Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı teşkilat üyeleri Ramazan Bayramı münasebetiyle bayramlaşma programı düzenledi. Programa Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyemiz Lüffi Yalman, Genel Başkan Yardımıcımız Hüseyin Saydam Genel İdare Kurulu Üyemiz Sinan Toprak, İl Başkanımız Mehmet Demirel, İl Gençlik Kolları Başkanımız Hamza Kılınç, Meram Belediyesi Eski Başkanımız Mustafa Özkan, Karatay Belediyesi Eski Başkanımız Mehmet Şen, Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Ali Korkmaz, Mehmet Parlak ve İlçe Başkanlarımız ve çok sayıda Parti mensubumuz katılım gösterdi. ‘ÖNCE KENDİMİZİ ÇEK EDELİM’ Programda Konuşan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel: “Geçtiğimiz günlerde Amerika’da Filistin’i gündeme getirdiği içi Rümeysa isimli bir Türk Vatandaşının hapise atılmasına değinen Saadet Partisi Konya İl Başkanı Demirel, “Önce ayanaya bakıp kendimizi çek etmeliyiz dedi” Demirel, “ Bu kardeşimiz ile ilgili ülkemizi yöneten tüm yöneticiler tepki gösteriyor. Diyorlar ki ‘Bir protesto içeriye alma sebebimidir?’ Diye tartışıyorlar. Ancak görmedikleri bir konu var. Orası Amerika ve Emperyalizmin başkenti. Ama ne yazık ki aynı şey bizim ülkemizde de var. Bundan 3 ay önce 9 tane gencimiz Cumhurbaşkanımızın konuşmuş olduğu yerde göz altına alınmadı mı? Şu anda bu gençlerimiz hapishanede yatmıyor mu? Ve bu kardeşlerimize gözaltı süresi boyunca eziyet edilmedi mi? Başörtüleri kesilmedi mi? Bu insanlar çok affedersiniz çıplak aramaya tabii tutulmadı mı? Sizler başkasının ülkesine müdahale ederken kendi ülkenizde olan ve bu gençlerin sadece amacı ve niyeti mazlumun hakkını savunmak olan 9 gencimizi neden dışarı çıkarmıyorsunuz? Üstelik Cumhurbaşkanımızın buna yetkisi var. Kimseye hesap vermeden mahkumları affetmek gibi yetkiye ve hakka sahip. Tabi Amerika’daki Rumeysa kızımıza’da sahip çıkacağız o kızımız bizim canımız ciğerimiz ama öncelikle aynayaya bakıp kendimizi çek edelim” ‘GENÇLİĞİMİZ ÇOK BÜYÜK BİR ÜMİTSİZLİĞİN İÇİNDE’ Ülkenin gündeminin geçim sıkıntısı ve ekonomi olduğuna dikkat çeken Demirel şunları kaydetti: Ülkemiz ne yazık ki asla kendi gündemine dönmüyor. Ülkemizde asla kendi gündeminde bir konu konuşulmuyor. Bakınız bir otel yangını oldu otel yangın hala çözülemedi. Küçücük bir otel yangınını çözemeyecek durumda mıyız? Arkasından ne büyük tevafuktur ki bir otel yangını daha oluyor. O otelde yine insanlar vefat ediyor. Acaba bunlardan biz bir ders çıkarmıyor muyuz? Yetkililerimiz bunlarla alakalı gittiği yerlerde çalışmalar yapmıyorlar mı? ülkenin gündemi bunlar değil. Ülkenin gündemi daha çok şu anda geçim sıkıntısı. Dağılan aileler parçalanan aileler sıkıntısı yaşanıyor ve en büyük sıkıntı ne biliyor musunuz? Bugüne kadar hep öğünmüş olduğumuz genç nüfustu bugünden sonra öyle olmayacak. Bu ülkenin nüfusunun yüzde 65’i yüzde 70’i genç diyorduk. Bununla övünüyorduk ama maalesef gençler artık bu pahalılıktan dolayı evlenemiyor, yuva kuramıyor. Maalesef nüfusumuz artık ne yazkı ki geriye gidiyor ve maalesef evlenen gençlerimizi de çok büyük sıkıntılarla boğuştukları için evliliklerin yerini ayrılıklar alıyor. Şu anda üniversite gençliğimizde çok ciddi bir sıkıntı var. Sıkıntı ne biliyor musunuz? Gençlerimizde ciddi anlamda bir ümitsizlik ve umutsuzluk var. Gelecekten hiçbir şey beklemiyor. Ben ne olacam diyorlar? Ben nasıl yuva kuracağım diyor. Ben hangi işte çalışacağım diyor? Yani düşünebiliyor musunuz, bir Osmanlının nesli peyderpey peyderpey peyderpey ne hale getiriliyor. Aslında umutsuzluğa düşmenize, ümitsizliğe düşmenize hiç gerek yok. Rızkı veren Allah biz çalışacağız, işimizi en iyi şekilde yapacağız. Rabbimiz mutlaka bir yerlerden bize kapı açacaktır. Ancak maalesef gençliğimiz de şu anda çok büyük bir ümitsizliğin ve umutsuzluğun içinde” Diye konuştu ‘BİZ BU GENÇLİĞİN UMUDUYUZ’ Bu gençliğin ümidinin Millî Görüş olduğunu ifade eden Demirel “Biz sadece mahallenin, Konya’nın, bölgenin, Türkiye’nin değil dünya insanlığının umudu olmalıyız. Millî Görüş demek bu demek” dedi. Demirel sözlerine şöyle son verdi: “Biz bu gençliğin ümidiyiz, umuduyuz. Hiçbir zaman ümitsizliğe, umutsuzluğa yer yok. Ancak bu böyle 4 tane süslü kelimeyle 4 tane süslü cümle kullanmak ile olacak şeyler değil. Biz. Çalışacağız, biz arazide olacağız. Biz mahalle teşkilatlarımız da olacağız. Biz insanlara değer vereceğiz İnsanlarımız özüne dönebilsin. Elhamdülillah ki böyle bir teşkilatın içerisindeyiz. Elhamdülillah ki bizim bugüne kadarki büyüklerimiz nasıl bizim bu minvalde yetiştirdilerse biz de inşallah bu minvalde hareket edeceğiz. Bu teşkilat, umutsuzluk, ümitsizlik teşkilatı hiçbir zaman olmadı, olmayacak Allah’ın izniyle.” ‘TEK SES MİLLİ GÖRÜŞ KURULUŞLARINDAN ÇIKIYOR’ Daha sonra selamlama konuşmalarını gerçekleştiren Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Lüffi Yalman, “Dünya Müslümanları ve dünyadaki İslam ülkeleri diye adlandırdığımız ülke yöneticileri olaylara karşı sessiz kalıp seyrederken tek ses Türkiye’den çıkıyor. Bu seside çok şükür Millî Görüş çıkartıyor. Birkaç arkadaştan telefonuma bayram tebriği gelince. Şöyle bir şey yazdım. Dedim ki ‘Gazze burası. Filistin şurası. Arakan arka tarafta. Doğu Türkistan öbür tarafta. Suriye çok ciddi bir sis ve pusu altında ne döndüğü belli değil. Ne olacağı belli değil. Ve biz dünya Müslümanları bayram yapıyoruz. Bayramsa bayramınız mübarek olsun’ dedim. Ve altınada ‘İnşallah bu mübarek günler İslam’ın insanlığı kurtuluşuna vesile olur’ diye yazdım. Oraya birde bilerek şu cümleyi ekledim ‘Bu ahvalüzre önümüzdeki Gazze’den Filistin’den, doğu Türkistan’dan, Arakan’dan… Müslümanların yaşadığı coğrafi coğrafyadaki kan ve gözyaşından bahsettiğimiz halde konuştuğumuz hâlde. Dünya Müslümanları ve dünyadaki İslam ülkeleri diye adlandırdığımız bu ülkeler ve yöneticileri ne yapıyor, seyrediyor. Bayramları mübarek olsun’ dedim. Ama, dünyada bir tek ülkeden ses çıkıyor neresi? Türkiye. Şaşırdınız değil mi? Ama Türkiye’de de milli görüş camiasından çıkıyor. Arazide Saadet Partisi var arazide milli gazete var gündeme getiriyor arazide Anadolu gençlik derneği var. Bizim Milkolar dediğimiz sivil toplum kuruluşlarımız var. Sadece bunlardan ses çıkıyor” diye konuştu. Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi Lütfi Yalman’ın ardından partililere bayramlaşma konuşmasını yapan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Saydam Şunları dile getirdi. ‘KATLİAMI HEPİMİZ SEYREDİYORUZ’ “Her bayramda yıllardır hep aynı şeyleri konuşuyoruz. Maalesef İslam coğrafyasında Müslümanlar üzerinde de hiçbir şey değişmiyor. Hatta Birçok şey aleyhimize işliyor, lehimize işleyen herhangi bir şey yok. Bütün Ramazanlarda bu zalim İsrail, Çeşitli bombalamalar yapıyordu ama biliyorsunuz son bir yıldır katliamın, şiddetini biz bile ifade edemiyoruz. Bizi boş verin, Müslüman olmayanlar bile şu anda bu katliama hayretler içerisinde bakıyorlar. İsrail’in bu yaptığı zalimliğe kendi ülkesindeki insanlar bile hayret içerisinde. Maalesef hep birlikte hem onlar hem Müslüman camia seyrediyoruz.” ‘BANA NE AKP DEN NE YAPARSA YAPSIN HİÇ UMURUMDA DEĞİL’ Bazı arkadaşlar Müslüman coğrafyalardaki bu zulmün düzelmesi için mevcut iktidardan medet umar halde olduklarını kaydetti. Saydam, “Bu saatten sonra bana ne AKP den ne yaparsa yapsın hiç umurumda değil biz yeterince uyardık artık şu görülüyorki bu iş ehil ellerle düzelecek” dedi. Saydam sözlerine şu sözleriyle son verdi; “Biz bu işleri düzeltsin diye şu andaki mevcut bizi idare eden arkadaşlarımızdan birileri beklenti
Genel Başkan Yardımcımız Adnan Simit ve GİK Üyelerimiz, İl, İlçe Yönetim Kurulu Üyelerimiz ve MİLKO Başkanlarımız ile iftarda bir araya geldi.
“Bakıyorsunuz ülkemizde gerçekten çok ani çok hızlı gündemler gelişiyor. Çok hızlı gündemler oluyor. Bu gündemleri de tabii ki bir siyasi olarak takip etmemiz lazım. Niye takip etmemiz lazım? Biz bu ülkenin mihenk taşıyız. Bu ülkenin bir kuruşunu. Birilerine peşkeş çekilmesinin her zaman karşısındayız. Kim olursa olsun yetimin, garibin, gurabının, fakirin fukaranın bir kuruşunun yanlış yerlere gitmesinin biz her zaman karşısındayız. Onun için de milli görüş teşkilatı çok önemli. Bunu asla aklınızdan çıkarmayız. Tabii ülkemizde çok hızlı gelişmeler oluyor malumunuz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı. Onunla birlikte birçok insanlar gözaltına alındı. Alınamaz mı? Alınabilir ancak biz alınma şekline karşıyız. Yoksa bu ülkede bir suçlu varsa. Bu milletin parasıyla ilgili, geleceğiyle ilgili hesap kitap yapıp da kendi menfaatine kullanan insanlar varsa mevkisi makamı ne olursa olsun bu bir Belediye Başkanı olabilir. Bir Başbakan olabilir, bir Cumhurbaşkanı da olabilir. Mutlaka hesap vermesi. Bizim önerimiz bu ülkede hiç kimse bir göçebe hayatı içinde yaşayamaz. Ben kafama göre istediğim şekilde istediğim şeyleri harcarım. Bu şekilde davranırım diyemez. Bu ülke bir hukuk devleti olmak zorunda ne kadar uygulanmasa da hukuk Allah’ın izniyle biz bu hukuku uygulanır hale getirmek için varız. Onun için biz teşkilatlarımız olarak biz tabii Konya’dan sorumluyuz. Konya teşkilatımız her zaman gözü açık olmalı. Çevresinde neler oluyor, neler bitiyor bunları mutlaka. irdelemeli. Tabii ki gündem yoğun bakıyoruz. Filistinli kardeşlerimiz yine çok sıkıntılı bir durumda ama maalesef ülkemizin gündeminde ya da ülkeyi yöneten insanların gündeminde Filistin maalesef yok şu anda. Oysa bizim tek vücut olarak tek gündemimiz olmalı. Filistinli kardeşlerimizin yanında olmak oradaki ızdırabın dindirilmesi, oradaki sıkıntıların giderilmesi olmalı. Onun için kıymetli kardeşlerim tabii bu. Zaman diliminde çok fazla da sözü de uzatmak istemiyorum ama milli görüş teşkilatlarına gerçekten çok ihtiyaç var her konuda. Ülke fakirle fukaralıkla uğraşırken, dış politikada da Filistin gibi bir gündem varken milletin. Parasını çarçur eden insanlara da bu teşkilat asla göz yummamalı. Her zaman bu insanların hakkını sağlamaya da özen göstermeli dediğim gibi. İnşallah ramazanın son 10 gününü daha bereketli, daha ibadetlerle dolu bir zaman olarak geçirmenin gayretini vermeliyiz. Gerek ilimiz için gerek ülkemiz için gerek de dünya Müslümanlar için hepimiz dua etmeliyiz. Kadir Gecesi’nin içinde olduğu bir zaman dilimini de en iyi şekilde idrak etmeliyiz.”
