Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık olağan basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Gündemin en sıcak konularını değerlendiren Karamollaoğlu, Zeytin Dalı Harekâtı, ÖSO tartışmaları, Ege adaları ve Bylock mağduriyetlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ABD’NİN İPİ İLE KUYUYA İNİLMEZ Partisinin genel merkez binasında basın toplantısı düzenleyen Karamollaoğlu, konuşmasına, Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit olan askerlerimize rahmet dileyerek başladı. Karamollaoğlu, son günlerde Afganistan’da tırmanan terör olaylarını kınayarak, “Amerika’nın ipiyle kuyuya inilmez. Amerika’nın sözüne güvenilmez. Bunun en somut örneklerinden birisi de Afganistan’dır. 11 Eylül sonrası terörle mücadele bahanesiyle işgale uğrayan Afganistan’da tam tersine terör daha da azmış. İnsanlar daha da yoksullaşmıştır. Tıpkı Suriye’de olduğu gibi, Afganistan’a huzur ve güvenlik getireceğiz diyenler, tam tersine Afganistan’da kaos ve çatışma ortamının mimarı oldular” dedi. ABD ŞARK KURNAZLIĞI YAPIYOR Suriye sınırında oluşturulması planlanan güvenli bölge tartışmalarına değinen Karamollaoğlu, “Bilindiği gibi Afrin operasyonu sonrası Amerikan yönetimi Türkiye’ye güvenli bölge oluşturma teklifinde bulundu. Buna göre, Suriye sınırında 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturulacak. Çok açık söylüyorum; Bu öneri ABD’nin yeni bir şark kurnazlığıdır. Biz Güvenli Bölge’nin ne demek olduğunu Kuzey Irak’tan da çok iyi biliyoruz. Çekiç Güç’ün faaliyetlerinden çok iyi biliyoruz. Şimdi aynı tezgâhı Kuzey Suriye için kurmaya çalışıyorlar. Türkiye bu oyuna gelmemelidir. Bizim kabul edebileceğimiz tek güvenli bölge önerisi, ABD’nin bölgeden tamamen çıkmasıdır. ABD İslam dünyasından elini ayağını çektiği gün, sadece Türkiye değil sadece Ortadoğu değil bütün dünya çok daha güvenli hale gelecektir” ifadelerini kullandı. EGE ADALARI BEKA SORUNUDUR Karamollaoğlu, Türkiye’nin çok hassas ve kritik bir dönemden geçtiğine dikkat çekerek, konuşmasına, şöyle devam etti: “Dört bir yandan kuşatma altındayız. Türkiye üzerinde emelleri bulunan herkes adeta fırsat kolluyor. Bunun son örneği Ege’deki adalarda yaşananlardır. Yunan Savunma Bakanı’nın Kardak adasına çıkarma yapmaya kalkıyor. Burnumuzun dibindeki adalarda yunan askerleri kuzu çevirme partisi düzenliyor. Adalara Kiliseler, Karakollar inşa ediyor. Askeri birlikler yerleştiriyor. İşte Türkiye için gerçek beka sorunudur budur.” ÖSO TARTIŞMALARI YERSİZ VE GEREKSİZDİR ÖSO oluşumuna ilişkin tartışmaların yersiz ve zamansız olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, şunları kaydetti: “Muhalefetin, YPG saflarında Mehmetçiğe karşı savaşan Amerikalı, İngiltereli, Almanyalı, hatta Çinli unsurları görmeden, ÖSO’nun içindekileri sorgulamasını doğru bulmuyoruz. Muhalefet açısından bu yaklaşım ne kadar yanlışsa, iktidar açısından da; dünyanın en güçlü ordularından biri olan Türk Ordusu’nu sürekli ÖSO ile birlikte anmak o kadar yanlıştır. TSK, 40 yıldır teröre karşı mücadele etmektedir. Terörle mücadele konusunda her türlü tecrübeye sahiptir ve Tarih boyunca kendisini her zaman ispat etmiş bir ordudur. Böyle bir orduyu sürekli ÖSO oluşumuyla birlikte anmak, sanki ÖSO olmasa bu harekât başarısız olacakmış bir algıya neden olur. Bu da Mehmetçiğe yapılacak en büyük haksızlıktır.” AFRİN PARTİ MESELESİ DEĞİL ÜLKE MESELESİDİR Karamollaoğlu, Zeytin Dalı Harekâtı’nın siyasi bir çıkar amacıyla kullanılmaması gerektiğini bir kez daha belirterek, “Böyle bir durum bu millete yapılabilecek en büyük kötülüktür. Afrin, sadece bir partinin değil Türkiye’nin meselesidir. Bu yüzden