Saadet Partisi Konya İl Başkanımız Mehmet Demirel 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Demirel mesajında şu ifadelere yer verdi; “15 Temmuz 2016 gecesi milli iradeye, demokrasimize ve ülkemizin birliğine kasteden hain darbe girişimini bir kez daha şiddetle ve nefretle lanetliyoruz. Göğsünü siper ederek darbeye geçit vermeyen tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor; gazilerimize şükranlarımı arz ediyorum. 15 Temmuz kalkışmasına nasıl ortam hazırlandığına, darbecilerin devlet içerisinde nasıl yerleşip kol saldığına milletimiz çok açık bir şekilde şahitlik etti. Bu gelişmelerde en büyük rolü, bizzat iktidar partisi oynamıştı. Bu sebepledir ki bu girişim pek çok yönüyle siyasilerin, devletin ve milletimizin alması gereken derslerle doludur. Ancak şunu da açıkça ifade etmeliyiz ki, aradan geçen yıllara rağmen 15 Temmuz’un siyasi ayağı hâlâ ortaya çıkarılmamış, bu konuda gereken adımlar atılmamıştır. Kimler bu yapıya yıllarca destek verdi? Kimler aynı menzile yürüdü? Kimler göz yumdu, kimler sorumluluktan kaçıyor? Biz soruyoruzFETÖ terör örgütünü kimler büyüterek bu günlere getirdi?Kimler “ne istediler de vermedik” diyerek yıllarca bu yapının önünü açtı?Kimler, bu yapıyla yıllarca yol yürüdü, güç devşirdi, kadrolaşmasına göz yumdu? 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen, bu alçak kalkışmanın siyasi ayağı hâlâ aydınlatılamamıştır. Milletimizin vicdanı bu konuda derin bir şekilde yaralıdır. Bu darbe girişimine siyasi destek veren kim varsa, hukuk önünde hesap vermeli; karanlıkta kalan hiçbir isim gizli kalmamalıdır. Ayrıca, darbe girişiminde dış güçlerin, özellikle de ABD, İngiltere ve İsrail’in rolü ciddi biçimde sorgulanmalıdır. O karanlık gece, darbeci savaş uçaklarının ABD’nin ülkemizdeki üssü olan İncirlik’ten yakıt aldığı ve bazı uçakların bu üsten kalktığı yönündeki iddialar, kamuoyunda halen güçlü şekilde yerini korumaktadır. Bu sebeple, sadece 15 Temmuz bağlamında değil, İslam coğrafyasına yıllardır zarar veren küresel operasyonların merkezi haline gelen İncirlik Üssü’nün kapatılması artık bir milli güvenlik meselesidir. Türkiye, kendi topraklarında kendi egemenliğini gölgeleyecek hiçbir yapıya müsaade etmemelidir. Ülkemizin başlıca sorunlarından biriside KHK’lılardır. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından KHK ile on binlerce insan hiçbir somut delil, yargı kararı veya savunma hakkı tanınmadan kamu görevlerinden ihraç edildi, pasaportları iptal edildi, sosyal hakları ellerinden alındı. Elbette devlet, suçlularla mücadele etmeli; ancak suç ile suçsuzu ayırmadan uygulanan bu yöntem, çok sayıda masum insanın hayatını kararttı, ailelerini mağdur etti. Bugün hâlâ suçsuzluğu ispatlandığı halde göreve iade edilmeyen binlerce KHK mağduru, hukuk ve adaletin tesisini beklemektedir. Darbelere karşı durmak nasıl bir erdemse, adaleti gözetmek de bir o kadar ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur. KHK mağduriyetleri görmezden gelinemez; bu yara artık kapanmalı, adalet gecikmeden sağlanmalıdır.
Haziran Ayı İl Divan Toplantımız il ve ilçe yönetim kurulu üyelerimizin katılımıyla il binamızda gerçekleşti.
İl Başkanımız Mehmet Demirel’İn Konuşma Metni I Haziran Ayı İl Divan Toplantısı / 29.06.2025 Kıymetli Basın Mensupları, Değerli İl ve İlçe Yöneticilerimiz, Hepiniz Haziran ayı İl Divan Toplantımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Katılımınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sözlerime Başlamadan önce geçtiğimiz günlerde vefat eden Saadet Partisi Meram İlçe Başkanımız Mesut Solak beyin ağabeyi Hüseyin Solak’a Allahtan rahmet, ailesine ve yakınları sabırlar diliyorum. Siz değerli katılımcılarımız ve İslam aleminin yeni Hicri Yılbaşını kutluyorum. İnsanlığın hakikate, adalete ve esenliğe yürüyüşünün remzi olan bu mübarek günlerde başta Gazzeli kardeşlerimiz olmak üzere tüm mazlumların kurtuluşuna vesile olmasını temenni ediyorum. Bugün sizlerle birkaç önemli konuyu paylaşmak istiyorum. ABD’NİN İRANA SALDIRILARI Bir kez daha tarihi bir kırılmanın eşiğindeyiz. Bu kırılmanın nedeni; ABD ve İsrail’in Aklı değil çılgınlığı, Hukuku değil haydutluğu, esas alınmasındandır. Sadece bölgemiz değil, Tüm dünya sapkın bir düşünce yapısının tehdidi altındadır. Gelin, geçmişin izini şöyle bir sürelim; günümüzdeki tehdidi anlamaya, önümüzdeki tehlikeleri görmeye çalışalım. Hafızalarımızı şöyle bir tazeleyelim: Amerika; • 2003’te Irak’ta “kitle imha silahları” var iddiasıyla, • 2011’de Libya’yı “iç karışıklık” gerekçesiyle, • Afganistan’ı, Lübnan’ı, Suriye’yi, Yemen’i