Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (ESAM) geleneksel hale gelen Çarşamba Konferansları’nın bu haftaki konuğu Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu oldu. ESAM Konferans Salonu’nda ‘Ebedi Dünya Barışı ve Geleceğin İnşası’ konusu ile gerçekleşen programa ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, milletvekilleri, bürokratlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Toplumda huzur isteniyorsa hakkın üstün tutulması ve zulümden uzak durulması gerektiğinin altını çizen Karamollaoğlu, “Bizim Yeni Bir Dünya’ya ihtiyacımız var. Özelliklerimizi bilmeliyiz. Gerçekleri bilerek politika belirlemeliyiz. Bu Yeni Dünya’nın kurulmasında savaşa sebep vermeden barışı sağlamalıyız. Diyalogla barışı sağlamalıyız” dedi. BATI, ÇEVRE KONUSUNDA YENİ UYANDI Geçmişten örnekler vererek konuşmasına başlayan Karamollaoğlu, ideolojilerin ortaya çıkış nedenlerini ve gelişim sürecini anlattı. Karamollaoğlu, insanların tabiatla uyum içerisinde olması gerektiğini yeni anladığını ifade ederek, “Tabiat bize bir emanettir. Hava da, su da, orman da, toprak da bize emanettir. Bütün tabii bitkiler bize emanettir. Dünya da bunu fark etti. Çünkü o kadar hunlarca kullandı ki, nefes aldığı hava ona şifa olmuyor. İnsanlar artık su bulamıyor. Ormanlar insanlar tarafından tahrip ediliyor. Hâlbuki insanların doğa ile uyumlu hareket etmesi gerekiyor. Batı çevre konusunda yeni uyandı. Müslümanlar olarak bunları idrak edemezsek diğerlerinden farkımızı anlayamayız” diye konuştu. CİHAD, HAKKI ÜSTÜN TUTMAK DEMEKTİR Karamollaoğlu, toplumda huzur isteniyorsa hakkın üstün tutulması ve zulümden uzak durulması gerektiğinin altını çizerek, şöyle devam etti: “Erbakan Hocamız bunlara öncelik vererek ‘önce ahlak ve maneviyat’ diyerek yola çıkmıştı. Bizler komşu hakkını gözetmeyi manevi değerler olarak görürüz. Komşu hakkı çok önemlidir. Çünkü Peygamber Efendimiz ‘komşusu açken tok yatan bizden değildir’ demiştir. Dinini sormuyor. Aç diyor! Bundan dolayı inancımızın gereği olarak bu manevi değerleri hâkim kılmak için gösterdiğimiz çabaya cihad diyoruz. Cihad eline kılıç alıp savaşmak değildir. Onun için bizim meseleye bakışımız çok farklıdır. Cihad, hakkı temin etmek için var gücüyle çalışmak demektir.” YENİ BİR DÜNYAYA İHTİYACIMIZ VAR Karamollaoğlu, Batı’nın İkinci Dünya Savaşı’nın ardından bir daha huzursuzluğun çıkmaması adına birçok kuruluş kurduğunu hatırlatarak, 11 Eylül olaylarının ardından Batı’nın ortaya koyduğu prensiplerden vazgeçtiğine dikkat çekti. Batı’nın sapıkça bir anlayışla hareket ettiğini belirten Karamollaoğlu, “Bizim Yeni Bir Dünya’ya ihtiyacımız var. Özelliklerimizi bilmeliyiz. Gerçekleri bilerek politika belirlemeliyiz. Bu Yeni Bir Dünya’nın kurulmasında savaşa sebep vermeden barışı sağlamalıyız. Diyalogla barışı sağlamalıyız. Aramızdaki münasebetlerde çifte standart olmaması lazım. Mutlaka adalete riayet edilmeli, eşitlik olmalıdır. Sömürünün olmaması gerekiyor. İnsan haklarına riayet edilmeli! Dünyada barış istiyorsak bunun muhakkak yerine getirilmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. AİLE MEFHUMU YOK OLURSA TOPLUM BİTER Aile kurumunun korunması gerektiğine vurgu yapan Karamollaoğlu, “Aile toplumun temelidir. Aile; erkekten, kadından ve çocuklardan oluşur. Eğer bu durum yok edilirse toplum mahvolur. Tüplerden insan yetiştirmeyi aklından geçirenler var. O yetiştirdiği insan olur mu, onu bilemem. Ama aile mefhumu ortadan kalkarsa toplum yok olur. Buna yönelik büyük bir çaba var. Toplumu ifsat etme konusunda da baya yol aldılar” ifadelerini kullandı.
