Singapur Büyükelçiliği Siyasi Büro Şefi Jacob Anthony CHEW, Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin SAYDAM’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Saadet Partisi Konya İl Başkan Yardımcıları İsmail AYDİLEK, Veysel DOĞAN, Ramazan MÜCEVHER ve Esat ERGENER hazır bulundu. Singapur ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 50. yılına girildiğini söyleyen CHEW, Türkiye ile Singapur arasındaki dostluğun ve ekonomik işbirliğinin artarak devam etmesini dilediğini söyledi. Özellikle Konya’nın siyasi, ekonomik ve sosyolojik yapısı ile ilgili bilgi alan Chew, Milli Görüş Lideri Prof Dr Necmettin Erbakan ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Singapur’u ziyaret eden Konya siyasetinden iki önemli isim olduğunu dile getirdi. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel KARAMOLLAOĞLU ve Genel Başkan Yardımcısı Hasan BİTMEZ’i de yakınen tanıdıklarını ve ilişkilerin üst seviyede olduğunu ifade eden Chew, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin SAYDAM “Bir dizi ziyaret için Konya’mızda bulunan Singapur Büyükelçiliği Siyasi Büro Şefi sayın Jacob Anthony CHEW’e ve beraberindeki heyete öncelikle Konya’mıza hoşgeldiniz diyorum. Konya programları çerçevesinde İl Teşkilatımızı da ziyaretlerinden dolayı, kendilerine ayrıca teşekkür ediyor, ziyaretlerinden duyduğumuz memnuniyeti bildiriyorum. Saadet Partisi Türkiye’nin Partisi olmakla birlikte, bugüne kadar izlemiş olduğu politikalarla sadece Türkiye ölçekli değil, bütün İslam Coğrafyası ve Dünya ülkeleri açısından planlamakta olup; huzurun, refahın hakim olacağı, eşit ve adil paylaşımın sağlanacağı YENİ BİR DÜNYA ideali doğrultusunda çalışmalarını yürütmektedir. Her ne kadar parti olarak görmezden gelinsek de, dünya ülkeleri bunu takip etmekteler ve fikirlerimize, görüşlerimize önem vermektedirler. Singapur Büyükelçiliği Siyasi Ataşesi Sn. Jacop Anthony Chew de bu vesileyle Saadet Partisinin görüşlerini, fikirlerini önemsediklerini belirterek bizi ziyaret etmek istediklerini belirttiler. Karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Dostane güzel bir görüşme oldu. İstifade ettik. Kendilerine bu vesile ile yapmış oldukları ziyaretlerinden dolayı bir kere daha teşekkür ediyoruz.” dedi. Ziyaretin sonunda Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin SAYDAM Singapur Maslahatgüzarı Jacob Anthony CHEW’e, Selçuklu Başkenti Konya’nın kültürel simgesi olan Selçuklu Çini Motifli bir hediye takdim etti.
Genel Başkanımızın GİK Toplantısı Gündem Değerlendirmesi – 20 Kasım 2019
Genel Başkanımızın GİK Toplantısı Gündem Değerlendirmesi – 20 Kasım 2019
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Saadet Partisi Eğitim Merkezi’nde Genel İdare Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Karamollaoğlu, Siyonist İsrail rejimine tepki gösterdi. Siyonist İsrail rejiminin menfaatleri uğruna tüm dünyanın gözü önünde Filistinlilere yıllardır zulmettiğini söyleyen Karamollaoğlu, “Mazlumların haklarını arayamadığı, elde ettikleri hakları sonuna kadar kullanamadığı bir yerde adaletten söz edilemez.” ifadelerini kullandı. Karamollaoğlu, ABD, Rusya ve Çin gibi güçler tarafından “İsrail’in zulmüne ses çıkarılmadığını” kaydederek, dünyada barış, huzur ve adaletin sağlanması bakımından İsrail’in haksız eylemlerinin durdurulması gerektiğini vurguladı.