de hep benzer bahanelerle defalarca vurdu. Her seferinde ya bir bahane BULDU ya da işine gelen o bahaneyi ÜRETTİ. Şimdi de; İran’ı “nükleer silah üretebilir” iddiasıyla vurdu. Bakınız: • “Nükleer silahı var” demiyor, • “Nükleer silah üretiyor” demiyor, • Üretebilir varsayımıyla vuruyor. Halbuki, Dünyada en fazla nükleer silaha sahip ülkelerden birisi Amerika diğeri de İsrail! Nasıl ki; Irak, Libya, Suriye, dış müdahalelerin ardından; bir daha kendini toparlayamamış, siyasi istikrarını yeniden tesis edememişse, Bugün de çok benzer bir senaryonun İran için adım adım devreye sokulmaya çalışıldığını açıkça görüyoruz. “Rejim değişikliği” cümleleri boş yere ağızlardan çıkmıyor! İstikrarsız bir İran amaçlanıyor, Parçalanmış bir coğrafya amaçlanıyor, Siyonizm’e, emperyalizme boyun eğmiş bir Ortadoğu amaçlanıyor. Kısaca yıllardır hayalini kurdukları Büyük Ortadoğu Projesi planlanıyor ASIL MESELEDEN UZAKLAŞMAYALIM: GAZZE Değerli arkadaşlar, Lahey’de çok fiyakalı fotoğraflar verildi ama tam Nerdeyse 640 gün oldu; Gazze hala abluka altında. Gazze’de hala çocuklar açlık, susuzluk ve ilaçsızlıktan ölüyor. Gazze’de hala masum siviller bombalanarak katlediliyor. Eğer biz bu duruma dur diyemezsek, İşgalci İsrail ordusu son Filistinli şehit edilene kadar soykırıma devam edecek. Soruyorum; Bu ateşkes, Gazze’deki soykırımı da durduracak mı? Bu ateşkes, insani yardım koridorunun açılmasını sağlayacak mı? Yoksa Balistik füzesi yok diye, Gazzeli çocuklar ölmeye devam mı edecek? Nihayet geçtiğimiz günlerde Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, “endişe duymaya başladığını” ifade etti. Tehlike bu kadar kapımıza dayanmışken, Bizim dışişleri bakanlığımızın daha yeni “endişe” etmeye başlaması ülkemiz için “endişe” vericidir. Soruyoruz! Endişe etmekte geç kalmadınız mı? Kıymetli kardeşlerim, Buradan, endişe açıklamaları yapan Dışişleri Bakanlığı’na ve iktidar yetkililerine açıkça sesleniyoruz: Endişe duymadan önce yapmanız gereken çok daha somut adımlar var!Öncelikle Kürecik’i ve İncirlik’i derhal kapatmalısınız! Bugün mesele her ne kadar İran gibi görünse de, aslında asıl hedef Türkiye’dir! Bu bir varsayım değil, bir gerçektir. Rahmetli Erbakan Hocamız yıllar önce ne demişti? “Önce Irak’ı işgal edecekler, sonra Suriye’ye yerleşecekler, ardından İran’a saldıracaklar. Çünkü asıl hedef Türkiye’dir!” İşte bugün bu sözler bir bir gerçekleşiyor. Dolayısıyla, sadece sınırlarımızı değil, inancımızı ve istikbalimizi de hedef alan bu saldırgan planlara karşı durmak zorundayız. Siyonistlerin yolunu kesmek için; bugün Gazze’nin, bugün İran’ın yanında durmak, bir tercihten öte tarihi bir sorumluluktur! Unutmayalım: Bugün susanlar, yarın kendi sesi duyulmadığında kimseyi suçlayamaz.Şimdi birlik olma, şimdi dik durma, şimdi gereğini yapma vaktidir! Artık endişelerin, kaygıların, kınamaların zamanı değil; İCRAATIN, VAKTİDİR. İTTİFAKIN, VAKTİDİR. Endişelenmek yerine somut adımlar atmak ve tehlikeyi bertaraf etmek zorundayız. UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE Bildiğiniz üzere, partimizin de içerisinde yer aldığı “Yeni Yol Grubu” olarak, ülkemizin kanayan yaralarından biri olan uyuşturucu ile mücadele konusunda önemli bir kampanya başlattık. Geçtiğimiz günlerde il teşkilatlarımızla birlikte çeşitli basın açıklamaları yaptık. Genel Merkez düzeyinde de bir çalıştay gerçekleştirerek “Uyuşturucuyla nasıl daha etkili bir şekilde mücadele edebiliriz?” sorusuna yanıt aradık. Maalesef bugün, uyuşturucu kullanım yaşı ilkokul seviyelerine kadar düşmüş durumda. Bu gerçekten endişe verici bir tablodur. Bizler, çocuklarımız ve gençlerimiz bu karanlık bataklığa sürüklenmesin diye mücadele ediyoruz. Son yıllarda hem ülkemizde hem de Konya’mızda uyuşturucu kullanımı ve buna bağlı suç oranlarında ciddi artışlar yaşanmıştır. Konya’da kamuoyuyla paylaşılan raporlara göre; 2025 yılının sadece ilk beş ayında binlerce sentetik hap ile yüzlerce kilogram esrar ve metamfetamin ele geçirilmiştir. Özellikle gençlerimizi hedef alan bu büyük tehdit, toplumsal yapımızı derinden sarsmakta ve Karatay, Selçuklu, Çumra gibi birçok ilçemizde uyuşturucuya bağlı suçlarda ve sosyal çöküntüde ciddi bir artış görülmektedir. Buradan bir kez daha çağrıda bulunmak istiyorum:“Benim çocuğum yapmaz” demeyin!Maalesef bugün Türkiye’nin dört bir yanında gençlerimiz, çocuklarımız, işsizlerimiz, hatta sokaktaki herkes uyuşturucu tehdidi altındadır. Bu tehdit artık yalnızca arka sokaklarda değil; evimizin önünde, okulumuzda, mahallemizde, marketin köşesinde