Konya’da faaliyet gösteren Milli Görüşcü Kuruluşların (MİLKO) Gazze’de Doğu Türkistan’da, Yemen’de ve Dünyanın birçok yerinde devam eden soykırımlar ile alakalı Cuma namazı sonrası Aziziye Camii önünde basın açıklaması düzenledi. MİLKO’lar adına basın açıklamasını ÖĞ-DER | Şuurlu Öğretmenler Derneği Yönetim kurulu üyesi Bekir Tekkaymaz yaptı. Açıklamaya Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Demirel, STK Başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. İşte Bekir Tekkaymaz’ın basın açıklaması;ZULME KARŞI KIYAM, İHANETE KARŞI GÜÇLÜ BİR SES! Kıymetli Basın Mensupları, Aziz Milletimiz ve Yürekleri Hak İçin Çarpan Vicdan Sahibi İnsanlar; Bugün burada Milli Görüşçü Kuruluşlar olarak sadece bir kınama metni okumak için değil; tarihin huzurunda bir utancı haykırmak, suskunluğuyla zalime ortak olanlara sorumluluklarını hatırlatmak ve başta ülkemiz yöneticileri olmak üzere tüm müslüman ülkelerin yönetimlerini harekete geçmeye davet için toplandık. Sizler! Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde “Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: ‘Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla’ diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?” buyururken hala seyreden olmanın dayanılmaz ACI görmüyor musunuz, sonucunu düşünmüyor musunuz, akletmiyor musunuz? Gazze’de 3 yıla yakın süredir devam eden soykırım, bugün artık insanlığın bittiği noktaya gelmiştir. Siyonist İsrail eşkıyası, emperyalist pedofili ve insanlık düşmanı Epstein sapkını Amerika ve yandaş işbirlikçileri tüm dünyanın gözleri önünde Filistin ve Mescid-i Aksa başta olmak üzere İran’da, Lübnan’da ve Yemen’de olmak üzere tüm İslam coğrafyasında hata tüm dünyada bir vahşeti pervasızca sürdürmektedir. Ancak bu vahşetten daha acı olanı; “GARANTÖR” sıfatı taşıyan devletlerin ve İslam ülkeleri yöneticilerinin sadece kınayarak izlemekle yetinmesidir. Merhum Liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın yıllar önce attığı o tarihi çığlık bugün kulaklarımızda yankılanıyor: “İsrail laftan anlamaz, İsrail ancak güçten anlar!” Ebu Ubeyde’nin Çağrısı ve Tarihi Sorumluluk Gazze direnişinin sembolü Ebu Ubeyde’nin son bildirisinde ifade ettiği gibi: “Ümmetin suskunluğu, düşmanın cüretini artırmaktadır.” “Arabuluculara da sesleniyoruz; Gazze’deki kardeşlerinizin yanında yer alın, ancak bu duruş sizi tarihe şerefle kaydedecektir. Bizim düşmanımız sizin de düşmanınız, tüm ümmetin hatta her özgür insanın düşmanıdır.” Gazze’de işlenen bu suikast suçları, her gün peş peşe yaşanan cinayetler ve Gazze Şeridi’nin tanık olduğu her şeyde ortaya çıkan “işgalcinin taahhütlerinden kaçınması” arabulucuları ve garantörleri hakikat imtihanıyla karşı karşıya getirmektedir. Hani neredesiniz , nerede sizin göreviniz, garanti ettiğiniz şeyler nerede?” diyerek göreve davet etmektedir. Kassam Tugayları sözcüsü Ebu Ubeyde’nin şu sözleri yüreklerimizde yankı bulması gerekir. “Basiret ve sağduyu sahibi herkes için artık açıkça ortaya çıkmıştır ki, biz ahlaktan nasibini almamış, anlaşmaların dokunulmazlığını tanımayan alçak bir düşmanla karşı karşıyayız. Arafat dağında tek