Genel Başkanımızın Basın Toplantısı – 27 Kasım 2019
Genel Başkanımızın Basın Toplantısı – 27 Kasım 2019
Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu’nun gündeme dair değerlendirmeleri: ÖĞRETMENLERİMİZ HAK ETTİKLERİ DEĞERİ GÖRMÜYOR Malumunuz olduğu üzere 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü geride bıraktık. Bu hafta içerisinde bulunmamız sebebiyle Türkiye’de öğretmenlerimizin yaşadığı sıkıntıları burada dile getirmek istiyorum. Çünkü bir öğretmen çocuğu olarak, yarınların inşa edilmesi yolunda gayret sarf eden, gecelerini gündüzlerine katan öğretmenlerimizin, içinde bulunduğu şartları ve yüreklerinde taşıdıkları eğitim aşkını canı gönülden anlayabiliyorum. Babam 1930 yılının başlarında öğretmenlik maaşına başladı. Bize o zaman; ilk aldığı maaşı hiçbir zaman alamadığını söylemişti. Merhum babam bu mesleği icra ederken o dönemde aldığı maaş ile 25 koyun alabiliyordu. Rakamları bugün ki ücret ile mukayese edersek 10 misli fark gözüküyor. Cumhuriyet’in başlarında İstiklal Harbinden çıkıldığı için yeni bir neslin yetiştirilmesi amacı ile eğitim bir numara mesele yapılmış ve öğretmenlere yüksek ücret verilmiş. Çünkü marifet iltifata tabidir. Öğretmenlik kıymetli bir meslek olarak görülmüş. Bugün ise geldiğimiz noktada öğretmenler hak ettikleri değeri göremiyorlar. Burada maaşlar önem arz ediyor çünkü öğretmeni geçim sıkıntısı yaşayan, zihninde evinin iaşesini olan, bir eğitim sisteminde verim elde edilemez. Daha yakın tarihten bir örnek vermek gerekirse; 2003 yılında bir öğretmen maaşı; Öğretmen maaşı = 2,8 asgari ücret Öğretmen maaşı= 19,5 çeyrek altın ederken 2019 yılında bir öğretmen maaşı, Öğretmen maaşı: 1,9 asgari ücret Öğretmen maaşı: 8,8 çeyrek altın etmektedir. Bu rakamlar öğretmenlerimizin alım gücünün her geçen gün nasıl azaldığını açık bir şekilde göstermektedir. Temennim öğretmenlerimizin başımızın tacı olduğu, hak ettikleri değeri gördüğü bir Türkiye’nin inşa edilmesidir. Türkiye’yi ileriye götürecek, güçlendirecek insanları buna siyasiler de dâhil öğretmenler yetiştiriyor. TÜRKİYE’NİN GERÇEK GÜNDEMİ Türkiye, başta ekonomi olmak üzere devasa problemlerle karşı karşıya… En önemli meselemiz de ekonomi çünkü milletin canını yakıyor bu konu. Ama maalesef bu problemlerin üzerine kafa yormak yerine ülke suni gündemlerle meşgul ediliyor. Asıl konuşulması gereken gerçeklerin üzeri örtülüyor. Son zamanlarda ardı ardına intihar vakıaları ile karşılaşır olduk. Elbette hiçbir şey intiharın bahanesi olamaz. Burada şu soruyu da sormak istiyorum, intihar vakıalara yazar kasa fırlatılmasından daha mı az değersiz? Bu konu üzerinde tam manasıyla düşünülmüyor ve müzakere edilmiyor. Şu an bir gerçek var ki toplum bir infial yaşıyor. Bu infialin altında yatan en önemli sebeplerden birisi mevcut ekonomik şartlar milletimizin yaşadığı geçim sıkıntısı ve adalete olması gereken güvenin kaybolmasıdır. Siyaset çığırından çıkmış, ithamlarla, iftiralarla, hakaretlerle gündem oluşturulmaktadır. Bu sebeple Türkiye bir an evvel gerçek gündemine dönmelidir. Üslup değişmeli, saygı ve sevgi ortamı oluşturulmalıdır. Bugün Türkiye’nin asıl gündemi; -Her gün gencecik evlatlarımızı toprağa vermek zorunda kaldığımız terördür. -Türkiye’nin gerçek gündemi çöken ekonomidir. -Devletin bütünüyle üretime dönük yatırımlardan el çekmesidir. -İşsizliktir. -Artık sürdürülemez hale gelen iç ve dış borçtur. -Bitirilen tarım, yok edilen hayvancılıktır. -Yapılan yanlış yatırımlar, yürütülen yanlış politikalardır. –Çöken eğitim sistemimizdir. -Adım adım yok olan ahlaki değerlerimizdir. Kaybolan adalet duygusudur. -Dış politikada yaşanan krizlerdir. SİYASETİN ÜSLUBU DEĞİŞMELİ Türkiye’nin ciddi meseleleri her zaman var lakin üzüldüğümüz nokta bunun iktidarın gündeminde olmaması. Şunu ölçemiyoruz ne yazık ki; konunun farkındalar yoksa çözemedikleri