karşımıza çıkıyor. Bonibon gibi satılan sentetik maddeler, ilkokul çağındaki çocuklarımızın cebine kadar girmiş durumda. Uyuşturucu artık sadece bir “madde” değildir.Uyuşturucu, cinayettir!Uyuşturucu, şiddettir!Uyuşturucu, çöküştür! Buradan iktidar yetkililerine sesleniyoruz:Uyuşturucuyla mücadele için acil bir eylem planı hazırlanmalı ve hayata geçirilmeli ve gençlerimiz bu beladan kurtarılmadılır.Gençlerimizi bu karanlık bataklıktan kurtarmak hepimizin görevidir. GÜBRE FİYATLARINA %50 YE YAKIN ZAM GELDİ Konya’mız Türkiye’nin tahıl ambarlarının başını çeken illerden bir tanesidir. Fakat Konyalı çiftçilerimiz Gübre, Mazot ve Su gibi başlıca problemler yaşamaktadır. Tarımın can damarı olan gübreye, en kritik ekim döneminde 20 Haziran 2025 tarihinde %50 oranında fahiş zam yapıldı. Ürün maliyetlerimiz bir anda el yakar hale geldi . Geçtiğimiz günlerde Konya’da bir ilçemizin ziraat odası başkanımız açıklamasında “24 Şubat’ta üre gübresi 17.900 TL idi. 17 Mart’ta 17.700 TL’ye kadar geriledi. 23 Mart’ta ise 18.700 TL’ye yükseldi. Ancak İran-İsrail savaşı sonrası piyasada tam anlamıyla bir kırılma yaşandı. Bugün itibarıyla peşin alımlarda fiyat 29 bin TL’ye çıktı. 3 ay vadeli alımlarda 33 bin TL’ye, 6 ay vadeli satışlarda ise 37 bin TL’ye kadar yükseldi.” İfadelerini kullandı. Çiftcilerimiz girdi maaliyetlerin artması ile zor durumlarda kalmaktadır. Çiftçi kardeşlerimizi plan yapamaz, üretimden soğutur hale geldi. Tarım Kredi’nin Ocak ayında yaptığı zamlar zaten büyük bir yükken, şimdi üstüne gelen bu ek zam üretimi birebir tehdit ediyor İktidar’ın acilen tarım ile alakalı bir eylem planı çıkarması gerekmektedir. Biz Saadet Partisi Olarak İktidarda bulunanlara şu uyarıları yapıyoruz. KONYASPOR’UN 103. YILI VE YENİ BAŞKANI ÖMER ATİKER’E HAYIRLI OLSUN Köklü geçmişiyle Konya’mızın gururu Konyaspor’un 103. kuruluş yıl dönümünü en içten dileklerimizle kutluyoruz. Yeni Başkan Sayın Ömer Atiker’e görevinde başarılar diliyor, yeşil-beyazlı camiamıza nice zaferlerle dolu bir
İl Başkanımız Mehmet Demirel Yeni Yol Grubumuzun düzenlediği “Uyuşturucu ile Mücadele Zirvesi” Basın açıklamasını gerçekleştirdi.
Yeni Yol Meclis grubu çatısı altında bulunan Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Deva Partisi Zafer Meydanı’nda Uyuşturucu ile Mücadele Kampanyası hakkında basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasında Yeni Yol Meclis Grubu adına Saadet Partisi Konya İl Başkanımız Mehmet Demirel konuştu. Açıklamaya Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Karaca, Deva Partisi İl Başkanı Hasan Bestil, Gelecek Partisi İl Başkanı Ahmet Arslan, ve çok sayıda partili katıldı. Saadet Partisi İl Başkanımız Mehmet Demirel’in Basın Açıklaması; YENİ YOL Basın Açıklaması Saygıdeğer basın mensupları, kıymetli yurttaşlarımız, Bugün burada, sadece bir kampanyayı değil, bir toplumsal isyanı, bir vicdan çağrısını duyurmak üzere toplandık. Bugün burada, sadece bir siyasi tutum değil, ahlaki ve insani bir sorumluluğu dile getirmek üzere buluştuk. “Bu kampanya, Yeni Yol Grubunu oluşturan teşkilatların iktidara millet adına sorduğu bir vicdan ve sorumluluk hesabıdır!” Buradan başlattığımız açıklama, Türkiye genelindeki tüm Yeni Yol teşkilatlarının ortak sesidir. Bugün Konya’da, yarın başka illerimizde bu sözler yankılanacak. Çocuklarımızı kaybediyoruz. Uyuşturucu Türkiye’yi bir salgın gibi sarmış durumda. Ve iktidar, bu salgına karşı etkisiz ve sessiz. TÜRKİYE UYUŞTURUCUYA TESLİM OLMASIN İSTİYORUZ! Bugün Türkiye’nin dört bir yanında gençlerimiz, çocuklarımız, işsizlerimiz, sokaktaki herkes bir tehdit altındadır: Uyuşturucu ve bağımlılık. Bu tehdit artık evimizde, mahallemizde, okulda, market önünde… Bonibon gibi satılan sentetik maddeler ilkokul çağındaki çocuklarımızın cebine kadar girmiştir. Uyuşturucu artık yalnızca “madde” değildir; cinayettir, şiddettir, çöküştür. ve bu çöküş karşısında iktidar ne yapıyor? KONYA’DA SON YILLARDA UYUŞTURUCU KULLANIMI ALARM VERİCİ SEVİYELERE ULAŞMIŞTIR. Kamuoyu ile paylaşılan raporlara göre, sadece 2025’in ilk beş ayında binlerce sentetik hap, yüzlerce kilogram esrar ve metamfetamin ele geçirilmiştir. Özellikle gençlerimizi hedef alan bu tehdit, toplumsal yapımızı derinden sarsmaktadır. Karatay, Selçuklu ve Çumra başta olmak üzere birçok ilçede uyuşturucuya bağlı suçlar ve sosyal çöküntü artış göstermektedir. Bizler Yeni Yol Meclis Grubu altında buluna Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Deva Partileri olarak bu kara tabloya seyirci kalmayacağız. Uyuşturucuya karşı topyekûn bir mücadele