saf halinde duran bu ümmetin, mazlum evlatlarına destek olmak için de aynı şekilde birleşmesi gerekir. Aralarında ihtilaflarla uğraşmaktan vazgeçmelidirler. Araplara ve İslam coğrafyasındaki ümmetin mücahitlerine sesleniyoruz. Bu gün hesap soracak sizsiniz. zamanın vacibi ise Hak ile batıl arasındaki bu savaşa fiilen dahil olmaktır.Artık Sessiz kalmak veya Tarafsız tıpkı bir seyirci gibi durmak asla kabul edilemez” diye tüm insanlık alemini özelde İslam toplumunu göreve çağırmaktadır. Yapılan zulmeti ve caniliği unutmayacaklarını ve Garantörlerin görevlerini yerine getirmelerini istemektedir ve hatırlatmaktadır. Biz de diyoruz ki Siz neyin GARANTÖRÜSÜNÜZ? Ebu Ubeyde “Şunu bilsinler ki biz ne unutacağız ne de affedeceğiz. Hesap defteri açık kalacak ve Allah’ın izniyle bedelin tamamını, ağır bir şekilde ödeyene kadar kapanmayacaktır. Eğer korkak düşmanımız, liderlerimizi suikastlarla hedef alarak bizi zayıflatabileceğini sanıyorsa, onların kanı gemimizi zorlukların içinden ilerleten yakıttır. Bu kan, davamızın haklılığının, öncülüğümüzün, halkımızla bütünleşmemizin ve onların yerine kendi canlarımızı ortaya koyduğumuzun en açık kanıtıdır.” diye meydan okuyan kahraman Mücahidlerin yanında yer almaktan kaçınan GARANTÖRLER’e sesleniyoruz katliam devam ediyor. zulüm vahşet devam ediyor. Hesabını veremeyeceğiniz gaflet ve ihanetten ne zaman uzaklaşacaksınız… Siyonist Küstahlık ve Mescid-i Aksa Baskınları Siyonist çete, başta kendi sözde bakanları olmak üzere, Müslümanların izzet-i nefsi olan Mescid-i Aksa’ya kirli postallarıyla baskınlar düzenlemektedir. Bu baskınlar sadece bir inanç özgürlüğü ihlali değil, İslam alemine karşı açılmış açık bir savaştır. Tarih boyunca Kudüs’e hükmeden Müslüman adil yönetimler orayı barış yurdu yapmışken, bugünkü işgalci zihniyet kutsal mabedimizde terör estirmektedir.. Ebu Ubeyde’nin son bildirisinde de ifade ettiği gibi: “Bizimle bu vahşi düşman arasındaki savaş, bir savunma savaşı değil; mukaddesatımızı koruma, varoluş ve özgürlük savaşıdır.” Mücahidlerin bu onurlu duruşu karşısında, İslam ülkelerinin yöneticilerinin sessizliği ise tarihe büyük bir vebal olarak geçecektir. 54 hükümet başbakanı rahmetli Prof. Dr Necmettin Erbakan’ın 11 aylık iktidarı döneminde Siyonist çetenin Müslümanlara bir tek kurşun bile sıkamadığı bir dönemi gören ve yaşayan islam alemi ve ülkemizin yöneticileri maalesef bu dönemde Gazze’de Filistin topraklarında yüz binlerce şehit verdiği halde hiçbir yaptırım ve somut bir adım uygulayamamaktadırlar ve kınamanın ötesinde ses çıkaramamaktadırlar. bu hem Ülkemiz hem islam alemi için utanç verici bir durumdur. Buradan da anlaşılıyor ki mesele duruştur, inançtır, kararlılıktır. Esirlere Zulüm ve İnsanlık Dışı Muameleler Medya yansımalarına ve bağımsız raporlara düşen görüntüler, Siyonist vahşetin sınır tanımadığını göstermektedir. Filistin’in dört bir yanından kaçırılan masum çocuklar, hiçbir hukuki dayanak olmaksızın esir edilmekte ve sistematik işkenceye maruz bırakılmaktadır. Tecavüz edilmektedir. Alınan sözde idam kararıyla idam edilmeleri beklenmektedir. Daha da ötesi, İsrail hapishanelerinden yükselen