Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı Ocak ayı Divan Toplantısı online olarak gerçekleştirildi. Toplantıya Parti Sözcüsü Birol Aydın, İl Müfettişi Ali Mücevher, İl Başkanı Hüseyin Saydam, Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Hasan Hüseyin Uyar, İlçe Başkanları ve teşkilat mensupları katıldı. Toplantıda konuşan İl Başkanı Hüseyin Saydam; ”Geldiğimiz nokta itibari ile Türkiye’nin Milli Görüş politikalarına, Saadet Partisine muhtaç hale gelmiştir. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan Saadet Partisi’nden başka çıkarabilecek de yoktur. Bunun için teşkilatlar olarak daha çok çalışmak, vatandaşımıza kendimizi ve politikalarımız anlatmak, hiç kimseyi göz ardı etmememiz gerekir. ” dedi. SAADETİN VAKTİ GELDİ! Saydam, toplantının devamında ise; “Kendi tarihimizde bile şu elli yıllık süreç içerisinde baktığımız zaman da dönem dönem Türkiye’nin sıkışmışlığı, Türkiye’nin dar almışlığı içerisinde belli dönemlerde mecburen, gerek belediyeleri gerekse iktidarların bizlere teslim edildiği dönemler oldu. Bu süreçte biz o kısa sürelerde hakikaten Türkiye’ye yakışır, ülkemizi ayağa kaldıracak, ağır sanayi hamleleri olsun, memura, çiftçiye, emekliye, BAĞ-KUR’luya ve sigortalıya verilen zamlar olsun, gerektiğinde küresel güçlere posta koymak suretiyle şahsiyetli bir dış politika yürütmek adına olsun, belediyecilikte açtığımız çığır olsun, bakıldığı zaman belli konularda bugünün rahatlığı bile bizim hizmetlerimize dayanıyor. Ancak bugün Türkiye’nin geldiği nokta bir sıkışmışlığın, bir içinden çıkılmaz bir hale gelmişliğin özetidir. Tabi bu manada şu an ki iktidarda bunun için bocalamakta ve yeni arayışlar içerisine girmiştir. Bunun içinde tabi ki tek sığınacakları tek yerde şu an da Saadet Partisi olarak görülmektedir. Bunu herkes görüyor. Sağ da görüyor. Sol da görüyor. Sizlerin gayreti, sizlerin duruşu, sizlerin dirayeti sayesinde bu dava tertemiz olarak buraya kadar geldi, getirildi. Saadet Partisi’nin şu andaki durduğu noktanın toplumun dikkatini çekeceği herkes tarafından bariz görülüyor.” şeklinde konuştu. BİZ, YAHUDİ HAPİDHANESİNDE İSYAN EDEN MAHKUMLARIZ! Toplantıda konuşan Parti Sözcüsü Birol Aydın; “Biz, Saadet Partililer olarak son üç haftadır daha yoğun olmak üzere son üç yıldır çok konuşuluyoruz. Bu yoğunlukta konuşulmuş olmanın birçok nedeni şüphesiz var. Bir defa Saadet Partisi mensupları, Milli Görüşçüler olarak çok bilinçli bir topluluğuz. Erbakan hocamız, ‘Biz, Yahudi hapishanesinde isyan eden mahkumlarız.’ derdi. Yani bunu açarsak, cezaevinin şartlarının iyileşmiş olması, cezaevi yöneticilerinin, gardiyanlarının kendi içimizden çıkmış olması, cezaevinde eskideki gibi ayda bir değil de her gün görüş izninin olmuş olması, bir takım toplu ritüeller müsaade edilmiş olması, koğuşlarda televizyonun olması bizim cezaevinde olmadığımız manasına gelmez. Netice itibariyle biz bugün yeryüzünde Türkiye’mizi, yine Erbakan hocanın ifadesiyle, Yeniden Büyük Türkiye yapmak, Yeni Bir Dünyanın temelleri atmak üzere kodlandık. Bugün yeryüzünde 196 tane ülke var ama ayrı özelliklere sahip 7 tane ülke var ki dünya siyasetinin belirleyicisiler. Ülkelerin gelir dağılımını, ülkelerin hukukunu, ülkelerin yönetimini, ülkelerin refah seviyesini adeta belirleyenler hat da savaşlara ve barışlara karar verenler bu 7 ülke ve yine bu yedi ülkenin arkasındaki bizim bildiğimiz derin lobiler, ırkçı Siyonizm var. Bu 7 ülke kimdir? Batı bloğuna baktığımız zaman Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD, batı bloğuna baktığımız zaman ise Hindistan, Çin ve Rusya’dır. Bunlar belirleyicidir. 