başlatılması için devletin tüm kurumlarını iş birliğine çağırıyor; aileleri, STK’ları ve eğitim kurumlarını bu hayati meseleye karşı birlikte hareket etmeye davet ediyoruz. RAKAMLAR KONUŞUYOR, İKTİDAR SÜKÛT EDİYOR 85 milyonluk ülkede, tedaviye ayrılan sadece 16 bin yatak var! AMATEM’lerde aylarca süren bekleme süreleri var! Ailelerin çaresizliği, çocukların yalnızlığı, sistemin çöküşü büyüyor. Buradan söylüyoruz! SORUN BÜYÜYOR, SESSİZLİK DERİNLEŞİYOR ● Bağımlılık yaşı 9’a kadar düştü, bağımlılıktan ölüm yaşı 13’e dek! ● Torbacı düzeni her şehirde, her mahallede kuruldu. ● Aileler tedavi için sırada, gençler sokakta düşüp kalıyor. ● Uyuşturucu suçları artık bireysel değil, örgütlü yapılar tarafından kontrol ediliyor. ● Ve tüm bunların karşısında cezasızlık sistematikleşmiş durumda. Peki hükümet ne yapıyor? Görüyor ama susuyor. Biliyor ama önlem almıyor. Toplum yanarken, iktidar seyrediyor. BU BİR HESAPLAŞMADIR Bu kampanya sadece bir “duyuru” değil; Bu kampanya, evladını kaybeden annelerin, Sokakta düşüp kalan gençlerin, “Devlet nerede?” diye feryat eden babaların, Çaresizce çocuğunu AMATEM’e yatırmaya çalışan ailelerin sesidir. Bu kampanya yıllardır görmezden gelenlere karşı milletin duruşudur, vicdanın haykırışıdır. Artık konuşma değil, adım zamanı. Artık açıklama değil, çözüm zamanı. Artık HESAP VAKTİ. BU ÜLKENİN GENÇLERİNİ ZEHİRLETMEMEYE ANT İÇTİK! Bugün Konya’mızda Yeni Yol Grubu’nu oluşturan partilerin teşkilatları olarak bir anne, bir baba, bir yurttaş olarak sesleniyoruz: “Ben artık uyumak istiyorum” diyen annenin feryadı sadece onun değil, hepimizin feryadıdır. “Evladımız ölüyor, devlet nerede?” diye soran baba sadece kendi oğlunu değil, hepimizin evladını savunuyor. PEKİ BİZ NE İSTİYORUZ? AİLELERİMİZE SESLENİYORUZ Bağımlılık irade zayıflığı değil, bir hastalıktır. Birlikte tedavi edilebilir, birlikte aşılır. BU SADECE BİR KAMPANYA DEĞİL, BİR HAREKETTİR! Bu hareketin sonunda: Meclis’te yasa teklifleri, Sokakta halk buluşmaları, Uzmanlarla zirveler ve çalıştaylar olacaktır. BİZ BU MÜCADELEYİ KAZANACAĞIZ. ÇÜNKÜ YALNIZ DEĞİLİZ VE UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE İÇİN YENİ BİR YOL VAR DİYORUZ! Her anneye, her babaya, her öğretmene, her yurttaşa sesleniyoruz: Bu ülkenin çocuklarını torbacılara, bu halkın geleceğini karanlığa teslim etmeyeceğiz. Susmayacağız. Kabul Etmeyeceğiz. Vazgeçmeyeceğiz. Çünkü uyuşturucuya sessiz kalanlara karşı milletin hesabı var! Artık susmak yok. Artık Hesap Vakti. Hepinize teşekkür ediyoruz. Daha Sonra Gelecek Partisi İl Başkanı Ahmet Arslan ve Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Karaca selamlama konuşmaları gerçekleştirdi.
“GENÇLERİMİZİN YANINDAYIZ, GELECEĞİMİZE UMUTLA BAKIYORUZ”
Saadet Partisi Konya İl Gençlik Kolları Başkanımız Ahmet Cevher Eröz 2024-2025 eğitim öğretim yılının bitmesi ve Yapılacak olan YKS sınavı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Başkan Eröz yaz tatiline girecek olan tüm kardeşlerimizi tebrik ediyor ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ile üniversite yolculuğuna ilk adımı atacak olan tüm genç kardeşlerimize de üstün başarılar diliyoruz” dedi. SAADET PARTİSİ KONYA İL GENÇLİK KOLLARI BAŞKANI: “GENÇLERİMİZİN YANINDAYIZ, GELECEĞİMİZE UMUTLA BAKIYORUZ” Saadet Partisi Konya İl Gençlik Kolları olarak, yarın itibarıyla yaz tatiline girecek olan tüm kardeşlerimizi tebrik ediyor, yoğun geçen bir eğitim yılının ardından hak ettikleri bu tatili sağlıkla, huzurla ve verimli bir şekilde geçirmelerini temenni ediyoruz. Eğitim hayatı boyunca emek gösteren her bir gencimiz, dinlenmeyi ve yeni döneme enerji toplayarak başlamayı fazlasıyla hak etmektedir. Öte yandan bu hafta sonu Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ile üniversite yolculuğuna ilk adımı atacak olan tüm genç kardeşlerimize de üstün başarılar diliyoruz. Bu sınav, elbette hayatın sonu ya da tek belirleyicisi değildir; ancak yine de yoğun bir emek ve fedakârlığın ardından girilecek önemli bir aşamadır. Bizler, her bir gencimizin hayallerinin ve hedeflerinin peşinden koşarken yanında olmayı görev biliyoruz. Gençlerimizin sınav stresi ve gelecek kaygısı altında ezilmediği, fırsat eşitliğinin sağlandığı, liyakatin ve emeğin değer gördüğü bir Türkiye hayal ediyoruz. Saadet Partisi Gençlik Kolları olarak, bu ülkenin evlatlarının başka ülkelerde değil, kendi vatanında hayal kurduğu bir geleceği inşa etmek için çalışıyoruz. Bütün öğrencilerimize iyi tatiller, sınava girecek kardeşlerimize başarılar diliyoruz. Gelecek sizindir, biz daima yanınızdayız.
