İl Başkanımız Hüseyin SAYDAM ve il başkan yardımcılarımız, Güneysınır İlçe Teşkilatımızın haftalık olağan Yönetim Kurulu Toplantısı’na katıldılar.
İl Başkanımızın AGD Mekke’nin Fethi Programı – 31 Aralık 2019
Genel Başkan Yardımcımız Av. Hasan Hüseyin UYAR, Gençlik Kolları Genel Başkanı ve Konya Milletvekilimiz Abdulkadir KARADUMAN, Genel İdare Kurulu üyelerimiz Lütfi YALMAN ve Hasan Hüseyin ÖZ, İl Başkanımız Hüseyin SAYDAM, il başkan yardımcılarımız ve ilçe başkanlarımız, AGD ve MGV Konya Şubesi’nin düzenlemiş olduğu Mekke’nin Fethi’nin 1389. yıldönümü programına katıldılar.
Aralık Ayı İl Divan Toplantısı – 29 Aralık 2019
Hüseyin SAYDAM – Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mustafa İRİŞ – Genel Merkez Denetçisi
Aralık Ayı İl Divan Toplantısı – 29 Aralık 2019
Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı Aralık Ayı İl Divan Toplantısı parti il binasında yoğun katılım ile gerçekleştirildi. Toplantıya Saadet Partisi Başkanlık Divanı Üyesi ve Genel Merkez Denetçisi Mustafa İriş’in yanı sıra; Saadet Partisi GİK Üyesi Lütfi Yalman, GİK Üyesi ve Konya İl Sorumlusu Tacettin Çetinkaya, Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam, il başkan yardımcıları, ilçe başkanları, Karatay Belediyesi Eski Başkanı Mehmet Şen ve çok sayıda partili katıldı. Mustafa İriş, ülke gündemine dair değerlendirmelerde bulunurken; Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam ise daha çok yerel gündeme dair konuları konuştu. AK PARTİ’NİN DURDUĞU YER YANLIŞ Saadet Partisi Başkanlık Divanı Üyesi ve Genel Merkez Denetçisi Mustafa İriş, bir ailenin geliri ile gideri denk değilse o ailenin eninde sonunda yavaş yavaş sıkıntıya gireceğini söyledi. Açık devam ederse, vatandaşın açığı kapatmak için elinde olan varlıklarını satacağını yoksa insanın girdiği çıkmazdan kurtulması için tasvip edilmeyecek yollara girebileceğini dile getirdi. Ülke bütçesinin hiç bir zaman denk olmadığını ifade eden İriş, şunları söyledi: “2020 yılı için iktidar, 140 milyar dolar civarında açığı hedefine koymuş. Devamlı borç alarak, eldeki imkânlar satılarak, ithalat yapılarak ve vatandaşa ağır bir yük getiren vergileri artırarak sürdürülebilirlik nasıl sağlanacak? Türkiye’de işsizlik sürekli artıyor. Eğitimli gençlerin işsizlik oranı daha da vahim bir boyuta ulaşıyor. Kavga etmeye gerek yok. Hepimiz kardeşiz. Fakat tüm bu sorunlar için bir çözüm gerekli. Tarımı ve hayvancılığı desteklemezsek işsizlik sorununu çözemeyiz. Makine üretmezsek, işsizliği çözemeyiz. Bize milli ve yaygın bir kalkınma hamlesi gerekli. Ülkenin dört bir yanının uygun yatırımlarla donatılması gerekir. Saadet Partisi, bazı sorunları dile getirirken bize ‘Bunlar sizin devamınız’ deniliyor. Biz de diyoruz ki, ‘Bunların durdukları yer yanlış.’ Ekonomi, doğru yönetilmiyor. Türk lirasının değeri sürekli düşüyor. Ekonominin neresi iyi?” AHLAK VE MANEVİYAT HASSASİYETİ ZAYIFLADI Dış politikada ‘Sıfır sorun’ anlayışının günümüzde geçerli olmadığını kaydeden İriş, “Keşke o dönemlerdeki pozisyonumuzu yeniden yakalayabilsek. Tartışmadığımız bir ülke kalmadı. Dış politikada da doğru adım atamadılar, aldatıldılar. Bakın biz, doğruya doğru da diyoruz. Libya meselesinde iktidar tarafından atılan adımlar, doğrudur. Destekliyoruz. Mısır ve Suriye ile de düzenleme dönemine girilmelidir. Okyanus ötesinden kimse bizim sorunlarımızı çözemez. Türkiye, dünyanın tam ortasında yer alıyor. Anadolu, kuyusuz hırçın ata benzer. Bin yıldır biz bu bölgede yaşıyoruz. Bölgenin analizi iyi yapılmazsa sıkıntı artar” şeklinde konuştu. Bozulmaya başlayan millet ve toplumsal yapının diriltilmesi için bir hareketin gerekli olduğunun altını çizen İriş, şu ifadelerle konuşmasını noktaladı: “Önce ahlak ve maneviyata ihtiyacımız var. 17-18 yıldır iktidarda olan dindar yöneticiler, bu söylemlerde ve bu söylemleri hayata geçirme konusunda zayıf kaldı. Bizden güzel Kur’an okuyorlar. Yaptıkları Camiiler daha güzel. Fakat toplum yapımız bozuldu. Birlik ve beraberlik ruhuyla ayakta sağlam durabiliriz. Plansızlık ve programsızlıkla ülke yönetilmez.” VATANDAŞ YARDIMA MUHTAÇ HALE GETİRİLDİ Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam, ekonomik zorlukların insanı farklı arayışlara sürüklediğine dikkat çekti. Maneviyat eksikliklerinin verdiği boşlukla intihar olaylarının arttığını dile getiren Saydam, son dönemlerde Konya’da da 4 kişinin intihar ettiğini kaydetti. Saydam, “17-18 yıldır meydana gelen hadiselerin hiç birinin sorumluluğu, iktidar tarafından alınmadı. İnşaat, hafriyat ve beton kelimeleri iktidarı gerçekten çok sevindiriyor. Üretim, tarım ve hayvancılık kelimeleri de iktidarı rahatsız ediyor. Cebinde ekmek parası olmayan vatandaşımıza uzun vadeli konut yapmaya başlayacaklarmış. Bu konutları, vatandaşlarımız sunulan şartlar dâhilinde alamaz. Çünkü 17-18 yıl içinde vatandaşımız ne yazık ki yardıma muhtaç hale getirildi” şeklinde konuştu. İKTİDAR YANLIŞ ÜSTÜNE YANLIŞ YAPIYOR “Konya, hak ettiği yerde değil” diyen Saydam, şunları kaydetti: “YHT Garı binası 3 yıldır bitirilemedi. Beyşehir Yolu kaderini yaşayacak. 68 milyona bitirilmedi, 77 milyona farklı bir şirkete yönlendirildi. 68 milyona bitirilemeyen Gar projesi ortada iktidar kalkıp, 7 buçuk milyar TL’lik metro yapacakmış. İktidar, Konya’yı oy deposu olarak görüyor. 5. Organize Sanayi Bölgesinin inşaa eden, tarımın merkezi olan şehrimize kar kış ve sis yüzünden uçaklar bine inemiyor. Sebebi otomatik indirme sistemi eskimiş. Düz ovada sivil havaalanı yapamadıkları gibi, otomatik indirme sistemini dahi kuramadılar. Konya’yı önemsemiyorlar. Hava kirliliği problemi çok fazla. Farklı açıklamalar var, çözüm yok. Kötü koku, yaz aylarında değil, kış aylarında da var. Konya’da hastalıklar arttı. Aciller dolu. İlk düğme yanlış iliklenmiş. İktidar, yanlış üstüne yanlış yapıyor. Soruyoruz ASELSAN yatırımı neden 3-4 ilçenin ortak noktasına yapılmadı? İlçelere yönelik yaygın yatırım anlayışı geliştirilebilirdi. Bu anlamda TORKU’ya ilçeleri kalkındırma anlayışından dolayı buradan teşekkür etmek istiyorum.” Toplantının ardından Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam ve Saadet Partisi Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Kart, İriş’e hediye takdim etti.