Şiddetin olmadığı bir dünya istiyoruz
İl Başkanımız Mehmet Demirel, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla mesaj yayımladı. Şiddetin olmadığı bir dünya vurgusu yapan İl Başkanımız Mehmet Demirel, “Şiddetin olmadığı ve emeğin karşılığının eksiksiz alındığı bir dünya temennisiyle; akıl, vicdan, şefkat ve sevgileri ile bulundukları her yeri güzelleştiren, daha yaşanabilir kılan merhametin ve fedakarlığın timsali tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum” ifadelerine yer verdi.
İl Başkanımız Mehmet Demirel basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Konya İl Başkanımız Mehmet Demirel, Konya Bera Otel’de düzenlenen basın toplantısında gazetecilerle bir araya geldi. Konya İl Başkanımız Mehmet Demirel Erbakan Haftası kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikler hakkında bilgi verdi. A+ Konya’da Çeşitli Anma Programları Düzenlenecek Demirel, Konya’da ve Türkiye genelinde Erbakan Haftası kapsamında çeşitli etkinlikler gerçekleştirileceğini belirterek, program detaylarını paylaşarak,“Salı Günü Mevlâna Kültür Merkezi’nde “Şehitler Gecesi” programı düzenlenecek. Ardından Çarşamba Günü Camilerde sivil toplum örgütleri adına Erbakan Hoca için dua programları gerçekleştirilecek.Perşembe Günü ise Bera Otel Konferans Salonu’nda saat 20.00’de panel programı düzenlenecek. Üç panelist, bir moderatör ve bir tercüman eşliğinde Erbakan’ın fikirleri ve görüşleri ele alınacak.”dedi Demirel, tüm Konyalıları ve Erbakan’ın düşüncelerine ilgi duyan herkesi bu programlara davet etti. A–
Saadet Partisi Seydişehir İlçe Kongresi gerçekleşti
Saadet Partisi Seydişehir 8. Olağan İlçe Kongresi, Seydişehir Belediyesi Düğün Salonu’nda yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Kongreye, Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, il başkan yardımcıları, Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Konya Şube Başkanı Durmuş Ali Kara, Seydişehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdulkadir Güler, CHP ilçe başkanı Orhan Özel, Gelecek Partisi ilçe başkanı Ali Akgül, Zafer Partisi ilçe başkanı Ali Umutlu, STK temsilcileri, delegeler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Tek liste olarak gidilen kongrede Başkan Harun Erkan güven tazeleyerek, yeniden başkan seçildi. Kongrede açılış konuşmasını gerçekleştiren Saadet Partisi Seydişehir İlçe Başkanı Harun Erkan; Sayın İl Başkanım, kıymetli ilçe başkanlarımız, sivil toplum örgütlerimizin temsilcileri, sayın muhtarlarım, saygıdeğer delegelerimiz, değerli basın mensuplarımız, davamızın motor gücü genç kardeşlerimiz ve kıymetli hanımefendiler hepiniz Seydişehir 8. Olağan ilçe kongremize hoş geldiniz sefalar getirdiniz. “AİLE YILI DA EMEKLİLER YILINA DÖNMESİN” Kongrenin siyasi konuşmalar bölümünde konuşmasını gerçekleştiren Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel; Bizim cumhurbaşkanından aile için bazı beklentilerimiz var gelin bunu emekliler yılına çevirmelim aileye sahip çıkalım aile yılı ilan edilmekte aile ayakta tutulmuyor aile huzurlu olmuyor ailenin huzurunu bozan ailenin sıkıntılarını alevlendiren sorunları ortadan kaldıralım. Görüyorsunuz başımızda bir bağımlılık illeti var gençlerimiz maalesef bağımlı olmuşlar madde bağımlısı sormuşlar alkol bağımlısı sormuşlar sigara bağımlısı sormuşlar Bir çok bağımlılıkla mücadele ediyor aileler. Bunlarla ilgili önlemler alalım bu önlemlerin almanın yeri okullardır okullarda eğitim düzeltmemiz lazım bu eğitim sistemi ile biz ancak düşünmeyen yönetilebilen insanlar yetiştiririz. Biz cumhurbaşkanına diyoruz ki gelin yetki sizde hükumettesiniz böyle bir çalışma yapın. Gençlerimizin önündeki bağımlılığı giderelim. Gençlerimize umut verelim gençlerimiz evlensinler hayat kursunlar ama maalesef gençlerimiz bu aldıkları asgari ücretli hayat kuramıyor biz 22.000 TL ücretli bu gençlere nasıl bir aile kurmalarını tavsiye edebiliriz? Bugün ev kiraları en ucuz 10.000 TL – 20.000 TL olduğu bir dönemde gençlerimiz nasıl ümüt var olacak. Nasıl yuva kuracak? Gelin faize verdiğimiz paraları artık bırakalım bu gençlerimize aktaralım lüzumsuz gereksiz yatırımları durduralım gençliğimize sahip çıkalım gençliğimiz eriyip gidiyor. “2016 YILINDA YAPIMINA BAŞLANAN ALACABEL TÜNELİ HALA BİTMEDİ?” Başkan Demirel; Bugün buraya Seydişehir ilçemizin kongresi için geldik. Seydişehir ilçemiz için bir konuyu gündeme getirmek istiyorum. 2016 yılında Alacabel mevkisinin orda bir tünel inşaatı başladı hedef 2019 yılında bu tünelin bitirilmesiydi ama yıl oldu 2025 hala bu tünel bitmiş değil. Şimdi bir bakan çıkıp diyor ki tünel 2025 yılında bitecek. Bir başkası çıkıyor 2026’da bitecek. Biz yetkililerden söz verdikleri icraati biran evvel bitirmelerini istiyoruz. Biz Seydişehirimizi yollar trafiğe kapandı olarak anılsın istemiyoruz. Tırlar yollarda kaldı olarak anılsın istemiyoruz. Tüm illere geçiş güzergahlığı yapan güzel ilçemiz Seydişehir ne yazık ki yollar kapalı olarak anılıyor. İktidardaki yetkililere diyoruz ki lütfen bu tünelleri açın 2019 yılında bitirilecek tünel 2025 yılına gelmesine rağmen hala bitmedi. SEYDİŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI HASAN USTAOĞLU’NA TEŞEKKÜR. Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel Konuşmasının bitiminde Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu’na teşekkür etti. Başkan Demirel “Allah razı olsun Seydişehir Belediyesi Kent Lokantası’nı hayata geçirmek için çalışmalara başlamış. Kent Lokantaları her yerde faaliyete geçmeli halka hizmet edilmeli bizler inanıyoruz ki halka hizmet hakka hizmettir. Bizler bu çalışmayı Türkiye’nin farklı yerlerinde gördük. Vatandaşımız en ucuz fiyata en iyi yemeği yiyor inşallah Seydişehir’imizde de bu çalışmayı göreceğiz. Belediye Başkanımıza ben buradan teşekkür ediyorum.”