için mi gündeme getirmiyorlar Yoksa farkında değiller mi? Tok açın halinden anlamaz derler, bu arkadaşların karnı tok olduğu için açın halinden anlamıyorlar. Bu ihtimal en az konuyu bilip de çözmemek kadar vahim. Bir defa bu ülkenin problemlerini çözmek istiyorsak siyasetin üslubunun değişmesinin şart olduğunu düşünüyoruz. Bir devlet adamına karşısındakilere hakaret etmek yakışmaz. Bir devlet adamı karşısındakine cevap veremiyor küfrediyorsa o makamda oturmaması gerekir. Meseleleri çözemiyorum 17 yıldır bu meseleyi anlamadım de, mert ol biraz! Ama vatandaşın derdi umurunuzda olmazsa bu meseleleri çözemezsiniz arkadaş. İş arayıp da bulamayanlar var deniyor. Bu konuda sizin ayıbınız. Neymiş! Sanayici ehil adam bulamıyormuş. Tamam, da bu diplomalı ehil olmayan nesli kim yetiştirdi! 17 yıl önce ilkokula başlayan çocuk üniversite mezunu oldu. Ama bir beceri kazanamadıysa doğrudan doğruya bu eğitim sisteminin bozukluğunda yatıyor. ÜLKE EKONOMİSİNİ EYT DEĞİL YANLIŞ POLİTİKALAR ÇÖKERTİYOR Burada ülkemizin asıl gündemi ile ilgili iki güncel başlığı ele almak istiyorum. Sn. Cumhurbaşkanı dün emeklilikte yaşa takılanlar ile ilgili bir açıklama yaptı. EYT meselesinin “ülke ekonomisini çökertmeye yönelik bir adım” olduğunu ifade etti. Şimdi güler miyiz ağlar mıyız? Bunların bu hale gelmesine sebep olan kim, 17 yıldır bu meselenin bu kadar büyümesine sebep olan kim? EYT’liler geçmişte kendilerine tanınan hakların verilmesini ve bugün karşılaştıkları problemlerin ortadan kalkmasını istiyorlar. Huzurlarınızda ülke ekonomisini çökerten asıl meseleyi sizlere açıklamak istiyorum! Bugün ülke ekonomisini EYT değil; -Betona gömülen ülke kaynakları -Yanlış tarım ve hayvancılık politikaları -İtibardan tasarruf edilmez denilerek kamu kaynaklarının israf edilmesi -Yazlık kışlık sarayların inşa edilmesi -Borçlanmanın temel bir politika haline getirilmesidir. -Faize ayrılan milyarlarca dolar Çökertmektedir. Siz israfı, yanlış politikaları değil EYT’lileri ekonomik bir tehdit olarak görüyorsanız bu millete yapacağınız bir hizmet kalmamıştır. Bu iktidarın mantalitesi yanlış. Bakınız şehir hastanelerinin durumu ortada. Eğer Şehir hastaneleri projesi ciddi bir fizibilite etüdü yapılarak inşa edilseydi bugün ki manzara ile karşı karşıya kalınmazdı. Kendileri bile itiraf ediyor; “bu sistem İngilizlerden alındı, İngilizler bu işten vazgeçti bizimkiler vazgeçmedi.” Şehir Hastaneleri zarar etse de biz bu zarara katlanırız deniliyor. Bu ifade millete verilecek hizmet karşılığında zararsa elinizden öperiz ama bu birilerine peşkeş çekme yüzünden meydana gelen bir zararsa o zaman da hop deriz! Bu iktidar maalesef her alanda olduğu gibi bu konuda da kendisi ile çelişmektedir. BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ 2020 Bütçe konuşmaları esnasında Sn. Berat Albayrak özellikle enflasyon rakamları üzerinde hassasiyetle duruyor, rakamların %4’e kadar nasıl ineceğini anlatıyor. Ben inanıyorum ki bu iktidar iş başında kalırsa 3 sene sonra %4’e iner. Ellerinde! Rakamla oynamak zor bir şey değil ki! Ama bizim sorumuz şu arkadaş vatandaş ne diyor? Vatandaşın enflasyon rakamı umurunda değil enflasyon ne demek bilmiyor bile. Enflasyonun piyasaya yansıması fiyat artışlarıdır. Enflasyon düşmüş diyorsunuz pazara gidiyoruz fiyatlar artmış. Demek ki enflasyon farklı bir şey fiyat artışı farklı bir şey! Dalga geçer gibi bir iş! TARIM ŞURASI Bir diğer değinmek istediğim konu geçtiğimiz hafta Beştepe’de düzenlenen Tarım ve Hayvancılık Şurası. Tarım ve hayvancılık konusunda atılacak her adımı değerli bulduğumuzu belirtmek istiyorum. 60 madde ortaya konulmuş hâlbuki 6 temel madde ortaya konsa bu mesele çözülecek! Sormak istediğimiz soru şu bunun neticesinde bizim tarım ve hayvancılığımız gelişecek mi gelişmeyecek mi? Eğer çiftçi ekip biçmiyorsa onu eker biçer hale getirmek lazım! Sn. Cumhurbaşkanı konuşmasında “tarım meselesini milli güvenlik meselesi olduğu, dışa bağımlılığın en büyük tehlike olduğunu” vurguladı. Elbette bu noktada Sn. Erdoğan sonuna kadar haklı fakat kendisi bu konuda doğruyu
