26.07.2026-KONYA Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Konya il teşkilatı tarafından düzenlenen “Geleneksel Konya Saadet Pikniği” etkinliğinde konuştu. Son günlerde kamuoyunu meşgul eden “Ahbap Derneği Yolsuzluğu” tartışmalarını yorumlayan Arıkan “Ahbap buradaysa Çavuş nerede?” diye sordu. BOP projesinin devam ettiğine dikkat çeken Mahmut Arıkan, “NATO toplantısında Ankara’dan dünyaya verilen mesajlar tesadüf değil” dedi. “İKTİDARIN GÖZÜ ÖNÜNDE VİCDANLAR ÜZERİNDEN KUMAR OYNANDI” Son günlerdeki yardım kuruluşları ve fon iddialarına değinen Arıkan, Türkiye’nin kadim vakıf ve yardımlaşma kültürünün yozlaştırıldığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı; “Bir haftadır yeni bir gündemimiz oldu nur topu gibi: Ahbap, Ahbaplar… Bir şarkıcı, tabir yerindeyse, ülkemizin gözlerinin içine baka baka memleketi dolandırmış ya! Herkesin parasını almış; kumar oynamış, ne bileyim bütün ahlaksızlıkları yapmış. İtiraf da ediyor ‘İçeriden ben bu paraları aldım ama tekrar yerine koyacaktım’ diyor. Kaç yıldır? Yıllardır bu iş yapılmış. Biz yardım isteyen olunca bizdeki kültür yediğimiz yemeği bölüşmek değildir, yediğimiz yemeği olduğu gibi vermektir. Biz Müslüman bir toplumuz. Vakıf medeniyetlerimiz var bizim, yardım kuruluşlarımız var bizim, insanlık vakıflarımız, derneklerimiz var bizim. Herkese merhametle bakarız. Ama bu ülkenin değerlerine, vicdanına iktidarın gözü önünde zar atılmış. Vicdanlar üzerinden kumar oynanmış ve hepimiz biliyoruz ki bu işin bir tane sorumlusu yok ya! Bu meseleyi sadece Haluk Levent’in üzerine yıkıp da bir kenara sıyrılamazsınız.” “BÜROKRASİ VE ADALETTEKİ ÇAVUŞLAR ORTAYA ÇIKANA KADAR PEŞİNDEYİZ” Meseleyi sadece isimler üzerinden değil, göz yuman bürokrasi ve adalet mekanizmaları üzerinden de okuyan Arıkan, iktidara net sorular yöneltti, “Bir yerde Ahbap varsa bir de ne vardır? Bu işin çavuşu vardır! Şunun sorusunu, şu sorunun cevabını Konya’dan iktidara soruyorum: Eğer bu Ahbap varsa bunca yıl bu Ahbap’ı kollayan çavuşlar kim Allah aşkına ya? Bürokraside bu olan bitene göz yuman çavuşlar kim? Adalet mekanizmasında bu olan bitene göz yumanlar, bu çavuşlar kimler Allah aşkına ya? Ve hepimiz biliyoruz ki yine ‘cambaza bak’ oyunuyla Ahbap’ı milletin önüne atıp, milletin gözünün önüne atıp çavuşları gözden kaçırmak istiyorsunuz. Biz bu meselenin takipçisi olacağız, o çavuşlar ortaya çıkana kadar bu işin peşini bırakmayacağız değerli arkadaşlar.” “100 YILLIK KUTUPLAŞMA SİYASETİNİ BİTİRECEĞİZ, HERKESİ AYNI ÇATI ALTINA DAVET EDİYORUZ” Siyasetteki ayrıştırıcı dilin memlekete büyük zararlar verdiğini belirten Saadet Partisi lideri, kucaklayıcı bir siyasi zemin inşa edeceklerinin altını çizdi: “Kutuplaştırmayacağız! Ülke 100 yıl, bakın 100 yıl diyorum, 100 yıl boyunca kutuplaştırmadan çok yoruldu. Memleket çok yoruldu. Tek bir kesim kazandı. Kim? Kutuplaştıranlar kazandı. Kutuplaştırıcı siyaseti benimseyen herkes kazandı. Ama her seferinde memleket çok büyük zararlarla karşı karşıya kaldı. Biz bu gerçeği de değiştireceğiz, herkesin eşit şartlarda mücadele edeceği bir ortamı oluşturacağız inşallah. Çağrımızı herkese yapacağız. Sadece bugün bu pikniğe yaptığımız davet gibi sağcı, solcu, laik, seküler, dindar, milliyetçi, sosyalist, herkesi bu çatı altına davet edeceğiz. Bu zulüm düzeni karşısında hep beraber yan yana durarak mücadele etmenin zeminini oluşturmak zorundayız. Aksi takdirde toprak ayağımızın altından kayıyor arkadaşlar!” “ANKARA’DAN DÜNYAYA VERİLEN MESAJLAR TESADÜF DEĞİL” Konuşmasının son bölümünde dış politikaya ve küresel dengelere değinen Arıkan, bölgedeki savaşların ve ABD-NATO hattındaki gelişmelerin birbiriyle bağlantılı olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: “Suriye’nin Golan Tepe’lerinin İsrail’e geçtiğini Trump nerede söyledi? Ankara’da söyledi! Yanına da Şaara’yı oturtarak söyledi! İran’a saldırı emrini nereden verdi bu adam ya? Ankara’dan verdi, NATO toplantısında verdi! Bunlar tesadüf şeyler değil. Türkiye’den verilen mesaj dünyaya verilen mesajdır. En son dün gece takip ettiniz, Ukrayna İran gemisine saldırdı. Ukrayna da girdi savaşa. NATO toplantısında biz ne kararı aldık? 