feryatlar arşı titretmektedir. Esir kardeşlerimize uygulanan tecavüz dahil her türlü cinsel saldırı ve ahlak dışı zulüm, Batı’nın sahte insan hakları maskesini düşürmüştür. Biz biliyoruz ki; “Zulüm, azgınlığın son basamağıdır.” Ve bu azgınlık, kendi sonlarını hazırlamaktadır. Biz Milli Görüşçü Kuruluşlar olarak haykırıyoruz: Ey memleketimizin yöneticileri, Ey İslam ülkelerinin yöneticileri, bu vebalin altından kalkamazsınız! İsrail hapishanelerindeki esirlerin özgürlüğü ve Gazze’nin kurtuluşu için kınama mesajları değil, askeri, ekonomik ve siyasi yaptırımlar şarttır. Burada yakın zamanda şehit düşen Kassam Tugayları Genelkurmay Başkanı şehit komutan İzzeddin el-Haddad’ı (Ebu Suheyb) ve şehit komutan Muhammed Avde’yi (Ebu Ömer) Zikretmeden geçemeyeceğiz..şehadetler tebrik ediyoruz….Özellikle de Şuna inanıyoruz ki biz Hz. Adem’in oğlu Habil’den kıyamete kadar şehit vererek bu davanın büyüdüğüne şeytana ve yandaşlarına karşı galip geldiğine ve galip geleceğine inanıyoruz. bu şehitler davamızın kökleşmesini sağlayacaktır. Filistin’in Mescid-i Aksa’nın özgürlük yolunun aydınlığı olacaktır. Sumud Filosu ve Yardım Çığlığı Yaklaşık 15 asır önce Mekke cahiliye müşriklerinin Hz Muhammed’e iman eden müslümanlara uygulamış olduğu üç yıllık ablukayı kırmak için harekete geçen müşrik oldukları halde vicdan sahibi cesur yürekli Hişam bin Amr, Mutim bin Adiy, Zübeyr bin Ümeyye’ler Müslümanlara uygulanan ablukanun kaldırılmasına sağlamıştı. Selam olsun. onlar ki Hz Muhammed aleyhisselam’a üç yıl boyunca abluka uygulayan kendi dindaşlarına karşı durup “bu insanlık değildir. bunlar da bizim insanımız ailemizdir diyen Mekkeli o
İl Başkanımız Mehmet Demirel hububat alım fiyatları hakkında açıklamalarda bulundu.
Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel hububat alım fiyatları hakkında basın metni yayımladı. “Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatları, çiftçilerimizin beklentilerinin oldukça gerisinde kalmıştır. Buğdaya yaklaşık yüzde 22, arpaya ise yalnızca yüzde 15 oranında artış yapılmıştır. Oysa son bir yılda maliyetler minimum yüzde 35-40 artmıştır. İşçilik maliyetleri yüzde 39, yakıt maliyetleri yüzde 40, gübre maliyetleri yüzde 41 ve elektrik maliyetleri yüzde 35 oranında yükselmiştir. Enflasyonun yüzde 30’un üzerinde seyrettiği bir ortamda açıklanan bu fiyatlar, üreticimizin artan maliyetlerini karşılamaktan uzaktır. Ton başına 16 bin 500 lira olarak belirlenen buğday ve 12 bin 750 lira olarak açıklanan arpa fiyatları, çiftçimizin emeğinin karşılığı değildir. Üreticiyi yeterince desteklemeyen bu yaklaşım, tarımsal üretimi olumsuz etkilemekte ve ülkemizin gıda güvenliğini tehdit etmektedir. Üreticilerin önündeki engeller kaldırılmalı, gerekli yasal düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir. Kırsal bölgelerimizin giderek boşaldığı, tarım ve hayvancılığın zor günler geçirdiği gerçeği göz ardı edilmemelidir. İnsanlarımızın yeniden üretime yönelmesi için çiftçilerimiz daha güçlü şekilde desteklenmelidir. Çünkü üreticilerimiz ülkemizin bel kemiğidir. Üreticiyi mağdur eden fiyat politikalarının kabul edilmesi mümkün değildir.”