KONYA’DA HALKIN UÇMASI DEĞİL, BEKLEMESİ TERCİH EDİLİYOR!
Saadet Partisi Konya İl Başkanımız Mehmet Demirel Konya’da bir sivil havaalanı bulunmamasını eleştirdi. Demirel açıklamasında “bu ulaşım eziyetine son verilmeli, derhal bağımsız ve tam donanımlı bir sivil havaalanı inşa edilmelidir.” Dedi. KONYA’DA HALKIN UÇMASI DEĞİL, BEKLEMESİ TERCİH EDİLİYOR! Konya gibi sanayisiyle, tarımıyla, ihracatıyla ve dinamik nüfusuyla Türkiye ekonomisinin kalbinde yer alan bir şehirde hâlâ sivil bir havaalanı bulunmaması, yalnızca bir eksiklik değil; aynı zamanda Konya halkına yapılmış büyük bir haksızlıktır. Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı olarak defalarca dile getirdiğimiz bu mesele, ne yazık ki iktidar tarafından ısrarla görmezden gelinmekte, Konya’nın potansiyeli adeta bastırılmaktadır. Konya Havalimanı, yıllardır askerî-sivil ortak kullanımda faaliyet gösteriyor gibi lanse edilse de, işin aslı bunun çok uzağındadır. Uçuş saatleri kısıtlı, iptaller sık ve hizmet kalitesi düşüktür. Özellikle son aylarda yaşanan aksaklıklar, halkın ve iş dünyasının sabrını taşırmıştır. Öte yandan havaalanında ILS (Instrument Landing System) gibi temel bir cihazın dahi olmaması, sisli ya da olumsuz hava koşullarında uçakların inememesine ve seferlerin iptal edilmesine neden olmaktadır. 2024 yılında, dijital çağda, teknoloji çağında, Türkiye’nin 7. büyük şehrinde hâlâ bir ILS cihazının olmayışı utanç vericidir. Geçtiğimiz günlerde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, Konya Havalimanı’nın 2025 yılı mayıs ayına ait hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini açıkladı. DHMİ’nin açıkladığı rakama göre Konya Havalimanı’nda mayıs ayında, iç hat yolcu trafiği 66 bin 620, dış hat yolcu trafiği 10 bin 774 oldu. Böylece toplam 77 bin 394 yolcuya hizmet verildiğini duyurdular fakat bu yoğunluğa rağmen altyapı yatırımları yerinde saymaktadır. Sivil yolcu uçuşları çoğu zaman askeri uçuşların gölgesinde kalmakta, vatandaşlar uçuş saatlerine göre değil, uçuşun olup olmayacağı belirsizliğine göre seyahat planı yapmak zorunda bırakılmaktadır. Şehir dışından gelen yatırımcılar dahi uçuş iptalleriyle Konya’ya ulaşamaz hale gelmiştir. Birçok iş insanı, toplantı ve fuarlarına Ankara ya da Kayseri üzerinden gitmek zorunda kalıyor. Bu durum sadece zaman ve para kaybı değil; Konya’nın itibar kaybıdır. AK Parti iktidarı, yıllardır Konya’ya hizmet ettiğini iddia ediyor. Ancak, 20 yılı aşkın süredir iktidarda olan bir siyasi yapı, hâlâ bu şehre bağımsız bir sivil havaalanı kazandıramadıysa, bu bir beceriksizlik değilse kasıtlı bir ilgisizliktir. “Milli proje” adı altında her bölgeye yatırım yapan iktidar, sıra Konya’ya geldiğinde sessizliğe bürünüyor. Her seçimde Konya’dan yüksek oy almayı bilenler, iş hizmete gelince üç maymunu oynamayı tercih ediyor. Konya, sadece bir tarım şehri değil; savunma sanayiinden otomotive, tekstilden yazılıma kadar onlarca sektörde üretim yapan ve ihracat gerçekleştiren bir merkezdir. Bu kadar stratejik bir şehir, neden hâlâ çağ dışı bir havaalanı kullanmak zorunda bırakılıyor? Saadet Partisi olarak bu sorunun takipçisi olacağız. Konya halkı, sanayicisi, esnafı ve öğrencisi her uçuşta bu sistemsizliğin bedelini ödüyor. Bizler bu ilgisizliği kabul etmiyoruz. Konya’ya reva görülen bu ulaşım eziyetine son verilmeli, derhal bağımsız ve tam donanımlı bir sivil havaalanı inşa edilmelidir. Konya, beklemeyi değil uçmayı hak ediyor. Ve bu hak, artık ertelenemez.
Mayıs ayı il Divan Toplantımız teşkilat mensuplarımızın katılımlarıyla il teşkilatımızda gerçekleştirildi.