75 milyar dolar Ukrayna’ya silah yardımı yapma kararı aldık. Bu silahlarla Ukrayna ne yaptı? Bu gece gitti İran’ın gemisini bombaladı arkadaşlar. İşte şuur dediğimiz kısım tam olarak burası. Ne diyordu Erbakan hocamız? ‘Ben Siyonizm’e hizmet eder miyim? Türküsünü söylete söylete sizi Siyonizm’e hizmet ettirirler!’ diyordu. Tam da onu yaşıyoruz bugün işte. Büyük Orta Doğu Projesi tıkır tıkır işliyor. Büyük İsrail Projesi tıkır tıkır işliyor. Son çeyrek asırda Orta Doğu’da huzurun geldiği bir metrekare toprak yok ya! Kan dökülmeyen bir metrekare toprak kalmadı! Hepsi bu dönemde yapıldı. Ama insanlara öyle bir bu haberleri servis ettiler ki sanki çok büyükmüş, büyük bir zafermiş gibi bu haberleri servis ettiler.” 26.07.2027-KONYA Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Konya’nın Sarayönü ilçesinde tahıl hasadına katılarak arpa tarlasında biçerdöver kullandı. Hasat sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arıkan, çiftçilerin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı, artan maliyetleri ve iktidarın tarım politikalarını sahadan verilerle eleştirdi. “TARLALAR UMUTLA DEĞİL, UMUTSUZLUKLA BİÇİLİYOR” Çiftçilerin yeni hasat dönemine büyük bir karamsarlıkla girdiğini vurgulayan Mahmut Arıkan, açıklamasına şu sözlerle başladı: “Gönül isterdi ki bu ziyaretimizde çiftçimizin güler yüzünü görelim. Gönül isterdi ki biçerdövere binerken çiftçimizin umutla bindiği günleri görmek isterdik ama maalesef umutla tarlaların biçildiği bir döneme değil, umutsuzlukla geleceğe dair ümitsiz cümlelerin kurulduğu bir güne denk geldik.” “AVUSTRALYA’DAKİ ÇİFTÇİ EL ÜSTÜNDE, KONYALI ÇİFTÇİ KARAMSAR” Sorunları gündeme getirmek ve icra makamındakilere Sarayönü ile diğer ilçelerdeki çiftçilerin taleplerini iletmek için sahada olduklarını belirten Saadet Partisi Genel Başkanı, küresel bir kıyaslama yaptı. Dünyanın neresine gidilirse gidilsin tarımla uğraşanların beklentilerinin benzer olduğunu ifade eden Arıkan, şu değerlendirmede bulundu: “Buradan binlerce, on binlerce kilometre ötedeki Avustralya’ya da gitsek, Konya’da eli nasırlı çiftçi kardeşimizle de buluşsak akşam başını yastığa koyarken mazotu düşünüyor, gübreyi düşünüyor, ürün fiyatını düşünüyor. Ama sabah uyandığında Avustralya’daki çiftçimiz Avustralyalı yöneticiler tarafından el üzerinde tutulduğunu, sorunlarının giderilmesiyle alakalı devletinin yanında olduğunu görüyor ama Konya’mıza geldiğimizde sabah çiftçimizin daha bir karamsar güne başladığını üzülerek görüyoruz.” “MALİYET 19-20 LİRA, SATIŞ 16 LİRA” Açıklanan buğday alım fiyatlarının üreticinin maliyetini karşılamadığını, bizzat tarladaki üreticiyle yaptığı diyalog üzerinden aktaran Saadet Partisi Genel Başkanı, durumu şu sözlerle özetledi: “Geçtiğimiz günlerde buğday alım fiyatları açıklandı. Hep beraber takip ettik, 16,5 lira açıklandı. Biraz önce biçer kullanırken arkadaşımıza sordum, ‘Ne kadar, yaklaşık maliyetiniz ne kadar?’ dediğimde, ‘Başkanım’ dedi, 19 lira, 20 lira aşağısına mal etmemiz mümkün değil’ dedi. Peki 16,5 liraya bu fiyat açıklandı. Toprak Mahsulleri Ofisi kaç liradan alıyor diye sorduğumuzda, ’14 liraya, 14,5 liraya satabilirsek bizden mutlusu yok’ dedi. 19 liraya mal ediliyor, 20 liraya mal ediliyor; 16,5 liraya satıldığı günlere maalesef bugünlerde şahitlik ediyoruz.” “GİRDİ MALİYETLERİ İLE ÜRÜN FİYATI ARASINDAKİ UÇURUM BÜYÜYOR” Son bir yıl içerisindeki maliyet artışlarına dikkat çeken Arıkan, enflasyonun çiftçi üzerindeki yükünü rakamlarla ortaya koydu: “Değerli arkadaşlar, son 1 yıl içerisinde gübre fiyatlarındaki artışa baktığımızda %64’lük bir artış görüyoruz. Keza mazot fiyatlarına baktığımızda %41’lik bir artış görüyoruz ama ürün fiyatında sadece %22’lik bir artış
Milletvekili Ali Yüksel, İl Başkanımız Mehmet Demirel’i ziyaret etti.