İl Başkanımızın Merhaba Gazetesi Röportajı – 26 Aralık 2019
İl Başkanımız Hüseyin Saydam’ım Merhaba Gazetesi’nden Emre Özgül’e vermiş olduğu röportaj: Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam, Konya gündemine dair Merhaba Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Saydam, Konya’nın oy deposu olarak görüldüğüne dikkat çekti. “Ovanın neresine yer bulamadık” diyen Saydam, Konya’nın henüz sivil bir havaalanı olmadığını söyledi. Yapılan tadilatlarla mevcut havaalanının sivil havaalanı görüntüsüne kavuşturulduğunu aktaran Saydam, “5. Organize Sanayinin yapıldığı, özel organize sanayilerinin olduğu, turizmin başkenti olarak görülen Konya’nın halâ sivil bir havaalanına kavuşturulamaması büyük ayıptır. Konya’yı çantada keklik görmek de büyük ayıp. Şeb-i Arus öncesi tren seferleri düşürüldü. Bunları söylemek şehre zarar değil. Şehre zarar verenler, bunlara sessiz kalanlardır. Konya’nın iktidar Milletvekilleri, Konya’nın işlerini takip etmiyorlar mı? Ya da Milletvekillerini aşan durumlar var. Şehir açısından bunlar hep kayıp. Bu yıl Şeb-i Arus’un teması ‘Vefa Vakti’ydi. Eğer öyleyse Konya’nın yetkilileri de bu şehir için bazı konularda vefalı olmalıdır” dedi. AK PARTİ KONYA’DA KENDİNİ LÜTUF OLARAK GÖRÜYOR! Konya Büyükşehir Belediyesi için “İndirim beklemiyoruz, yeter ki zam yapmasınlar” söylemlerini hatırlatan Saydam, daha sonra konuşmasını şöyle sürdürdü: “Maalesef Konya Büyükşehir Belediyesi,2020 Ocak ayından itibaren geçerli olmak üzere su ve ulaşım tarifesinde zam kararı aldı. Konya açısından ciddi bir borç var. İsrafın önüne takip ettiğimiz kadarıyla geçilmiş değil. Büyükşehir Yasası var. Konya’nın bütün ilçelerine ulaşmak durumunda. Belediye, bu yasa ile aslında kolay işlerini zorlu hale getirdi. Akaryakıta ve farklı kalemlere sürekli zam geliyor. Çoğu şeyde dışa bağımlıyız, döviz kuru yine yükseliş içinde. Netice itibariyle Konya Büyükşehir Belediyesi’nin bu ağır yükün altından kalkabileceğini düşünmüyorum. Merkezi hükümetin bu konuda bir şeyler yapması gerekir. Vatandaşın da yükü çok ağır. Merkezi hükümet, bazı şeyleri zamlarla değil, israflardan süspanse etmesi lazım. Vatandaşın sırtına daha fazla yük bindirmeyin. Ben, böyle bir anlayış görmedim. Sadece ‘Vatandaş versin ama nasıl verirse versin’ zihniyeti hakim. Kırmızı ışıkta bekleyen, AVM’lerdeki insan sayısından ülke ekonomisi üzerine analiz yapılamaz. Bu, çok sakat bir anlayıştır. İktidar, kendini Konya’da bir lütuf olarak görüyor. ‘Vatandaş bedeli ödemek zorunda’ anlayışını bırakması gerekir AK Parti’nin ve belediyelerinin.” METRO PROJESİ BELİRLENEN TARİHTE BİTMEZ! Yeni Yüksek Hızlı Tren (YHT) Garı ve Konya metrosuyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Saydam, şunları kaydetti: “68 milyona ihale edilmiş, bitirilememiş bir proje YHT Garı. Sonra da 77 milyona ihalesi yapıldı. Onun da zamanında bitirileceği konusunda şüphelerim var. Beyşehir Çevre Yolu gibi efsane hale gelmesinden tereddüt ediyorum. Buna gereken hassasiyet gösterilmeli. Zaten garın yeri de yanlış. Şuanki gar bile yeni yapılacak yerden daha iyi konumda. AK Parti iktidarı, bu tarz yatırımları genellikle lazım olduğu için değil, inşaat kelimesini duyduklarında heyecanlandıkları için yapıyorlar. Konya’daki çoğu yatırıma bakın. Emekliler Konağı, spor kompleksleri, mahalle konaklarının bir çoğu atıl halde. İnşaat olsun da ne olursa olsun anlayışları var. Metroyu da bu manâda değerlendiriyorum. Bu tarz yatırımların fizibilite çalışmalarının yapılarak, hayata geçirileceğini düşünmüyoruz. Yatırımların alt yapısına falan bakmıyorlar yani. Metro projesinin de 4 yılda bitirilmesi mümkün değil. Hiçbir şekilde bu yatırım altından kalkabileceklerini de düşünmüyoruz. Çünkü ekonomik gerçeklik ortada. 