Demirel “Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum”
Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı teşkilat üyeleri Kurban Bayramı münasebetiyle bayramlaşma programı düzenledi. Programa İl Başkanımız Mehmet Demirel, YİK Üyemiz ve önceki dönem Konya Milletvekilimiz Lütfi Yalman, Konya Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Mustafa Özkafa, Karatay Belediyesi Eski Başkanı Mehmet Şen, Meram Belediyesi Eski Başkanı Mustafa Özkan, AGD Bölge Başkanı Bahri Kırışık, AGD Konya Şube Başkanı Durmuş Ali Kara, ESDER Konya Şubesi Başkanı Latif Işık, Cansuyu Konya İl Temsilcisi İsmail Tozan, İMG Konya İl Temsilcisi Abdullah Uyar, Dinbirder Konya İl Temsilcisi Abidin Yalman, Öğder Konya İl Temsilcisi Yavuz Aydın, Saadet Partisi İlçe Başkanları ve çok sayıda parti mensubu katılım gösterdi. Bayramlaşma Programında konuşan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel şu ifadelere yer verdi: Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Bu mübarek günlerin; sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum. Sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz bu özel zamanların, kalplerinizi sevgiyle doldurmasını temenni ediyorum. Paylaşmanın ve dayanışmanın önemini bir kez daha hatırladığımız bu bayramda, birlik ve beraberliğimizin daim olmasını diliyorum. Bayramınız mübarek olsun, nice güzel bayramlarda buluşmak dileğiyle… Konya Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Mustafa Özkafa:Esselamu Aleyküm kıymetli YİK Üyemiz, Önceki Dönem Belediye Başkanlarımız ve Kıymetli teşkilat mensuplarımız hepiminizin kurban bayramı mübarek olsun. Bizler inanıyoruz Yaşanabilir Bir Tükiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya; Ancak Saadet’le Olur. İnşallah bu bayram tüm dünyada zulmün bittiği insanların adil bir düzende yaşadığı dünya kurulacaktır.
İl Başkanımız Mehmet Demirel Cihanbeyli’de Ziyaretlerde Bulundu
Saadet Partisi Konya İl Başkanımız Mehmet Demirel, “Saadet Sahada” çalışmaları kapsamında Cihanbeyli’de vatandaşlar ve protokol üyeleriyle buluştu. Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, İl Başkan Yardımcımız Abdullah Altuntaş ve Cihanbeyli İlçe Başkanı Mehmet Dikici Cihanbeyli Ziyareti kapsamında Cihanbeyli Kaymakam’ı Fatih Uzun, Cihanbeyli Belediye Başkanı Fırat Kızılkaya ve Cihanbeyli Emniyet Müdürü Mehmet Güneş’i Ziyaret etti. İşte Demirel’in açıklaması;Bugün Cihanbeyli ilçemizde hemşehrilerimiz ile bir araya geldik. Şehrimizin dört bir yanında hemşehrilerimizle mahallelerinde bir araya gelerek talep, beklenti ve düşüncelerini dinledik; istişare kültürünü esas alan bir anlayışla fikir alışverişinde bulunduk.Genel Merkezimizin “Saadet Sahada” çalışmaları kapsamında yürüttüğümüz bu ziyaretlerde; Genel Başkan Yardımcılarımız, milletvekillerimiz, Genel İdare Kurulu üyelerimiz ile il ve ilçe teşkilat mensuplarımız vatandaşlarımızla doğrudan temas kurarak yaşanan sorunları yerinde dinlemiş, çözüm önerilerimizi ve projelerimizi paylaşmıştır. Vatandaşlarımızın gösterdiği ilgi ve samimiyet, sahadaki çalışmalarımızın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
İl Başkanımız Mehmet Demirel Mayıs Ayı İl Divan Toplantımızda Konuştu.