Yeniden Refah Partisi Konya Milletvekili Ali Yüksel, Konya İl Başkanı Hasan Yel ve beraberindeki heyet, İl Başkanımız Mehmet Demirel’i ziyaret etti. Ziyarete İl Başkan Yardımcılarımız Mehmet Ali Gökçek, İsmail Aydilek, Mehmet Efe ve Mustafa Uyar eşlik etti.
İl Başkanımız Mehmet Demirel, 15 Temmuz’un yıl dönümünde açıklamalarda bulundu.
İşte İl Başkanımız Mehmet Demirel’in açıklaması:15 Temmuz Darbe Girişimi’nin yıl dönümünde, canını ortaya koyarak iradesine, geleceğine sahip çıkan aziz milletimize şükranlarımı sunuyor; şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum. Milletimizin ortaya koyduğu direniş, demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkma iradesinin en önemli göstergelerinden biri olarak hafızalardaki yerini korumaktadır. Ancak aradan geçen on yıla rağmen cevap bekleyen birçok soru hâlâ zihinlerimizdeki yerini korumaktadır. Darbe girişiminin elebaşını saklayan ve arkasında olduğu ifade edilen ABD ve çeşitli müttefik ülkelerin temsilcileri geçtiğimiz hafta ülkemizde en şaşalı törenlerle ağırlandı. 15 Temmuz hain darbe girişiminin organize edildiği söylenilen incirlik üssü hala kapatılmadı. Darbenin baş aktörlerinden ABD’ye karşı hiçbir karşı tavır alınmadı. Öte yandan, 15 Temmuz gecesi şehit olan vatandaşlarımız arasında dahi farklı uygulamaların ve ayrımcılık iddialarının gündeme gelmesi, ortak acının gölgelenmesine neden olmaktadır. 15 Temmuz’da şehit olan hükümete yakın bazı isimlerin adları okullarda, otoyollarda ve köprülerde yaşatılırken, diğer bazı şehitlerimizin isimleri ise anma programlarında dahi yeterince anılmamaktadır. Ne yazık ki, şehitlerimiz arasında dahi ayrımcılık yapılmaktadır. Şehitler arasında hiçbir ayrım yapılamaz; devletin bütün şehit ailelerine eşit yaklaşması adaletin ve toplumsal vicdanın gereğidir. Bir diğer önemli husus ise darbe girişiminin siyasi boyutudur. Aradan geçen 10 yıla rağmen kamuoyunda sıkça dile getirilen “15 Temmuz’un siyasi ayağı” tartışmaları hâlâ net bir şekilde aydınlatılamamıştır. Bu konuda toplumun beklentisi, iddiaların hukukun üstünlüğü çerçevesinde tarafsız ve şeffaf biçimde araştırılması ve sorumluluğu bulunan herkes hakkında gerekli işlemlerin yapılmasıdır. Yine geçmişte FETÖ elebaşı hakkında övgü dolu ifadeler kullanan, kendisine “hocam” diye hitap ettiği kamuoyuna yansıyan bazı isimlerin bugün hâlâ devletimizin önemli kademelerinde çeşitli görevlerde bulunuyor olması da toplum vicdanını rahatsız eden konular arasında yer almaktadır. Darbe ile mücadelede esas olan; kişilere göre değil, hukuk ve adalet ilkelerine göre hareket edilmesidir. 15 Temmuz’un yıldönümü, sadece geçmişi anmak değil; eksik kalan yönleri cesaretle konuşmak, adaletin tam anlamıyla tesis edilmesini istemek ve benzer ihanetlerin bir daha yaşanmaması için gerekli dersleri çıkarmak açısından da önemli bir fırsattır. Bize göre 15 Temmuz ruhunu anlamak; hukukun, adaletin, liyakatin, şeffaf bir devlet yönetiminin oluşması için mücadele etmeyi gerektirir. 15 Temmuz şehitlerinin ruhunu incitmemek; suçluyu suçsuzu ayırt etmek, ‘kurunun yanında yaş da yanabilir’ dememektir. Biz, bu ruhun gerektirdiği gibi adaletin, özgürlüklerin, demokrasinin ve şeffaf bir yönetim anlayışının hakim olduğu bir Türkiye için var gücümüzle çalışmakta kararlıyız. https://www.youtube.com/watch?v=J5nw6iRrAGY
Güçlü Esnaf, Güçlü Şehir, Güçlü Türkiye
