Saadet Partisi Konya İl Teşkilatı Nisan ayı il divan toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya YİK Üyemiz Lütfi Yalman, İl Müfettişimiz Ali Mücevher, MİLKO Başkanlarımız ve çok sayıda partili katıldı. Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcımız Sinan TekinÜlke ve Konya gündemine dair birçok konuya değindi. Sinan Tekin’in konuşmasından öne çıkan başlıklar; OCAK AYINDA 801 MİLYAR TL CEZA KESİLMİŞ Nasıl mutlu olsun ki? Emekliye bakıyorsun, bir dokunuyorsun, ah işitiyorsun. Emeklimiz daha ucuz et alabilmek için sabahın erken saatlerinde gidiyor, ucuz et kuyruğuna giriyor. Bu emekli vatandaşımız nasıl mutlu olsun? Memura bakıyorsun, aldığı maaşın neredeyse yarısını bulunduğu şehirde ikamet ettiği konuta kira olarak veriyor. Nasıl mutlu olsun? İşveren nasıl mutlu olsun? Uyuşturucu belası o kadar büyük bir şekilde insanlarımızı etkilemiş ki bir işveren işçi alacağı zaman, alacağı işçiden önce uyuşturucu testi al gel diyor. Bu durumda vatandaşlarımız nasıl mutlu olsun? Öğrenci nasıl mutlu olsun? Okuyor, çalışıyor, dinliyor, belli bir seviyeye geliyor, sınavlardan geçiyor ama mülakatta eleniyor. Bu öğrenci kardeşimiz nasıl mutlu olsun? Esnafımız, tüccarımız nasıl mutlu olsun? Öyle bir maliye kıskacı içerisindeyiz ki vatandaşlarımız bunu yaşıyor. 2026 bütçesinde yaklaşık 350 milyar TL vergi cezası hedeflenmiş ama sadece Ocak ayında 801 milyar TL ceza kesilmiş. Böyle bir ortamda esnaf nasıl hareket edecek? Sanayiye bakıyorsun, iflaslarla, konkordatolarla mücadele ediyor. Binlerce işçinin çalıştığı fabrikalar kapanıyor. Tekstil fabrikaları yurt dışına taşınıyor. Uyuşturucu bağımlılığı ve ahlaki erozyon gençliğimizi ciddi şekilde etkiliyor. Bütün bu sorunların çaresi nedir? İşte Konya, Milli Görüş’ün kalesi. Bütün bu sorunların çaresi Saadet Partisi’dir. Konya’nın güçlü yanları var: Tarım, sanayi, ticaret. Ancak ciddi bir su problemi var. 2050 yılında büyük bir su sıkıntısı öngörülüyor. Sanayi var ama teknoloji seviyesi yükseltilmeli. Kırsalda nüfus azalıyor. Gençler göç ediyor. Bunun yanında Konya’nın çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeli var. Bu alanda daha fazla politika üretilmesi gerekiyor. MUHALEFET PARTİLERİ İÇERİSİNDE EN FAZLA ÜYE KAYDEDEN SAADET PARTİMİZ OLDU Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın sizlere selamı var, selamını iletmek istiyorum. Evet, Saadet Partimiz çok yoğun bir çalışma içerisinde. Başta Genel Başkanımız Mahmut Arıkan olmak üzere tüm genel başkan yardımcılarımız, milletvekillerimiz, il teşkilatlarımız, ilçe teşkilatlarımız çok yoğun bir gayret içerisinde. Saadet sahada ve elhamdülillah bu çalışmaların da karşılığını da elhamdülillah alıyoruz diyebiliriz. İnşallah daha da bereketlenecek, daha da gelişecek. Geçtiğimiz yıl, bildiğiniz üzere son altı ay içerisinde muhalefet partileri içerisinde en fazla üye kaydeden Saadet Partimiz oldu. Geçtiğimiz hafta pazar günü Türkiye Divanı’nı ve Türkiye’de yapılan ilk çalışma olarak yaklaşık 40.000 insanımızın, hepsi teşkilat mensubu ve toplama insan değil, teşkilat mensuplarımızın bir araya geldiği çok muhteşem, görkemli bir toplantıyı elhamdülillah gerçekleştirdik. Ben cuma günü Çanakkale’deydim. Çanakkale Kara Savaşları’nın 111. yılında Çanakkale’deydik. Orada Gelibolu ile Keşan arasında yer alan bir Bolayır beldesi var, belki gidenler olmuştur. Bolayır’da Avrupa fatihi, Rumeli fatihi olarak geçen, Avrupa’daki ilk kaleyi, Çimpe Kalesi’ni fetheden ve o bölgeyi tamamıyla fetheden komutan Gazi Süleyman Paşa ve vatan şairi olarak bildiğimiz Namık Kemal’in mezarları aynı yerdedir, yan yanadır. Bu Çanakkale Kara Savaşları’nın yıl dönümünde nasip oldu, Çanakkale’deydik, bir programdaydık ve orada tüm şehitlerimize, o mezarlarının başında tüm şehitlerimize dua etme imkânı bulduk. Dün de Eskişehir’deydik. Eskişehir’de “Ortak Akıl Güçlü Şehir” adına verdiğimiz bir çalıştay gerçekleştirdik. Malumunuz, Eskişehir’imiz de Millî Mücadele’nin batı cephesinin en kritik noktalarından biri. Bugün de elhamdülillah Konya’dayız. Konya’da Anadolu irfanının