Kızılelma gibi hamaset yüklü sloganlarla değil, iyi düşünülmüş, iyi planlanmış stratejilerleler yürütülmelidir. Ecdadımız kızıl elmanın peşinden değil adaletin peşinden gitmiştir. Eğer Tarihi yanlış okursanız geleceği yanlış belirlersiniz. Burnumuzun dibindeki adalardan oluruz” değerlendirmesinde bulundu. DAĞDA KAZANDIĞIMIZI MASADA KAYBETMEYELİM Türkiye’nin sürekli yeni kumpaslarla karşı kaşıya kaldığına vurgu yapan Karamollaoğlu, “Özellikle uluslararası medyada Afrin operasyonu ile ilgili gerçek dışı resim ve haberlerle Türkiye savaş suçlusu gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Akla ziyan saçmalıklar var. Ama kesin olan bir şey var ki Türkiye’ye karşı bir algı operasyonu yürütülüyor. Türkiye bu tehlikeye karşı atağa geçmeli ve uluslararası hukukta meşruiyet ve haklılığını anlatmalıdır. Haklıyken haksız duruma düşmemeli, arazide şehit vererek kazandığını, masada ayak oyunlarıyla, algı operasyonlarıyla kaybetmemelidir” diye uyardı. TARIMA HAYVANCILIĞA ZEYTİN DALI UZATILMALI Karamollaoğlu, her alanda bir Zeytin Dalı’na ihtiyaç olduğunun altını çizerek, konuşmasını, şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin sadece terörle mücadele de değil: Ekonomiden dış politikaya, eğitimden, sanayiye, tarımdan hayvancılığa hemen her alanda bir zeytin dalı harekâtına ihtiyacı var. Ama bu ‘zeytin dalı’na en çok siyasette ihtiyacımız var. Birbirimize zeytin dalı uzatmak zorundayız. Siyasi kavgaları, çekişmeleri, polemikleri bir kenara bırakmalıyız. Siyasi geleceğimizi düşünerek değil Ülkemizin geleceğini düşünerek hareket etmeliyiz. Her zaman olduğu gibi bu uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyoruz.” ÜLKE BEKASI PARTİ BEKASINDAN ÖNCE GELİR BOP projesinin bölgemizde adım adım işlediğini söyleyen Karamollaoğlu, “Bölgemizdeki saldırıların arkasında ırkçı emperyalizm ve Siyonizm var. 40 yıldır söylediğimiz bu konular Türkiye’nin gündemine gelmeye başladı. Bu gelişmeler vakanın ta kendisidir. Bu oyunları hepimizin iyi bilmesi gerekiyor. Başarılarımızı günlük bir başarı gibi görmemeliyiz. Bütün oyunların arkasında ‘Büyük İsrail Projesi’ vardır. Yürütülen proje, bölgedeki bütün ülkelerin beka sorunu oluşturuyor. ABD ile birlikte hareket edenler bu tuzağa ve oyuna karşı dikkati olmalıdır. Herhangi bir parti ülkenin geleceğini kendi geleceği gibi düşünürse bu kabul edilemez bir durumdur. Bu ülkeye yapılacak en büyük ihanettir. Hiçbir partinin bekası ülkenin bekasının önüne geçemez” diye konuştu. ADALET RAFA KALDIRILDI Karamollaoğlu, Bylock’ta yaşanan mağduriyetlere değinerek, şunları kaydetti. “Adaleti rafa kaldırmak çok zor bir iştir. Adalete haksızlık yapanların sadece mazlumlara yapmaz Allah’a karşı da hesabı var. İnancımız gereği bu muhakkak sorulur. Adaletten ayrılmayın. Haksızlık aldı başını gidiyor. Bylock’tan binlerce kişi mağdur oldu. Bundan başka sıkıntıların olduğunu görüyoruz. 6 bin kişilik bir kesim ne için ihraç edildiklerini bilmiyor. Bu kesim hiçbir kurumda görev alamıyor. Toplum tarafından dışlanıyorlar. Sadece bir KHK ile görevden alındılar. O KHK’ları imzalayanların attıkları imzayı bir daha düşünmelidir. Suçsuz olduğu tespit edilenler göreve bir daha alınmıyor. Bu insanlar mazlum ve mağdur. Hükümetin buna biran önce müdahale etmesi gerekiyor. Kurulan komisyonun bunu biran önce sonuca ulaşmasını istiyoruz. Suçlunun ceza görmesine kesinlikle itiraz etmeyiz. Mazlumun bir gün bile ceza almasına rıza gösteremeyiz.38 bin civarında astsubay meslek lisesi öğrencisi mağdur. Bu öğrenciler hangi kapıya gideceklerini bilmiyor. Bu subaylara kimse iş vermiyor. Bu gençlerin 146’sı intihar etti. Yazık değil mi bu çocuklara”.