İl Başkanımız Mehmet Demirel, “Güçlü Esnaf, Güçlü Şehir, Güçlü Türkiye” başlıklı basın yayımladı. “Esnaf ve sanatkârlarımız, bu ülkenin ekonomik hayatının omurgası, şehirlerimizin ruhu ve toplumsal dayanışmamızın en güçlü temsilcileridir. Mahalle kültürünü yaşatan, üretimi ayakta tutan, istihdam sağlayan ve vatandaşımızla birebir temas eden esnafımız, sadece ticaret yapan bir kesim değil; aynı zamanda sosyal hayatımızın en önemli yapı taşlarından biridir. Ne yazık ki bugün esnafımız tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşamaktadır. Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, artan kira ve enerji maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve bankacılık sisteminin oluşturduğu ağır yükler nedeniyle binlerce işletme ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Bir tarafta maliyetler her geçen gün artarken, diğer tarafta vatandaşın alım gücünün düşmesi nedeniyle satışlar gerilemektedir. Esnafımız, emeğinin karşılığını alamadığı gibi, işletmesini sürdürebilmek için ağır borç yükünün altına girmek zorunda bırakılmaktadır. Üreten, istihdam sağlayan ve vergisini ödeyen insanların böylesine zor şartlar altında bırakılması kabul edilemez. Son aylarda her gün yüzlerce esnafımız kepenk kapatmaktadır. Kapanan her dükkân yalnızca bir işletmenin faaliyetini sonlandırması anlamına gelmemektedir. Aynı zamanda bir ailenin geçim kaynağı kaybolmakta, yeni işsizler ortaya çıkmakta, mahalle kültürü zayıflamakta ve şehirlerimizin ekonomik canlılığı zarar görmektedir. Milli Görüş, ekonomiyi sadece rakamlardan ibaret görmez. Bizim anlayışımızda ekonomi; insanın huzuruna, adalete ve üretime hizmet ettiği ölçüde anlam taşır. Sermayeyi önceleyen değil, insanı merkeze alan; rantı değil üretimi, faizi değil paylaşımı, israfı değil bereketi esas alan bir ekonomik düzen hedefliyoruz. Saadet Partisi olarak inanıyoruz ki güçlü bir Türkiye’nin yolu, önce üreticisini, çiftçisini, işçisini ve esnafını güçlendirmekten geçmektedir. Çünkü esnafın ayakta kalamadığı bir ekonomide ne sürdürülebilir kalkınmadan ne de sosyal adaletten söz etmek mümkündür. Bu nedenle öncelikle esnafın kamuya olan vergi ve sosyal güvenlik prim borçları, ödeme gücü dikkate alınarak yeniden yapılandırılmalıdır. Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatiflerinin kaynakları güçlendirilmeli, faizsiz ve uzun vadeli finansman imkânları artırılmalıdır. POS komisyon oranları düşürülmeli, tahsilat bloke süreleri kısaltılmalı, küçük işletmeler üzerindeki bankacılık maliyetleri azaltılmalıdır. Bunun yanında küçük işletmelerin enerji, kira ve işletme giderlerini hafifletecek destek mekanizmaları hayata geçirilmeli, vergi sistemi üretimi ve istihdamı teşvik edecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Zincir marketler ile mahalle esnafı arasındaki rekabet adil kurallara kavuşturulmalı, yerel üretim ve mahalle esnafını koruyan politikalar kararlılıkla uygulanmalıdır. Biz biliyoruz ki güçlü esnaf; güçlü ekonominin temelidir. Güçlü ekonomi ise ancak adalet üzerine inşa edilir. Adaletin olmadığı yerde ne bereket olur ne de sürdürülebilir kalkınma sağlanabilir. Saadet Partisi olarak, üretimin, emeğin ve alın terinin yanında olmaya; esnafımızın sorunlarını gündeme taşımaya ve çözüm üretmeye devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki güçlü esnaf güçlü şehirleri, güçlü şehirler ise güçlü bir toplumu inşa eder. Türkiye’nin ihtiyacı; borçla ayakta duran bir ekonomi değil, üretimle büyüyen, adil paylaşımı esas alan ve herkesin refahtan pay aldığı bir düzendir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Saadet Partisi Zirveyi Kimseye Bırakmıyor!