merkezi, rahmetli Erbakan hocamızın ifadesiyle “Milli Görüş çadırının orta direği” Konya’mızdayız elhamdülillah. Sosyal İşler Başkanlığı olarak biz, iktidara namzet bir siyasi parti olarak, iktidara hazırlanan bir siyasi parti olarak, Sosyal İşler Başkanlığı olarak 81 ilimizde başlattığımız “Ortak Akıl Güçlü Şehir” adını verdiğimiz, yerel sorunlara yerinde çözümler sloganıyla yürüttüğümüz bir çalıştay gerçekleştiriyoruz. Elhamdülillah dün 46’ncısını Eskişehir’de yaptık. İnşallah bu sene sonuna kadar 81 ilimizde bu çalışmaları gerçekleştireceğiz. Bu çalıştaylarda o ildeki kanaat önderleriyle, basın mensuplarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, meslek odalarının temsilcileriyle bir araya geliyoruz ve o şehrin sorunlarını o şehirde yaşayan paydaşlarımızla oturup konuşuyoruz. Onların üretmiş olduğu çözümlerden müteşekkil bir rapor hazırlıyoruz. Böylelikle inşallah bu senenin sonunda 81 ilimizde bu raporlarımızı üretmek suretiyle her bir ilimizi yerinde sorunları tespit etmiş ve çözümler üretmiş bir siyasi parti olarak iktidara elhamdülillah hazırlanıyoruz. TÜRKİYE DİVANI, SAADET PARTİMİZİN İNŞALLAH İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNÜN İŞARET FİŞEĞİ OLMUŞTUR. Geçtiğimiz pazar günü yapmış olduğumuz Türkiye Divanı, Saadet Partimizin inşallah iktidar yürüyüşünün işaret fişeği olmuştur. Sadece programla değil, Türkiye Divanı ile değil, yapmış olduğumuz bu hazırlıklar, raporlar, kalkınma planları vesaire tüm altyapı çalışmalarıyla biz bu hazırlığımızı elhamdülillah yürütüyoruz. Bakınız, birçok ilde ziyaretlerde bulunduk. Ben yaklaşık 1,5 yıl oldu Genel Başkan Yardımcısı olalı, yaklaşık 40 tane ilimizde farklı vesilelerle programlara katıldım. Bu programlarda vatandaşlarımızla hemhâl olduğumuzda, vatandaşlarımızla dertleştiğimizde açıkçası şunu gördüm: İnsanımız mutlu değil, gerçekten mutlu değil. Herkes dertli. https://www.youtube.com/watch?v=gq_FNRksNK8&t=2s
Saadet Partisi Konya Kadın Gençlik Kolları 23 Nisan Etkinliği düzenledi.
Saadet Partisi Konya Kadın Gençlik Kolları Zafer Meydanı’nda 23 Nisan Etkinliği düzenledi. Etkinliğe İl Başkanı Fazilet Bütüner katılım sağladı. İl Gençlik Kolları Başkanı Ayşenur Koçak açıklamalarda bulundu: “Bugün, dünyada çocuklara armağan edilen tek bayram olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çalışmamızı gerçekleştirmek için buradayız. Ancak bizler için bugün bir kutlama değil, aynı zamanda çocuklarımızın geleceğine sahip çıkma ve adaleti haykırma günüdür. Saadet Partisi Konya Kadın Gençlik Kolları olarak, Zafer Meydanı’nda gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı çalışmayla, çocuk bayramının sevincini paylaşırken kalbimizde taşıdığımız derin bir sızıyı da kamuoyunun dikkatine sunmak istedik. Unutmadık, Unutturmayacağız! Bayramın coşkusunu yaşarken; Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen, yüreklerimizi dağlayan hain saldırılarda yitirdiğimiz evlatlarımızı rahmetle yad ediyoruz. Bugün burada açtığımız ve isimleri tek tek nakşedilmiş olan pankart, sadece bir bez parçası değil; bu toprakların çocuklarına karşı duyduğumuz sorumluluğun ve adalete olan inancımızın bir nişanesidir. Bizler Saadet Partisi olarak inanıyoruz ki; gerçek bayram, tüm çocukların korkusuzca sokaklarda oynayabildiği, eğitim haklarının gasp edilmediği ve can güvenliklerinin devlet teminatı altında olduğu bir Türkiye’yi inşa ettiğimiz gün gelecektir. ; Şanlıurfa ve Kahramanmaraş ve yurdun dört bir yanında kaybettiğimiz her bir canın hesabı sorulana, çocuklarımıza daha adil ve yaşanabilir bir dünya bırakana dek mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bugün Zafer Meydanı’ndan bir kez daha haykırıyoruz: Çocuklarımızı karanlık ellere teslim etmeyecek, onların isimlerini sadece pankartlarda değil, kuracağımız aydınlık geleceğin her bir köşesinde yaşatacağız. Katılım gösteren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyor, tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, buruk ama umudumuzu koruyarak kutluyoruz.”
İl Başkanımız Mehmet Demirel, Kulu İlçe Divanına Katıldı.