“Gazze Gazzelilerindir”
Saadet Parti Konya İl Başkanımız Mehmet Demirel basın açıklaması gerçekleştirdi. Demirel konuşmasında “Biz diyoruz ki; bu topraklara ait olmayanların yayınladıkları deklarasyonla buraya işgalci olarak gelenler ve okyanus ötesinden ses yükseltenler Gazze hakkında söz söyleme hakkına sahip değildir. Bir kez daha söylüyoruz, Gazze Gazzelilerindir. Israrla söylüyoruz Gazze Gazzelilerindir. Canını veren on binlerce kahramanın ve mazlumun inancı ve cesaretiyle söylüyoruz; Gazze Gazzelilerindir.” Dedi. “SOYKIRIM GÖRMEZDEN GELİNMİŞTİR” Siyonist İsrail tarafından Gazze’de uygulan modern tarihin gördüğü en büyük soykırım tam 467 gün sürdü. Katil İsrail; kadın, çocuk, yaşlı demeden tüm uluslararası hukuku yok sayarak 50 binin üzerinde Gazzeli mazlumu katletti. Tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan bu soykırımda hastaneler, okullar ve ibadethaneler hedef alındı. Gazze’de binalar yıkıldıkça insanlığın temel değerleri de yıkıldı. Gazzeli mazlumlarla beraber vicdan da öldü. Atılan her bombada Batı’nın demokrasi, insan hakları, hukuk vb kavramları da yerle yeksan oldu. Nazileri aratmayan İsrail’in terörist askerleri, Hitler’I aratmayan katil Netanyahu’nun emri ve emperyalistlerin desteği ile Gazze’yi adeta rehin aldı. İnsanların en temel hak ve hürriyetleri bile yok sayıldı. Hastanelere sığınanlara ölüm yağdırıldı. Yüz binlerce mazlum açlık, susuzluk ve soğukla sınandı. En sonunda ise yerlerinden, yurtlarından göçe maruz kaldılar. Bütün bunlar olup biterken Türkiye başta olmak üzere bölge ülkeleri ve dünya ülkelerinin çoğu ya sessizliği ya da suya sabuna dokunmayan kınamaları tercih etti. Devekuşu Paradoksu ile çözüm bulunacağı zannedilmiş, soykırım görmezden gelinmiştir. Bugün gelinen noktada Gazze’nin neredeyse üçte ikisi yerle yeksan olmuştur. 50 bin insan katledilmiştir ve bunların bir kısmı enkaz altından çıkarılamamıştır. 100 binin üzerinde yaralı mazlum kardeşimiz vardır. Bu rakamlar ve tüm dünyaya yansıyanlar yaşananların apaçık soykırım olduğunu göstermektedir. Birleşmiş Milletler’in yaptığı soykırım tanımına göre belli bir etnik, dini veya siyasi gruba uygulanan saldırılar ve katliamlar soykırım olarak nitelendirilmektedir. Gazze’de bütün bunların işlendiğine tüm dünya şahittir. ISRARLA SÖYLÜYORUZ GAZZE GAZZELİLERİNDİR Yine Birleşmiş Milletler’e göre bir grubu ortadan kaldırmak ya da yaşam şartlarını zorla değiştirmeye çalışmak da soykırım suçları arasında görülmektedir. İşte bu noktada son günlerde yaşanan gelişmelere değinmek istiyoruz. Uluslararası mahkemeler tarafından soykırım suçu işlediği tescillenen katil Netanyahu’nun ABD’ye yaptığı ziyaret ve ardından Trump’la düzenlenen basın toplantısı, kanlı planların şekil değiştirdiğini göstermiştir. Dünyayı ABD’nin oyun sahası olarak gören ABD Başkanı Trump, söz konusu toplantıda bir kez daha Gazze’nin insansızlaştırılmasına değinmiştir. Bu plana göre Gazzeliler Ürdün ya da Mısır’a sürgün edilecek ve ABD gerekirse Gazze’ye asker gönderecektir. Yani deniyor ki biz mücahitleri yenemedik, bütün vahşete rağmen Gazze’yi teslim alamadık, meydanda kaybettik ama masada kazanacağız. And olsun ki havadan, karadan ve denizden kuşattığınız, yok etmeye çalıştığınız, tüm suçlara rağmen zafer ilan edemediğiniz Gazze masada da size teslim olmayacaktır. Gazzeli mazlumlar bu süslü cümlelere kanmayacak, pamuklara sarıp sarmalanan demir leblebiyi yutmayacaktır. Gazze ne meydanda ne de masada işgale teslim olmayacaktır. Hadsizce yapılan bu açıklamayı kınıyoruz. Gazze’nin geleceğine şerh düşmek isteyenlere şunu bir kez daha söylüyoruz; Gazze’nin geleceğine sadece ve sadece Gazzeliler karar verecektir. Yaşanan tüm zulme, dökülen kana, verilen on binlerce cana rağmen tarihe geçecek bir mücadele ile direnen ve Gazze’yi terk etmeyen mazlumlar; okyanus ötesinden birileri istiyor diye şehit kanları ile sulanmış Gazze’yi teslim etmeyecektir. Emperyalizmin meydanda kaybeden siyonistlere Gazze’yi altın tepside sunmak istediğinin farkındayız. Barış, özgürlük, demokrasi, insan hakları gibi kavramların içini boşaltanlar şimdi de Gazze’nin içini boşaltmayı planlıyor. Milli Görüşçüler olarak 56 yıldır mücadele ettiğimiz bu azılı düşmanın niyetlerini bilecek kadar bilince ve ferasete sahibiz. Bizler tüm insani değerlerin tepetaklak edildiği, uluslararası hukukun sadece kağıtlarda cümlelerden ibaret kaldığı bu çetin şartlarda işgalin karşısında, Gazzeli mazlumların yanındayız. Saadet Partisi olarak bu duruşumuzdan asla ve kat’a taviz vermeyeceğiz. Gazze’nin, kanlı kentsel dönüşüm projelerinize ihtiyacı yok. Cetvelli Joniler go home! Cetvel kırma eylemleri başlasın. İktidara ve bölge ülkelerine sesleniyoruz; artık cesur olmanın zamanıdır. Türkiye başta olmak üzere her ülke ve her lider Trump’ın yaptığı açıklamalara karşı net bir tavır göstermelidir. Herkese çağrımız; Kanlı îmara, Zalim mimara, Sınır tanımayan pervasızlığa, İnsan haklarını hiçe sayan haksızlığa, En çok yaralayan duyarsızlığa DUR DE! Unutulmamalıdır ki Gazze bölgemizin kalbi, emperyalizm ve siyonizme karşı en muhkem kalemizdir. Bu kalenin burçlarında zalimin bayrağı dalgalanmasın diye sayısız mazlumun kanı toprağa aktı. Bölge ülkeleri de artık üzerine düşeni yapmalı ve Gazze’yi bir kurşun atmadan teslim almak isteyen bu zihniyete karşı dik durmalıdır. Bu kalenin burçları inancın, vicdanın, kahramanlığın ve insanlığın burçlarıdır. Bu burçlar düşerse atılacak kurşun Ankara’ya, Cidde’ye, Kahire’ye, İslamabad’a düşer. Biz diyoruz ki; bu topraklara ait olmayanların yayınladıkları deklarasyonla buraya işgalci olarak gelenler ve okyanus ötesinden ses yükseltenler Gazze hakkında söz söyleme hakkına sahip değildir. Bir kez daha söylüyoruz, Gazze Gazzelilerindir. Israrla söylüyoruz Gazze Gazzelilerindir. Canını veren on binlerce kahramanın ve mazlumun inancı ve cesaretiyle söylüyoruz; Gazze Gazzelilerindir.