Saadet Partisi, siyaset sahnesinde adeta fırtına gibi esmeye devam ediyor! Yargıtay tarafından açıklanan en güncel resmi veriler, partinin sahadaki tartışılmaz gücünü ve büyüme ivmesini bir kez daha gözler önüne serdi. Genel Başkan Mahmut Arıkan liderliğinde büyük bir rüzgârı arkasına alan parti, üye kayıtlarında kırdığı muazzam rekorla yine zirvenin tartışmasız sahibi oldu. KONYA’DA SON 1 YILDA 2457 YENİ ÜYE Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı, teşkilatlanma çalışmalarını kapsamında Konya’da son bir yılda partiye 2 bin 457 yeni üye kazandırılırken, bu başarının saha çalışmaları ve vatandaşlarla kurulan güçlü iletişimin sonucu olduğu belirtildi. SİYASETİN KURUCU AKLI VE YENİ DÖNEMİN PARLAYAN YILDIZI Türk siyasetinin temel taşlarından ve kurucu iradelerinden biri olan Saadet Partisi, son dönemde ortaya koyduğu performansla adeta yepyeni bir şahlanış yaşıyor. Sadece köklü geçmişiyle ve devlet aklıyla değil, geleceği inşa etme vizyonuyla da dikkat çeken parti, bugün siyaset sahnesinin açık ara en çok parlayan yıldızı konumuna yükseldi. Genç ve dinamik Genel Başkan Mahmut Arıkan’ın liderliğinde teşkilatlar adeta kan ve nefes tazelerken, sahaya yansıyan bu taptaze enerji tarihi bir başarının da kapılarını araladı. Arıkan’ın vizyonuyla yakalanan bu büyük heyecan dalgası, partinin çekim merkezi olmasını sağladı. YENİ ÜYE REKORU İLE MUHALEFETİN BÜYÜME LİDERİ Rekor üstüne rekor kıran Saadet Partisi, Yargıtay’ın açıkladığı son resmi rakamlarla sahadaki gücünü resmi olarak tescilledi. Son bir yılda 127 bin 883 yeni üye kaydeden parti, kırılması çok güç bir başarıya imza atarak birincilik koltuğuna ambargo koydu. Açıklanan bu çarpıcı resmi rakamlara göre, rakiplerini geride bırakan Saadet Partisi, son bir yıllık periyotta en fazla yeni üye kazanan muhalefet partisi olarak adeta dev bir gövde gösterisi yaptı. Mahmut Arıkan liderliğinde tazelenen kanın ve yenilenen heyecanın meyvesini verdiği bu devasa büyüme oranı, parti tabanında büyük bir coşku yaratırken; Saadet Partisi elde ettiği bu tarihi rekorla yoluna her zamankinden çok daha iddialı, dinamik ve güçlü bir şekilde devam ediyor.
İl Başkanımız Mehmet Demirel, Kadın Kolları İl Divan Toplantısına Katıldı
Saadet Partisi Konya Kadın Kolları İl Başkanlığı Haziran ayı il divan toplantısını partisinin il binasında gerçekleştirdi. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel açıklamalarda bulundu. Demirel açıklamalarında Partisinin üye kampanyasından, aile kavramına birçok konuyu ele aldı. İşte Demirel’in açıklamaları; KONYA’DA SON İKİ AY İÇERİSİNDE PARTİMİZE 1674 YENİ ÜYEMİZ KATILDI Aziz Konyalı hemşehrilerim, Bugün sizlerle büyük bir mutluluğu ve gururu paylaşmak istiyorum. Son iki ay içerisinde partimize 1674 yeni üyemiz katıldı. Bu, sadece bir sayıdan ibaret değildir. Bu rakam; adalete inananların, ahlaklı siyaseti özleyenlerin, hakkı üstün tutanların ve Milli Görüş davasına Saadet Partimize gönül verenlerin ortak iradesidir. Öncelikle, bizlere güvenerek Saadet Partisi ailemize katılan her bir kardeşime yürekten teşekkür ediyorum. Attığınız her imza, sadece bir üyelik değil; daha adil, daha huzurlu ve daha yaşanabilir bir Türkiye için ortaya konulan güçlü bir iradedir. Kıymetli hemşehrilerim, Milletimiz kutuplaşmadan yoruldu. Geçim sıkıntısından yoruldu. Gençlerimiz umutlarını başka ülkelerde aramak zorunda kalmaktan yoruldu. Esnafımız, çiftçimiz, emeklimiz ve işçimiz