Mayıs Ayı İl Divan Toplantımız İl Başkanlığımızda Gerçekleşmiştir. İl Divan toplantımıza İl Müfettişimiz Ali Mücevher, Karatay Belediyesi Eski Başkanı Mehmet Şen, Milli Görüşçü Kuruluşlar Başkanları, İlçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı. İl Başkanımız Mehmet Demirel’in konuşma Metni;Değerli kardeşlerim, kıymetli dava arkadaşlarım, Bugün burada sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Kanayan yaramız Gazze’de 7 Ekim’den bu yana acıcısını yüreklerimizde hissettiğimiz ama maalesef hamasetten başka hiçbir şey yapamadığımız Gazze’yle sözlerime başlamak istiyorum. Gazze’de katliamlar devam ediyor maalesef ülkemizde de Gazze savunucularının yargılanması ve Gazze ile ilgili eylem yapanlara uygulanan şiddet hafızalarımıza kazındı. Bu durum bizi çok üzüyor. Sözlerimin başında, özellikle AK Parti’ye oy veren kardeşlerimize seslenmek istiyorum. Zaman zaman bizleri CHP ile iş birliği yapmakla, onların diliyle konuşmakla, hatta daha da ileri gidip terör örgütleriyle yan yana durmakla suçluyorlar. Evet, geçtiğimiz seçimlerde CHP ile bir ittifak yaptık. Ama şunu çok açık söyleyeyim: Biz 1969’dan beri, bu milletin derdiyle dertlenen herkesle yan yana geldik. Ve 1969’dan beri hep aynı şeyleri söylüyoruz. Belki de başkaları bugün bizim söylediklerimizi tekrar ediyor, dikkatli bakarsanız fark edersiniz. Ama biz hiçbir zaman İsrail’le, ABD’yle, emperyalistlerle aynı safta olmadık! Irak’ta çocuklarımız ölürken, kadınlarımızın onuru kirletilirken biz sessiz kalmadık ve uyarmaya devam ettik. 7 Sülaleniz alnını secdeden kaldırmasa bu vebali ödeyemezsiniz dedik nafiled. Gazze’yi bombalayan uçaklara yakıt gönderenlerle iş birliği yapmadık. Suriye’yi bu hale getirenlerle aynı masaya oturmadık. Ortadoğu’yu kana bulayan güçlerin karşısında durduk. Biz FETÖ’nün karşısında en başından beri durduk. Birileri onlara “hoca efendi” derken biz uyardık. “Bu yapının siyasi ayağı araştırılsın” dedik, kimin parmağı varsa ortaya çıksın, hesap versin istedik ama hep reddedildik. Biz Kur Korumalı Mevduat’la milletin parasını faizcilere yedirmedik. Rahip Brunson meselesiyle, İsveç meselesiyle milletin kaynaklarını heba etmedik. Ülkenin milyarlarca dolarını heba etmedik. Biz zulme nerede rastladıysak, kime denk geldiyse karşısında durduk. Duruşumuz nettir: Hakkın, adaletin ve milletimizin yanındayız. AK Parti’ye gönül vermiş kardeşlerim, bizim derdimiz makam değil, koltuk değil. Bizim derdimiz bu milletin yeniden huzur bulması, bu ülkenin yeniden adil bir şekilde yönetilmesidir. Ama ne yazık ki bugün iktidar sahipleri, eleştireni düşman ilan ediyor. Bir yanlışın düzeltilmesini isteyen ya terörist ilan ediliyor ya da vatan haini. Bu yaklaşım ne ahlaka sığar ne de demokrasiye. Biz birlikten, kardeşlikten, kucaklaşmadan yanayız. Kimsenin oyuna, inancına, yaşam tarzına düşman değiliz. Ama milletin değerlerini istismar edenlerin de karşısındayız. Değerli kardeşlerim, Biz geçmişini de geleceğini de dert edinen bir hareketiz. “Önce ahlak ve maneviyat” diyerek yola çıktık, bugün de aynı noktadayız. Bu yüzden diyoruz ki: Gelin, kucaklaşarak, ayrışarak değil birleşerek, güçlünün değil haklının yanında durarak bu ülkeyi yeniden ayağa kaldıralım. AK Parti 23 yıldır iktidarda ama hâlâ muhalefette gibi davranıyor. Emekliye, asgari ücretliye maaş değil adeta harçlık veriliyor. Açlık sınırı 24 bin lirayı geçmişken, emekliler 15 bin lirayla yaşam mücadelesi veriyor. Oysa en düşük ücretin yoksulluk sınırı olan 70-75 bin lira seviyesinde olması gerekir. Halkımız sistemli bir şekilde fakirleştiriliyor. Bakın kardeşlerim, gurur yapmayın. Milli Görüş’ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi burada, baba ocağınız burada. Gelin, birlikte çalışalım. Başka maceralara, başka sıkıntılara girmeyin. İŞSİZLİK GERÇEĞİ Geçen hafta Nisan 2025 ile ilgili açıklanan işsizlik rakamlarına göre işsizlik %8.6’ya yükseldi. Resmi verilere göre 3 milyon 63 bin kişi işsiz. Ancak aynı açıklamada TUİK evde oturan ev genci sayısını 5 milyon olarak veriyor. Bu fark ne? Acaba devletimiz bu insanları işsizden saymıyor mu? Evde oturup bekleyen gençleri, geleceğinden umudunu kesmiş insanları görmezden mi geliyor? Bu gençler kaderine mi terk edildi? Biz şeffaf, doğru, gerçekçi veriler istiyoruz! FIRSAT EŞİTLİĞİ NEREDE? Anayasamızda “her vatandaş fırsat eşitliğine sahiptir” deniyor. Ama eğitimde bu eşitliği görebiliyor muyuz? Geliri düşük bir ailenin çocuğu devlet okuluna gitmek zorunda. Ama özel okullar, özel kurslar derken çocuklar arasında büyük bir uçurum oluşuyor. Bu adalet midir? Sağlıkta da benzer bir durum var. Devlet hastanesinden randevu almak için 45-50 gün, bazen aylarca bekleniyor. Diş tedavilerinde ortodonti için 8 yıl sonraya randevu veriliyor. Parası olan özel hastaneye gidiyor, parası olmayan bekliyor. Bu mu fırsat eşitliği? HİZMETTE ADALET VAR MI? Ekonomik durumu düşük olan mahalleler ile varlıklı mahalleler arasında verilen hizmetlerde açık bir fark var. Fakir mahallelerde yollar bozuk, kaldırım taşları kırık, sokaklar dar. Ama zengin semtlere baktığınızda her şey modern, düzenli, temiz. Bu adalet mi? KONYA’DA BELEDİYE HİZMETLERİ Konya’mızda elbette belediyemiz bazı çalışmalar yapıyor. Ama bu çalışmalar yapılırken halkın mağduriyetleri dikkate alınıyor mu? Mesela Ulaştırma Bakanlığı’nın Banliyö hattı için kapattığı Cadde ve Demiryolu Caddesi üzerindeki vatandaşlarımızla hiç konuşuldu mu? Bu bölgelerde bir yıldan fazladır süren çalışmalar yüzünden insanlar toz, çamur içinde yaşıyor. Esnaf kepenk kapatıyor. Belediyemizin bu konuda bir çalışması var mı? Belediyenin verdiği hizmetler zengin mahallelere başka, yoksul mahallelere başka mı? Daracık sokaklarda iki araba geçemiyor, ama başka semtler pırıl pırıl. Bu insanlar ikinci sınıf vatandaş mı? Bizler insanların da temiz, düzenli, yaşanabilir mahallelerde oturmak istiyoruz. Belediye herkesin belediyesi değil mi? Sözlerime son verirken diyorum ki: Gelin bu ülkeyi yeniden ayağa kaldıralım. Ahlakı, adaleti, hakkı ve kardeşliği hâkim kılalım. Milletin derdiyle dertlenen, halkı için çalışan bir anlayışla yola devam edelim. Biz buradayız, baba ocağındayız. Sizleri de buraya, omuz omuza mücadeleye davet ediyoruz. Allah’a emanet olun. Sağ olun, var olun.