196 ülke, her ne kadar sınırları varsa da ulusal marşları varsa da para birimleri varsa da gerçekte belirleyici olan bu 7 ülkedir. Hem I. Dünya Savaşı hem de II. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyada böyle bir sistem oluşmuştur. Ama ayrıca bu 196 ülkenin 7’sini çıktıktan sonra bir ülke var, Türkiye. Türkiye, bütün dengeleri değiştirebilecek potansiyele, güce müstesna 7 özelliği ile sahip tek ülke. Tarihi geçmişi, müktesebatı, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri, genç nüfusu, ormanları, denizleri, tarihi tecrübesi ve benzeri özellikleriyle Türkiye’miz yeryüzündeki gidişata müessiriyet cezbedecek yegâne ülkedir. Onun için ülkemizin önce Yaşanabilir, sonra Yeniden Büyük Türkiye olması sonra Yeni Bir Dünya idealine etki edebilmesi için Saadet Partisi’nin, Milli Görüş’ün dayandığı umdeler, ilkeler ve üzerinde bulunmuş olduğu zemin fevkalade önemlidir.” dedi. TÜRKİYE TÜKETSİN AMA ÜRETMESİN İSTİYORLAR! Aydın, toplantının devamında ise; “Bugün Saadet Parti’miz kurulalı en çok konuşulduğu dönemlerden birini yaşıyoruz. Neden Saadet Parti’miz çok yoğun konuşuluyor? Neden Saadet Partisi’nin bulunacağı kesim önem arz ediyor? Biz Saadet Partililer olarak ara sokaklara hiç girmedik. Biz ana caddeye bakıyoruz. Biz fotoğrafın bütününe, ana caddeye bakıyoruz. Bu ülke nereye doğru gidiyor onu görüyoruz. Neyi görüyoruz? Öteden beri dediğimiz nedir? Bu coğrafyada Selçuklu’nun, Osmanlı’nın mirasçısı güçlü bir Türkiye olmasın diye Türkiye’ni aç bırakılması, işsiz bırakılması, borca esir edilmesi, dininden, temel değerlerinden uzaklaştırılıp yumuşak lokma haline getirip parçalanması hedefi var. Şimdi biz elimizi vicdanımıza koyacağız. 18 yıldır ne iddia ettik, neler söyledik? Başta Erbakan hocamız olmak üzere, bizden önce İl Başkanlığı, bizden önce Genel Başkan Yardımcılıkları, bizden önce ilçe Başkanlıkları yapmış olan arkadaşlarımız, mensuplarımız dünden bugüne ne söyledik biz? Hep bugün söylediklerimizi söyledik ve bunların izalesi, bunların yerine Yaşanabilir Bir Türkiye’nin, Yeniden Büyük Türkiye’nin oluşması için hamlelerimizi, adımlarımızı bunları. Fotoğrafın bütününe bakınca bunu görüyoruz. Türkiye’de açlık var mı, var. Hokkabazlar olmadığını gösteriyor. Yoksulluk var mı, var. Devletin, TÜİK’in resmi rakamlarında var. Ama yoksulluk algısı değiştirildiği için insanlarımız bir paradoksun, bir kafa karışıklığının içerisine sokulduğu için açlığımız, yoksulluğumuz, borçluluğumuz suni gündemlerle örtülmektedir. Biraz önce söylediğim bu 7 tane ülke ve özellikle batı bloğundaki kapitalist ülkeler Türkiye’ye bir rol vermişler. Türkiye, kapitalist batı bloğu ülkelerinin ürettiklerini satın alacak kadar ayakları üzerinde durabilen ama onlara hiçbir şey üretip de satamayacak kadar zayıf bir ülke olsun istiyorlar. Onun için biz zengin miyiz, fakir miyiz? Geliş miyiz, gelişmemiş miyiz? Ölü müyüz, diri miyiz? İnsanlar sokağa bakıyorlar, cep telefonlarına bakıyorlar, arabalarına bakıyorlar, hastaneler, binalara, köprülere, yollara