Saadet Partisi Kulu İlçe Başkanlık binasında gerçekleşen nisan ayı ilçe divan toplantısına Milli Görüşçü Kuruluşların (MİLKO) temsilcileri ve partililer katıldı. İlçe Divan Toplantısında konuşan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel ülke ve şehrimizin gündemine dair konuşmalara değindi. Demirel’in Konuşmasından öne çıkan başlıklar; EĞİTİM ANLAYIŞIMIZIN MERKEZİNE YENİDEN AHLAKI VE MANEVİYATI YERLEŞTİRMELİYİZ Yarın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı idrak edeceğiz. Ancak ne yazık ki bugün, bu sorumluluğun gereğini tam anlamıyla yerine getiremediğimiz bir süreçten geçiyoruz. Çocuklarımızı her türlü tehlikeden korumamız gerekirken; şiddetin, kötü alışkanlıkların ve yozlaşmış yapıların gölgesinde büyümek zorunda kaldıklarını üzülerek görüyoruz. Yakın zamanda farklı şehirlerimizde yaşanan acı olaylar, toplum olarak geldiğimiz noktayı gözler önüne sermiştir. Bunlar münferit hadiseler değil; derinleşen bir ahlaki erozyonun dışa vurumudur. Bugün çocuklarımız, sadece sokakta değil; ekranların karşısında da ciddi bir tehditle karşı karşıyadır. Şiddetin sıradanlaştırıldığı, hatta kimi zaman özendirildiği içerikler; yanlış rol modelleri çocuklarımızın zihnine yerleştirmektedir. Gücün haklılıktan değil, zorbalıktan geldiği algısı, ne yazık ki genç zihinlerde karşılık bulmaktadır. Aile kavramını zedeleyen, değerleri aşındıran yayınlar; toplumun en temel yapı taşını sarsmaktadır. Sosyal medyada denetimsiz içeriklerin yayılması, gündüz kuşağı programlarında insan onurunu hiçe sayan görüntülerin normalleştirilmesi; çocuklarımızı bu çarpık düzenin içine daha fazla çekmektedir. Bu tabloyu görmezden gelmek, geleceğimizi görmezden gelmek demektir. Bu gidişatı değiştirmek zorundayız. Çünkü çocuklarımız bizim en kıymetli hazinemizdir. Onları yalnızca akademik başarıya değil; aynı zamanda sağlam bir karaktere, güçlü bir vicdana ve derin bir ahlaki duruşa sahip bireyler olarak yetiştirmek zorundayız. Eğitim anlayışımızın merkezine yeniden ahlakı ve maneviyatı yerleştirmeliyiz. Çocuklarımıza sadece bilgi değil; doğru ile yanlışı ayırt edebilme erdemini kazandırmalıyız. Kul hakkının ne demek olduğunu, adaletin neden vazgeçilmez olduğunu, merhametin insanı insan yapan en temel değerlerden biri olduğunu öğretmeliyiz. Devlet yöneticilerinden ailelere kadar hepimize önemli görevler düşmektedir. Çocuklarımızla daha nitelikli zaman geçirmeli, onların duygu ve düşüncelerini önemseyerek rehberlik etmeliyiz. Eğitim sistemimizde değerler eğitimi daha güçlü bir şekilde yer almalı ve bu alana gereken hassasiyet gösterilmelidir. Öte yandan, toplumsal yapıyı zedeleyen, şiddeti ve yozlaşmayı normalleştiren dizi ve programlara karşı da gerekli adımlar vakit kaybetmeden atılmalıdır. Unutmayalım ki bir toplumun geleceği, yetiştirdiği nesillerin niteliğiyle şekillenir. Eğer biz çocuklarımızı koruyamazsak, yarınlarımızı da koruyamayız. KONYASPOR’UMUZA KUPA YOLUNDA BAŞARILAR DİLİYORUZ Konyaspor’umuzun Fenerbahçe karşısında elde ettiği kıymetli galibiyet, yalnızca bir spor müsabakasının sonucu değil; aynı zamanda Konya’mızın birlik ruhunun, azminin ve kararlılığının sahaya yansıması olmuştur. Bu başarı, bizlere bir kez daha göstermiştir ki; inandığımızda, kenetlendiğimizde ve ortak bir hedefe yürüdüğümüzde aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. Ziraat Türkiye Kupası’nda yarı finale yükselen Konyaspor’umuz, ortaya koyduğu mücadeleyle sadece bizleri gururlandırmıştır. Bu vesileyle başta teknik heyetimiz olmak üzere, sahada alın teri döken tüm futbolcularımızı gönülden tebrik ediyorum. İnanıyorum ki Konyaspor’umuz, önümüzdeki karşılaşmalarda da aynı azim ve kararlılıkla mücadele edecek; sadece sahada değil, gönüllerde de şampiyon olacaktır. Ziraat Türkiye Kupasını yeniden şehrimize getirecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, Konyaspor’umuza yarı final yolunda üstün başarılar diliyor; emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. AKARYAKIT VERGI YÜKÜ HAFIFLETILMEDEN SEKTÖR NEFES ALAMAZ Türkiye’de karayolu taşımacılığı sektörü, üretimin, ticaretin ve tedarik zincirinin temel taşıdır. Milyonlarca kişiye istihdam sağlayan bu sektör, ülke ekonomisinin sürekliliği açısından hayati bir rol üstlenmektedir. Ancak bugün sektör, artan maliyetler, düzensiz piyasa yapısı ve ağır çalışma koşulları nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıyadır. Sektörde en büyük maliyet kalemi olan akaryakıt fiyatlarındaki artış, taşımacıların kârlılığını ciddi şekilde düşürmektedir. Bunun yanında bakım, sigorta, finansman, köprü ve otoyol ücretleri gibi giderler nakliye ücretlerinin büyük bölümünü oluşturmaktadır. Bu şartlar altında esnafın ayakta kalması ve yatırım yapması giderek imkânsız hale gelmektedir. Sektöre girişte herhangi bir eğitim ya da yeterlilik şartının bulunmaması, plansız büyümeye ve kalite kaybına yol açmaktadır. Ayrıca bir K belgesi ile sınırsız sayıda aracın çalıştırılabilmesi, haksız