İl Başkanımız Mehmet Demirel Fenni Fırınların Ekmek Fiyatlarına Zam Yapmasına Tepki Gösterdi.
Saadet Partisi Konya İl Başkanımız Mehmet Demirel Konya Büyükşehir Belediyesinin vatandaşa ucuz ekmek sunmak amacıyla açtığı fenni fırınların ekmek fiyatlarına zam yapmasına tepki gösterdi. Demirel yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; Milletimizin her geçen gün daha derin bir ekonomik darboğaza sürüklendiği bu günlerde, ne yazık ki temel gıda maddelerinden biri olan ekmeğe dahi ulaşmak giderek zorlaşmaktadır. Konya Büyükşehir Belediyesinin öncülüğünde geçtiğimiz yıllarda Konya’da yaşayan vatandaşlarımıza ucuz ekmek için açılan fenni fırınlarda ekonominin kötü gidişatından nasibini almış olacaktır ki ekmeğe zam yapma kararı almışlar. Fenni fırın sosyal medya hesaplarından 7 TL’den satılan ekmek fiyatına zam yaparak 9 TL olduğunu duyurmuşlar. Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı olarak bu zammı kabul edilemez buluyoruz. Ekmek, soframızın bereketidir. Hele ki belediye eliyle işletilen fırınlarda, kar amacı değil sosyal sorumluluk ve halkın refahı öncelik olmalıdır. Bu fırınlar dar gelirli vatandaşın yanında olmak, piyasayı dengelemek amacıyla kurulmuştur. Ancak görüyoruz ki belediye dahi vatandaşın cebine göz dikmiştir. Bugün Konya’mızda asgari ücretle geçinmeye çalışan aileler, temel gıda ürünlerine erişimde zorlanmaktadır. Kiraların, faturaların, ulaşım ve eğitim giderlerinin arttığı bir ortamda, ekmeğe gelen zam halkımızın sabrını zorlamaktadır. Emekli maaşlarına %12 gibi komik bir zam yapılırken Belediye tarafından ekmek fiyatlarına neredeyse %30’larda zam yapılması kabul edilemez. Buradan Büyükşehir Belediyemize açık bir çağrıda bulunuyoruz: Belediyeler, ticarethane gibi değil, sosyal adaletin teminatı olarak yönetilmelidir. Fenni fırınlarda yapılan bu zammın derhal geri alınmasını, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yönelik desteklerin artırılmasını talep ediyoruz. Saadet Partisi olarak bizler, adil paylaşımın, halktan yana yönetim anlayışının, sosyal belediyeciliğin savunucusu olmaya devam edeceğiz. Vatandaşımızın yanında durmayan, milletin yükünü hafifletmek yerine artıran her uygulamanın karşısında, milletin sesi olmayı sürdüreceğiz.
İl Gençlik Kolları Başkanlığımıza Ahmet Cevher Eröz getirilmiştir.
Konya İl Gençlik Kolları Başkanlığımızda bayrak değişimi gerçekleşti. Uzun süredir başkanlık görevini yürüten Muammer Hamza Kılınç, görevini Ahmet Cevher Eröz’e devretti. Saadet Partisi Konya İl Başkanlığımız tarafından yapılan açıklamada “İl Gençlik Kolları Başkanlığımıza Ahmet Cevher ERÖZ Getirilmiştir. Muammer Hamza KILINÇ’a bugüne kadar yapmış olduğu çalışmalardan dolayı teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.” İfadelerine yer verildi. Göreve yeni seçilen Gençlik Kolları İl Başkanımız Ahmet Cevher Eröz ilk açıklamasında şu ifadelere yer verdi; Ahmet Cevher ERÖZ Kimdir? 1996 yılında Konya’nın Selçuklu ilçesinde doğan Ahmet Cevher Eröz;İlk ve Ortaöğrenimini Konya Meram’da tamamladı. Konya Karatay Üniversitesi Lojistik Yönetimi bölümünde öğrenim gördü. Ticaretle iştigal etmekte olan Eröz, öğrencilik yıllarından itibaren başta Anadolu Gençlik Derneği olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görevlerde bulundu. Saadet Partisi Konya Yönetim Kurulu Üyeliği, Tanıtımdan Sorumlu İl Başkan Yardımcılığı ve çeşitli görevlerde bulundu. Evli ve bir çocuk babasıdır.