bakıyorlar. Herhalde biz zenginiz diyorlar. Ama çarşıya, pazara bakıyor, alışverişine bakıyor, çocuğuna, geleceğine bakıyor, planlamasına, cebindeki paranın miktarına bakıyor, eğitimden ve sağlıktan istifade edecek alanlara bakıyor. Bir kafa karışıklığı yaşıyor. Bu, Türkiye’ye giydirilmiş bir deri gömlek ve bizim idarecilerimiz de öteden beri modern hokkabazlık yapıyorlar. Olmayanı olmuş gibi gösteriyorlar. Yine fotoğrafın bütününe baktığımız zaman neyi görüyoruz? Irak ne zaman işgal edildi? Suriye’yle bu duruma nasıl düştük? Yemen’in hali ne zamandan beri bu durumda? Libya ne zaman bu hale geldi? Filistin ne zamandan beri bu yalnızlığa itildi? Hamas ne zamandan beri biçare bırakıldı? İslam ülkeleri neden İsrail’le normalleşmek için sıraya girdiler? Bunlar hangi dönemde oldu? Fotoğrafın bütününe bakınca plan tıkır tıkır işliyor.” şeklinde konuştu. SAADET PARTİSİ SAĞLAM BİR ZEMİN ÜZERİNDE SİYASET EDİYOR! Aydın, konuşmasının son bölümünde ise; “Biz, bu fotoğrafın bütününe baktığımız için, perdenin arka tarafında esas patronun niyetinin ne olduğunu bildiğimiz için çok esas bir duruş ortaya koyduk, çok esaslı söylemler de bulunduk. Onun için onların semeresini, onların nimetini şu
İl Başkanımız ve Milletvekilimizin İş İnsanlarını Ziyareti – 28 ve 29 Ocak 2021
İl Başkanımız Hüseyin Saydam ve Milletvekilimiz Abdulkadir Karaduman Konya’da faaliyet gösteren iş insanlarını ziyaret etti.
İl Kadın Kolları Ocak Ayı Divan Toplantısı – 29 Ocak 2021
Saadet Partisi Konya İl Kadın Kolları Ocak ayı Divan Toplantısı, Saadet Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdulkadir Karaduman’ın katılımlarıyla, il binasında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Karaduman; “51 yıllık hak davada bugün yeniden ilk günkü gibi dimdik ayaktayız. I. Yalta Konferansını batıl yaptı, II. Yalta Konferansını hak mensubu bizler yapacağız inşallah. Bugün, Emperyalizmi 3 grup içerisinde değerlendirebiliriz. Bunlar, Silahlı Emperyalizm, İktisadi Emperyalizm ve Kültürel Emperyalizmdir. Bunların tamamının karşısında ise Milli Görüş vardır. Tarihteki kanlı süreçleri incelediğimiz zaman Haçlı Seferleri gerçekleştirilmiş ve Selahaddin Eyyubi tarafından durdurulmuş, Moğol İstilası gerçekleştirilmiş ve müslüman coğrafya bir araya gelerek Osmanlı Devleti’nin varlığıyla sonlandırmıştır. 1897’de Siyonizm kurularak I. Yalta Konferansından sonra Osmanlı bölünmüş ve Milli Görüş’le birlikte onların Siyonizm’in planları ertelenmiştir. Ve yine Milli Görüşçülerin gayretiyle Siyonizm de yıkılacaktır.” dedi. MİLLİ GÖRÜŞÇÜLER, YAPTIKLARINI AŞK İLE YAPARLAR! Karaduman, toplantının devamında “Milli Görüşçülerin üç vasfı vardır. Bunlar yaptıklarını aşk ile yapmaları, adanmış olmaları, Siyonizm ve Irkçı Emperyalizmin sömürdüğü insanları, sadece müslümanlar değil, hristiyanlar ve yahudiler, kurtarabilecek olanların kendileri olduğunun bilincinde olmaktır. Bu topluluğun birinci vasfı aynı zamanda bir aşka sahip olmasıdır. Bu topluluk tutkunun adını aşk koymayan, sevgiyi günahla zehirlemeyen bir topluluktur. Kara sevdaların değil büyük sevdaların adını aşk koyan ve bu yolda mücadeleyi ortaya koyan bir topluluktur. Hevasına değil, davasına adanan bir topluluktur. Yolu satmayan, yola kanmayan, yolda havlu atmayan bir topluluktur.” şeklinde konuştu.