alın terinin karşılığını alamamaktan yoruldu. İşte tam da bu noktada Saadet Partisi; hakkı önceleyen, insanı merkeze alan, üretimi, adaleti ve paylaşımı esas alan siyaset anlayışıyla milletimizin umudu olmaya devam ediyor. Bu başarıda emeği geçen il teşkilatımıza, ilçe başkanlarımıza, kadın ve gençlik kollarımıza, mahalle temsilcilerimize ve gece gündüz demeden çalışan tüm dava arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. Ancak bizler için bu, bir varış değil; yeni bir başlangıçtır. Daha çok çalışacağız, daha fazla gönüle dokunacağız, Konya’nın her sokağında, her mahallesinde vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz inanıyoruz ki; ahlakın hâkim olduğu, adaletin tesis edildiği ve insan onurunun korunduğu bir Türkiye mümkündür. Ve bunu hep birlikte başaracağız. Bir kez daha, bu kutlu yürüyüşe destek veren tüm Konyalı hemşehrilerime gönülden teşekkür ediyorum. 1674 kez teşekkürler Konya.Allah hepinizden razı olsun. TÜRKİYE’DE AİLENİN ÇÖKÜŞÜ! Bugün karşı karşıya olduğumuz mesele yalnızca ekonomik sıkıntılar değildir; asıl büyük tehlike, ahlaki ve manevi değerlerimizin aşınmasıdır. TÜİK’in açıkladığı veriler, aile kurumunun her geçen yıl zayıfladığını açıkça göstermektedir. Çekirdek aile azalıyor, geniş aile çözülüyor, yalnızlaşan bireylerin sayısı artıyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri de kontrolsüz şekilde hayatımıza hâkim olan sosyal medya ve ahlaki yozlaşmadır. Sosyal medya; aile içi iletişimi zayıflatan, gençlerimizi kimlik bunalımına sürükleyen, tüketimi, gösterişi ve bireyselliği teşvik eden bir mecra hâline gelmiştir acilen sosyal medya üzerine devlet yetkililerimiz yeni düzenlemeler yaparak önlem alınmalıdır. Bizim medeniyetimiz; ekranların değil sofraların etrafında buluşan, paylaşan, büyüklerine hürmet eden, küçüklerine şefkat gösteren aile anlayışı üzerine kuruludur. Aileyi ayakta tutan sadece ekonomik imkânlar değil; ahlak, maneviyat, sevgi ve sorumluluk bilincidir. Eğer aileyi koruyamazsak, toplumu da koruyamayız. Bunun için sadece maddi kalkınmayı değil, önce ahlaki ve manevi kalkınmayı esas alan bir anlayışa ihtiyaç vardır. Saadet Partisi olarak biz, güçlü Türkiye’nin ancak güçlü aileyle, güçlü ailenin ise ancak ahlak ve maneviyatla mümkün olduğuna inanıyoruz. KONYA’DA YAPILACAK FESTİVALLER Önümüzdeki günler içerisinde Akşehir ve Beyşehir’de festivaller yapılacağı gündemimize geliyor. Bu festivallerde birçok sanatçı sahne alacak ama maalesef sanatçılar içerisinde islami değerlerimize hakaretler eden LGBT sapkınlığını savunan kendilerini sanatçı olarak adlandıran isimlerin olması bizleri üzmektedir. Sosyal Medyada görüyoruz vatandaşlarımız da bazı sanatçıların konserlerinin iptal edilmesini bu şahısların şehrimize yakışmadığını Konya’mızın manevi ve kültürel kimliğinin korunması gerektiğini vurguluyorlar. Maalesef şuana kadar belediyelerimiz bu çağrıya kulak asmıyorlar. Buradan sizlerin huzurunda ben belediye başkanlarımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sayın başkanlarım ilçelerimizin tanıtımı açısından yaptığınız festivaller kıymetlidir ama bu festivallerde islami değerlerimize hakaret edenleri sapkınlığı savunanları getirmeniz doğru değildir. Acilen vatandaşlarımızın çağrılarına kulak verin ve festivallerde konser verecek bu şahısların konserlerini iptal edin belediyelerimizin paralarını bizim manevi ve kültürel kimliğimize hakaret edenlere vermekten vazgeçin.