Saadet Partisi Konya Mayıs Ayı İl Divan Toplantısı düzenlendi. İl Divan toplantısında konuşan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel ülke ve yerel birçok konuya değindi. Toplantıya Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları Adnan Simit ve Hüseyin Saydam Katıldı. İşte Demirel’in açıklamaları; MİLLET SAADET İSTİYOR 2025 yılında olduğu gibi 2026 yılında da Genel Merkezimizin gerçekleştirdiği Saadet Sahada’da programımızı gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz Günlerde Gençlik Kolları Üyelerimiz Çumra ilçemizde 27. Dönem Konya milletvekilimiz Abdulkadir Karaduman bozkır ilçemizde bir dizi ziyaretler geçirdi. Bu ziyaretlerde gördüğümüz ilgi, milletimizin gerçek çözüm bekleyen dertlerini yerinde dinleme konusundaki haklılığımızı teyit etti. Teşkilatlarımızın sahadaki aktif ve sonuç odaklı çalışmalarıyla, partimizin vizyonunu her kapıya ulaştırmaya devam edeceğiz. İnşallah ocak ayında muhalefet partileri içerisinde en çok üye yapan parti olma sıfatımızı temmuz ayında açıklanan rakamlarda da göstereceğiz. MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİ Maalesef mevsimlik tarım işçileri zor koşullar altında yaşam mücadelesi vermektedir. Ülkemizde en çok mevsimlik işçi göçü veren kent Şanlıurfa olurken, en fazla işçi çeken kent ise Konya’dır. Şehrimize her yıl binlerce aile hasat döneminde çalışmak için gelmektedir. Tarım işçileri uzun çalışma saatlerine rağmen düşük ücretlerle geçinmeye çalışmakta, çoğu zaman sigortasız ve sosyal güvenceden yoksun şekilde çalıştırılmaktadır. Barınma koşulları ise insan onuruna yakışmayacak düzeydedir; işçiler genellikle geçici çadırlarda yaşamakta, temiz suya, elektriğe ve sağlıklı yaşam alanlarına erişimde ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Bu durum özellikle çocuklar, kadınlar ve yaşlılar için önemli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Eğitim alanında da büyük sorunlar yaşanmaktadır. Göç eden ailelerin çocukları okula düzenli devam edememekte, çoğu zaman eğitimden kopmakta ve bu da çocuk işçiliğini artırmaktadır. Tüm bu sorunlar; kırsal yoksulluk, işsizlik, bölgesel eşitsizlikler ve yetersiz sosyal politikaların bir sonucudur. Artık somut adımlar atılmalı; insan onuruna yakışır çalışma koşulları sağlanmalı, tüm işçiler sosyal güvence kapsamına alınmalı, barınma ve sağlık hizmetleri iyileştirilmelidir. Çocukların eğitim hakkı ise kesintisiz şekilde güvence altına alınmalıdır. Mevsimlik tarım işçilerinin emeği, bu ülkenin üretiminin temel taşlarından biridir. Bu emeğin karşılığı verilmelidir. Hiç kimse insan onuruna yakışmayan koşullarda yaşamak zorunda bırakılmamalıdır AMACIMIZ SADECE SORUNLARI TESPİT ETMEK DEĞİL, ÇÖZÜMÜ İNŞA ETMEKTİR Engelli vatandaşlarımızın karşılaştığı zorluklar yalnızca bireysel birer mesele değil, toplumsal bir adalet sorunudur. Düzenleyeceğimiz bu çalıştay ile amacımız sadece mevcut sorunları bir kez daha tespit etmek değildir; asıl hedefimiz, bu sorunları ortadan kaldıracak uygulanabilir, insan odaklı ve hakkaniyetli çözüm yollarını ortak akılla inşa etmektir. Saadet Partisi olarak, engelli kardeşlerimizin onurlu ve kimseye muhtaç olmadan yaşayabileceği bir Türkiye’yi tesis etmekte kararlıyız. Sivil toplum kuruluşlarımızın ve engelli grupları temsilcilerimizin katkılarıyla hazırlayacağımız sonuç raporu, bu yoldaki en önemli yol haritalarımızdan biri olacaktır.