İl Başkanımız Mehmet Demirel Koltuğu çocuklara devretti.
Saadet Partisi Konya İl Başkanlığında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlandı. Başkanımız Demirel tarafından parti il binasına gelen çocuklar makam odasında karşılandı çocuklara oyuncak ikramında bulunuldu. Başkan Demirel Koltuğunu Muhammed Agah Bacak’a devretti. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısı ile açıklama yapan Başkan Demirel bugün söz hakkı çocuklarımızın bizler onlara yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışıyoruz ve ben bu program vesilesiyle tüm çocuklarımızın bayramını kutluyorum ve sözlerimi bugünün sahibi olan çocuklarımız adına Agah’a devrediyorum dedi. Muhammed Agah Bacak’ın konuşma metni; Değerli basın mensupları, kıymetli büyüklerim; Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, çocukların sesi olmak için buradayım. Türkiye’nin yarını biz çocuklar olacağız. Ama biz yarını beklemeden, bugünden daha adil, daha bağımsız ve daha mutlu bir ülke hayal ediyoruz. Bizler ülkemizde her çocuğun eşit haklara sahip olmasını, iyi bir eğitim almasını, güvenle büyümesini istiyoruz. Kitaplara, temiz okullara, oyun ve spor alanlarına ulaşmak bizim en temel hakkımız. Bizim dünyamızda ayrımcılık, şiddet ve korku olmamalı. Ama sadece Türkiye’deki çocukları değil, dünyanın her yerindeki çocukları da düşünüyoruz. Gazze’de bombaların altında can veren kardeşlerimizi unutmadık. Onlar da bizim kardeşimiz. Oyuncak taşıyan elleriyle toprağa düşen her çocuğun acısı, bizim yüreğimizde derin bir yara. Biz savaş değil, barış istiyoruz! Bir gün tüm çocukların kahkahalarının gökyüzünü çınlattığı bir dünya olsun istiyoruz. Bugün burada sadece ben değil, sesini duyuramayan tüm çocuklar konuşuyor. Bizler çocuklar olarak oyun oynamayı, özgürce düşünmeyi ve konuşmayı seviyoruz. Bu yüzden özgürlüklerin arttığı, farklı düşünen insanların da kendini ifade edebildiği bir Türkiye hayal ediyoruz. Ayrıca çocukların çalışmak zorunda kalmadığı, sokaklarda değil, okullarda olduğu bir gelecek istiyoruz. Hiçbir çocuk yoksullukla mücadele etmemeli. Biz çocuklar sevgiyle, barışla büyümek istiyoruz. Bugün koltuğa ben oturdum, ama aslında her çocuğun kalbinde böyle bir Türkiye var. Hepinize teşekkür ederim, yaşasın 23 Nisan!
İl Başkanımız Mehmet Demirel Tarım fuarını Ziyaret Etti.
İl Başkanımız Mehmet Demirel 21. Tarım, Tarımsal Mekanizasyon ve Tarla Teknolojileri Fuarı’nda (21. Konya Tarım Fuarı) stantları ziyaret etti, katılımcı firmalar ve çiftçilerle görüştü. İl Başkanımız Mehmet Demirel‘in 21. Konya Tarım Fuarına dair açıklamaları; Konya’mızda gerçekleştirilen 2025 tarım fuarımızı parti yöneticilerimizle ziyaret ettik. Fuar boyunca çiftçilerimizle bir araya geldik onların dertlerini, beklentilerini birebir dinledik. Tarımın başkenti olan Konya’mızda Türkiye’nin en büyük fuarlarından olan tarım fuarında emeği geçen yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Fakat şunu da dile getirmeden edemeyeceğim Fuar alanında yaşanan otopark sorunu ise ziyaretçilerimizin mağduriyetine yol açmıştır. Bu tür organizasyonlarda altyapı planlaması büyük önem taşımaktadır. Biliyoruz ki Konya’mız Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip ilidir ve tarımın başkentidir Konya’daki tarım arazileri Türkiye’nin yaklaşık olarak %11’ini oluşturmaktadır. Ama ne yazık ki şunları da dile getirmeden edemeyeceğim Konya’mızda tarım sektörü ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Çiftçilerimizin Gübre, mazot, ekipman fiyatları gibi nedenlerle mesleklerini icra etmekte zorlandıklarını görüyoruz. Ürününü değerinde satamayan, emeğinin karşılığını alamayan üreticimiz her geçen gün biraz daha zorlanmaktadır. İktidar yetkililerin yıllardır yönettiği yanlış politikalar her kesim vatandaşımızı etkilediği gibi tarım sektörü ile ilgilenen vatandaşlarımızı da zor durumda bırakmıştır. Bir diğer yandan ise Konya’mızın en temel meselesi olan su sorunu da acil müdahale bekleyen bir konudur. Tarımda verimliliği sürdürülebilir kılmak için su kaynaklarımızı koruyan, akılcı ve bilimsel çözümlere ihtiyacımız var. Geçtiğimiz günlerde belediye yetkilileri tarafından Konya’nın su sıkıntısı çekeceğini duymuştuk böyle giderse ülkemizin önemli bir tahıl ambarı olan Konya’mızda çiftçilerimiz daha çok zor durumlar yaşayacaktır. Konyalı hemşerilerimizi zor durumda bırakmamak için Konya’da görev yapan Tüm siyasileri ve Oda başkanlarımızı göreve davet ediyorum el birliği ile Konya’mızın su sorununu çözmek için bir hamle yapmalıyız. Tüm bu zorluklara rağmen fuara katılan vatandaşlarımıza, emek veren firmalara ve organizasyonda görev alan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Saadet Partisi olarak her zaman çiftçimizin, üreticimizin ve milletimizin yanındayız.