Genel Başkanımızın Haftalık Gündem Değerlendirmesi | 31 Ocak 2018
Ocak Ayı İl Divan Toplantısı | 28 Ocak 2018
Ocak Ayı İl Divan Toplantısı | 28 Ocak 2018
Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı Ocak Ayı Divan Toplantısı, parti il binasında düzenlendi. Toplantıya Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı Salih Akyüz’ün yanı sıra; Saadet Partisi Konya İl Başkanı Avukat Hasan Hüseyin Uyar, parti il başkan yardımcıları, Karatay Belediyesi Eski Başkanı Mehmet Şen, İl Gençlik Kolları Başkanı Seyit Muhammet Halit Arık, parti üyeleri ve çok sayıda gençlik kolları üyesi katıldı. Genel Başkan Salih Akyüz, Türkiye ve dünya gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. Akyüz, “Irkçı Emperyalizm ve Siyonizm, kendisine düşman olarak gördüğü ülkelerde önce birlik ve beraberliği tahribata uğratıyor” şeklinde konuştu. BİRLEŞMEKTEN ANCAK KURTULUŞ ÇIKAR Kamplaşma ve kutuplaşmanın kimseye birşey kazandırmayacağını ifade eden Akyüz, düşünmenin önemine değinerek, Türk toplumuna ve siyasilere “Düşünün” çağrısında bulundu. Tarihte partilerinin birçok kez kapatıldığını hatırlatan Akyüz, daha sonra konuşmasını söyle sürdürdü: “1974 yılında Milli Selamet Partisi (MSP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile koalisyon kurdu. Kimse ne yaptığımızı anlamadı ve bize anlam veremedi. Böyle bir birleşme olursa ancak Kıbrıs fethedilir. Siyasi partiler, dışarıdan verilen suflelere kulak tıkarsa; bu birlik ve beraberlikten ancak fetih çıkar. Bunun dışında görüşmelere farklı bir anlam yüklemek tamamı ile anlamsızdır. MSP kapatıldı. Bir tane üyemiz ‘partimiz kapatıldı’ deyip de sokağa çıkmadı. Devletimizi üzecek tek bir kötü söz sarfetmedi. Çünkü Milli Görüşçüler, ne yaptıklarını gayet iyi bilir. MSP’nin ardından Refah Partimiz kuruldu. Genel başkanı bir hanımefendi olan parti ile biz koalisyon kurduk. İnsanlık tarihinin görmemiş olduğu müreffeh bir dönem yaşandı. ‘Asla bunlar bir masanın etrafına oturmaz’ denilen bir olay gerçekleştir. Ve Doğru Yol Partisi (DYP) ile koalisyon kuruldu. Yüzde 300′ e yakın refah düzeyi yaşandı. Bunların hepsi doğru düşünmekle mümkün oldu. Bu ülkenin evlatları bir araya gelirse, dışarıya kulak tıkarsa; oradan ancak kurtuluş çıkar.” PARTİMİZE OLAN MEMNUNİYET VE GÜVEN ARTTI Suriye, Arap Baharı, Ergenekon, çözüm süreci ile ilgili ortaya koydukları beyanatların temel sebebinin düşünmek olduğunu vurgulayan Akyüz, “Referandum döneminde ortaya öyle hakikatli bir cümle koyduk ki; evet ve hayır tercihinin bulunduğu bir seçimde nezaketli bir dil kullandık. Evet diyenleri incitmemek adına, anlaşılır ve ince bir dille evet diyemeyeceğimizi ifade ettik” diye konuştu. Referandum döneminde yürüttükleri siyasetin Saadet Partisi’ne olan memnuniyet ve güveni artırdığını dile getiren Akyüz, “Bizim dilimiz bazı şeyleri söylemeye varmıyor. Mevcut hükümetin söylemlerini hayretle takip ediyoruz. Ortada bir gaflet davranışı var. Sebep ile sonuç arasındaki ilişki ayırt edilemiyor. Gaflet ve ihanet arasında ince bir çizgi vardır ve sonuçlar değişmez. Ortada bir gaflet olduğunu zaten söylüyorduk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘biz şehirlere ihanet ettik’ dedi. Bunlar oldu ama biz yine de acı acı düşünüyoruz. Bütün kelimelerimizi bilerek söyledik. Parti olarak bağımsızlığa değil, bağımlılığa karşıyız. Kelime oyunu yapmanın gereği yok. Saadet Partisi, gerçek bağımsızlığın adresidir. Alkol kullanmak haram, çünkü bağımlı yapıyor. Bağımsız olarak yaratılan insanan bir şeye bağımlı olması kabul edilemez. En basiti ABD’den bağımsız mıyız? Değiliz. Hadi Almanya’yı 16’ya bölelim. ABD’yi 50 eyalete bölelim. Bizim aklımızla dalga geçiliyor. Dünyanın bir coğrafyasındaki insanlar için bölünme geçerli, bazıları için geçerli değil. Böyle bir politika olmaz. Dünyanın bir tarafındaki ülkeler birleşirken, bir tarafındakiler de birbirinden hızla ayrılıyor. Birbirine karşı kan kusturmayı vazife olarak bilen ve birbirlerinin kanını akıtan Almanya ve Fransa, bugün aynı birliğin üyesi oluyor da; İslam ülkeleri neden bir çatı altında birleşemiyor. Bu işte bir terslik var” açıklamalarında bulundu.