İl Gençlik Kolları Ocak Ayı Divan Toplantısı – 28 Ocak 2021
Saadet Partisi Konya İl Gençlik Kolları Divan Toplantısı, parti il binasında gerçekleştirdi. Toplantısı Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam, Gençlik Kolları Genel Başkanı ve Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcıları ve çok sayıda teşkilat mensubu katıldı. Karaduman, divan toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin zorlu bir süreçten geçtiğini ve sorunların çözümü için gençlik çalışmalarının her zamankinden çok daha fazla önem kazandığını vurguladı. OKULLAR ve ÜNİVERSİTELER BÖLGESEL OLARAK ÖRGÜN EĞİTİME BAŞLAMALI! Pandemi sürecinde özellikle eğitim faaliyetlerinin durdurulduğu, birçok öğrencinin tablet, bilgisayar veya internet bağlantısı imkanlarında yoksun olduğu ve bu sebeple özellikle eğitimde yaşanacak kayıpların telafisinin olmayacağı vurgulandı. Vaka sayılarının düşmesiyle birlikte bölgesel şartlar göz önünde bulundurularak okulların ve üniversitelerin örgün eğitime yeniden başlatılması gerektiği ifade edildi. BİRÇOK TOPLUM KESİNİ GELİR KAYBINA MARUZ KALDI! Pandemi süreciyle birlikte Türkiye genelinde birçok toplum kesiminin gelir kaybı yaşadığına dikkat çeken Karaduman, özellikle işsiz gençlerin istihdam sorununun çözülmesinin aciliyet arz ettiğinin ve genç işsizliğin son açıklanan rakama göre %30’a ulaştığına dikkat çekti. Toplantının son bölümünde gerçekleştirilen devir teslim töreninde ise Meram Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Koçak, görevinin Yunus Demir’e devretti.
İl Başkanımız ve Milletvekilimizin Esnaf ve Halk Buluşması – 28 Ocak 2021
İl Başkanımız Hüseyin Saydam, Milletvekilimiz Abdulkadir Karaduman ve beraberindeki heyet, Zafer Yürüyüş Yolunda esnaf ve halkla buluştu.
Milletvekilimiz Abdulkadir Karaduman’ın Basın Toplantısı – 28 Ocak 2021
Milletvekilimiz Abdulkadir Karaduman’ın Basın Toplantısı – 28 Ocak 2021
Saadet Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdulkadir Karaduman, Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı binasında düzenlediği basın toplantısıyla ülke ve Konya gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. Basın toplantısında Karaduman’a Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam ve bazı il başkan yardımcıları da eşlik etti. Karaduman, esnafın ve çiftçilerin büyük bir çıkmaz içinde olduğunu söylerken, sorunların çözümü için de iktidara çağrılarda bulundu. Karaduman, toplantının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. VAKA SAYILARININ DÜŞTÜĞÜ İLÇELERDE İŞLETMELER AÇILMALI Genelge dolayısıyla işyeri kapalı olan esnafların, feryat ettiğini ifade eden Saadet Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdulkadir Karaduman, esnafların feryatlarına karşılık, iktidarın ise ‘Kapanan işyeri yoktur’ söylemlerini eleştirdi. Konya’da son 1 yıl içinde yani 2020 yılında 2 bin 319 esnafın kepenk kapattığını belirten Karaduman, “Birilerinin bu problemleri görmesi gerekir. ‘Kapanan işyeri yoktur’ diyerek, bu sorunları çözmeniz mümkün olmaz. Esnafları geziyoruz. Esnaf, ‘Perişan haldeyiz, iktidar sesimizi duymuyor’ diyor. Önceki gün bir esnafımız şöyle dedi; ‘Biraz sesimizi yükseltsek, yarın bize gelip ya FETÖ’cü ya da PKK’lısınız diyecekler diye sesimizi bile yükseltemiyoruz.’ Bu kulaklar bunu duydu. Esnaflar, ‘Sorunlarımız var, perişan haldeyiz, evimize ekmek götüremiyoruz’ diye feryat ediyor. Esnafın reva düşürüldüğü bu hali mutlaka hep birlikte görmek zorundayız. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin esnafa destek olma mahiyetinde yapmış olduğu çalışmayı tebrik ediyorum. Yapılan çalışma, aynı zamanda Konya Büyükşehir Belediyesi’nin esnafın sorunlarını gördüğünü de ortaya koyuyor. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin bu sorunları kabul ettiği gibi ülkeyi yönetenlerin de mutlaka esnaflarımızın sorunlarını görmesi ve buna çözüm üretmesi gerekir. Parası olana ‘Uludağ’da tatil yapabileceksiniz’ diyeceksiniz, Konyalı esnafı da pandemi var diye yoksulluğa mahkum edeceksiniz. Bunu kabul edebilmemiz asla mümkün değildir. Vaka sayılarının sıfırlandığı ilçeler var. Konya’da 5 ilçede vakalar sıfırlandı. Birçok ilçede vaka sayıları hayli düştü. Vaka sayılarının düştüğü ilçelerde bütün işyerleri acilen açılmalıdır” şeklinde konuştu. KONYA’YA SU GETİRİLMİYOR Çiftçinin ağır girdi maliyeti altında ezildiğini ifade eden Karaduman, üreticinin mallarının borçları dolayısıyla haczedildiğini de dile getirdi. Konya’nın tahıl ürünlerinin üretiminde ülkenin merkez üssü konumunda olduğunu aktaran Karaduman, şunları kaydetti: “Türkiye’nin toplam tarımsal üretiminin yüzde 10’u Konya tarafından karşılanıyor. Konyalı üreticimize yapılacak destekler, özellikle pandemi sürecinde her zamankinden daha büyük önem kazandı. Çiftçiler, sorunlarının çözüme kavuşturulmasını istiyor. Gübre, zirai ilaç, mazot, tohum, elektrik ve su fiyatlarında meydana gelen artışlar üreticilerimizi zorluyor. Yapılandırma faiz oranları, bugün yüzde 21’in üzerindedir. Borçlarını ödeyemeyen çiftçimizin desteklerine bloke konuluyor ve icraya veriliyor. Borçlarını ödeyemeyen çiftçilerimizin ödemeleri ertelenmeli ve faizden mutlaka muaf tutulmalıdır. Yem fiyatları oldukça yüksek. Tarımsal destekler artırılmalı. Desteklemelerin planlı olması gerekir. Üretimi durdurma kararı alan veya üretimden tamamen uzaklaşma kararı veren üreticilere destek olunmalıdır. Ürün satış fiyatlarındaki artış, maliyetlerdeki artışlardan daha az gerçekleşiyor. Bu durum, çiftçi için zarar demektir. Tarımsal sulamada kullanılan elektrik fiyatlarının artması, maliyeti artıran en önemli sorunlardan biridir. İlimiz genelinde yeni sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması bir tercih değil artık bir zaruret olmuştur. AHİ Kanalı, sulama için acilen işlevsel hale getirilmelidir. Su ihtiyacı fazla olan Kulu, Cihanbeyli ve Altınekin ilçelerinde DSİ katkılarıyla gölet ve kanal benzeri çalışmaların ivedilikle yapılması gerekir. Kuraklığı önleyici çalışmaları ne yazık ki göremiyoruz. Her gün yeni projelerle Konya’ya suyun geleceğini söylüyorlar. Suyun Konya’ya gelmediğini, bu konuda en ufak adımın dahi atılmadığını üzülerek izliyoruz. Ovada su tüketimi az olan ürünlerin üretimi, teşvik edilmelidir.” İTTİFAK TARTIŞMALARINA GİRMEK İÇİN ERKEN Saadet Partisi ve ittifaklar meselesi ile ilgili kendisine yönlendirilen soruyu da cevaplayan Karaduman, şu cümleler ile konuşmasını noktaladı: “24 Kasım seçimleriyle birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, seçimlerde ittifakları zorunlu kılan bir alan açmıştır. Bununla birlikte Saadet Partimiz, kendi ilkeleriyle ve duruşuyla 2018 seçimlerinde Millet İttifakı içinde yer almıştır. 