Ekonomik Meseleler Esnafı Ve Halkı Yoruyor
Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı Haziran ayı İl divan Toplantını partisinin il binasında gerçekleştirdi. Toplantıya GİK Üyesi Doç. Dr. Yusuf Bayraktar ve partililer katıldı. Toplantı sonunda Saadet Partisine yeni katılan üyelere rozet takdimi yapıldı. Basına açık bölümde konuşan Bayraktar şu ifadelere yer verdi; EKONOMİK MESELELER ESNAFI Ve HALKI YORUYOR Bugün halkımızın büyük bir kısmı geçim sıkıntısı çekiyor. Sosyal yardımda muhtaç hâlde yaşıyor. Çarşıda pazarda mutluymuş gibi görünen birçok vatandaşımız ve esnafımız ya SGK primini ödeyemiyor ya kredi kartı borcunu kapatamıyor. BİRÇOK VATANDAŞIMIZ SOSYAL YARDIMA MUHTAÇ HÂLDE YAŞIYOR Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre yoksulluk ödeneği kapsamında 2021’de 50,7 milyar TL, 2022’de 55,1 milyar TL, 2023’te 97,2 milyar TL, 2024’te ise 166,3 milyar TL harcandı. 2025’te ise toplam harcama 359,2 milyar TL’ye ulaştı. Yine 2026’nın ilk beş ayında yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlaşma programına ayrılan kaynak 190 milyar 511 milyon 173 bin TL’ye çıkarak rekor tazeledi. Bu hızla giderse sene sonunda 450 milyar TL’yi aşacak. Aile ve sosyal hizmetler bakanlığı verilerine göre ise; alo 144 sosyal yardım hattına 2025 yılında yapılan başvuru sayısı 4 milyon 718 bine ulaşmış durumda. Diğer taraftan devlet tahvili ve hazine bonosundan elde edilen gelirlere %0 stopaj uygulaması 2026 sonuna kadar uzatıldı. Bütçeden yüzlerce milyar tl bu tahvilleri ellerinde tutanlara faiz olarak ödeniyor ama bu kişiler gelir vergisi ödemiyor. Acaba kaynak yok mu? Kaynak var. Bakınız! 2026 yılında faize ayrılan miktar 2 trilyon 742 milyar TL. Daha iyi anlaşılsın diye söylüyorum: Günde 7 milyar 512 milyon TL, saatlik 313 milyar TL, dakikada 5 milyon 216 bin TL. Yani Konya’da ortalama bir dairenin 5 milyon TL olduğunu düşünürsek, her dakika bir daire alabiliriz bu parayla. AHLAKİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZ EROZYONA UĞRUYOR Ülkemizde maddi tablo kötüye giderken manevi tablo iyiye mi gidiyor? Maalesef, bu soruya da üzülerek “HAYIR” cevabını veriyoruz. Ülkemizde bir anket firması, 2008 yılında ve 2024 yılı ekim ayında hayat tarzları ile ilgili araştırmalar yapıyor. Ekim 2024 yılında yaptığı çalışmanın sonuçları 2025 yılında yayımlanıyor ve sonuçlara göre; kendisini dindar olarak tanımlayanlar son 16 yıl içerisinde %55’ten %46’ya gerilemiş. Kendisinin “ateist ve inançsız” olduğunu belirtenlerin oranı ise %2’den %8’e yükselmiş. Bununla birlikte uyuşturucu ve kumar meselesi toplumun büyük bir sorunu hâle gelmiş bulunmakta, TV’de inanç değerlerimize uygun olmayan diziler ve sabah kuşağı programları bu milletin ahlakını olumsuz etkilemektedir. Az önce anlattığım üzere maddi ve manevi tablonun kötüye gitmesi sonucunda ne oluyor biliyor musunuz? Olanı ben size söyleyeyim. 2024 verilerine göre Türkiye ruhsal hastalıklarla mücadele eden insan sayısı oranında Avrupa birincisi, dünya ikincisi oluyor. Bu verilere göre Türkiye’mizde depresyon, anksiyete, yeme bozukluğu vb. gibi ruhsal bir problemle mücadele edenlerin oranı %38. İşte bu %38’lik oranla Türkiye Avrupa birincisi ve %40’lık orana sahip ABD’nin ardından dünya ikincisi maalesef. AYRICA bu kürsüden değinmeden geçemeyeceğim çok önemli bir mevzu daha var. O DA ŞU Kİ; Gazze’de, Lübnan’da, İran’da, Doğu Türkistan’da zalimlerin zulümleri devam ediyor. BAKINIZ! 10 Ekim 2025 ateşkesten bu yana İsrail 3 binden fazla kere ateşkesi deldi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İsrail’in ateşkes ihlalleri sonucu bugüne kadar 1.031 Filistinli hayatını kaybetti, 3 bin 309 kişi yaralandı. ŞİMDİ BURADAN SORUYORUZ!!! BU ATEŞKESİN garantörü olan Türkiye, Mısır, Katar ve ABD hükümetleri İsrail’in ateşkes sonrası saldırılarına karşı neredeler? Ben böyle konuşunca bazıları diyor ki; sen de çok şey istiyorsun. Kolay mı bu İsrail’e ve ABD’ye kafa tutmak. Milli görüş gömleğini bürünmüş saadet partililer için kolay Allah’ın izniyle. Şöyle bir tarihimizi hatırlayalım! 20 Temmuz 1974. Rumlar Kıbrıs’ta azıtmış ve zulümlerini arttırmış. Dönemin başbakanı Ecevit yurt dışı seyahatinde ve Erbakan hocamız başbakan vekili. Erbakan hocamız orduya harekât emrini veriyor ve şanlı ordumuz Kıbrıs’ta zafer kazanıyor. Sonra ne oluyor? ABD bana sormadan bu çıkartmayı nasıl yaparsın diye Türkiye’ye silah ambargosu uyguluyor. Bunun üstüne dönemin içişleri bakanı Oğuzhan Asiltürk başkanımız 1975 yılında şu açıklamayı yapıyor ve diyor ki: “üsler Türk denetimine ve kumandasına alınmıştır. İncirlik de bunlara dâhildir. İkili anlaşmalar geçerliliğini kaymetmiştir.” Bunun üzerine İncirlik’te ABD bayrağı iniyor ve yerine Türk bayrağı çekiliyor. Şimdi bir düşünün! İktidar ortağı iken bunları yapan millî görüşçüler nerede, 15 Temmuz İncirlik’ten organize edildi deyip de İncirlik’in önünden bile geçemeyenler nerede? Bazı aktüel meselelere de bu kürsüden değinmek istiyorum bunlardan birisi; TBMM genel kurulunda sahte imza krizi geçen hafta TBMM genel kurulunda yapılan bir oylamada (Türkiye ile Suudi Arabistan arasında yapılan bir enerji anlaşmasının kabulü) ak parti 79 pusula veriyor ama salonda o kadar ak partili vekil yok. Bunun üzerine meclis başkanı yoklama aldırıyor ve görülüyor ki genel kurul salonunda 4 ak partili var. Tabii genel kurulda bu sahtecilik ilk defa da olmuyor. Bu sahteciliği esefle kınıyorum.