rekabeti artırmakta ve küçük esnafı zor durumda bırakmaktadır. Bu nedenle K belgesi sisteminin yeniden düzenlenmesi ve daha adil bir yapının kurulması gerekmektedir. Öte yandan, piyasada büyük firmaların ağırlığı artarken küçük esnaf giderek güç kaybetmektedir. Komisyonculuk faaliyetleri de sektörde dengesizlik oluşturmaktadır. Kooperatiflerin desteklenmesi, iş birliğinin artırılması ve haksız rekabetin önlenmesi büyük önem taşımaktadır. Sektörün bir diğer önemli sorunu ise çok başlı yönetim yapısıdır. Farklı bakanlıkların aldığı kararlar, taşımacılara yeni maliyetler ve yükümlülükler olarak yansımakta, bu durum sektörde karmaşa ve öngörülemezlik oluşturmaktadır. Ayrıca şoförlerin çalışma ve dinlenme koşulları yetersizdir. Otoyol ve sanayi alanlarında temel ihtiyaçların karşılanamaması, hem çalışan sağlığını hem de trafik güvenliğini olumsuz etkilemektedir. Sektörden Avrupa standartlarında hizmet beklenirken, sunulan çalışma koşulları bu seviyenin oldukça gerisindedir. Karayolu taşımacılığı sektöründe yaşanan bu sorunlar yalnızca sektörle sınırlı değildir. Artan maliyetler, üretimden tüketime kadar tüm ekonomiye yansımakta ve toplumsal bir etki oluşturmaktadır. Bu nedenle; • Akaryakıt üzerindeki vergi yükü azaltılmalı, • K belgesi sistemi yeniden düzenlenmeli ve haksız rekabet önlenmeli, • Kooperatifler güçlendirilerek piyasa dengesi sağlanmalı, • Mevzuat sadeleştirilmeli ve tek merkezli bir yapı oluşturulmalı, • Şoförlerin çalışma ve yaşam koşulları iyileştirilmelidir. Karayolu taşımacılığı sektörü ayakta kalmadan üretim ve ticaretin sürdürülebilmesi mümkün değildir. Sektörün sorunlarına kalıcı, adil ve uygulanabilir çözümler üretilmesi artık bir zorunluluktur TÜRKİYE DİVANI Saadet Partisi olarak geçtiğimiz Pazar günü Ankara’nın en büyük salonlarından birisinde gerçekleştirdiğimiz Türkiye Divanı’nda ülkemizin ve dünyanın birçok sorununa somut adımlar sunduk. Biz de Konya İl Başkanlığı olarak yaklaşık 1600 teşkilat mensubumuzla seferber olarak sorunlara çözüm için bu toplantının paydaşı olduk. Bu toplantıda Genel Başkanımız Mahmut Arıkan tarafından birçok konuya temas edildi. Özellikle çocuklarımızın güvenliği, eğitim sisteminin yeniden inşası ve toplumsal yapının güçlendirilmesi başta olmak üzere ülkemizin bütün sorunlarına yönelik net ve uygulanabilir çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaştı. Programımıza teşrif eden Konyalı basın mensuplarımız ve hemşerilerimize teşekkürlerimi sunuyorum. İnanıyoruz ki Saadet iktidarı yakındır.
Saadet Partisi Türkiye Divanı Yüz Binlerin Katılımıyla Gerçekleşti
Saadet Partisi Türkiye Divanı Yüz Binlerin Katılımıyla Gerçekleşti GENEL BAŞKAN MAHMUT ARIKAN BESMELEYİ ÇEKTİ 19.04.2026-ANKARA Saadet Partisi, Ankara’da yüz binin üzerinde katılımla gerçekleştirdiği “Türkiye Divanı” programıyla seçim sürecinin startını verdi. Ankara Büyük Kongre Merkezi’nde konuşan Genel Başkan Mahmut Arıkan, “Ara seçime de, erken seçime de, yarın yapılacak seçime de hazırız” diyerek kararlılık vurgusu yaptı. Program, Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybedenler için Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlarken, salonu dolduran teşkilatların coşkusu dikkat çekti. Mahmut Arıkan’ın Konuşmasında öne çıkanlar: “HERŞEY BİR HAYALLE BAŞLAR!” “Bir hayalim var… Sınırların, dillerin ve renklerin ötesinde; çocukların yetim kalmadığı, anaların ağlamadığı bir dünya hayalim var! Bombaların değil ninnilerin, çığlıkların değil çocuk kahkahalarının yükseldiği, bir dünya hayalim var! Bir hayalim var… Mazlumun sahipsiz, garibin kimsesiz olmadığı, Hiç kimsenin evini sırtında taşımadığı, bir dünya hayalim var! Bir hayalim var… Mazlum sahipsiz, garibin kimsesiz kalmasın Hiç kimse evini sırtında taşımasın, bir dünya hayalim var! Ekmek arabasının arkasından çocukların koşmadığı, köprü altlarında insanların sabahlamadığı bir dünya hayalim var! Nehirlerin zehir akmadığı, göklerin dumanlarla kararmadığı, bir dünya hayalim var! Evet! Benim bir hayalim var! Mahallede huzurun, çarşıda bereketin, okulda emniyetin olduğu bir Türkiye hayalim var! Bir yanda israfın, öte yanda sefaletin bir yanda sarayların, öte yanda viranelerin bir yanda tokların, öte yanda açların olmadığı bir Türkiye hayalim var! Türk’üyle Kürt’üyle, Alevi’siyle Sünni’siyle aynı vatanın, aynı vicdanın, aynı geleceğin evlatları olarak omuz omuza yürüyen bir Türkiye hayalim var! Benim bir hayalim var! Adında değil, özünde adalet olan; sözünde değil, işinde ahlak olan; görünüşte değil, gerçekten büyük olan bir Türkiye hayalim var! Evet, bir “hayalim” var! Çünkü; Ben biliyorum ki: her şey, bir hayalle başlar! Şimdi soruyorum: Benimle bu hayali gerçekleştirmeye, var mısınız? Saraylarla viraneler arasına sıkıştırılmış bu düzene son vermeye, var mısınız? Farklı düşünceleri kavga sebebi değil, kardeşlik vesilesi yapmaya, var mısınız? Bu cennet vatana Baharı getirecek çiçekler olmaya var mısınız? Allah sizlerden