Kasım Ayı İl Divan Toplantısı – 24 Kasım 2019
Saadet Partisi Konya İl Teşkilatı Kasım Ayı İl Divan Toplantısı parti il binasında yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplantıya Saadet Partisi Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Av. Hasan Hüseyin Uyar’ın yanı sıra; Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Tacettin Çetinkaya, parti İl Başkanı Hüseyin Saydam, il başkan yardımcıları, ilçe başkanları, Karatay Belediyesi Eski Başkanı Mehmet Şen, AGD Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Parlak ve çok sayıda partili katıldı. Saadet Partisi Konya İl Başkanı Saydam, yerel gündem ile ilgili değerlendirme yaparken; Genel Başkan Yardımcısı Uyar de genel değerlendirmelerde bulundu. HİÇBİR ZAMAN MAKAMA GÖRE ŞEKİL ALMADIK Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Hasan Hüseyin Uyar, bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlayarak ve eğitimde 2 temel sorunun yaşandığına vurgu yaparak konuşmasına başladı. Türkiye’nin eğitimde yönünü batıya çevirdiğini aktaran Uyar, eğitim sisteminin ivedilikle milli ve manevi değerler sistemi üzerine oturtmak gerektiğinin altını çizdi. İkinci bir sorun olarak da öğretmenlerin iyi bir şekilde yetiştirilmediğini söyleyen Uyar, “Eğitimin bir idealinin olması gerekir” dedi. Eğitim ve öğretimin amacı öğrencinin gelecekte bir meslek sahibi olmasının ötesinde, ilim ve hikmet sahibi vatan ve millet için yüksek ideallere sahip bilgili ve donanımlı insan yetiştirmektir Rahmetli Erbakan hocamızın siyasi hareketini 1969 yılında Konya’dan başlattığını hatırlatan ve bütün ezilenlerin kurtuluşu için yola çıktığını belirten Uyar, “Böyle kutlu bir hareketin 50. yılındayız. 50 yıldır adil düzen, bütün insanlığın saadeti, ahlak ve maneviyat, ağır sanayi, İslam Birliği, kalkınma, üretim, sevgi, saygı ve kardeşlik diyoruz. Bizler, makama göre şekil almadık” şeklinde konuştu. ÜLKEDEKİ SOSYAL DOKU TAHRİBATA UĞRADI Dünyadaki ekonomik sistemlerin hiçbirinin insanlığa bir fayda sağlamadığını da kaydeden Uyar, daha sonra şunları kaydetti: “Ekonomik sistem, insanları sömürüyor. Oysa olması gereken ekonomik sistem, hakkı ve adaleti merkeze alan, faizin olmadığı, vergilerin adaletli alındığı adil bir düzendir. Geleceği Milli Görüşçüler idare edecek. Çünkü bizim ülkemize ve milletimize gece gündüz hizmet edebilecek teşkilat yapımız ve insanlarımız var. Biz Saadet Partisi olarak şahısları değil, yanlış politikaları eleştiriyoruz. Bir toplumda işsizlik artıyorsa, insana değil; binaya, araç ve aygıta yatırım yapılıyorsa, kötü alışkanlıkların pençesine düşen insan sayısında artışlar görülüyorsa, güvensizlik ve suç oranları artıyorsa, evlilik oranı düşüyor, boşanmalar da artıyorsa sosyal doku tahribata uğramış demektir. Devletin asıl sahibi şahıslar değil, o şahıslara yetkiyi veren millettir.” HAMASETİN DEĞİL HAKİKATİN PEŞİNDEN YÜRÜRÜZ Adaletin insanlık için su ve hava gibi bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Uyar, toplumun her kesimine adalet güveninin yerleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Saadet Partisi’nin sadece belli bir zümrenin değil, bütün insanların mutluluğu için çalışan siyasi bir hareket olduğunu söyleyen Uyar, “Biz, maddiyatçı değil, maneviyatçı bir hareketiz. Dünyanın diğer bir ucunda açlıktan ve susuzluktan ölen bir insanı kurtarmanın, bütün insanlığı kurtarmak olduğunu bilen ve o sorumluluk ile çalışan bir hareketiz. Bizler, hamasetin değil, hakikatin peşinden yürürüz. Güçlünün haklı değil, haklının güçlü olduğu bir dünya için çalışırız. Dış politikada tam bağımsızlığı savunuruz. Bunun için D-8’lerin