İl Başkanımız Mehmet Demirel il divan toplantısında konuştu.
Saadet Partisi Konya İl Başkanımız Mehmet Demirel, Ocak Ayı İl Divan Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, toplu ölümlerin ihmal ve liyakatsiz atamalardan kaynaklandığını söyledi. Demirel, “İş bilmezlik ve liyakatsiz yöneticiler yüzünden insanlar hayatını kaybediyor” dedi. Saadet Partisi Konya İl Teşkilatı, Ocak ayı divan toplantısını yoğun bir katılımla gerçekleştirdi. İl başkanlık binasında düzenlenen toplantıya Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, Sarayönü eski belediye başkanı Salih Ülker, İlçe Başkanları, Gençlik Kolları ve Konya Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. Toplantının basın açıklamasında konuşan Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, sözlerine Miraç kandilinin önemini vurgulayarak başladı. Demirel, “Bugün Miraç Kandili, Peygamber Efendimiz bu gece bizlere üç önemli hediye sundu. Bu hediyelerin birincisi bir Müslümanın inanmayanlardan ayıran tek özellik olan namaz. Bunlardan ikincisi Bakara Suresinin son iki ayetiydi. Üçüncü olarak getirmiş olduğu hediyelerden bir tanesi de Şirke düşmeyenlerin ve büyük günah işlemeyenlerin cennete gideceğine dair bir müjde. Bu üç müjdeyi getiriyor Peygamber Efendimiz bizlere. Ne kadar merhametli bir peygamber. Ümmetine ne kadar düşkün bir peygamber. Elhamdülillah ki biz de böyle bir peygambere sahibiz” dedi. LİYAKATSİZ ATAMLAR İNSANLARAMIZI CANINDAN EDİYOR Ülke genelinde yaşanan toplu can kayıplarını ihmaller ve liyakatsiz atamaların sebep olduğunu savunana Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, “Ülkemizin gündeminde hep böyle suiistimallerden, sıkıntılardan, problemlerden kaynaklanman gündemler oluşuyor. Şöyle baktığımız zaman işini yapması gereken insanların işini doğru yöneticilik vasfı olmayan ı liyakatsiz insanların atandığını bu liyakatsizlik ve iş bilmezlik sonucu bu insanların hayatına mal olan ve bu mazlum insanların canına kast edilen gündemlerle ne yazık ki karşı karşıya kalıyoruz. Daha öncesinde İstanbul’da 29 vatandaşımız çalışırken bir inşaatta yanarak can vermişlerdi. Daha sonra bir maden Ocağında 301 kardeşimiz maden ocağında can vermişti. Bu durum hep ihmaller hep suiistimaller yüzünden. Şimdide maalesef üzülerek görüyoruz ki Bolu’da bir otelde gece bir yangın çıkıyor ne yazık ki 78 vatandaşımız hayatını kaybediyor. Yani insanlar şunu araştırmazlar ‘Ben bu otele gidiyorum bu otel dayanıklı mı sağlam mı, ya da lokantanın yemeği sağlıklı mı değil mi?’ Bunları araştırmak insanların değil devletin işi. Ne yazık ki bizde bunları denetleyecek arkadaşlarımız maalesef liyakatli insanlar olmadığı için böyle acı sonuçlarla karşılaşılıyor. Bizim bu durumdan ders çıkarmamız gerekirken biz ne yapıyoruz şuanda suçlu arıyoruz. O onu suçluyor öbürü diğerini suçluyor. Durumdan ders çıkarmaya çalışan kimse yok. Devletin buradaki sorumluları kimse sonucu ne pahasına olursa olsun bulunup adalete teslim edilmesi lazım. Bu felaket şuanda gündemdeyken de ivedilikle yapılması gereken tüm denetimler çok hızlı bir şekilde yapılmalı” diye konuştu KONYA’DA BİRÇOK SORUN VAR AMA BELİDEYE KENDİNİ ÖVMEKLE MEŞGUL Konya’nın Selçuklu ilçesi, Şeker Mahallesinde çöken bin hakkında değerlendirmelerde bulanan Demirel şunları söyledi: Konya’mızda ‘da Selçuklu ilçemizde elim olay yaşandı 4 katlı bir bina çöktü. Elhamdülillah ki bir çok insanın yaşamış olduğu binanın çöküş esnasında binada sadece 5 kişinin bulunması ve bu 5 kişiden 3 kişiyi sağ salim kurtarıldı. 2 tane genç evli kardeşimizde ne yazık ki vefat etti. Buradan vefat eden kardeşlerimize Allah’tan Rahmet diliyoruz. İnşallah tedavi gören 3 kardeşimizde acil şifalar diliyoruz. Bu binadaki olayında sorumluları ile birlikte İnşallah en adaletli bir şekilde sorumlularının ortaya çıkarılmasını bekliyoruz Konya’daki belediyeler biz örnek bir belediyeyiz, Konya modeli bir belediyecilik Türkiye’de uygulansın istiyoruz diyorlar. Konya model bir belediyecilik ne ben merak ediyorum. Son 20 yıldır Konya modeli belediyecilik ne demek acaba? Trafiğin keşmekeş olduğu bir belediye mi? Birçok mahallemizde yolların çukurlu olduğu yerler mi Konya modeli belediyecilik. Veya su faturalarının en yüksek olduğu belediyecilik mi Konya modeli belediyecilik ben anlamdım. Birçok sayacağımız sorun varken Konya modeli belediyecilik deniliyor önce sorunları çözün” KONYA MODELİ BELEDİYECİLİĞİ SADECE SAADET PARTİSİ UYGULAMIŞITIR Konya modeli belediyeciliğinin Saadet Partisi dönemlerinde olduğuna dikkat çeken Demirel “ Aslında Konya modeli belediyecilik bundan 30 sene önce Mustafa Özkafa’nın başkan olduğu yılların belediyeciliği. Ben size bunu gönül rahatlığıyla söyleyeyim. Özkafa başkanımız zamanında en ucuz su Konya’daydı, en ucuz ulaşım Konya’daydı, en ucuz ekmek Konya’daydı ama biz bunu hiçbir zaman reklam sebebi yapmadık. Özkafa başkanımız her zaman ‘yapmamız gereken bu vatandaş bize bunu yapalım diye oy verdi bize bunları icraata geçirelim diye oy verdi. Zaten Milli Görüş ne için var bunları yapmak için var. Halk sizi bizim hakkımızı en iyi şekilde koru bize daha iyi hayat sun diye seçiyor. İşte Milli Görüşle diğerlerinin farkı burada ortaya çıkıyor. Söz konusu sadece