razı olsun! Bu hayalleri birlikte gerçekleştireceğiz! Birlikte Başaracağız! Birlikte Saadete ulaşacağız inşallah!” “EMPERYALİZME VE İŞGALLERE KARŞI DİRENEN TÜM HALKLARI SELAM OLSUN” “Ey yürekleri dağlar kadar büyük ve azimleri kayalar kadar sağlam Milli Görüşçüler, Saadet Partililer hoş geldiniz! Hepinizi muhabbetle kucaklıyor, en içten, en samimi duygularımla selamlıyorum. Az önce dışardaydım… İnsanımız sular, seller olup; Bugün Ankara’ya, Büyük Kongre Merkezine çağlıyor. Şu an dışarıda, bizleri, bu salonu takip eden on binlerce kardeşimi selamlıyorum! Yine salonumuzun büyük bölümünü dolduran, Onurlu bir mücadelenin en fedakâr mensupları Kadın Kollarımızı selamlıyorum. Ve bu salonu heyecanlarıyla kuşatan, Geleceğe dair umutlarımızı yeşerten Gençlik Kollarımızı selamlıyorum. Her platformda, her daim haktan ve adaletten yana olmanın haklı gururunu taşıyan MİLKO’larımızı ve kıymetli mensuplarını selamlıyorum. Bugün aramızda; muhabir, kameraman, gazeteci, yazar, birçok kıymetli misafirimiz var. Türkiye Divanımızı izlemek üzere aramıza teşrif ettiler. Hepsini hürmetle selamlıyorum. Ve çeşitli sebeplerle bugün Ankara’da olamayan ama yüreği bu salonda atan, ekranları başında bizleri izleyen, tüm kardeşlerimi aziz milletimizi selamlıyorum. Bugün, buradan, Ankara’dan Küba’yı, Lübnan’ı, Yemen’i, Filistin’i, İran’ı, emperyalizme ve işgallere karşı direnen tüm halkları selamlıyorum.” “HAKKI YENENLER İÇİN BURADAYIZ” “Değerli kardeşlerim, biz bugün buradayız… Biz bugün burada; Kahramanmaraş’ta Öğrencilerini korumak için canını feda eden öğretmenimiz Ayla Kara’nın yanındayız. Hayatlarını kaybeden Mustafa’nın, Şura Nur’un, Zeynep’in, Furkan’ın, Bayram’ın, Belinay’ın, Poyraz’ın, Adnan’ın, Kerem’in, Yusuf’un yanındayız. Şanlıurfa’da, Kahramanmaraş’ta bu vahşete maruz kalan tüm çocuklarımızın yanındayız. Evladını kaybeden tüm ailelerin yanındayız. Bu vesileyle bir kez daha hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine başsağlığı diliyorum. Biz bugün burada, Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş’in Gülistan’ın annesi Bedriye Doku’nun adalet ve hakikat arayışının yanındayız. Biz bugün burada, soykırımcı İsrail’in katlettiği Gazzeli çocukların yanındayız. Her şeyden habersiz gittikleri ilkokulda Katil Amerika’nın katlettiği Minaplı çocukların yanındayız. Çok uluslu şirketler tarafından madenlerde, fabrikalarda, tarlalarda emeği sömürülenlerin yanındayız. Evine ekmek götüremeyen asgari ücretli babanın, torununa mahcup olan emeklinin, Daha iyi bir yaşam sunulmayan, engellimizin, Tarlasını süremeyen çiftçimizin yanındayız. Evladını bağımlılıktan kurtarmaya çalışan annelerin, emeği görünmeyen, ev hanımlarının yanındayız. Yurt bulamayan, burs yetiremeyen, hakkı olduğu halde mülakatta elenen, yuva kurmak isteyen ama buna imkân bulamayan gençlerin yanındayız. Biz bugün burada takipsizlik ve beraat aldığı halde görevine iade edilmeyen KHK’lıların, yıllarca çalışıp emeği yok sayılan staj ve çıraklık mağdurlarının, hâlâ kalıcı çözüme ulaşamayan depremzedelerin yanındayız. Giresun’da, Ordu’da, parsel parsel ihale edilen yaylaların, ormanların, su havzalarının, Karadeniz halkının yanındayız.” “TÜRKİYE DİVANI YENİ BAŞLANGICIN İŞARET FİŞEĞİ OLACAK” “Bugün on binlerce teşkilat mensubumuz ile Türkiye Divanında buluştuk. Divan, bir “hafıza” kurumudur. Medeniyetimiz Divan-ı Hümayunlarda yükselmiştir. Bizim medeniyetimizde; Divan, bir istişare mekânıdır. Birlikte düşünmenin, birlikte karar vermenin ve birlikte yürümenin kurumsallaşmış hâlidir. İşte böylesi kritik bir süreçte, önemli kararları ilan edeceğimiz böyle bir günde Türkiye Divanımızı topladık. Ve bu buluşma, -inşallah- Türkiye Siyasetinde yeni bir başlangıcın işaret fişeği olacak!” “GÜVEN VE AHLAK KRİZİNİ BİZ AŞACAĞIZ” “Bugün Türkiye iki önemli krizle karşı karşıya: Bir: Güven Krizi İki: Ahlak Krizi “Türkiye’nin yeniden büyük” olabilmesi için Önce, güvenin inşa edilmesi gerekir. Ancaak! Güven; bir günde kurulmaz! Güven, özü-sözü bir olmakla, insanı rakamdan, oydan öte görebilmekle kurulur. Ve güven, Önce ahlâkla kurulur. İşte bu nedenle, biz; siyaseti her şeyden önce bir ahlak meselesi olarak görüyoruz. Ahlak, kendimiz için istediğimizi başkaları için de isteyebilmektir. Ahlak, milyarlarca varil petrolün, bir damla kanın yerini tutmayacağını bilmektir. Ahlak, milyonlarca metreküp betonun, bir avuç toprağın yerini tutmayacağını bilmektir. İnsanı ötekileştiren hiçbir anlayış, insanlığın sorunlarını çözemez. Bundan dolayı, Türkiye’nin; İnsanı önceleyen, ahlakı önceleyen, yeni bir sese, yeni bir söze, yeni bir siyasete ihtiyacı var işte bu ihtiyacın adresi Saadet Partisi’dir. Saadet Partisi makamın ve servetin değil, hakkın ve hakikatin peşinden gitmenin adıdır. Saadet Partisi ister milliyetçi olsun ister sosyalist ister mütedeyyin olsun ister seküler; ister muhafazakar olsun, ister laik; bu coğrafyanın tüm insanlarıyla ötekileştirmeden haktan ve adaletten taviz