Genel Başkanımızın Haftalık Gündem Değerlendirmesi | 24 Ocak 2018
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık olağan basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Gündemin en sıcak konularını değerlendiren Karamollaoğlu, Zeytin Dalı Harekâtı’na ilişkin birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Karamollaoğlu, Türkiye’nin terörle mücadele de kendi meşru müdafaa hakkını kullandığını belirterek, Hükümete önemli uyarılarda bulundu. ABD’DEN STRATEJİK ORTAK OLUNMAZ Partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında Karamollaoğlu, konuşmasına, Afrin’de ve Bitlis’in Hizan ilçesinde çığ düşmesi sonucu şehit olan askerlere rahmet dileyerek başladı. Karamollaoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin daha önce gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonlarını hatırlatarak, “1950’lerden bu yana irili ufaklı 30 kadar sınır ötesi operasyon gerçekleştirmişiz. İlk sınır ötesi operasyon, 1950 yılında ABD’nin isteği doğrultusunda katıldığımız Kore savaşı. Teröre karşı ilk sınır ötesi operasyonun tarihi ise 1983. 1983 yılında PKK terörünü yok etmeye yönelik ilk sınır ötesi operasyon. En kapsamlı operasyon ise 21 Mart 1995 yılındaki Çelik Harekâtı. Tam 43 gün sürmüş. Biz Afrin operasyonunu çok önemsiyoruz. Çünkü bu operasyon ABD karşı yapılıyor. Artık, ABD’nin bizim stratejik ortağımız olmayacağını anlıyoruz. Operasyon son erdiğinde bölgede huzur ve barışın sağlanacağını düşünüyoruz. Saadet Partisi olarak, bu harekâtın ülkemizin huzur ve güvenliğine, bölgemizin barış ve istikrarına vesile olacaktır” ifadelerini kullandı. GELİŞMİŞ ÜLKELERLE YARIŞIRDIK Karamollaoğlu, Türkiye’de son 40 yılda 40 binin üzerinde çatışmaya maruz kaldığına dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Bu çatışma ve saldırılarda kaybettiğimiz inşan sayısı 50 binin üzerinde. Rakamların vahametini anlatmak için söylüyorum. Kurtuluş Savaşı’ndaki şehit sayımız 10 bin 885. Kurtuluş savaşındaki kaybımızın 5 katını terörle mücadele de kaybetmişiz. Tabii bir de ekonomik boyutu var. Türkiye terörle mücadele için her yıl yaklaşık 15 milyar dolar kaynak ayırmak durumunda kalıyor. Bu da en kaba hesapla 20 yılda 300 milyar dolarlık bir bütçe ortaya koymaktadır. Eğer bu imkânlar, teröre değil de yatırıma harcanabilseydi, Türk’ün ve Kürt’ün refahı için kullanılabilseydi, Türkiye ekonomisi bugün gelişmiş ülkeleri ekonomileriyle yarışırdı.” HAMASİ SLOGANLARDAN KAÇINILMALI Türkiye’nin terörle mücadele de meşru müdafaa hakkını kullanabileceğini belirten Karamollaoğlu, Hükümete önemli uyarılarda bulunarak, “Ancak bu hak kullanılırken, geçmişte yapılan hatalara da düşülmemelidir. Kurulan tuzaklara karşı dikkatli olunmalıdır. Bu bölge için en tehlikeli tuzak Türk ve Kürt düşmanlığını körüklemektir. Kürtler ve Türkler bin yıldır bu coğrafyanın asli unsurudur. Bu süreç miting meydanlarında, hamasi sloganlara malzeme yapılacak bir süreç değildir. Siyasi parti liderlerinin bu süreçte üsluplarına dikkat etmelidir. Bu bölgenin mazlum halkları için asıl düşman birbirleri değildir. Bu coğrafyayı kendi çıkarları için kan gölüne çeviren küresel emperyalizmdir” şeklinde konuştu. TERÖRÜN BİTMESİ İÇİN ÇABALIYORUZ Saadet Partisi’ne yönelik sosyal medyada dolaşan çirkin paylaşımlara da sert tepki gösteren Karamollaoğlu, “Biz bu uyarıları yapıyoruz diye bazı izansız ve ahlaksız troller, bizi terör destekçisi gibi göstermeye kalkıyorlar. Biz, yarım asırdır bu ülkede terörün bitmesi için her türlü çabayı ortaya koymuş ve bunun içinde bedeller ödemiş bir hareketiz. Necmettin Erbakan, 1994’de Bingöl konuşmasını yaptığında aynı bugünkü gibi siyasi linç kampanyasına maruz kaldı. Terör destekçiliği ile suçlandı. Hakarete maruz kaldı. Yargılandı, mahkum edildi. Ama tarih onu yargılayanları değil Erbakan’ı haklı çıkardı. Hiç sorun değil. Bizi terör destekçiliği ile suçlayan iktidar yalakalarına sesleniyorum: Oslo’da gizli