2019 yılındaki Mahalli İdareler seçimlerinde partimiz seçime tek başına girmiştir. Bütün seçim bölgelerinde seçime tek başına giren tek siyasi parti olduk. İlkelerimiz var. Bizler Saadet Partisi olarak zamana ve şartlara göre hareket eden bir parti değiliz. Saadet Partisi siyasi arenada asla bir kan davası gütmediği gibi, inancı ve değerleri açısından asla siyasi arenanın bir kan davasına dönüşmesine müsaade etmeyeceği gibi, bir ekmek partimiz bütün partilere de eşit yaklaşır. Yaptığımız eleştirileri de kimseye bir düşmanlık etmek açısından değil, ülkemizin iyileşmesi ve normalleşmesi için bir kardeşlik vazifesi olarak değerlendirmelerimizi yapıyoruz. İktidar partisiyle de muhalefet partileriyle de bir araya gelip ülkenin meselelerinin konuşulmasını, ülkemiz açısından en büyük kazanım olarak görürüz. Saadet Partisi, bugün bir ittifakın içerisinde yer almamaktadır. Yarın bir seçim atmosferine girildiği vakitte ülke ve millet menfaatini göz önüne almak koşuluyla partimizin yetkili organları toplanır, bir karar alır ve bu karar da kamuoyu ile paylaşılır. Bugün ittifak tartışmalarına girmenin erken olduğunu düşünüyorum.”
Milletvekilimiz Abdulkadir Karaduman’ın Cihanbeyli Ziyareti – 27 Ocak 2021
Milletvekilimiz Abdulkadir Karaduman, İl Başkan Yardımcılarımız ve Cihanbeyli İlçe Başkanımız Mehmet Dikici, Cihanbeyli Kaymakamı Remzi Demir, Milli Eğitim Müdürü Mehmet Sarıtaş, Belediye Başkanı Mehmet Kale, İlçe Jandarma Komutanı Çetin Yılmaz, Esnaf ve Sanatlarlar Odası Başkanı Kemal Belgin, Şoförler Odası Başkanı Mehmet Ekinci, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Kenan Belgin, Ziraat Odası Başkanı Veysel Akbulut’u ziyaret etti ve Cihanbeyli esnafıyla buluştu.
İl Başkanımız Hüseyin Saydam’ın Basın Toplantısı – 25 Ocak 2021
İl Başkanımız Hüseyin Saydam’ın Basın Toplantısı – 25 Ocak 2021
Hepimizin de malumu kısa bir süre önce cumhurbaşkanlığı tarafından 2021 Yılı Yatırım Programı açıklandı. Açıklanan yatırım programında Konya’mız için neler var diye hepiniz gibi, bizler de merak ettik ve araştırdık. Konya’mızda çıkan haberlere bakılırsa, her zaman olduğu gibi bir zafer edası, çok olağanüstü bir şeyler oluyormuş havası estiriliyor. Biz şehrimiz adına bu algının oluşturulmasına razı değiliz. Doğru da değil zaten. İncelememiz sonucunda maalesef biz hayal kırıklığı ile karşılaştık. Belki bu tür açıklamalarımızla her şeye itiraz eden, hiçbir şeyden memnun olmayan gibi algılanıyor olabiliriz. Ancak bugüne kadar söylediklerimizde nasıl haklı çıkmışsak bu konuda da haklı çıkacağımıza eminim. ELEŞTİRİLERİMİZDE ER YA DA GEÇ HAKLI ÇIKIYORUZ! Nedendir bilmem Erbakan Hocamız gibi bir liderin yolundan gittiğimizden midir, yoksa başka bir sebebi mi vardır bilinmez ancak bazı olacakları çok önceden görüp, görüşlerimizi bildiriyoruz. İlk anda beğenmediğimiz için tepki oluyor, ancak 2 sene veya 3 sene sonra her şey ortaya çıkıyor, o zaman herkes bizim