Saadet Partisi’nin Saha Seferberliği Hız Kesmeden Devam Ediyor
Saadet Partisi, Türkiye’nin 81 ili ve 973 ilçesinin tamamını kapsayan “Saadet Sahada” çalışmalarına devam ediyor. Büyük bir saha seferberliği olarak planlanan organizasyon kapsamında, ilk etapta 110 ilçeye yönelik ziyaretler başarıyla tamamlanırken, hareketliliğin tüm Türkiye’ye yayılması hedefleniyor. Saadet Partisi, 19 Nisan’da gerçekleştirilen Türkiye Divanı’nın ardından oluşan yüksek motivasyonu doğrudan sahaya yansıtmayı amaçlıyor. TÜRKİYE GENELİNDE YOĞUNLAŞTIRILMIŞ BEŞ AŞAMALI SAHA PROGRAMI Genel Başkan Yardımcıları, Milletvekilleri, Genel İdare Kurulu üyeleri ve İl Sorumlularının katılımıyla 24 Nisan -16 Mayıs tarihleri arasında yürütülecek olan saha çalışmaları, titizlikle hazırlanan beş aşamalı bir program çerçevesinde icra ediliyor. Yerel basın, dijital medya temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla kahvaltılı toplantılarda bir araya gelinerek yerel gündem değerlendirilecek. Günün devamında ise emekliler, çiftçiler, asgari ücretliler ve esnaflar başta olmak üzere toplumun öncelikli kesimlerine yönelik ziyaretler gerçekleştirilecek. Programın akşam bölümlerinde teşkilat mensuplarıyla halk yürüyüşleri düzenlenirken, gecenin son saatleri gençlerle “Bir Derdim Var” temalı buluşmalar ve dijital medya yayınlarına ayrılacak. Saadet Sahada programı kapsamında 27. Dönem Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman ve Saadet Partisi Konya İl Başkan Yardımcısı Veysel Doğan, Konya’nın Bozkır ilçesinde bir dizi ziyaretlerde bulundu. Karaduman ve Doğan Bozkır İlçe Kaymakamı Hasan ÇİMER, Bozkır İlçe Emniyet Amiri Muhammed Ali DALDAL, Bozkır Belediye Başkanı Nazif KARABULUT’u ziyaret ederek Bozkır’da vatandaşlarla bir araya geldi.
İl Gençlik Kolları Üyelerimiz Çumra’da vatandaşlarlarla bir araya geldi.
Saadet Partisi Çumra İlçe Başkanlığı ile Konya İl Gençlik Kolları üyeleri, Çumra Sebze ve Meyve Pazarı’nda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. İlçe Başkanı Abdullah Acar ve İl Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Cevher Eröz, Çumralılarla sohbet ederek ilçe ve ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İl Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Cevher Eröz, ziyarette yaptığı açıklamada, “Bugün Çumra’da hemşehrilerimizle bir araya gelerek sıkıntılarını dinledik. Ülkemizin her yerinde olduğu gibi Çumra’mızda da ekonomik sıkıntılar ve ahlaki çöküş gibi birçok konudan vatandaşlarımız olumsuz etkileniyor. Genel Başkanımız Mahmut Arıkan’ın selamını ileterek, içinde bulunduğumuz bu çıkmazdan nasıl çıkılabileceğine dair çözüm önerilerimizi paylaştık” ifadelerini kullandı.
İl Başkan Yardımcımız Mustafa Uyar, Kıbrıs’ta vatani görevini yaptığı sırada şehit düşen Er Ömer Yardım’ın cenaze merasimine katıldı.
Okullarda Artan Şiddet Ve Önleyici Adımlar
İl Başkanımız Mehmet Demirel Son yıllarda Türkiye’de ve dünyada okullarda yaşanan şiddet olayları ile ilgili açıklamalarda bulundu. İşte Demirel’in açıklaması; Son yıllarda Türkiye’de ve dünyada okullarda yaşanan şiddet olayları, özellikle cinayet–intihar vakaları, ciddi bir kamu güvenliği ve halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Bu tür olayların sayısındaki artış ve etkilerinin giderek ağırlaşması, konunun aciliyetini açıkça ortaya koymaktadır. Yapılan değerlendirmeler, bu vakaların ani gelişen olaylar olmadığını; aksine uzun süreli psikolojik sorunlar, travma, dışlanma ve sosyal sorunların birikimi sonucunda ortaya çıktığını göstermektedir. Saldırganların çoğunun okulun mevcut ya da eski öğrencileri olması sorunun okul içi sosyal ve psikolojik ortamla birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Araştırmalar, birçok saldırganın eylem öncesinde niyetlerini çevresine çeşitli şekillerde yansıttığını göstermektedir. Bu durum, erken müdahale için önemli bir fırsat sunmaktadır. Aynı zamanda sosyal medyada görülen nefret söylemleri, ani davranış değişimleri ve umutsuzluk içeren paylaşımlar da risk işaretleri arasında yer almaktadır. Öte yandan bazı vakalarda şöhret arayışı ve medyanın etkisi, benzer olayların tekrarını tetikleyebilmektedir. Bu nedenle toplumsal farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır. Okullarda şiddetin önlenmesi için; psikolojik destek sistemlerinin güçlendirilmesi, kriz müdahale ekiplerinin oluşturulması ve öğrencilerin güvenle başvurabileceği anonim bildirim mekanizmalarının kurulması gerekmektedir. Ayrıca okullarda güvene dayalı, kapsayıcı ve destekleyici bir ortam oluşturulması, bu tür olayların önüne geçilmesinde temel bir rol oynamaktadır. Unutulmamalıdır ki, erken fark edilen her risk, önlenmiş bir trajedi anlamına gelir. Bu nedenle tüm kurumların, eğitimcilerin, ailelerin ve toplumun birlikte hareket etmesi hayati önem taşımaktadır.