ve İslam Birliğinin kurulmasını isteriz. Saadet Partisi, faizci sistemi reddeder. Saadet Partisi; şuur, umut ve ufuk hareketidir. Saadet Partisi, heyecanını hiç bir zaman kaybetmeyen bir partidir. Biz, sadece Türk halkının değil, bütün insanlığın sorunlarının çözümü için heyecanlıyız. İman varsa imkân da vardır. Zafer, inananlarındır” diye konuştu. HÜKÜMET HATALARINDAN DERS ALMIYOR Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam ise şunları söyledi: “Ülke idaresinde programsızlık var. Vatandaş bu anlayıştan dolayı çok sıkıntı çekiyor. İktidarın 17 yıl boyunca yaptığı en iyi iş bina dikmek oldu. Her şeyimizi betona döktük. Üretim olmayınca ülke kaynaklarımız tükendi. Hükümet yatırımları durdurdu. Şirketler iflas etti. 17 yıl boyunca tarıma, sanayiye gerekli yatırımlar yapıldı. Açıklanan destek paketlerinin boş olduğu anlaşıldı. Bunun en büyük örneği, Türkiye’nin bugün geldiği yerdir. Hükümet, hatalarından ders almıyor. Aynı sorunlar Konya’da da yaşanıyor. Gar binasının yeri karmaşaya sebep verecek. Her yere büyük büyük salonlar yapıldı, bu salonların hiç biri bir işe yaramıyor. Alaaddin-Adliye arasına tramvay hattı yaptılar. Yapılan seferlere bir bakın. Tramvaylar boş gidip, boş geliyor. Yazık, günah! Bu şehrin kimliğine, kültürüne aykırı adımlar atılıyor. Ortada bir istişare kültürü yok. Konya’ya Şehir Hastanesi yapılıyor. Hastanenin Nisan 2020’de açılacağı söyleniyor. Çoğu hastanenin boşaltılıp, Şehir Hastanesine taşınacağı söyleniyor. Numune Hastanesi, Meram Tıp Şehir Hastanesine taşınacaksa, yeni ve lüks hastaneleri o zaman neden yaptınız? ‘Konya’da suya ulaşıma zam yapmayın bize yeter’ dedik, suya zam yaptılar. Metro ihalesi, gizlice yapıldı. Saadet Partisi olarak içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntılı şu süreçte Konya’ya Metro yapılacaksa, yerli ve milli olmalıdır. Bahaneler bir kenara bırakılmalı, Konya sanayicisine üretim için imkân tanınmalıdır. Doğu Türkistan’da Çin zulmü devam ederken, Konya metro ihalesini Çinli bir firmanın alması da bizleri üzüyor. Bütün dünya bize bir tavır almışken, biz ülke olarak neden başka bir ülkeye tavır alamıyoruz?” Konuşmaların ardından Saadet Partisi eski Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya’ya Saadet Partisi Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Av. Hasan Hüseyin Uyar tarafından hediye takdim edildi. 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla da Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı Eğitim Başkanı Yavuz Aydın’a ise Gençlik Kolları Başkanlığı tarafından çiçek takdim edildi.
Ilgın İlçe Teşkilatı 5. Olağan Kongresi – 23 Kasım 2019
Saadet Partisi Ilgın İlçe Kongresi gerçekleştirildi. Saadet Partisi 5’inci Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda mevcut başkan Mazhar Turgut yeniden başkan seçildi. Bir salonda gerçekleştirilen kongre, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kongrede divan başkanlığına eski Ilgın Belediye Başkanı Ramazan Yetkin Özalp, katip üyeliğe ise Eski Sarayönü Belediye Başkanı Salih Ülker seçildi. Divan Heyeti’nin seçilmesinin ardından protokol konuşmaları yapıldı. Yeniden başkanlığa seçilen Turgut, yaptığı konuşmada “Oy vererek bize güven duyan delege arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Biz Hakk’a, adalete ve Tevhide dayalı yeni bir dünya ve İslam birliğini birlikte kuracağız inşallah. Sistem zehir üretmektedir. Ve biz bu sistemi değiştirmeye talibiz.” dedi. Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman ise “Ülkemiz suni gündemlerle asıl konuşulması gereken sorunlardan uzaklaştırılıyor. Halkımızın geçim sıkıntısı başta olmak üzere çözüm bulması gereken birçok probleme yetkililer, suni gündemlerle asıl meselelerinden uzaklaştırmak istemektedir. Yapılan bu horoz dövüşünün milletimize hiçbir faydası yoktur.” ifadesini kullandı.