68 milyonluk ihale tamamlanamıyor, toplam değeri 7 buçuk milyar lira olacak yatırımı mı bitirecekler? Birçok ilçede ulaşım özele devredildi. Ulaşımdan, sudan zarar eden bir belediye var. Şehirdeki bazı kuruluşlar zarar ediyor. Tramvay alındı, döviz kuru yükseldi borç arttı. Yani önümüzde böyle bir gerçeklik varken, metro projesini bakanlık da karşılasa nasıl olacak sorusunu sormadan, duramıyor insan? Gerçekten bu şehrin yetkilileri ne iş yapar? Belediyecilik, sadece çöp toplamaktan mı ibaret? Her şeyi bakanlığa devredecekseniz, bunun neresine belediyecilik diyeceğiz? Kaç tane cadde açtınız? Ahmet Özcan, Fetih, Kerkük, 2. Larende Caddelerini açanlar kimler? Bunların hepsi belediye kasasından istimlak edilerek, yapılan yatırımlar. Bu şehir, nasıl bu hale geldi? Biz, 15-20 yıl önce belediyeyi de şehri de kendilerine böyle teslim etmedik. Belediyenin kasasında para vardı. Ödemelerini 1 haftada yapan belediyecilik anlayışından şimdi 45-60 günü bulan belediyecilik zihniyetine döndük. Belki bu süreç daha da uzun sürüyordur.” SULAR TEMİZ DEĞİL, HAVA KİRLİLİĞİ ÇOK FAZLA! Yetkililer tarafından bir vurdumduymazlık ve umursamazlık olduğunu da belirten Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam, şehirdeki kötü koku ve hava kirliliği ile ilgili de sert sözler söyledi. İşin, “Bu şekliyle yaşamalısınız” boyutuna getirildiğini dile getiren Saydam, “Konya halkı bunları hak etmiyor” dedi. Türkiye’de hava kirliliğinden yılda ölen kişi sayısının 30 bine ulaştığını kaydeden Saydam, “Ovanın neresine sığamadık? Her yerimiz beton yığını oldu. ‘Laf olsun torba dolsun’ diye şehrin bazı yerlerine parklar yapılmış. O parklarda insanlar sabahları hava kirliliğinden dolayı yürüyemiyor. İnsanlar boğuluyor. ‘Ben, yaptım oldu’ mantığında yapılan işler, şehri bu hale sokuyor. Şehir merkezi her geçen gün daha fazla kırsaldan göç almaya başladı. Tarım ve hayvancılığa iktidar tarafından gerekli ehemmiyetin verilmeyişi, insanları üretimden uzaklaştırdı. Durum böyle olunca hava kirliliği sorunu da, su sorunu da, trafik sorunu da çözülemiyor. Bir şey daha söylemek istiyorum. Konya’nın içme sularının da temiz olduğunu düşünmüyoruz. Sular sapsarı akıyor. Konya’nın alt yapısında sıkıntı var. 1989 yılında da Konya’nın alt yapı problemi vardı. Üzerinden 30 yıl geçmiş halâ alt yapı problemi var. Bundan sonrası artık hastalığa gider. Alt yapıyı yenilemelerine de bütçe yok. Çünkü o kadar boş şeye para harcandı ki!” şeklinde konuştu.
İl Başkanımızın Doğanhisar Bölge Divanı Ziyareti – 25 Aralık 2019
İl Başkanımız Hüseyin Saydam ve İl Başkan Yardımcılarımız, Doğanhisar İlçe Teşkilatımızın yeni binasının açılışı ve Doğanhisar İlçe Teşkilatı’nın ev sahipliğinde Sarayönü, Kadınhanı, Ilgın ve Doğanhisar Bölge Divan Toplantısı’na katıldılar.
