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın, İl Başkanı Hüseyin Saydam, Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdulkadir Karaduman, Genel İdare Kurulu Üyeleri Lütfi Yalman, Tacettin Çetinkaya ve Av. Hasan Hüseyin Uyar, İl Müfettişi Ali Mücevher, Meram Belediyesi Eski Başkanı Mustafa Özkan ve çok sayıda teşkilat mensubu katıldı. İSRAİL’İN HOYRATLIĞI VE HUKUK TANIMAMAZLIĞI SON 20 YILDA KATLANARAK ARTTI Programda konuşan Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın; “Ramazan Bayramı’mız mübarek olsun; Cenâb-ı Hâk, hüznümüzü hüzün gibi, bayramımızı da bayram gibi yaşamayı bizlere nasip eylesin. Bayram vesilesiyle, ülkemizde adaletin ve sağduyunun hakim olmasını, gönül coğrafyamızda akan kan ve gözyaşının dinmesini temenni ediyor; milletimizin her bir ferdine ve tüm İslâm alemine sağlık, huzur, bereket ve esenlik diliyorum. Bir şairimiz şöyle diyor; ‘Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar; ben yaşarken koptu tufan, ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat.’ Değerli arkadaşlar; şimdi yaşadığımız şu son 20 yıla bir göz atalım. İsrail’in hoyratlığı ve hukuk tanımazlığı son 20 yılda katlanarak arttı. İsrail’in güvenliğini tehdit eden ve onun hoyratlığına, hukuk tanımazlığına engel olabilecek bütün unsurlar son 20 yılda tek tek ortadan kaldırıldı. İsrail’in önünde engel olabilecek olan Saddam, işte bu süreçte ve bir bayram sabahı ortadan kaldırıldı. Irak’ta, 1.5 milyon insan bu son 20 yıl içerisinde öldürüldü ve Irak 3’e bölündü. Aynı şekilde Libya; İsrail’in önündeki en önemli engellerden birisi olan Kaddafi, Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticilerinin ‘marifetiyle’ bertaraf edildi. Mısır ile münasebetlerimiz son 20 yıl içerisinde en kötü duruma geldi. Yine Hamas, en edilgen duruma bu son 20 yıl içerisinde getirildi. Ve son olarak Suriye; son 20 yıl içerisinde 600 bin insanın ölmesine, 12 milyon insanın mülteci kalmasına ve İsrail’in önündeki en büyük engel ve tehditlerden biri olan Suriye’nin bölünmesi ve ortadan kaldırması, yine Türkiye’nin yanlış politikaları sonucu gerçekleşmedi mi? Bunlar hep biz yaşarken ve hep AK Parti iş başındayken oldu! Tüm olup bitenler ortada, şimdi soruyorum; bunlara sebep olan AK Parti yöneticilerinin yatacak yeri var mı?” şeklinde konuştu. İSLAM ALEMİNİN TÜRKİYE’YE, TÜRKİYE’NİN DE SAADET PARTİSİNE İHTİYACI VAR Aydın, konuşmasının devamında ise; “Yine Türkiye açısından bakarsak; bu bölgede güçlü bir Türkiye olmasın, bu bölgede Selçuklu ve Osmanlı’nın mirasçısı, 19 Haçlı Seferini püskürtmüş güçlü bir Türkiye olmasın diye, Türkiye’nin aç ve yoksul bırakılması politikası yine bu son 20 yılda hız kazandı. 20 milyon insanımız açlık ve yoksulluk sınırının altında bir gelirle hayat sürmeye son 20 yılda mahkum edildi, işsizlik %15’e, genç işsizlik de %30’a bu son 20 yılda getirildi. Fertlerin, kurumların ve devletin bir bütün olarak borçlandırarak boyunduruk altına sokulması son 20 yıl içerisinde oldu. Bu toplumu ayakta tutan değerler son 20 yıl içerisinde örselendi, ahlaki ve itikadi yozlaşma şu son 20 yılda zirve yaptı, toplumsal hayatımızda büyük bir ahlaki krizi son 20 yılda yaşar hale geldik. BOP eş başkanlığının bize neye mal olduğunu da işte bu son 20 yılda yaşayarak gördük. Tüm bu süreçlerin sonucunda geldiğimiz noktada, Türkiye’nin durumu maalesef iyi değildir ve adeta sürüklenmektedir. Bir felsefeci der ki; ‘Kendi doğumundan önceki olanları bilmeyenler, çocuk kalmaya mahkumdur.’ Biz Saadet Partisi teşkilatları olarak, kendimizden önceki hadiseleri okuyabilen, aklı ile kalbi bütünleşmiş, vicdan ve izan sahibi insanlarız. Türkiye’nin bilinçli bir plan çerçevesinde ve adeta bir yıkım ekibi tarafından buraya getirildiğini gördük, görüyoruz. Bütün bu konuştuklarımız ve tüm bu yaşananlar, bizim mesuliyetimizin ne kadar ağır olduğunu ve Saadet Partimizi behemehâl daha da güçlendirmeye ve yetkilendirmeye ne kadar ihtiyacımız olduğunu adeta haykırmaktadır. Çünkü; İslam alemi güçlü bir Türkiye’ye, Türkiye de yetki sahibi Saadet Partisi’ne büyük bir ihtiyaç duymaktadır.” İfadelerini kullandı ZALİMLER ZULÜMLERİNİ HER SENE DAHA DA ARTTIRIYOR Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam ise, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Bayramınız mübarek olsun. Büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Siz değerli kardeşlerimi de muhabbetle kucaklıyor, bayramınızı tebrik ediyorum. Yüz yüze olup karşılıklı bayramlaşmayı, hasbihal etmeyi, kaynaşmayı çok isterdik ama böyle bir zamana denk geldik. Rabbim yardımcımız olsun. Bugün bayram, evet her halükarda uzaktan da olsa bayram vesilesi ile bizleri bir araya getiren rabbimize hamdediyorum. Geçmiş bayram konuşmalarımızı hatırlayınca, artık bayram konuşmalarımız da klasikleşti. Zalimler zulmüne devam ediyor, hatta her sene dozajını biraz daha artırıyor. Her yıl hedef büyütüyorlar. Filistin toprakları üzerinde işgalci ve dünyanın çıban başı olan İsrail bu yıl da geleneksel haline getirdiği zulmünü bu Ramazan Ayında da gerçekleştirdi. Çocuk, kadın, sivil ayrımı gözetmeksizin her türlü zulmü yapmaya devam ediyor. İlk kıblemiz olan Mescidi Aksa ya ve orada ibadet halinde olan kardeşlerimize saldırdılar. Ve bütün Filistin sathına zulüm sıçramış durumda. Maalesef herkes seyrediyor. Yakın zamanda Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz Çin zulmü altında ezilirken, onlar için hiçbir tedbir alamamışken, bir de Filistin’den gelen haberler ve hiçbir önlem alınamayışı hepimizi derinden yaralıyor.” KURU BİR KINAMA İLE İDARE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR Saydam, konuşmasının devamında ise; “Benim hatırladığım, 90’lı yılların başından beri biz bayramları bayram tadında yaşayamıyoruz. Belki kendi ülkemizde bayram yaptık ama diğer Müslüman kardeşlerimiz zulüm altında iken bayramlarımız hep buruk geçti. Afganistan, Çeçenistan, Bosna, Irak, Bangladeş, Mısır, Libya, Lübnan, Myanmar, Suriye, Keşmir, Sudan, Moro, Yemen, Doğu Türkistan, Filistin zaten 50 yıldır kanayan yara. Artık bu durdurulmalı ve Müslüman coğrafya bu zilletten kurtulmalı. Maalesef ülkemizde dahil olmak üzere Müslüman ülkeler bu zalimlerin durdurulması adına hiçbir önlem almıyor. Elinde maddi imkanı bulunan özellikle Arap ülkeleri maalesef, tamamen siyonist şebekenin emrinde çalışıyor ve onlara hizmet ediyor. Bizim gibi siyasi gücü olan, devlet otoritesi olan ülkeler ise ekonomik