Söz Gençlikte: Onlar Yazdı, Biz Dinledik!
Saadet Partisi Konya İl Kadın Kolları, Zafer Yürüyüş Yolu’nda “Söz Gençlikte” sloganıyla düzenlediği Fikir Duvarı etkinliğinde gençlerle bir araya geldi. Etkinlik kapsamında gençlerin talep, beklenti ve sorunları dinlenirken, çözüm önerileri üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Program ile ilgili konuşan Saadet Partisi Konya İl Kadın Kolları Başkanı Fazilet Bütüner şu ifadelere yer verdi; Saadet Partisi Konya Kadın Kolları olarak, yarınlarımızın teminatı olan gençlerimizin sesine kulak vermek, onların hislerine ve hayallerine ortak olmak amacıyla “Söz Gençlikte” diyerek bir fikir duvarı oluşturduk. Bizler biliyoruz ki; gençleri anlamanın ilk yolu onlara yukarıdan parmak sallamak değil, onları sessizce ve samimiyetle dinlemektir. O duvara yazılan her bir satır, bizim geleceğe dair politika ve çözümlerimizin temel taşı olacaktır. Gençlerimizin sınav kaygısı altında ezilmediği, mülakat değil liyakatle hak ettiğini aldığı, yarınlara kaygıyla değil umutla baktığı bir Türkiye’yi inşa etmek bizim onlara borcumuzdur. Sesinizi duyduk, kaygınızı paylaşıyoruz ve söz veriyoruz: Bu duvarlara yazılan hiçbir umut yarım kalmayacak! Emeği geçen tüm teşkilat mensuplarımıza ve yüreğini o duvara döken tüm genç kardeşlerimize teşekkür ederiz.
Gençlik Kolları Babalar Gününde Vatandalar İle Buluştu
Saadet Partisi Meram ve Karatay Gençlik Kolları, Babalar Günü dolayısıyla vatandaşlarla bir araya gelerek çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi. Meram ve Karatay Gençlik Kolları tarafından Aziziye Camii yanında ve Meram İlçe Teşkilatı önünde kurulan stantlarda vatandaşlarla buluşan partililer, günün anlam ve önemine binaen babalara çeşitli hediyeler takdim etti. Etkinlik kapsamında vatandaşlara tesbih ve içecek ikramında bulunulurken, Babalar Günü’nün heyecanına ortak oldu. Saadet Partisi gençlik kolları temsilcileri, toplumun temel direği olan babaların Babalar Günü’nü kutlayarak aile kurumunun önemine dikkat çekti.
Saadet Partisi Konya İl Teşkilatı İlçelere Çıkarma Yaptı
Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı, teşkilat çalışmalarını değerlendirmek ve istişarelerde bulunmak amacıyla ilçe yönetimlerini ziyaret etti. Ziyaret programına, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Saydam, 27. Dönem Abdulkadir Karaduman, Genel İdare Kurulu üyeleri Sinan Toprak ve Ömer Günaydın ile il başkan yardımcıları ve yönetim kurulu üyelerinden oluşan ekipler katıldı. Heyetler, ilçe yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelerek teşkilat çalışmaları, yerel gündem ve parti faaliyetleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. Program kapsamında Meram, Karatay, Selçuklu, Kadınhanı, Çumra, Güneysınır, Doğanhisar, Ilgın, Cihanbeyli, Seydişehir, Karapınar, Ereğli, Sarayönü ve Beyşehir ilçeleri ziyaret edildi. Toplantılarda teşkilatların mevcut çalışmaları değerlendirilirken, önümüzdeki döneme ilişkin planlamalar ve saha faaliyetleri konusunda istişarelerde bulunuldu.