görüşme masalarını biz kurmadık, ‘Dolmabahçe Mutabakatı’nı biz imzalamadık. Doğu ve Güneydoğu’da hendekler açılırken, şehirlerin altı bombalarla döşenirken biz göz yummadık. Gerçekten terör destekçisi arıyorsanız dönüp biraz aynaya bakın. ” diye eleştirdi. SEÇİM MALZEMESİ YAPILMAMALI Karamollaoğlu, Hükümetin Zeytin Dalı Harekâtı’nı seçim malzemesi olarak kullanmaması gerektiğine vurgu yaparak, konuşmasına, şu şekilde devam etti: “Girdiği her seçimde milli ve manevi duyguları birer seçim yatırımı olarak gören hükümet, Afrin operasyonundan bir seçim yatırımı çıkarmaya kalkmamalıdır. Ülke meseleleri parti gözetmeksizin herkesi alakadar eder. Bu yüzden Afrin üzerinden ‘Kürtleri Sokağa çağırmak’ ne kadar tehlikeli ve yanlışsa, ‘Afrin’de taş üstünde taş bırakmayacağız. Yakacağız, Yıkacağız’ demek de, o kadar tehlikeli ve yanlıştır. Birbirine zıtmış gibi görünse de bu iki yaklaşımda nihayetinde aynı yanlışa hizmet eder. Ülkede zaten var olan kutuplaşmayı arttırır, milletin devlete olan güvenini sarsar. Ne olursa olsun 80 milyon tek yürek olmak, birlik ve beraberliğimizi korumak mecburiyetindeyiz.” BÜYÜK FOTOĞRAFI UNUTMAMALIYIZ. Ortadoğu’nun ateş çemberine döndüğünü söyleyen Karamollaoğlu, “Maalesef, bütün İslam ülkeleri ateş çemberine dönmüş durumda iken, bu ateşin sıçramadığı tek ülke İsrail’dir. Çünkü bu coğrafyadaki ateşin asıl müsebbibi ırkçı emperyalizmdir, Siyonizm’dir. Yıllardır söyleye söyleye dilimizde tüy bitti ama siz anlamamakta ısrarcısınız. Bu 1991 yılında Pentagon tarafından çizilen Büyük Ortadoğu Projesi’dir. Proje adım adım işliyor. Bölgemizde yaşanan her türlü etnik ve mezhebi çatışmanın, ülke ihtilaflarının temelinde bu proje vardır. Osmanlı’yı çökertip, yokluğunda İsrail devletini kuranlar, şimdi de bölgede bulunan ülkeleri ve Türkiye’yi parçalayıp büyük İsrail devletini kurmaya çalışıyorlar. Bu yüzden kurulan tuzaklara, oynanan oyunlara karşı dikkatli olmalıyız. Her zaman olduğu gibi bu uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyoruz” açıklamasını yaptı.
Genel Başkanımızın Haftalık Gündem Değerlendirmesi | 24 Ocak 2018
Genel Başkanımızın Afrin Operasyonu Açıklaması | 24 Ocak 2018
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekâtı’na açık ve tam desteğini bir kez daha belirtti. Karamollaoğlu, son günlerin en sıcak konuları arasında yer alan Zeytin Dalı Harekâtı ve iktidarın ekonomi politikalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. İKTİDARA ÇÖZÜM YOLLARINI DA SUNUYORUZ Son süreçte vatandaşların Saadet Partisi’ne yoğun ilgi gösterdiğini belirterek, “Herkese hitap ediyoruz. Milletin derdini aktarmaya çalışıyoruz. Vatandaşlarımız için sürekli kafa yorup çalıyoruz. Bazıları bizim bu tür fikirleri söylememizden rahatsız oluyor. Ancak biz konuşmaya devam edeceğiz. Çünkü biz inandığımız ve bildiğimiz şeyleri söyleyeceğiz. Biz şahısları karşımızı alıp rencide etmiyoruz. Gerçekler neyse onu söylüyoruz. Çözüm yollarını da söylüyoruz. Ancak maalesef bunu dikkate almıyorlar. Dikkate almayınca ümitsizlik artıyor. O zaman da vatandaşlar gerçeği biliyor, Saadet Partisi’ne yöneliyor” dedi. ERBAKAN HOCA UYARMIŞTI Karamollaoğlu, Zeytin Dalı Harekâtı’na bir kez daha açık ve tam bir destek vererek, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Afrin’e yönelik bir operasyon var. Operasyonun kısa bir sürede başarıyla sonuçlanacağını düşünüyoruz. Bölgede huzurun sağlanacağını düşünüyoruz. Tabii bu gelişmeler bir anda oluşmadı. Yanlış yürütülen dış politika yüzünden oldu. Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan Hoca ABD’nin Irak’ı işgal etmesinin ardından hedefteki diğer ülkelerin Suriye, İran ve Türkiye olacağını söylemişti. Korktuğumuz başımıza geldi. Bu konuda olayları iyi bir şekilde incelememiz gerekiyor. Hükümetin bu konuda muhalefete kulak vermesi gerekiyor. Arkadaşlarımız bizleri dinleseydi durum buralara gelmezdi” HUKUKU SAĞLAM BİR ZEMİNE OTURTACAĞIZ Saadet Partisi’nin iktidara geldiğinde ilk işinin hukuku sağlam bir zemine oturtmak olduğunun altını çizen Karamollaoğlu, “Parti olarak biz, adaletin mülkün temeli olduğunu biliyoruz. Adalet olmadan huzur ve barış olmaz. Biz bunu çok iyi biliyoruz. Bir ülkede en önemli mesele adalettir. Ülkemizde şuan kutuplaşma ve kamplaşma çok arttı. Kutuplaşma ve kamplaşma adalet ile çözülür. Biz bunu bu şekilde çözeceğimizi düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu. TOPLUMSAL SORUNLARI ÇÖZECEĞİZ Hükümetin ekonomik sistemin borca yönelik işlediğine dikkat çeken Karamollaoğlu, “Faiz aldı başını gidiyor. 71,1 milyar faiz var. Bu demektir ki, bütçenin yüzde 10’u faize gidiyor. Son 5 senede 400 milyarı faize yatırdık. Biz bunu yatırıma yönlendirseydik, Türkiye’de işsizlik kalmazdı. Maalesef bu yapılmadı” ifadelerini kullandı. SİYONİST KONGRESİ’NİN ETKİSİ VAR Dünyada oluşan hadiselerin nasıl çıktığını iyi bilmemiz gerekiyor. Medya nasıl bir olayı takdim ederse vatandaşlar da öyle bilir. Medyanın toplum üzerindeki etkisi çok fazla. Bugünü bilmek için son 120 yılı bilmemiz lazım. Çünkü 120 yıl önce Basel’de tertiplenen Siyonist Kongresi’nin etkisi var. Bir fikir ateşlediler. O fikrin ateşi daha devam ediyor. O fikir ile toplumları ve ülkeleri yönlendiriyorlar. Ülkeleri bölüyor. O fikrin merhameti yok. ABD’NİN TUZAĞINA DÜŞTÜK Ortadoğu’da sınırların tekrar çizildiğini belirten Karamollaoğlu, ABD’nin bölgedeki ABD birçok ülkeye silah satıyor. Ortadoğu bölgesinde birçok ülkeye silah satıyor. Suudi Arabistan’a çok sayıda silah satıyorlar. Peki, Suudiler bu silahı nasıl kullanacak? Bunu kullanacak teknik personeli yok. Peki, bu silahları kim kullanacak? ABD kendisi kullanacak. Bu şekilde silahları bölgeye konuşlandırıyor. Bu şeklide Müslümanları birbirine vurduruyor. Bölgede kutuplaşma ve kamplaşma oluşturuyorlar. Biz bu oyuna karşı uyandırmalıyız. İslam âlemini uyandırmalıyız. Uyuma numarası yapanları uyarmalıyız ve uyandırmalıyız. Bu bölge daha önce bu kadar karmaşık hale gelmemişti. Ancak şimdi çok karmaşık hale geldi. Milyonlarca Müslüman öldü. Maalesef ABD’nin tuzağına düştük. MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN İSLAM BİRLİĞİ’Nİ TEKRAR AYAĞA KALKINDIRACAK İslam âlemi olarak geniş bir yelpazeye sahibiz. Dünya üzerinde 2 milyon Müslüman nüfusu var. Biz bir araya gelirsek, hak ve hakkaniyet sağlanır. Onlar ile biz arasındaki fark budur. Ayrıca biz onların hakkını da savunuruz. Dış politikada yabancı ülkeler menfaatine yönelik hareket yapıyorlar. Vahşileşiyorlar dış politikada. Bu konuda İslam ülkelerinin güçlenmesi ve bir araya gelmesinden dolayı korkuyorlar. Çünkü oluşturdukları menfaat politikasına İslam ülkeleri hak ve hakkaniyet ölçüsüyle yaklaşıyor. Oluşturdukları dengenin bozulacağını düşünüyorlar. 12 Eylül’de Müslümanlara karşı Haçlı Seferleri’ni başlattılar. Bizim için önemli olan İslam Birliği’ni tekrar canlandırmak. Milli Görüş’ün İslam Birliği’ni tekrar ayağa kalkındıracağını düşünüyorum İSLAM ÜLKELERİ İLE KENETLENMELİYİZ Ordumuz Afrin’e girmiş. Ordumuzun yanındayız. Şehit verilmeden bitmesi en büyük temennimiz. Türkiye’nin bu operasyonda yekvücut olması gerekiyor. Hükümetin bu konuda muhakkak sürekli bilgi vermesi gerekiyor. Çünkü bu milli bir meseledir. Bunun için iktidara büyük görev düşüyor. Tabii, ABD’nin kuyruğuna takılmasaydık Suriye bu hale gelmezdi. ABD ile hareket edenler en büyük darbeyi kendisinde görür. ABD’nin menfaati İsrail’in menfaatidir. Hatta İsrail’in menfaati ABD’nin menfaatinden önce gelir. Çünkü medya, ekonomi hepsi İsrail’in elinde. Bunlara güven olmaz. Asıl hedef ise Arz-ı Mev’ud’ur, yani Büyük İsrail’indir. Onların haritasında ne Türkler, ne Kürtler, ne Araplar ne başka biri var. Sadece ve sadece İsrail var. Bu gerçeği hepimizin görmesi lazım. Kenetlenip bu planın önüne geçmeliyiz. Şimdi bize düşen görev, Suriye’yi, Irak’ı, İran’ı, Pakistan’ı ve hatta Mısır’ı bir araya getirmeliyiz.