vermeden temas kurabilen kendini anlatabilen tek partidir.” BİZİM ÇOK BÜYÜK BİR FARKIMIZ VAR “MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİNİ ÇIKARANLAR ANLAYAMAZ” “Türkiye’nin dört bir yanından gelen kıymetli teşkilat mensuplarımız; Hemen hemen her siyasi partinin programı birbirine benzer… Herkes adaletten, refahtan, kalkınmadan, çevreden bahseder! Öyle ya! Bu iktidar da yola çıkarken “Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar” ile mücadele edeceğiz demişti… Ancak bir şey daha söylemişti: Neydi o: “Biz Milli Görüş gömleğini çıkarttık” demişti… İşte! Bizi, partimizi, programımızı, Diğerlerinden ayıran en önemli özellik! Biz elhamdülillah Milli Görüşçüyüz! O gömlek bizim şeref nişanemiz! Herhangi bir kimse; Malazgirt’te inanışının şahlanışını yaşamadan, Kosova’da, Niğbolu’da bir
İl Başkanımız Mehmet Demirel, Altınekin’de vatandaşlarımız ile bir araya geldi.
Konya’nın Altınekin ilçesinde temaslarda bulunan İl Başkanımız Mehmet Demirel, çeşitli ziyaret ve programlara katıldı. İl Başkanımız Mehmet Demirel, Altınekin İlçe Başkanımız Ahmet Develi ve İlçe Sorumlusu Mikail Cem Polatdağ ile birlikte Yiğit ve İğdeli ailelerinin evlatları Emine ve Nuri’nin düğün merasimine iştirak etti. Program kapsamında İl Başkanımız Mehmet Demirel, Özcan Köklü’nün vefat eden eşi için taziye ziyaretinde bulunurken, Mehmet Ünal’ı da ziyaret etti. Akıncılar Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya gelen Demirel, Altınekin Yönetim Kurulu Üyesi Resul Kaplan’ı da ziyaret ederek temaslarını tamamladı.
İl Başkanımız Mehmet Demirel Polis Haftası ile ilgili video mesaj yayınladı
Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, partisinin sosyal medya hesaplarından Polis Haftası ile ilgili video mesaj yayınladı. Demirel mesajında “İçinde bulunduğumuz hafta Polis Haftası. Ülkemizin güvenliğini temin eden, milletimizin huzuru için gece gündüz demeden görev yapan tüm emniyet mensuplarımızın Polis Haftasını tebrik ediyorum. Bu vesileyle son yıllarda; yoğun çalışma şartları, mobbing, karşılıksız fazla mesailer gibi nedenlerle hakları zedelenen polislerimizin haklarının artık iade edilmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum. Polislerimizin sesi daha gür çıkmalı, hak ettikleri değer kendilerine verilmelidir. Emniyet mensuplarımızın insanca yaşam sürdürebileceği bir gelir düzeyine ulaşması, fazla mesai ücretlerinin hakkaniyetli biçimde ödenmesi, çalışma saatlerinin düzenlenmesi ve sosyal haklarının iyileştirilmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir. Polis Meslek Kanunu vakit kaybetmeden hayata geçirilmeli; polislerimizin uzun süredir dile getirdiği beklentiler karşılık bulmalıdır. Güvenliği sağlayanların da kendini güvende hissettiği bir düzen mutlaka kurulmalıdır.” İfadelerini kullandı. https://www.youtube.com/watch?v=o5NJXhbjOZY
Saadet Partisi Heyetinden Tarım Fuarına Ziyaret
Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Genel Başkan YardımcısıHüseyin Saydam, GİK Üyeleri Yılmaz Bayat, Sinan Toprak, Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, İl Başkan Yardımcıları ve İl Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Cevher Eröz 22. Konya Tarım Fuarı’nı ziyaret etti. Heyet, fuar alanında stantları gezerek tarım sektörü temsilcileriyle bir araya geldi, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaret kapsamında değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, tarımın Türkiye ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, üreticinin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. İşte Kılıç’ın açıklaması; Konya Tarım Fuarı için bir aradayız. Dünyanın üçüncü en büyük tarım fuarı, Türkiye’nin birinci en büyük tarım fuarındayız. Tarım ülkemiz için çok önemli. Kendi kendisine yeten bir ülke iken, kendi tarımımızı her konusunda, her alanında üretimini gerçekleştirebilen bir ülkeyken, şimdi dışarıdan ithalat da yapan bir konuma geldik. Bu gerçekten tarıma yeterli ehemmiyet verilmediğinin de bir işaretidir. Hâlbuki bizim yasalarımızda gayrisafi millî hasılanın %1’i nispetinde tarıma destek verileceği ifade edilirken, maalesef 168 milyar civarında bir destek söz konusudur. Bu da tarımı yeterince desteklememektedir. Gençlerimiz, çocuklarımız, tarım kesimi ile iştigal eden bütün camia her geçen gün alın terinin karşılığını göremediği için tarımdan uzaklaşmaktadır. Hâlbuki tarım bir güvenlik meselesidir, beka meselesidir. En kısa zamanda bu yanlışlıkların, eksikliklerin, hataların giderilmesi ve tarıma da gerekli desteğin sağlanması icap etmektedir. İnşallah bu gibi fuarlar, şu anda 22.’sini gerçekleştirmekte olduğumuz Konya Tarım Fuarı’nın bu sıkıntıların giderilmesinde ülkemize önemli katkılar sağlayacağı duasıyla, temennisiyle ifade ediyorum. Allah hayırlı etsin, en güzel neticelerine vesile kılsın diyorum. Katılan bütün herkese ve özellikle bu fuarın organizesinde emeği geçen herkese de teşekkürlerimi, şükranlarımı arz ediyorum.