Genel Başkanımızın Basın Toplantısı – 25 Aralık 2019
Genel Başkanımızın Basın Toplantısı – 25 Aralık 2019
Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu’nun gündeme dair değerlendirmeleri: MALATYA PÜTÜRGE DAVASI Geçtiğimiz Pazartesi sonuçlanan Pütürge davası ile başlamak istiyorum. Verilen cezalar giden canları geri getirmese de adalet tecelli etmiştir. Bundan sevinç duyuyor değiliz, ülkemizde böyle bir hadise yaşanması hepimizi derinden yaralamıştır. 31 Mart Yerel Seçimlerinde yaşanan bu acı hadiseden herkes ders almalıdır. Hiçbir makam, hiçbir mevki, hiçbir başarı insan hayatından daha değerli değildir. Ne yazık ki giden canlarda geri gelmemektedir. Türkiye’miz bugün ağır bir kutuplaşma atmosferi ile karşı karşıyadır. Bunun da en temel sebebi siyasetin üslubudur. Seçime değil de savaşa gidiyoruz mantığı ile yürütülen siyasi kampanya ve dil insanımızı ayrıştırmakta ve bölmektedir. Temennimiz bir daha böyle acı bir hadise ile karşılaşmamaktadır. Bu vesile ile Malatya’da yitirdiğimiz canlara Allah’tan rahmet, ailelerine ise bir kere daha başsağlığı diliyorum. 3. KÖPRÜ İşsizlik aldı başını gidiyor, resmi rakamlarda 4.5 milyon sayısı geçildi. Bu gerek iktidarın, gerek muhalefet, gerek sanayici gerekse ekonomist herkesin bir numaralı meselesi olmalı. İkinci meselemiz çalışıp emeğini hasrettikten sonra geçimini sağlayan asgari ücretli insanımız. Bizim en önemli meselemiz bunlar olması icap ederken biz şimdi farklı yollardan insanların para kazanmalarına zemin hazırlıyoruz. Bu hafta medyaya yansıdı Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün Çin’e satışı gündeme gelmiş. İtalyan şirketin hisselerini Çin’in alması söz konusuymuş. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü Çinliler almaya çalışıyor. Herkes kârlı yatırımın peşinde rantın büyüklüğü de rekabeti arttırıyor. Ne yazık ki Türkiye’de para teknolojiye harcanmıyor. Kanala ve köprüye para harcanıyor. Yani ölü yatırıma! Biz bütün gücümüzü bu sosyal yatırımlardan, gösterişe dönük yatırımlardan sanayi ve tarıma aktarmaya karar verirsek Türkiye ayağa kalkmaya başlar. YERLİ OTOMOBİL Biz iktidarın yatırıma dönük olmayan projelerini eleştirdikçe iktidar biz de üretiyoruz deme çabasına giriyor. Bakınız 27 Aralık’ta “İtalya’dan getirilen” güya yerli otomobilimizin tanıtımı yapılacakmış. Bu iktidar iş başına geleli 17 yılı geçti, otomobil son 10 yıldır gündemde. 2022 yılında da yerli otomobil üretimine başlayacakmışız! Bugüne kadar ortaya ciddi bir iş konamadı, konamaz. Çünkü bir insanın yürüyüşünden onun nereye gideceğini tahmin etmek mümkün. Bu iktidar bu gidişatını değiştirmediği müddetçe ülkenin problemlerini çözmesi kesinlikle mümkün değil. Bizim insanımıza güvenilse ve gerekli kaynak ayrılsa inanıyorum ki 2 sene sonra Türkiye’de araba üretilir. Biz her konuda yerli üretimi en önemli mesele olarak görüyoruz. Biz her ne olursa olsun yine de ümit var olmak istiyoruz. Yerli otomobil ve yerli üretim konusunu her zaman arzu ettik ve başarı ile sonuçlanmasını temenni ediyoruz. ZAM RAKAMLARI Bu iktidarın en başarılı olduğu konu rakamlarla oynamadır. Rakamlarla öyle bir oyuyor ki herkesi uyutabiliyor. Tabi bu konuda uyumayanlar da var da sesleri çıkmıyor. Şimdi bütçe yapılıyor tabi önümüzdeki ücretlere yapılacak zamlarla vergilere yapılacak zamlar aynı kefeye konmuyor. Ücretlerde memurlara ne verildi %4+4, daha fazlasını veremeyiz dediler. Maliye Bakanlığı tebliğinde yeniden değerleme oranı %22,58 olarak belirleniyor. Pasaport harçları, trafik cezaları, yurt dışından gelen cep telefonu vergileri bu rakama göre belirlenecek. Bir tek motorlu taşıt vergisi hariç, o %12’de kalacakmış. İktidar ayar verdiği enflasyon rakamları üzerinden işçiye, memura zam verirken, bu rakam üzerinden yaptığı vergi zamları