İl Başkanımızın Afrin Operasyonu Açıklaması | 22 Ocak 2018
Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hasan Hüseyin Uyar Zeytin Dalı Harekâtı ile ilgili bir açıklama gerçekleştirdi. Uyar gerçekleştirdiği açıklamada şunlara değindi; “Ordumuzun kayıp vermesini, haklı olarak istemiyoruz. Bu konuda dualarımızı eksik etmiyoruz. Afrin operasyonu yapılması gereken bir operasyondu. Saadet Partisi, devletinin ve milletinin yanındadır. Ayrıca bu hadisenin de partiler üstü bir mesele olduğuna inanıyoruz. Çünkü vatan ve millet müdafaası yapıyoruz. Cenabı Hak ordumuza yardım etsin, bu operasyonun olması gerektiği kanaatindeyim. Allah ordumuza yardım etsin. İnşallah bir sıkıntı olmadan görevlerini icra ederler. Dualarımız bu yönde. Cenabı hak ayaklarına toz değdirmesin.”
Ilgın İlçe Teşkilatı Ocak Ayı Divan Toplantısı | 21 Ocak 2018
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman, Afrin’de meydana gelen olaylarda elbetteki biz devletimizin ve Hükümetimizin operasyonlar konusunda yanındayız. Birlik ve beraberlik içerisinde hareket etme mecburiyetimiz var” dedi. Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman, Ilgın İlçe teşkilat binasında düzenlenen ilçe divan toplantısına katıldı. Toplantıda partililere hitap eden Yalman, Türkiye’nin kendi sınır güvenliği ve meşru müdafaa hakkı açısından gerekli adımları atma hakkına sahip olduğunu ifade ederek şunları kaydetti: “Afrin üzerinde yapılan hareketlilik ile Cenabı Hakk’tan ordumuza kolaylıklar başarılar ve zaferler temenni ediyoruz. İnşallah kazasız, belasız, şehitsiz zaferler nasip olur. Hakikaten hepimiz acısından üzüntü verici bir gelişme İslam coğrafyasında, her tarafta kan ve gözyaşı var temenni ediyoruz ki en kısa zamanda İslam coğrafyamızda da huzur ve sükûn galip gelir. Millet ve memleket olarak medyanın da yönlendirmesiyle bir takım olayları değerlendirirken, hep sonuçlara bakıyoruz. Oyları sebepleri ile birlikte değerlendirmeliyiz. Sonuçlara yalnız bakarsanız yanlış karara varırsınız. Karşılaştığımız olayların sebeplerini bizim bilmemiz gerekir. Şimdi elbette ki Afrin’de meydana gelen olaylarda biz Devletimizin ve Hükümetimizin operasyonlar konusunda yanındayız. Birlik ve beraberlik içirişinde hareket etme mecburiyetimiz var. Ama şu soruyu da bizim sormamız gerek ne oldu da Irak’ta, Suriye’de, bu ahval meydana geldi. Kim sebep oldu? Bunların sebeplerini bilmek zorundayız. Bilirsek doğru değerlendirme yapmış oluruz” ifadelerini kullandı. Toplantı sonunda Yalman, partililerle tekrar yemekte bir araya geldi. Divan toplantısının ardından partililer ile birlikte Lala Mustafa Paşa Külliyesi’ne geçen Yalman’A burada partisinin İlçe Başkanı Mazhar Turgut’tan külliye hakkında bilgi verildi. Divan toplantısına Konya İl Başkan Yardımcısı Lütfi Çelik, ilçe müfettişleri İsmail Tozan, Yakup Altıntaş, Ilgın eski Belediye Başkanı Ramazan Yetkin Özalp, ilçe yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda partili katıldı.