ekmek su yâda ulaşımda değil. Birde konut problemimiz var. Geçmişte Konya’da bir konut hamlesi başlatılmıştı, ben çok iyi hatırlıyorum.96’lı, 97’li, 98’li yıllarda. İsmini de verelim konutların, istiklal konutlarıydı. Asgari ücretin yarısı kadar parayla aidatları ödeniyordu biliyor musunuz? Yani adam asgari ücreti alıyor, yarısını artırmaya çalışıyor ve ev sahibi oluyor. Peki, şimdi ne yapılıyor? Bir kooperatif kuruyor, A belediyesi, B belediyesi. Kooperatifi kuruyor. Diyor ki siz diyor bu kooperatife üye olmak için 50 bin lira teminat yatırmanız lazım ki kuraya girebilirsiniz. Mesela üç yüz hanelik bir kooperatifi diyor ki herkes diyor üye olabilir. Üç yüz hanelik kooperatife üç bin kişi müracaat ediyor. Pazartesi günü kurallar çekildi, 300 kişiye kooperatif çıktı.50 bin lire lira peşinat yatırmıştı ya, hemen o insan ne diyor biliyor musunuz? Benim kooperatif hissem satılık. Kaç para? 500 bin lira böyle bir şeye belediyeler müsaade edemez. Belediye böyle bir şeye müsaade ediyorsa, belediye rantçıdır. Belediye halkın yanında değildir. Belediye kimlere hizmet ediyordur? Bakınız, bizim için hayırlı bir işin kimin tarafından yapıldığının önemi yok kıymetli kardeşler. Bizim iktidarda olmamızın da gereği yok. Ama bu proje bizde var, bu zeka bizde var, bu adımları atacak, düşünceler bizde var. Çağırsınlar bizi fikirlerimizi anlatalım. Fakir, fukara, yetim, nasıl ev sahibi yapılır biz onlara anlatalım bunu inşa etsinler. Onların projesi olsun. Biz bizim projemiz olsun derdinde değiliz. Ama evlenemeyen gençlerimiz evlensin derdindeyiz. Yuva kuramayan insanlar yuva kursun derdindeyiz. Kiraların altında kalan insanlarımız, kirasız bir şekilde yaşasın derdindeyiz. Türkiye’nin nüfusu artık geri gelmeye başlayacak. Şu anda insanlar evlenmiyor artık. Evlilik yaşı 20 idi, 21 idi, şu anda 33-34 yaşına çıktı ve evlenilmiyor maalesef. Onun için de burada buna bir an önce çözüm üretilmesi gerekiyor” ifadelilerini kullandı BU MİLLETİ PARAYLA TERBİYE ETMEYE ÇALIŞMAYIN Asgari ücret ve emekli zammı eleştiren Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, İktidarın vatandaşı parayla terbiye etmeye çalıştığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Aldığınız zammı artık nereye harcayacaksınız bilemiyorum Aldığınız zamlarla artık ev mi alırsınız arabamı alırsınız yoksa ziyafet
SAADET KONYA’DA SAHADA
Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı tarafından düzenlenen saha programında Konya’da 18-19 Ocak tarihleri arasında 31 ilçede tarama programı yapacaklarını duyurdu. Basın açıklamasında konuşan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel “Bugün ve yarın genel merkezimizden gelen Genel Başkan Yardımcılarımız Adnan Simit ve Mustafa Kaya’nın içerisinde bulunduğu 17 kişilik ekibimizle 31 ilçemizde tüm Konyalı vatandaşlarımızla bir araya geleceğiz.” Dedi. İl Başkanı Mehmet Demirel’in Açıklaması; “Ülkemizin ve milletimizin sorunlarını çözmek, hak, adalet ve refahı esas alan bir yönetim anlayışını hâkim kılmak için çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Bu kapsamda Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı olarak, şehrimizin 31 ilçesinde kapsamlı bir tarama programı düzenleyeceğimizi sizlere duyurmak istiyorum. Bu program çerçevesinde, ilçelerimizin sosyal, ekonomik ve kültürel durumlarını yakından inceleyerek vatandaşlarımızın taleplerini, beklentilerini ve sorunlarını yerinde dinleyeceğiz. Mahalle mahalle, sokak sokak gezerek her kesimden insanımızla buluşacak, sorunları tespit ederek çözüm yollarını birlikte değerlendireceğiz. Hedefimiz; milletimizin ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkili çözümler üretmek, her bireyin sesi olmak ve Saadet Partisi’nin vizyonunu en taşra köşelere kadar taşımaktır. 31 ilçemizi kapsayan bu tarama programı; hemşerilerimizle güçlü bir bağ kurmayı, onların sorunlarını doğrudan yerinde görerek parti politikalarımızı zenginleştirmeyi amaçlamaktadır. İlçelerde gerçekleştireceğimiz toplantılar, esnaf ziyaretleri, hane buluşmaları ve istişare oturumlarıyla dolu dolu bir program icra edeceğiz. Saadet Partisi olarak bizler, siyaseti halkın sorunlarına çözüm üretme sanatı olarak görüyor, bu sorumluluğu büyük bir hassasiyetle yerine getirmek için gayret ediyoruz. Bizler, siyaseti her zaman hakkı haykırmanın bir aracı olarak gördük. Bu minvalde 55 yıldır hayra motor, şerre fren vazifesi görmeye çalıştık. Bugün de burada, bu amaç için toplanmış bulunmaktayız. 55 yıl önce bu topraklarda başlayan Milli Görüş hareketinin yegâne temsilcisi Saadet Partisi olarak, genel merkezden gelen başkanlarımız, il ve ilçe temsilciliklerinde görevli kıymetli kardeşlerimiz ile birlikte eş zamanlı olarak 31 ilçemize ziyaretler gerçekleştireceğiz. Bizler, vatandaşımızın kapısını sadece seçim dönemi çalanlardan olamayız. Bizler, her daim vatandaşımızın refahı ve ülkemizin menfaati doğrultusunda hareket etmeye devam edeceğiz. İnanıyoruz ki, bu zor günleri bizlerin çabası ve milletimizin feraseti ile hep birlikte atlatacağız. Yaşanabilir bir Türkiye, yeniden büyük Türkiye ve yeni bir Dünya idealine canla başla çalışacağımıza kıymetli vatandaşlarımız huzurunda söz veriyoruz. Zafer, inananlarındır ve zafer yakındır.”