içinde bulunduğumuz tablonun acı gerçeğidir. BEYİN GÖÇÜ Bugün iktidarın yapması gereken algıyı değil ekonomiyi ve yaşanan krizi yönetmesidir. İstedikleri kadar algıyı yönetmeye kalksalar da gerçekler ortada. Türkiye bir çıkmazın içinde insanımız umutsuz ve mutsuz. Bunun en somut örneği artan beyin göçü. Genç İşsizliğin %27 oranına ulaştığı ülkemizde ilk defa beyin göçü lise düzeyine kadar indi. -İstanbul Erkek Lisesi 2019 mezunlarının %52.6’sı Avrupa’ya gitti. Lisenin 135 yıllık tarihinde yurt dışına gidenlerin oranı Türkiye’de kalanların oranını geçmiş bulunmakta. -Alman Lisesi’nden yurt dışına gidenlerin oranı %94.7. -Galatasaray Lisesi’nden yurt dışına gidenlerin oranı ise %32. 6’ya ulaştı. Yurt dışına gidenlerin sayısı ise bir yılda %63 artmış durumda. Göç edenlerin büyük çoğunluğu ise 20-34 yaş arasında yüksek eğitim çağında bulunan gençlerimiz. Tablo ortada lakin Sn. Erdoğan: “Eskiden yurt dışına giden bilim ve araştırma insanlarımızın göçü, artık tersine dönmüş durumdadır” diyor. Yurt dışına giden doktora öğrencilerinin ve bazı isimler dönüyor olabilir lakin bu göç tersine başladı demek mümkün değildir. Sn. Cumhurbaşkanı’nın çevresindekilerin rakamları doğru vermesi icap eder. Gençlerinin kendi ülkesinden umudunu kesip, fevç fevç yurt dışına gittiği bir süreçte sessiz kalmamız söz konusu olamaz. İnanıyorum ki bugün Türkiye ekonomi, adalet ve sosyal konularda toparlandığı zaman beyin göçü tersine dönecektir. Türkiye’de ortamın yaşanabilir bir hale gelmesi lazım. Adalet, huzur ve barışın tesisi lazım. İktidardakiler gibi düşünmeyenlerin ötelenmemesi, terörist damgası yememesi lazım. İlim ve bilim ancak böyle gelişir, aykırı fikirlerin rahatlıkla söylenmesi ile gelişir. Gençlerimiz kendi ülkelerinde kalmaya razı olacaklardır. BÖLGEMİZDE YAŞANAN GELİŞMELER Daha öncede dile getirdik bugün tekrar hatırlatmak istiyorum İdlip’te büyük bir kriz yaşanmaktadır. Çatışmalar şiddetini arttırmış, Türkiye’ye doğru yeni bir göç dalgası başlamış bulunmaktadır. Bu konuyu hassasiyetle takip ediyor meselenin kan dökülmeden barış içerisinde çözülebilmesini temenni ediyorum. Bir diğer konu ise Libya’da yaşanan süreç aynı şekilde burada da akan kanın durması en büyük temennimizdir. Irak’ta yaşanan gelişmeleri de yakinen takip etmekteyiz. ABD’nin Irak konusunda ortaya koyduğu tavırdan da muhakkak ders alınmalı, dış politikada ABD’ye güvenilmeyeceği anlaşılmalıdır. Bölgede krizin devam etmesi durumunda ABD’nin Kerkük’te ki petrol bölgelerini koruma altına alması nihai olarak BOP’un bir parçasıdır. Ne yazık ki İslam dünyası darmadağın olmuştur. İslam dünyasının dört bir yanında kan ve gözyaşı akmaktadır. Bu yaşanan dramı durduracak tek bir çözüm yolu vardır o da aklıselimdir. Malezya’da geçtiğimiz hafta Kuala Lumpur Zirvesi yapıldı. Bu gayet olumlu bir gelişme fakat yeterli değil. Bakınız Sn. Erdoğan’a haber verilmemiş olabilir fakat Türkiye, D8’in, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın aynı anda dönem başkanıdır. Bu tarihi fırsat değerlendirilmeli İslam Birliği konusunda net ve somut adımlar atılmalıdır. Siyasi, sosyal ve ekonomik alanda işbirliği geliştirilmelidir. Bugün İslam dünyasının içinde bulunduğu krizden çıkmasının tek yolu budur. Her zaman söylediğimiz gibi biz bütün uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyoruz. Şüphesiz ki güç ve kudret sahibi Cenab-ı Allah’tır. Allah (cc) ülkemizin, bölgemizin ve bütün insanlığın yardımcısı olsun.
İl Başkanımızın YENİAD Konferans Programı – 19 Aralık 2019
Genel Başkan Yardımcımız Av. Hasan Hüseyin Uyar, İl başkanımız Hüseyin Saydam ve Selçuklu İlçe Başkanımız İbrahim Ceylan, YENİAD Konya Şubesi’nin düzenlemiş olduğu Av. Osman Selvi’nin sunumuyla “Kişisel Verilerin Korunumu Kanunu“ konferansına katıldılar.