Cezalar Katlandı, Sorunlar Aynı Kaldı: Fatura Vatandaşa Çıktı
Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan son değişiklikler ile ilgili basın metni yayımladı. Cezalar Katlandı, Sorunlar Aynı Kaldı: Fatura Vatandaşa Çıktı Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan son değişiklikler kapsamında trafik cezalarında çok yüksek oranlarda artışa gidilmiş, bu düzenlemeler 27 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yapılan artışların temel gerekçesi olarak trafik güvenliğinin sağlanması ve can kayıplarının azaltılması gösterilmiştir. Ancak uygulama süreci, bu yaklaşımın beklenen sonuçları üretmediğini açıkça ortaya koymuştur. Bazı trafik cezalarında yüzde 100’ü aşan, hatta yüzde 3.600’e varan artışlar yapılmış olmasına rağmen, trafik ihlallerinde ve kazalarda kayda değer bir düşüş sağlanamamıştır. Öte yandan, bu denli yüksek ceza artışları özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlarımız üzerinde ağır bir ekonomik yük oluşturmuş, cezaların caydırıcılıktan uzaklaşarak bir tür mali baskı aracına dönüştüğü yönündeki eleştirileri artırmıştır. Trafik cezalarından elde edilen kamu gelirlerindeki ciddi artış da kamuoyunda düzenlemenin amacına ilişkin soru işaretleri doğurmuştur. Uygulamada ortaya çıkan belirsizlikler, farklı yorumlara açık düzenlemeler ve yürütme organı tarafından yapılan çelişkili açıklamalar ise hukuk devleti ilkesine olan güveni zedelemiştir. Açıktır ki trafik güvenliği yalnızca cezaları artırarak sağlanamaz. Etkili bir trafik politikası; güçlü denetim mekanizmaları, nitelikli eğitim, güvenli altyapı ve toplumsal bilinç ile birlikte ele alınmalıdır. Bu çerçevede, yapılan düzenlemelerin tüm yönleriyle yeniden değerlendirilmesi, ortaya çıkan etkilerin bilimsel veriler ışığında incelenmesi ve daha adil, dengeli ve sürdürülebilir bir trafik güvenliği politikası oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Milletvekili Mehmet Karaman Konya’da temaslarda bulundu.
Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman İl Başkan Yardımcıları Veysel Doğan, Mustafa Uyar, İl Yönetim Kurulu Üyeleri, Beyşehir İlçe Başkanı Muhammed Ali Can, Seydişehir İlçe Başkanı Harun erkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri Beyşehir ile Seydişehir ilçelerinde resmi kurumları ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, 27 – 28 Mart’ta Beyşehir ve Seydişehir ilçesine gerçekleştirdiği ziyarette bir dizi temaslarda bulundu. Karaman’a parti yöneticileri de eşlik etti. Heyet, ziyaret kapsamında Beyşehir Kaymakamı Mehmet Kemal Akpınar, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Salih Baysal, Beyşehir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Muhlis Bülbül, gazeteci Selahattin Mızrak, Beyşehir Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Kutay Güven, Beyşehir Taşıma Kooperatifleri Başkanı Faruk Aydın ve Beyşehir Ziraat Odası Başkanı Mustafa Agralı ile bir araya geldi. Karaman ve beraberindeki heyet ayrıca Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Beyşehir Kitap Kafe ile Seydişehir Postası’nı ziyaret ederek gazeteciler Zeki Erman, Abdullah Leblebici ve Mevlüt Mızrak ile görüştü. Heyet, Beyşehir ve Seydişehir ilçelerinde esnaf ve vatandaşlarla da buluştu. İlçe ziyaretleri sonrası Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman ve Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, 5’inci Hudut Tugay Komutanlığında görevliyken meydana gelen askerî araç kazasında şehit olan Uzman Çavuş Selman Akarsel’in ailesine taziye ziyaretinde bulundu. İki gün süren programın ardından açıklamalarda bulunan Karaman, ziyaretlerin verimli geçtiğini belirterek bölgenin sorun ve taleplerini yerinde dinlediklerini ifade etti. Karaman Ziyaretler sonrası şu açıklamalara yer verdi; Biz Saadet sahada programı dolayısıyla illerimizi dolaşıyoruz. Bu kapsamda Beyşehir ve Seydişehir programlarımızı icra ettik. STK’larımızla, Resmi makamlarımızla, esnafımızla emeklimizle birçok kesimle bir araya gelme imkanı bulduk. Parti olarak bu ziyaretlerimizi düzenli olarak bütün Türkiye genelinde gerçekleştiriyoruz.
Saadet Partisi Konya Mart Ayı İl Divanını Gerçekleştirdi.