Konya’da Milli Görüşcü kuruluşlar, “Nesline Sahip Çık, Zalimleri Tel’in, Mazlumlara Destek” sloganıyla ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.
Konya’da Milli Görüşcü kuruluşlar, “Nesline Sahip Çık, Zalimleri Tel’in, Mazlumlara Destek” sloganıyla ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Anadolu Gençlik Derneği, Cansuyu Derneği, ÖĞDER, Milli Gazete, ESAM, ESDER, TEKDER, Din-Bir-Der, Anadolu Engelliler Birliği ve YENİAD’ın düzenlediği programa, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sinan Tekin, Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel ve MİLKO başkanları da iştirak etti. Programda MİLKO’lar adına ÖĞDER Şube Başkanı Yavuz Aydın Konuştu. Yavuz Aydın’ın konuşma metni; Çok Değerli Kudüs, Gazze sevdalıları, Mazlum sevdalıları Milli Görüş ve Milletimizin sevdalıları, İmanlı yürekli kardeşlerim, Hanım kardeşlerim, Genç kardeşlerim. Basınımızın ve Emniyetimizin kıymetli mensupları. Nesline Sahip Çık, Zalimleri Tel’in, Mazlumlara Destek basın açıklamamıza hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Allah hepinizden razı olsun. Öncelikle Urfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen acı olaylardan dolayı aziz milletimizin başı sağ olsun. Şehit yavrularımıza ve öğretmenlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, milletimize baş sağlığı diliyorum. Değerli basın mensupları ve katılımcılar, bu olaylar aslından, özünden, inancından kopuk batı taklitçisi eğitimin sonuçlarıdır. Önce Ahlak ve Maneviyat temelli eğitim esas alınmazsa, çocuklarımızın kalbine Allah sevgisi, Allah korkusu, Ahiret inancı konulmazsa, yapılan çalışmalar alınan tedbirler fayda vermez. Televizyon dizilerinin tamamına yakını mafya dizileri, sabah kuşakları ahlaksızlık ve sapkınlık üzerine kurulu yayınlar yapıyor, neslimizi ve ailelerimizi zehirliyor. Çocuklarımızın, ailelerimizin nasıl etkilendiğini, şiddet olaylarının, boşanmaların, gençliğin, neslimizin ve ailelerin nasıl ifsad edildiğini istatistikler gösteriyor. Bu çöküş ve ifsatlar polisiye tedbirlerle, güvenlik güçlerinin artırılmasıyla, güvenlik kameralarıyla çözülmez. Çözüm; Merhum Erbakan Hocamızın tabiri ile eğitimden maksat “çocukların kalbine ne koyduğumuzdur.” Milli eğitim milli olacak. Neslimizin, milletimizin dünya ve ahiret saadeti ancak böyle sağlanır. Değerli Basın Mensupları, değerli kardeşlerim; iki kutuplu dünyamızda Zalimlerle – Mazlumların, Hak – Batılın Mücadelesini bütün yönüyle yaşamaktayız. Zalimlerin öncülüğünü Siyonist-Haçlı İttifakı, ABD – İsrail ve işbirlikçi yönetimler oluşturmaktadır. Zalimlerin hedefinde İslam ve Müslümanlar var. Dünyayı yöneten bu ülkelerin başındaki yöneticilerin Satanist-Pedofili Sapkınlar olduğu bütün dünyanın bildiği bir gerçek. Bu pedofili – Satanist sapkınların başında Trump, Netanyahu, Tom Break gibi zalimler gelmektedir. Filistin’i, Gazze’yi, İslam ülkelerini, son olarak da İran’ı kana bulayan bu zalimler işbirlikçi yönetimler tarafından Kadim Dost – Stratejik Ortak olarak kabul edilmekte ve bu zalimlerin verdikleri görevleri yapmaktadırlar. Buradan islam ülkelerinin yöneticilerine ve herkese