Vicdanının sesini duy, Filistin için harekete geç
Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı, ‘Vicdanının sesini duy, harekete geç’ başlıklı basın açıklaması yaptı.İl Başkanımız Mehmet Demirel açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Onlarca yıldır emperyalist Batı’nın desteği ve işbirliği ile Filistin’de işgal ve soykırım yapan siyonist İsrail, son bir yıldır tüm dünyanın gözü önünde yakın tarihin en büyük katliamlarına imza atmaktadır. Okulları, hastaneleri, camileri bombalayan bu gözü dönmüş teröristler yaşlı, çocuk, kadın demeden mazlumların üzerine ölüm yağdırmaktadır. Bu süreçte tüm savaş suçlarını işleyen, uluslararası tüm hukuk kurallarını yok sayan siyonizme karşı maalesef ki somut adımlar atılmamıştır. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin açtığı ve Uluslararası Adalet Divanı’nın kabul ettiği soykırım davasına rağmen katil Netanyahu Birleşmiş Milletler toplantısında konuşabilmektedir. Batı’nın bu ikiyüzlü politikalarına yabancı değiliz. Fakat bölgemizdeki işbirlikçileri kabullenmemiz mümkün değildir. Bizler daha ilk günden itibaren tüm bölge ülkelerine hedefin sadece Filistin olmadığını söyledik. Arz-ı mev’ûd masalları ile tüm bölgeyi kan gölüne çevirmek isteyen siyonizm için bu bölgede müttefik yoktur, sırasını bekleyen kurban vardır. Yemen’i, Suriye’yi, İran’ı ve Gazze’yi bombalayan siyonist teröristler son günlerde Lübnan’da da vahşete başlamıştır. Sırada Mısır’ın, Irak’ın, Türkiye’nin, Ürdün’ün ve daha nice İslam ülkesinin olmadığını kim söyleyebilir? Çizilen sözde haritalarla gözümüze sokulan bu kanlı plana karşı çıkmak için daha ne beklenmektedir? Libya’da susan, Irak’ta susan, Afganistan’da susan, Yemen’de susan liderler ateş çemberinin gittikçe genişlediğini ve sıradaki işgalin kendi topraklarına karşı yapılacağını ne zaman idrak edecektir. Ne siyonizm ne de emperyalizm için bahaneler bitmeyecektir. Irak’ı, nükleer silahları bahane ederek işgal eden, mazlum kardeşlerimizi katleden ABD, yıllar sonra Irak’ta nükleer tesis olmadığını söylemişti. Bugün de farklı bahanelerle tüm bölgemiz ölüm adasına çevrilmektedir. Milli Görüş olarak 55 yıldır kanla beslenen ittifaklarla, vahşi emperyalizmle ve siyonizm ile mücadele ederek bugünlere geldik. Necmettin Erbakan Hocamızın önderliğinde kardeşlerimize ve ülkemize yöneltilen her eli kırıp atmanın onurlu kavgasını verdik. Afganistan’da, Myanmar’da, Pakistan’da, Gazze’de, Bangladeş’te ve daha nice İslam ülkesinde mazlumların imdadına yetiştik; vahşete, kaosa ve işgale karşı durduk. Biz Kıbrıs’ta ne yaptıysak diğer İslam ülkeleri için de aynı şeyi talep ettik. Bunun için mücademizden hiç vazgeçmedik ve vazgeçmeyeceğiz. Akif’in deyimi ile bu uğurda“Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz.” Siyonizmin yaptığı bu işgale karşı aylardır Filistin yanlısı politikalar üretilmesi gerektiğini dile getirdik. “İsrail’le ticaret Filistin’e ihanet” demekten asla geri adım atmadık. Kocaeli Milletvekilimiz Hasan Bitmez, bu gerçeği haykırırken verdi son nefesini. Fakat ne yazık ki iktidar iç politikaya yönelik göz boyamak için yapılan içi boş eylemlerden başka hiçbir şey yapmamıştır. İsrail ordusunun kullandığı silahların ham maddesi bizim topraklarımızdan gitti. Teröristlerin kumanyası bizim ülkemizden gitti. Jet yakıtları bizim ülkemizden gitti. Fakat iktidar bunca soykırım ve zulme rağmen hâlâ vanaları kapatmamıştır. İsrail’e yapılan bu kanlı ticaret devam ederken Vicdan Gemisi’nin kardeşlerimize ulaşmasına dahi izin verilmedi. Vicdan Gemisi hâlâ demirlenmiş bekliyor. Demirlenen, esir edilen bu gemi bizim kardeşliğimiz, birliğimiz ve cesaretimizdir. Demir vurulan sadece gemi değildir bunu herkes bilmelidir. Buradan bir kez daha uyarıyoruz, geminin kardeşlerimize ulaşmasına izin verin ve bu vebale ortak olmayın. Türkiye vatandaşı olmasına rağmen siyonist terörislere katılan canilerin vatandaşlığını düşürün ve mal varlıklarını dondurun. Ülkemiz topraklarında bulunan ve siyonizme istihbarat sağlayan İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere tüm üsleri kapatın. İslâm dünyasına liderlik ederek somut adımlar atın ve Filistin’in işgal edilmesine karşı durun. Sizler gerçekte yapmadığınız icraatleri yapay zekâya yaptırarak sorumluluktan kaçamazsınız. Kınayarak, izleyerek ve gözünüzü kapatarak işgali durduramazsınız. “Boykot yapın” dedikten sonra ticarete devam ederek siyonizmin çarklarını kıramazsınız. Sizlerden artık cesur, samimi ve somut adımlar bekliyoruz. Buradan aziz milletimizin tüm fertlerine sesleniyoruz; Vicdanın sesini duyun (Bir dakika sessiz kalarak susma eylemi yapılır ve bu süre içinde Hanzala fotoğrafları kaldırılır.) Ve harakete geçin. Çünkü Filistin bizim vicdanımızdır, onurumuzdur, insanlık davamızdır. Filistin Hasan Bitmez’in, Ayşenur Ezgi Eygi’nin, Rachel Corie’nin, İsmail Haniye’nin ve sayısız yetim, mazlum ve şehidin bizlere emanetidir. Filistin insanlığın, umudun ve vicdanın kalesidir. Biz Allah’ın izniyle bu kalenin burçlarına zafer bayraklarını asacağız. “Nehirden denize özgür Filistin” hakikatinden asla vazgeçmeyeceğiz. Biliyoruz ki zafer inananlarındır, mazlumlarındır ve insanlıktan yana olanlarındır. Emperyalizm ve siyonizme geçit vermeyeceğiz. Bölgemizi kaosa, savaşa ve gözyaşına teslim etmeyeceğiz. Biz mezarlardan yükselen baharlarla ve kardan gelen aydınlıklarla Filistin’e sahip çıkacak, siyonizmin hiç yıkamadığı bir duvar olacağız. Bu davaya inananlarla yazılacak bu zafer. Buradan insani değerlere ve bir vicdanı olan herkese sesleniyoruz, Vicdanın sesini duyun ve harekete geçin göreceksiniz ki zafer bizlerin olacaktır. Hepinize şükran duygularımı sunuyor, gösterdiğimiz hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum.”