veya siyasi olarak başka bir sıkışmışlığın, yanlış yönetim anlayışının içerisinde hiçbir şey yapamamanın acziyeti içerisinde kuru bir kınama veya yanındayız mesajları ile durumu idare etmekteler.” ifadelerini kullandı YANGINI ÇIKARANA, SÖNDÜRMESİ İÇİN BEL BAĞLIYORLAR Yangını çıkartanlardan, yangını söndürmelerini beklemenin saflık olacağını ifade eden Saydam; “Sürekli söylüyoruz, bunlar laftan anlamaz, bunlar ancak güçten anlar diye. Bizim elimizden protesto yapmaktan, gündemde tutmaktan başka bir şey gelmiyor. Bir yaptırım uygulansın diye bekliyoruz. Maalesef onu da yapmıyorlar. Bizim yaptırım uygulasınlar, önlem alsınlar, bu zulmü durdursunlar diye beklediğimiz idarecilerimiz, bu belayı dünyanın başına saran şebekeden bir şey yapsınlar beklentisi içerisinde. Zaten yangını çıkaran onlar, bizim idarecilerimizin onlardan bu yangını söndürmelerini beklemeleri saflık olur. Bunca yıldır gördük ki bizim idarecilerimiz de basit bir kınamanın dışında, bu zalimlerden merhamet beklemenin dışında bir şey görmedik. Bu sebeple de hem bizimkilerden hem de diğer Müslüman ülkelerin yöneticilerinden
İl Başkanımız Hüseyin Saydam’ın, Ramazan Bayramı Mesajı – 12 Mayıs 2021
Kıymetli hemşehrilerimiz; başı rahmet ortası mağfiret sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan ayının sonuna gelmiş bulunmaktayız. Biraz buruk, biraz hüzünlü ve birazda heyecan ile Ramazan Bayramı’na erişmiş bulunuyoruz. Hepimizin malumu bir yılı aşkın süredir bütün dünya ile birlikte salgınla karşı karşıyayız. Geçen bayramda olduğu gibi bu bayramda da yine sevdiklerimizden uzak bayramımızı idrak edeceğiz. Rabbim inşallah kısa zamanda bu salgının sona ermesini nasip eder ve bizler de eskiden olduğu gibi çocuklarımız ile hısım akrabalarımızla bayramlarımızı idrak ederiz. Yine Siyonist İsrail terör saldırılarına durmadan devam ediyor. Özellikle Müslümanlar için bin aydan daha hayırlı olan Ramazan ayının 27. Gecesinde yani Kadir gecesinde Müslümanlara Mescidi Aksa’da saldırıya geçmiştir ve devam etmektedir. Aslında terör devleti İsrail sadece Filistinli kardeşlerimize savaş açmamıştır. Eğer idrak edersek bunu yapmakla bütün İslam dünyasını karşısına alarak bir savaş başlatmışlardır. Ama ne yazık ki bugüne kadar İslam ülkelerinden kınamanın dışında herhangi bir tepki gelmemiştir. Halbuki İsrail, dünya ülkeleri kınadıkça sanki daha çok galeyana geliyormuş gibi bir hali var. İsrail’in anlayacağı bir tek dil var o da güç kullanmaktır. Eğer siz müeyyide uygulamazsanız yaptırım uygulamazsanız yani İsrail’e karşı güç kullanmazsanız yapmış olduğunuz kınamaların hiçbir etkisi olmayacaktır. İşte böyle bir ortamda yine Ramazan Bayramı’nı idrak edeceğiz. Rabbim inşallah tez zamanda Mescid-i Aksa’nın ve Filistin’in, Doğu Türkistan’ın, Myanmar’ın ve esaret altında zulüm gören diğer Müslüman Kardeşlerimizin özgürlüğüne kavuşmasını nasip etsin. Evet böyle bir ortamda Ramazan Bayramı’na kavuşmuş bulunuyoruz. Bu vesile ile salgının son bulduğu yer yüzünde zulmün sona erdiği yeni bir dünyada buluşabilmek ümidiyle Konya’mızın, ülkemizin ve bütün İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı en kalbi duygularımla tebrik eder, sağlık, sıhhat ve saadetler dilerim.