7. Olağan Genel Kongre – 03 Kasım 2019
Saadet Partisi 7. Olağan Genel Kurulunu Ankara Arena’da gerçekleştirdi. Tek liste ile gidilen seçimde Saadet Partisi’nin mevcut Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, yeniden başkan seçildi. Olağan Genel Kurula; Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun yanı sıra; Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Oğuzhan Asiltürk, Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı Recai Kutan, partinin eski genel başkanı Mustafa Kamalak, genel başkan yardımcıları, Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman, Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Cihangir İslam, diğer partilerin temsilcileri, 81 ilin il başkanı, başkan yardımcıları, AGD Genel Başkanı Salih Turhan ve on binlerce partili katıldı. Genel Kurulla Milli Görüş Harekatının ikinci 50. yılının programı da çizildi. Ayrıca Konya’nın Milli Görüş için ne kadar önemli bir il olduğu da kongrede sıklıkla dile getirildi. KONYA’DAN 42 OTOBÜS YOLA ÇIKTI Milli Görüş Harekatının başlangıç şehri olan Konya’dan, Ankara’daki genel kurula yaklaşık bin 600 kişi katıldı. Yaklaşık 42 otobüs, Konya’dan, Ankara’ya hareket etti. Ayrıca kurulda; “Dürüst siyaset, adil paylaşım, üreten ekonomi” vurgusu da yapıldı. Kongreye özel hazırlanan “Gelecek Saadet ile gelecek” isimli müzik, katılımcılara dinletildi. 7. Olağan Kongre için Divan kuruldu. Divan başkanı ve üyeleri, delegelerin onaya sunuldu. Oy çokluğu ile kabul edilerek, divan işlevsel hale getirildi. KARADUMAN KONYALI GAZETECİLERLE BİR ARAYA GELDİ Genel Kurul öncesi, Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman, Konya’dan programı takip etmek için Ankara’ya giden gazetecilerle bir araya geldi. Kahvaltı programı ile gazetecilerle buluşan Karaduman, “Önemli bir tarihin yıldönümünde Saadet Partisi olarak 7. Olağan Kongremizi gerçekleştiriyoruz. İdeolojiler ve kanaatler farklı olabilir. Kongremiz, ayrıştırmaların ve kutuplaşmanın ortadan kalktığı bir kongre olsun” dedi. Birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi için Saadet Partisi olarak haykırışlarına devam edeceklerini söyleyen Karaduman, “Yine bu kongre ile Milli Görüş harekatının ikinci 50. yılının vizyonu çizilecek. Milli Görüş camiası olarak bütün mazlumların umuduyuz. Türkiye’de siyaset yeniden dizayn ediliyor. Yeni siyasi partilerin arenaya çıkacağı bu günlerde kongremizi önemli buluyoruz. Böylesine hareketli bir siyasi iklim içinde Saadet Partisi’nin iktidara yürüyüşünün mesajını vereceğiz bu kongre ile. Çünkü iktidar için deniz değil, kum bitti. Meselelerin çözümü, Milli Görüş anlayışı ile çözüme kavuşturulabilir” şeklinde konuştu. GELENEĞİ OLMAYAN PARTİLERİN GELECEĞİ YOKTUR! Kongre açılış konuşmasını Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Yazıcı yaptı. Yazıcı, “Gelecek 50 yılın heyecanını iliklerimize kadar hissediyoruz. 50 yıllık siyasi hafızamız ve çok kıymetli ilkelerimiz var. Hak, adalet ve kardeşlik değerimiz Milli Görüşü değerli kılıyor. Bizim sınırımızda bütün insanlık ve onların huzuru, refahı vardır. Bizim farkımız inancımız ve samimiyetimizdir. Bu yüzden çok çalışmalıyız. Gelenekleri olmayan partilerin geleceği de yoktur. Gelecek, Saadet ile gelecek. Partimizin ortaya koyduğu ideallerle geleceğe damgamızı vuracağız” dedi. HEYECANIMIZ İLK GÜNKÜ GİBİ AYNI Saadet Partisi mevcut genel başkanı ve 7. Olağan Kongre ile güven tazeleyerek, yeniden başkan seçilen Temel Karamollaoğlu, konuşmasına “Yarın elbet bizimdir” diyerek başladı. Toplumun tüm kesimine “Birlik ve beraberlik” çağrısında bulunan Karamollaoğlu, “Bugün, tarihi bir gün. Siyaset sahnesine çıkışımızın 50. yılını geride bıraktık. Önce ahlak ve maneviyat, hak, hukuk ve kardeşlik diyoruz. Siyasete ve konjonktöre göre şekil almadık. İlke, aldatmayan ve aldatılmamak görmek isteyen bu kongreye katılanlara baksın. Siyasi hayatımızın ilk temeli Konya’dan atıldı. Gelecek baharları müjdeleyenler, bugün bu salonu doldurdu. 