Sırada Türkiye var!
İsrail’in sadece güçten anlayacağını vurgulayan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, hükümete “Neyi bekliyorsunuz? Diyarbakır’ın İsrail topraklarına katılmasını mı bekliyorsunuz” sorusunu sorarak, “Sırada Türkiye var. İsrail ile ilişkilerinizi acilen sonlandırın” dedi. Saadet Partisi Eylül Ayı İl Divan Toplantısı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. İl başkanlık binasında düzenlenen toplantıya; Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel’in yanı sıra, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Lütfi Yalman, Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Hüseyin Saydam, il başkan yardımcıları, ilçe başkanları, eski Karatay Belediye Başkanı Mehmet Şen, Konya Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. Başkan Demirel, göreve geldikten sonra gerçekleştirilen ilk toplantıda ülke gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu.MÜSLÜMANLARIN EN BÜYÜK PROBLEMİ YÖNETİCİLER!Konuşmasına “Birçok olumsuzluklarla karşı karşıyayız” diyerek başlayan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana değil, 60 yıldır dünyaya meydan okuduğunu ve soykırıma devam ettiğini söyledi. Müslümanların bugün öncelikli probleminin İsrail olmadığını belirten Başkan Demirel, “Müslümanların en büyük problemi başlarındaki yöneticilerdir. Başlarında ferasetli yöneticiler olsa, İsrail bunların hiçbirine cesaret edemez. Bunun örneği merhum Necmettin Erbakan Hocamız oldu. Erbakan Hocamız görev başındayken, İsrail Gazze’ye tek kurşun atamadı. Her savaşın ve meydanın bir mücadelesi vardır. İsrail mücadelesini çocuklar, kadınlar, camiler, inanç üzerinden yaptı. Gazze, Müslümanların namusudur. Yapmamız gerekenleri layıkıyla yapmalıyız. 7 Ekim’in üzerinden 1 yıl geçmiş olmasına rağmen İsrail ile ilgili tek çalışma yok. Cumhurbaşkanımızın konuşmasını takdir ediyorum ama biz daha ticareti kesemedik. İsrail’e petrol aktarılmaya devam ediliyor. Kürecik Üssü, İncirlik Üssü hala çalışıyor. Biz, bu gaflete razı değiliz. Müslüman ülkelerinin İsrail ile yakınlaşmasını yanlış buluyoruz. İsrail sadece güçten anlar. Neyi bekliyorsunuz? Diyarbakır’ın İsrail topraklarına katılmasını mı bekliyorsunuz? Sırada Türkiye var. İsrail ile ilişkilerinizi acilen sonlandırın. İktidarın bu konuda atacağı her adımda da onların yanında olacağımızı ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.GENÇLER BATAKLIKTA AİLELER DAĞILIYOR!Türkiye’de olduğu gibi Konya’da haksızlıkların ve adaletsizliklerin çok fazla olduğuna dikkat çeken Başkan Demirel, geçtiğimiz günlerde şehit edilen Polis Memuru Şeyda Yılmaz olayı ile ilgili de bir örnek verdi. Demirel, “Bu kızımızı şehit eden cani hangi okullarda eğitim gördü? Nasıl bir eğitim sistemine sahibiz ki, bir cani yetiştirdik” sorularının üzerinde de ciddi şekilde düşünülmesi gerektiğini ifade etti. Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, ayrıca şunları kaydetti: “Gençlerimiz, maalesef kumar ve uyuşturucu bataklığı içinde. Kolay yollardan para kazanmaya yönlendiriliyorlar. Biz, bu gidişata karşı yeni çalışmalar başlatmalıyız. Aile yıkılıyor, her yerden ailemize saldırıyorlar. ‘Narin’ olayı bunun en net örneği oldu. Aslında biz de suçluyuz. O aileye neden zamanında biz sahip çıkmadık. O aile neden Saadet Partili değil? Bu boşluğu biz kimseye vermeyeceğiz. Milli Görüşçüler olarak bizim böyle bir gücümüz var.”İSRAFTAN VE GÖSTERİŞTEN VAZGEÇMİYORLAR!Ülkede enflasyonun çok yüksek olduğunu da dile getiren Başkan Demirel, konuşmasını şu cümlelerle noktaladı: “Gerçekten ekonomik alanda da üzücü şeyler yaşanıyor. Emekliye 12 bin TL, asgari ücretliye 17 bin TL gibi düşük maaş vereceksiniz, açlık sınırı 19 bin TL olacak ve insanlara ‘geçinin’ diyeceksiniz. Acaba bunlar açlıkla insanları terbiye mi etmeye çalışıyor? İsraftan, gösterişten vazgeçmiyorlar. Bunların sosyolojik ve psikolojik sonuçları oluyor. Bir emekliye torunu ‘dede bana bisiklet al’ dese emekli ne yapabilir, torununa ne diyebilir? Toplumumuz davranış bozukluğuna itiliyor. Bu sıkıntılar bize ülkenin ve dünyanın Milli Görüş davasına ihtiyacı olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Adaletsizliği ortadan kaldırmamız gerekir. Takatımızın sonuna kadar çalışacağız ve insanlığı bu çıkmazdan kurtaracağız.”