Kulu İlçe Kongresi | 20 Ocak 2018
Saadet Partisi Kulu İlçe Başkanlığı’nın 6. Olağan Kongresi, İlçe Kütüphanesi Kongre Salonu’nda yapıldı. Saadet Partisi Kulu İlçe Başkanı İhsan Gökçe’nin aday olduğu kongreye, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç, Saadet Partisi GİK Üyesi Necati Eroğlu, İl Başkanı Hasan Hüseyin Uyar, Cihanbeyli İlçe Başkanı ve partililer katıldı. Kongre’de divan teşekkülü Başkanlığı’na Hüseyin Saydam, yardımcılığına İsmail Hakkı Bacak, katipliklere ise Muhammet Korkmaz, Abdullah Yazıcı ve Ethem İşcan seçildi. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Faaliyet Raporunu Münür Özçelik, Hesap Raporunu ise Cihangir Yazıcı tarafından okunarak oy birliği ile kabul edildi. Kongrede konuşan Genel Başkan Yardımcısı Tongüç, kongrenin hayırlı olmasını dileyerek, “Saadet Partisi olarak bu milletimizin alın teri, göz nuru ve özellikle bütün emeklerine göz diken sömürücülere karşı yaptığımız mücadele ediyoruz. Bu yola beş tane partimizi vermişiz” dedi. FAİZCİYE MANİ OLDUK “Faizciler bu memleketin alın terini söküp almak için bin türlü yollarla, hilelerle bir takım oyunlar çevirmişler, biz buna mani olmuşuz” diyen Tongüç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dış politikada bu milleten evlatlarını sürüye sürüye Avrupa Birliği kapılarında çürütmeye kalkmışlar. Senin izzetin ve şerefin elbette bu güne kadar hizmetten şeref duyduğun İslam dünyasıdır diyerek başka bir alana doğru yönlendirirken, aslına kendine doğru yönlendirirken bir takım muamelelerle karşı karşıya kalmışız. İşin özü şudur; Bu beş tane partinin bu yolda verilmesinin manası şudur; diyoruz ki biz bu memleketin ahlaki ve manevi değerleri, ekonomisinin faize peşkeş çekilmemesi uğrunda verilecek mücadeleler ve dış politikada izzetli ve şerefli bir şekilde İslam dünyasının öncülüğünde zalimlere karşı bir şekilde yürütülmesi hususunda bırakın beş tane partiyi vermeyi yüz beş tane partimizi elimizden alsanız biz bu yoldan dönmeyeceğiz diyoruz. Bu toplantıların mahiyeti budur. bir ilçeye bir kişi yeter, yani bir ilçe bir adamla yürür. Ve biz bu kadar toplulukla birlikte bu hizmetleri bu güne kadar getirdik, bundan sonra da Allah’ın izniyle devam edecek. Bütün endişemiz şudur; biz bu milletin nerede karar kılacağı konusunda en ufak endişeye sahip bir topluluk değiliz.” HAKKIN YANINDA DURALIM Saadet Partisi İlçe Başkanı İhsan Gökçe de konuşmasında, “Hakk’ın yolunu tutanlar mazlumun, mağdurun ümidi olurken batılda birleşenler çoğunlukla zalimin ve zulmün sesi olurlar. Hakka gönül verenler, yüce devlet uğruna mücadele ederken batıla dalanlar çıkar ve menfaati üstün tutarlar. Hak sevdalıları yeryüzünü imar edip yaşanır hale getirmeye çalışırken batılın hizmetkarları fitne, fesat, yalan, iftira ve bozgunculuk peşinde koşarlar. Hakka tabi olanlar dünyada barış, huzur ve adaleti temin için çabalarken batıl taraftarları kan ve gözyaşı taraftarları şehirleri harabeye çevirmeye, zihinleri ve gönülleri tahrip etmeye çalışmaya devam ederler. Şartlar ne olarsa olsun Hakkın yanında batılın karşısında yer almaya, hakikatin tercümanı olmaya devam edelim” ifadelerine yer verdi. Divan Başkanı Hüseyin Saydam partililere hitaben konuşmasında, Milli Görüş davasının Türkiye’nin teminatı olduğunu ve siyasetin Saadet Partisi etrafında dönmesi gerektiğini söyledi. Siyasi konuşmalar kısmında ilk sözü İlçe Başkanı İhsan Gökçe aldı. Daha sonra Saadet Partisi GİK Üyesi Necati Eroğlu, İl Başkanı Hasan Hüseyin Uyar ve Genel Başkan Yardımcısı konuşmalarını yaptılar.Saadet Partisi İlçe Başkanlığı Kongresi’nde 90 üye oy kullandı. Tek listeyle aday olan İhsan Gökçe tekrar İlçe Başkanlığı’na seçildi. Saadet Partisi Kulu İlçe Yönetimi şu şekilde oluştu: “İlçe Başkanı: İhsan Gökçe. Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Münür Özçelik, Ethem İşcan, Cihangir Yazıcı, Mehmet Nuri Kabaoğlu, Faruk Dinçer, Şıh Ahmet Eroğlu, Mustafa Çiftçi, Vedat Gökçe, Mehmet Bostancı, Abdullah Yazıcı.”