Kasım Ayı Kadın Kolları İl Divan Toplantısı – 23 Kasım 2019
Saadet Partisi Konya İl Teşkilatı, Kadınlar Kolu Başkanlığının Kasım ayı İl Divan Toplantısı, parti il binasında gerçekleştirildi. Toplantıya Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı ve Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman’ın yanı sıra; Saadet Partisi Konya İl Kadın Kolları Başkanı Fazilet Bütüner, başkan yardımcıları, ilçe kadın kolları başkanları ve çok sayıda partili kadın katıldı. Milletvekili Karaduman, ülke gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. ÜLKEDE GERÇEK MESELELER ÖTELENİYOR Türkiye’deki asıl problemlerin gündem olmadığını ve konuşulmadığını söyleyerek, konuşmasına başlayan Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı ve Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman, “Türkiye’nin bugün en önemli meselesi saraya giden CHP’li olmuştur. İkinci sırada başörtülülere münferit bir şekilde gerçekleştiren saldırılar, üçüncüsü ise bir erken seçimin yapılıp, yapılmayacağı olmuştur” dedi. “O kadar sıkıntı varken, konuşulan bu meselelerinin hiç birinin insanımıza katkı sağlayacak bir yanı yoktur. Bu meseleler, incir çekirdeğini bile doldurmaz” diyen Karaduman, şunları söyledi: “Biz, Milli Görüşçüler olarak konuşulanları takip eden, birilerinin nasıl konuşacağımızı koordine edecek bir hareket değil; dün olduğu gibi bugün de başta ülkemiz olmak üzere, bütün dünyada adil düzen inşa etme gayretimizi en güçlü şekilde ortaya koyacağız. Bugün içinde bulunduğumuz koşulları hak ve batıl mücadelesi üzerinden anlayamayan kitlelerin nasıl savrulmalar yaşadığını hep birlikte en güzel şekilde görüyoruz. Biz, halâ bütün bölünmelere ve yaşadığımız problemli süreçlere rağmen hak gelirse batılın zail olacağının en güzel mücadelesini ortaya koymuş ve koymaya da devam eden bir hareketin mensuplarıyız. Bizi Milli Görüşçü yapan anlayış, yeryüzündeki hak-batıl mücadelesindeki duruşumuz ile ilgili bir meseledir. Milli Görüş hareketi, sadece bir partiye antitez olarak ortaya çıkmış bir hareket değildir. Milli Görüş hareketi, yine dünyada sadece bir akıma ve ideolojiye de antitez olarak ortaya çıkmış hareket değildir. Milli Görüş hareketi, var olduğu günden beri bütün anlayış ve ideolojileri kendi karşısında antitez haline getirmiş bir harekettir. Bu hareketin kodları, metodları içinde, yaşadığımız yeryüzünde Müslümanların iyi bir şekilde yaşayacağı değil; Müslüman olsun ya da olmasın, hangi ırk ve dine mensup olursa olsun bütün insanlığın huzur içerisinde yaşayacağı, kimsenin sömürülmediği ve onurlu şekilde yaşadığı adil bir dünyayı korumak, hareketimizin en önemli ve biricik hedefleri arasındadır. Bunu yaparken de yaşadığımız bu dünyayı en iyi şekilde tanımak ve buna göre adım atmak zorundayız. Tarih içerisinde birçok filozof dünyayı tanımlamıştır ama dünyayı tanımanın ötesinde, dünyayı tanımlamanın ötesine geçememişlerdir. Milli Görüş ise sadece dünyayı tanımakla yetinmemiş, ayrıca bu dünyanın değişmesi gerektiği tezini de ortaya koymuştur.” AİLEYİ BİTİRMENİN ALTINDA YATAN SEBEP BAŞKA! Bütün zulümlerin temelinde hakkı, adaleti üstün tutan değil; gücü, çıkarı ve ayrıcalığı üstün tutan bir anlayışın yattığını da dile getiren Karaduman, servetin ve mevcut üretimin yeryüzündeki insanlara adil şekilde dağıtılması değil, sadece belirli gruplara dağıtıldığı adaletsiz bir düzenin esas alındığını ifade etti. Nüfus artışının azaltılmak istenildiği bir dönemden geçildiğini kaydeden Karaduman, “Bugün boşanmaların Türkiye’de artmasının önündeki en önemli sebep, nüfus artışını engellemektir. Türkiye’de evlenmeler ne kadar zorlaştırıldıysa, boşanmalar da o kadar kolaylaştırılmıştır. Bu, sadece dini kuralları ve ahlaki değerleri yozlaştırmak için planlanmamış; ayrıca nüfusu ve gıdayı kontrol altına almak için de planlanmış bir hadisedir. Bugün sözleşmelerin altında yatan en önemli hakikat bundan ibarettir. Evlilikler ortadan kalkarken, boşanmalar artarken, Türkiye’de erkeklerin evlenme yaşı 28 yaşına kadar yükselmişken tüm bunların altında yatan en önemli neden nüfusun ve gıdanın kontrol altına alınmasıdır. Aileyi güçlendirecek, aile kurmanın önemine vurgu yapacak bir ortamı dizayn etmek bizim en önemli mesuliyetlerimizin başında gelecektir” şeklinde konuştu.