dediğimizi tasdik ediyor, ama iş işten geçmiş oluyor. Buradan herkese seslenmek istiyorum. Yahu bir kez de ne dediğimizi anlayın, anlamaya çalışın. Bugüne kadar, bizim tarihimizde milletimizin aleyhine söylenmiş bir söz var mıdır? Milletimizin, ülkemizin, İslam coğrafyasının, Milli ve manevî değerlerimizin aleyhine atılmış bir adım bulabilir misiniz? Hayır. Ama nedense her seferinde sözlerimiz, söylediklerimiz çarpıtılıyor, olumsuz bir algı oluşturuluyor. Neticede olan ülkemize, şehrimize, milletimize oluyor. Sonunda hepimiz üzülüyoruz. Biz anlaşılamadığımız için üzülüyoruz, sizler de şu anda yaşadığımız bugünkü durumlara maruz kaldığınız için hep birlikte üzülüyoruz. Neyse artık nasıl anlaşılırsa. Biz kendi doğru bildiklerimizi söyleyeceğiz. Gerisi kamuoyunun takdirine kalmış. KONYA’NIN HAKKINI SAVUNMAK BİZİM EN TABİİ HAKKIMIZ! Konya önemli bir yer. Kim ne amaçla söyler onu bilmem de ama bizim için, Milli Görüş Hareketi için önemli. Diğer taraftan ben bu şehirde yaşıyorum. Şu anda da Saadet Partisi’nin Konya il başkanıyım. Bu manada şehrimin ve bir parti il başkanı olarak bu şehirde yaşayanların hakkını korumak ve savunmak en tabii hakkımdır. Yatırım programına dönersek; milletvekilleri, bakanlar ve cumhurbaşkanı tarafından her zaman dile getirilen ’Konya’nın gönlümüzdeki yeri bir başka’ sözünün karşılığını biz maalesef yatırım programında göremedik. İncelememiz üzerine yatırım programı belli üst ve alt başlıklar halinde tasnif edilmiştir. Buralara baktığımızda ana başlıklardan; maden, imalat, konut ve diğer kamu hizmetleri ana başlıklarında Konya’mıza 2021 yılında hiçbir yatırım yapılmayacağını, ödenek ayrılmadığını görüyoruz. Yine ana başlıklara baktığımızda, toplam yatırım başlıklarında Konya’mıza yapılacak yatırımların yüzde olarak şu şekilde yer aldığını görüyoruz; tarımda % 2.4, enerjide: % 0.09, turizmde: % 1.2, eğitimde: %0.6, sağlıkta: % 0.5, diğer Kamu Hizmetleri başlığı altında iktisadi alanda: % 0.007 ve yine diğer kamu hizmetleri sosyal alanda ise % 1.5 olarak bir yatırım yapılacağı açıklanmıştır. Gerek nüfusu, gerek yüzölçümü, gerekse ödediği vergi ve gayri safi yurt içi hasılaya katkısı açısından 81 il içerisinde ilk 10 arasında olan Konya’mızın, ülkemize verdiği bunca katkı, üretim ve katma değer dikkate alındığında, yatırım bütçesinden aldığı ve yukarıda açıkladığım payların çok ama çok küçük ve komik kaldığı açıkça görülmektedir. Metro projesi haricinde hiçbir projeye kayda değer rakamlar açıklanmamıştır. Bir ilin ihtiyacının sadece metro ve ulaşım ile sınırlı saymanın ne kadar anlamsız olduğunu anlatmak sanırım gereksizdir. YATIRIM İÇİN KONYA’YA AYRILAN PAY BİNDE 4! Konya’nın ihtiyaçlarının görmezden gelindiğini belirten Saydam; “Her ilin olduğu gibi Konya’mızın da; eğitimden sağlığa, ulaşımdan altyapıya, enerjiden teknolojiye, çevreden tarım ve hayvancılığa, sanayiden turizme birçok alanda yatırıma, ödeneğe ihtiyacı vardır. Sadece metro yapılacak diye tüm bu ihtiyaçların görmezden gelinmesi, bu alanlarda yatırım planlanmaması, ödenek ayrılmaması ise izah edilemez ve anlaşılamaz bir tutumdur. Diğer taraftan tarım ve sanayi şehri olan Konya’mıza bu alanlarda ayrılan paylar da çok azdır. 