Saadet Partisi İl Başkanlık binasında gerçekleşen mart ayı il divan toplantısına Milli Görüşçü Kuruluşları (MİLKO) temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. İl Divan Toplantısının basına açık kısmında İl Başkanı Mehmet Demirel Konuştu. işte İl Başkanı Mehmet Demirel’in konuşma metni; Değerli hemşehrilerim, kıymetli basın mensupları; Bugün Konya’nın geleceğini, belediyelerimizin yönetim anlayışını ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını konuşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Geçtiğimiz günlerde Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın 28 ilçe belediye başkanına TOGG marka araç hediye ettiğini hepimiz öğrendik. Hatta belediye başkanlarının bu araçlar için özel klipler hazırlayarak ve süslü ifadelerle teşekkürlerini dile getirmeleri kamuoyunda ayrıca dikkat çekmiştir. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin borçları her geçen gün artarken ve belediye ciddi bir faiz yükü altında bulunurken, milyonlarca lira değerindeki araçların hediye edilmesinin izahı kamuoyuna açık bir şekilde yapılmalıdır. Bu tür harcamaların hangi akla ve hangi vicdana dayandığını sormak hepimizin hakkıdır. Konya Büyükşehir Belediyesi bugün ciddi bir borç yükü altındadır. Ancak buna rağmen belediye yönetiminin tasarruf yapmak yerine lüks harcamalara devam ettiğini üzülerek görmekteyiz. Geçtiğimiz Ramazan ayında bunun somut örnekleriyle karşılaştık. Ramazan; yoksulun hâlini anlamanın, paylaşmanın ve tevazunun ayıdır. Buna rağmen lüks iftar sofraları, gösterişli programlar ve Ankara’nın en pahalı mekânlarında gerçekleştirilen yemekler kamuoyunda rahatsızlık oluşturmuştur. Bizim inancımıza göre borçlu olan kişinin israftan kaçınması gerekir. Hatta büyüklerimiz, borçlu bir kimsenin yağlı yemek yemesini dahi uygun görmezdi. Ne yazık ki bugün belediye yöneticilerimizin bu hassasiyetleri göz ardı ettiğini görmekteyiz. Buradan açıkça uyarıyoruz: Belediyelerimiz zaten borç içindedir. Artık yeni borçlar üretmeyi bırakın. Konya’ya kalıcı olmayan, günü kurtaran projelerle para harcamaktan vazgeçin. Lüks araçlara, gösterişli yemeklere ve milyonlarca liralık gereksiz harcamalara son verin. Önce belediyeyi faiz yükünden kurtarın, ardından mevcut borçlarınızı ödeyin. Ne yazık ki yanlışlar bununla da bitmiyor. Bugün çıkıp “banliyö yaptık, tramvay hattını uzattık” diye övünenler var. Gerçekleri konuşmak zorundayız. Mevcut tren raylarının yanına bir ray daha ekleyerek bunu yeni bir ulaşım projesi gibi sunmak, Konya halkının aklıyla alay etmektir. Bu şehirde tramvay sistemi yıllar önce Milli Görüş döneminde hayata geçirilmiş, daha sonra Adliye–Alaaddin hattı eklenerek hizmete sunulmuştur. Bu şehir için büyük vizyon projeleri üretmek yerine, var olanı makyajlayıp yeni proje gibi sunmak artık kimseyi ikna etmemektedir. Ayrıca hemşehrilerimiz tarafından sıkça dile getirilen bir soruyu da ifade etmek isteriz. Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından metro projeleri hayata geçirilmekte ve bu şehirlerin ulaşım altyapısına önemli katkılar sağlanmaktadır. Ancak benzer desteklerin Konya için sağlanmaması, vatandaşlarımızın aklında soru işaretleri oluşturmaktadır. Acaba Konya için “nasıl olsa bizi destekler” düşüncesiyle mi hareket edilmektedir? Bu sorunun cevabı kamuoyu tarafından merak edilmektedir. Maalesef ki şehrimizin sorunları bununla da sınırlı değildir. Plansızlığın ve sorumsuzluğun sonuçlarını hep birlikte yaşamaktayız. Geçtiğimiz ay Konya–Antalya yolu günlerce su altında kaldı, altyapı yetersizliği nedeniyle vatandaşlarımız büyük mağduriyet yaşadı. Peki, bu olayın ardından çıkıp “Evet, burada bir hata yaptık” diyen oldu mu? Vatandaştan özür dileyen oldu mu? Sorumluluk alıp istifa eden oldu mu? Maalesef hayır. Çünkü bu yönetim anlayışında hesap vermek yoktur; plansızlık vardır, umursamazlık vardır ve sorumluluktan kaçmak vardır. Biz buradan bir kez daha söylüyoruz: Konya sahipsiz değildir. Bu şehrin kaynakları kişisel prestij projeleri için değil, halkın refahı için kullanılmalıdır. Kamu parası; lüks araçlara, gösterişli sofralara ve günü kurtaran projelere harcanacak bir para değildir. Şehrimiz artık İstanbul ve Ankara’yı aratmayacak bir trafik sorunu ile gündeme gelir hâle gelmiştir. Türkiye’nin en geniş ovalarından birinde yer alan bir şehirde, yıllardır aynı yönetim anlayışının trafik sorununa kalıcı bir çözüm üretememiş olması düşündürücüdür. Geçtiğimiz yıllarda açılan Abdülhamid Han Caddesi ve Necmettin Erbakan Caddesi gibi yollar güzergâh olarak doğru noktalarda planlanmış olsa da, bugün dahi trafik açısından yetersiz kalmaya başlamıştır. Bu caddeler birkaç yıl içinde araç yoğunluğunu taşıyamaz hâle gelecektir. Sıfırdan açılan bir ana arterin sadece iki gidiş iki geliş şeklinde inşa edilmesi, geleceği öngörmeyen bir planlama anlayışının sonucudur. Konya’nın ihtiyacı israf değil, adaletli yönetimdir. Konya’nın ihtiyacı gösteriş değil, planlı kalkınmadır. Konya’nın ihtiyacı borç üretmek değil, borçtan kurtulmaktır. Artık Konya’nın kaynaklarını savurganca harcayan değil, emanet bilinciyle yöneten bir anlayışa ihtiyaç vardır.