Konya Milletvekilimiz Abdulkadir Karaduman’ın Kulu Temasları – 22 Kasım 2019
Saadet Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdülkadir KARADUMAN Kulu’ da bir dizi resmi kurum ve kuruluş ziyareti gerçekleştirdikten sonra Cuma namazının akabinde vatandaşlarla bir araya gelerek halkın problemlerini dinledi. Bir dizi temas ve ziyaretlerde bulunmak üzere Kulu ’ya gelen Saadet Partisi Konya Milletvekili Karaduman Kaymakamlık ziyareti, Belediye Başkanlığı ziyareti, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma ziyaretinden sonra Kulu’lu işadamları ile bir araya gelerek Kulu Girişimci İşadamları Derneğinde işadamlarının sorunlarını dinledi, İşadamları ile temaslarının ardından Kulu Ziraat Odası’na geçen Milletvekili Karaduman burada çiftçilerin sorunlarını ve dertlerini dinledi. Saadet Partisi Kulu İlçe Divan Toplantısına da katılan Karaduman ilçe teşkilatında Parti mensuplarına bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krize değinen Karaduman ülkemizde işsizliğin %20 seviyesinde olduğunu genç işsizliğin ise % 27 olduğunu söyleyerek her dört gencimiz den bir tanesinin işsiz olduğunu ifade etti. Konuşmasını devam ettiren Karaduman milli görüş iktidarları döneminde merhum liderimiz Prof.Dr. Necmettin Erbakan hocamızın öncülüğünde memleketimizin doğusundan batısına dört bir tarafına yapılan bütün fabrikaların teker teker satıldığını 14 yılda 60 milyar dolar gelir elde edildiğini buna rağmen bütçeden her yıl ödenen faizlerin artarak devam ettiğini dile getirdi. Karaduman mevcut iktidarın tarım ve hayvancılığa gerekli desteği 17 yıldır maalesef vermediğini bu bağlamda çiftçimizin çok zor durumda olduğunu, özellikle tahıl ambarı Konya’mızda üretimin en yoğun bir şekilde yapıldığı Kulu ilçemizde çiftçilerimizin ürettiği ürünün karşılığını alamadığını söyledi. İlçe Divan Toplantısının ardından Cuma namazını Kulu Merkez Camii’nde kılan Karaduman namazın ardından Kulu halkıyla buluştu burada vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Karaduman tek tek vatandaşlarla kucaklaşarak hasbihal etti. Kulu programının sonunda esnafları işyerinde ziyaret ederek Kulu esnafının sıkıntılarını ve dertlerini dinledi. Program boyunca Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman’a Saadet Partisi Kulu ilçe Başkanı Cihangir Yazıcı, İl Başkan Yardımcısı Mehmet Küçükgünay, ilçe müfettişleri ve Kulu ilçe başkan yardımcılarıda eşlik etti.