2021 yılı toplam yatırım bütçesinden, yani 138 milyar liradan Konya’ya düşen toplam miktar 3.5 milyar liradır. Yani toplam yatırımın sadece yüzde 2.5’u kadar yatırım layık görülmüştür. Bu yatırım programından metro projesini çıkardığımız zaman (metroya ayrılan 2.9 milyar TL), diğer yatırım alanlarda ayrılan pay işin vahametini ortaya çıkarıyor. Bu kısmına baktığımızda yani Metro Projesi’ni çıkarttığımızda ayrılan para sadece 618 milyon liradır. Yani toplam yatırım içinde Konya’ya ayrılan pay sadece ve sadece binde 4’tür. Metro Projesi için ayrılan para ise daha önceki açıklanan ve yapılan ihalesine göre; para Konya’ya filan akmayacaktır. Burada paranın nereye akacağı bellidir. İhalenin kime verildiği, İnşaatını kimin yapacağı, kimlerin çalışacağı, vagonların nereden geleceğini hepimiz biliyoruz. Tamam, yatırım Konya’ya yapılacak ancak; buradaki sanayicimize, müteahhidimize, işsizimize, tedarikçimize bir faydası olmayacaksa, bunu sadece yapmış olursunuz. Ama yanlış yapmış olursunuz. Konya’ya metro yatırımı yapacağız, ancak para Çin’e akacak demeniz daha doğru olur. KONYA BU YATIRIM MİKTARINA LAYIK DEĞİL! Rakamlar ortadadır. Bu rakamları biz, sizin yaptığınız tabloya göre açıklıyoruz. Kim ne derse desin biz böyle bir tabloya razı değiliz. Bu şehir 5 tane organize sanayi ve bir o kadar da özel organize sanayisi olan bir şehir. Üretimleri ve yaptıkları açısından küçük Çin diye de anılır. Bu sebeple bu yatırımın en azından bir kısmı bu şehirden temin edilebilirdi. O zaman Konya’ya daha faydalı bir yatırım olurdu. Şehrimiz Konya, yatırım için ayrılan bu miktarlara layık değildir. Şehrimizin bir sivil havaalanı bile yoktur. Uçaklarımız hâlâ askeri havaalanına iner kalkar. Ama maalesef bunlar hiç konuşulmuyor bile. Yolcusu olmayan, sanayisi olmayan, şehrimizin bir ilçesi kadar nüfusu olmayan illerin bile sivil havaalanları var. Eğer israf olur gözüyle bakıyorlarsa, hakikaten tebrik etmek gerekir, En azından israf diye bir kelimeyi literatüre aldıkları için. Ama zannetmiyorum. KONYA’YA AYRILAN YATIRIM SARAY İNŞAATINA AYRILAN PAYDAN DAHA AZ! Şehrimizin gelişmesini, büyümesini istemeyen birtakım lobiler olduğu kanaatindeyim. Miting meydanında söylenen övgü dolu sözlerin bizi tatmin ettiği, o kadarla imtina etmemiz gerektiği gibi bir anlayışla idare edilmekteyiz. Kaç yıldır konuşuluyor. Bir çevre yolu bitirilemiyor. Mevcut çevre yollarının hepsi şehir içinde kaldı. Tehlike arz ediyor. Ancak nedense daha bitmesi için, eğer zamanında bitirilirse 3 yıl daha beklememiz gerekecek. Eğer bir karşılaştırma yapmak gerekirse; Konya’ya yapılacak karayolu yatırımı için 93 milyon lira ayrılmışken; örneğin Mersin’e yapılacak karayolu için 1 milyar 167 milyon lira yani Konya’ya yapılacak yatırımın yaklaşık 12.5 katı, Erzurum ve Trabzon’a yapılacak karayolu için 712 milyon lira yani Konya’ya yapılacak yatırımın yaklaşık 7.5 katı. Veya bir başka örnek, Bartın-Zonguldak’a yapılacak karayolu yatırımı için 570 milyon lira yani Konya’ya yapılacak yatırımın 6 katı para ayrılmıştır. Diğer taraftan şehrimiz tarım şehri. Tarımsal suya ihtiyacımız var. Kuraklık var. Su problemimiz var. Ama su için ayrılan yatırım miktarı da ortada. Maalesef bu konuda