ilan ediyoruz; Kudüs – Gazze – İslam alemi ve İnsanlık bu Satanist-pedofili sapkınlara bırakılamaz. Medeniyet değerleri, dayandıkları güçleri, insanlarına güvenleri çöken ve yok olmaya mahkum olan bu zalimlerle beraber olunamaz, olunmamalıdır. Buradan yetkililere acil yapılması gereken birkaç hususu hatırlatmak istiyoruz. Bu zalimlerle Dünya ülkelerin yaptığı gibi ilişkiler kesilmeli, ülkemizdeki ABD ve NATO üsleri kapatılmalı, Tom Break denilen pedofili sapık ülkeden kovulmalı, D8 toplanmalı, İslam Birliği hayata geçirilmeli – AB üyeliğinden vazgeçilmelidir. Bin yılı aşkın bir zamandır haktan ve haklıdan yana olan milletimiz bugün de haktan, haklıdan ve mazlumdan yana tavrını her fırsatta ortaya koymuştur. Değerli kardeşlerim, değerli basın mensupları; Filistin zulmü 100 yılı aşkın bir zamandır devam ediyor. 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana 30 ay 20 gün yani 930 gündür özellikle 60 İslam ülkesinin ve bütün dünyanın gözü önünde lanetli kavim İsrail tarafından soykırım uygulanmakta, Hamas ve Kassam Tugaylarına güç yetiremeyen İsrail-ABD ve yardımcıları savunmasız onurlu, izzetli, şerefli Gazze halkını kadın, çocuk, yaşlı, sakat, hasta demeden sürekli katliama tabi tutmaktadırlar. 9 Ekim 2025 tarihinde yapılan, ülkemiz yönetiminin de garantör olduğu sözde ateşkesten bu yana soykırım ve Siyonist hapishanelerindeki esirlerin, özellikle çocuk yaştaki esirlerin idamları zalimce devam etmektedir. Ateşkesin garantörlerinden bugüne kadar herhangi bir tepki veya İsrail’e bir yaptırım uygulanmadığı gibi aç, susuz, ilaçsız Gazze halkına en küçük bir yardım da yapamamışlardır. Sözde mangalda kül bırakmayan bu yetkililer bilsinler ki sonları bu dünyada da, ahirette de rezil ve rüsvay olmalarıdır. Değerli basın mensupları ve aziz Milli Görüşçüler, Kıymetli vatandaşlarımız; Gazze’de, Doğu Türkistan’da, Arakan’da, İran’da, dünyanın dört bir yanında devam eden bu zulümleri görmezden gelen, bu zulümleri ortadan kaldıracak olan Müslümanları engelleyen işbirlikçi yönetimleri huzurlarınızda uyarıyorum. Zalimlerle beraber olanların akıbetleri berbat olur. Dünde, bugün de, yarın da Müslümanların hasmı ABD ve İsrail’den önce bu işbirlikçi yönetimlerdir. İşbirlikçi yönetimler olmasa ne ABD ne İsrail ne de zalimler bu zulümleri asla yapamazlar. Erbakan Hocamızın deyimiyle; Yürekleri dağlar kadar büyük, azimleri kayalar kadar sağlam Milli Görüşçüler, Saadet Partililer; ne olursa olsun gelecekten asla ümit kesilmemeli. Tarihe bakın, inancınıza sarılın, Milli Görüş’e sarılın. Zulüm ebedi olamaz, kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır. Şimdi zulme karşı direnen ve bu uğurda şehit olan Gazze’ye, Hamas’a, Kassam Tugaylarına, İran’a, Hizbullah’a, Yemen’e, bu meydanları dolduran zulme sessiz kalmayan siz kardeşlerimize selam olsun. Erbakan Hocamızın sözüyle; ey Zalimler ve Zazlimlerin yardımcıları Gebereceksiniz, cehenneme gireceksiniz. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır. Biz inanıyoruz ki muhakkak hak gelecek batıl zail olacaktır. Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ederim, Allah’a emanet olun.