Kasım Ayı Merkez İlçeler Divan Toplantısı – 21 Kasım 2019
Saadet Partisi Konya Merkez İlçeler Kasım Ayı İlçe Divan Toplantısı yoğun katılım ile gerçekleştirildi. İl Başkanlığı binasında düzenlenen toplantıya; Saadet Partisi Genel Genel İdare Kurulu Üyesi Hasan Hüseyin Öz, il başkan yardımcısı Yavuz Aydın, merkez ilçe başkanları Ali Genç, İbrahim Ceylan, Mustafa Uyar, ilçe başkanlık divanları ve yönetim kurulu üyeleri olmak üzere çok sayıda partili katıldı. ÜMMET COĞRAFYASI İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ Toplantının açılış konuşmasını Saadet Partisi Selçuklu İlçe Başkanı İbrahim Ceylan yaptı. Ceylan; “Ümmet Coğrafyasının parçalandığı ayrıştırılmaya yüz tutuğu bir dönemde Saadet Partisinin bir mensubu olarak bu divan toplantısına katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Başta İslam Coğrafyası ve memleketimiz için en iyi çalışmayı ortaya koymak için bu teşkilat çalışmalarını yapmamız gerekiyor. Merkez Mahallelerimiz olmak üzere, taşra mahallelerimiz ile beraber ciddi ve istikametli bir çalışma ortaya koymamız gerekiyor. Gençlik kollarımız ve kadın kollarımız ile bir bütün şekilde çalışmayı ortaya koymaya çalışıyoruz ve bundan sonra da daha iyi bir şekilde koyacağız. Gerçekleştirmiş olduğumuz 7. Olağan kongremiz ile beraber ikinci yarım asırlık çalışmaların fişeğini de ateşlemiş oluyoruz. Bu vesile ile Konya’dan Genel İdare Kurulu listesine alınan ve Hukuki işlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak atanan Konya’mızın önceki dönem il başkanı Hasan Hüseyin Uyar Bey’e de bu zorlu görevinde muvaffakiyetler diliyorum” dedi. BATI ROTASINI KABUL ETMİYORUZ Toplantıda konuşan Genel İdare Kurulu Üyesi Hasan Hüseyin Öz “Türkiye özüne dönmeli, kendi hak ve adalet anlayışını benimseyerek batının ve batılın bizlere dayattığı kuralları, rotaları kabul etmiyoruz” dedi. Türkiye başta Ak Parti iktidarı Milli ve Kendine öz sistemi, çizgiyi belirlemekten ziyade, sürekli Amerika ve Rusya’nın belirlemiş olduğu rota içerisinde kendini kaybetmiş durumdadır. Geçtiğimiz günlerde bunu bir kez daha yaşayarak bu durumu tatbik etmiş olduk. Amerika onca tehdit ve hakaretten sonra, ağıza alınmayacak sözlerden sonra hala o ülkeye ziyaret gerçekleştiriliyor ve hiç bir şey olmamış gibi el sıkışılıyor, müttefikiz görüntüsü veriliyor. Bu kabul edilemez bir durum” dedi. YENİ BİR DÜNYA İDEALİ İLE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ Toplantıda rapor sorgulamalarının ardından kapanış konuşmasını gerçekleştiren Karatay İlçe Başkanı Ali GENÇ: Yeni bir dünya ideali ile var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki artık vatandaşımız da şuan ki durumun sıkıntısını görüyor. Yine vatandaşlarımız bu güne kadar gördü ki Saadet Partisi 50 yıldır aynı istikamet ve çizgide çalışmalarını yaptı ve bundan sonra yapacağına inanıyor. Bunun için bizlerin yapması gereken kucaklarımızı açıp vatandaşlarımıza Milli Görüş’ün elini uzatmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.
Genel Merkezimizin Yeni Dönem Başkanlık Divanı – 20 Kasım 2019
Genel Merkezimizin Yeni Dönem Başkanlık Divanı – 20 Kasım 2019
Saadet Partisi 7. Olağan Büyük Kongresi’nde yeniden genel başkanlığa seçilen Temel Karamollaoğlu’nun A Takımı belli oldu. Kongre sonrası, Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) ilk toplantısı için Ankara’da Karamollaoğlu başkanlığında toplandı. BU DÖNEM İKTİDARA HAZIRLIK DÖNEMİ OLACAKTIR 50 yıllık Milli Görüş geleneğinin siyasetteki tek temsilcisi olan Saadet Partisi, kongre ile yeni döneme girdi. Tüzük ve parti programında değişikliğe giden Saadet Partisi’nde heyecan tavan yaptı. Saadet Lideri Karamollaoğlu, “Bu dönem iktidara hazırlık dönemi olacaktır.” dedi. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Balgat’ta düzenlenen Genel İdare Kurulu (GİK) Toplantısının ardından yeni dönemde beraber çalışacağı ekibini kamuoyuna ilan etti. Saadet Partisi Başkanlık Divanı: Temel Karamollaoğlu – Genel Başkan Hasan Bitmez – Teşkilat Başkanı Cafer Güneş – Siyasi İşler Başkanı Yılmaz Bayat – Planlama ve Koordinasyon Başkanı Bülent Kaya – Seçim İşleri Başkanı Ömer Faruk Yazıcı – Tanıtma Başkanı Atik Ağdağ – STK ve Halkla İlişkiler Başkanı Ersan Bilgin – Eğitim Başkanı Mustafa Kaya – Dış İlişkiler Başkanı Mahmut Arıkan – Mahalli İdareler Başkanı Şerafettin Kılıç – Genel Muhasebe ve Mali İşler Başkanı Fatih Aydın – Sosyal İşler Başkanı Prof. Dr. Sabri Tekir – Ekonomik İşler Başkanı Av. Hasan Hüseyin Uyar – Hukuki İşler Başkanı Mesut Doğan – Genel Sekreter Ebru Asiltürk – Kadın Kolları Başkanı Abdulkadir Karaduman – Gençlik Kolları Başkanı İsrafil Bayrakçı – Engelliler Koordinasyon Başkanı Mustafa İriş – Denetçi Yaşar Canbay – Denetçi İlyas Tongüç – Denetçi