50 yıl önceki heyecanımız neyse, bugünkü heyecanımız da aynıdır. Bu kongre yaşanabilir, yeniden büyük Türkiye’nin işaret fişeğidir” şeklinde konuştu. UMUTLARIN TÜKENDİĞİ BİR TÜRKİYE VAR! “Ekonomiden ekolojiye, adaletten demokrasiye, tarımdan sanayiye, eğitimden dış politikaya sürekli savrulan bir Türkiye var” diyen Karamollaoğlu, daha sonra konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ekonomisi dar boğaza girmiş, tarım ve hayvancılığı bitmiş, bütün birikimleri ‘Varlik Fonu’ adı altında ipotek edilmiş bir Türkiye var. Yaklaşık 500 binin üzerinde çiftçinin tarımı bıraktığı, 3 milyon hektardan fazla tarım arazisinin betona, inşaata kurban edildiği bir Türkiye var. Cumhuriyet tarihinde ilk kez, borçlanabilmek için ‘Borçlanma Genel Müdürlüğü’ kurmak zorunda kalmış bir Türkiye var.Komşularla sıfır sorun diye yola çıkıp, sorunlu olmadığı tek bir komşusu kalmayan bir Türkiye var. Olağanüstü halin olağan hale geldiği, baskı ve tahakkümün arttığı, farklı ve muhalif seslerin susturulduğu, devletin omurgasını oluşturan kurumların yıpratıldığı bir Türkiye var. Adalet olgusu iflas etmiş, mağdurlar ordusu oluşmuş bir Türkiye var. İltimas, adam kayırma, torpil ve partizanlığın sıradanlaştığı, israf ve yolsuzluğun had safhaya çıktığı bir Türkiye var. Eğitimi yazboz tahtasına dönmüş, Aile yapısı, toplumsal bağları zayıflamış bir Türkiye var. Gençlerin gelecekten ümidini kestiği, Yarınlara dair umutların tükendiği bir Türkiye var. 3 Kasım 2002 Ak Parti’nin iktidara gelişinin ilk günü olmuştu. 3 Kasım 2019’da, iktidardan ayrılışının tescillendiği gün olarak tarihe geçecektir. Çünkü AK Parti miadını doldurmuştur. Ne yazık ki, Türkiye’ye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Yorgundur, Türkiye’yi de yormaktadır. Bitkindir, Türkiye’yi de bitirmektedir. Adı Adalet ve Kalkınma Partisi olmasına rağmen ne Adaleti kalmıştır, ne de kalkınması!” İLİKLERİ İLE DEĞİL İLKELERİ İLE ÜNLÜ BİR HAREKET Gelecek 50 yılı yine Milli Görüşçülerin, inşa edeceğini aktaran Temel Karamollaoğlu, “Çünkü Saadet Partisi; siyaseti mevki ve makam için değil, Allah rızası için yapan, tertemiz bir kadronun adıdır. Bu kadro kimseye tuzak kurmaz. Kimseye kumpas yapmaz. Kimse ile gizli kapaklı işlerde bulunmaz. Bu kadronun tek bir derdi vardır, o da bu ülkeye, bu millete olan aşkıdır, sevdasıdır. Allah sizlerden razı olsun. Sizler Türkiye’nin umudusunuz. Türkiye’nin aydınlık geleceğisiniz. Herkes Bilmeli ki, Biz Ak Parti’yi Değil Yanlış politikalarını eleştiriyoruz. Saadet Partisi hiçbir kimsenin, hiçbir partinin hasmı veya düşmanı değildir. Biz partileri değil politikaları eleştiririz. Biz kişileri değil zihniyetleri eleştiririz. Bu yüzden 50 yıl boyunca milletin inancıyla, değerleriyle mücadele edenlere nasıl karşı çıktıysak, bugünde; milletin inancını istismar edenlere karşı çıkıyoruz. 50 yıl boyunca halkın değil tankın yanında duranlara nasıl karşı çıktıysak bugünde; halkın değil rantın yanında duranlara karşı çıkıyoruz. 50 yıl boyunca milletin kaynaklarının bir avuç mutlu azınlığa aktarılmasına nasıl karşı çıktıysak bugünde; milletin imkânlarının bir avuç yandaşa aktarılmasına karşı çıkıyoruz. 50 yıl boyunca milletin iradesine ipotek koymaya kalkan laikçi, dayatmacı vesayet anlayışına nasıl karşı çıktıysak, bugünde; vesayeti kaldıracağız diyerek iktidara gelip, kendi kişisel vesayetlerini kurmaya kalkanlara karşı çıkıyoruz. Bundan sonra da karşı çıkmaya devam edeceğiz. Kınayanların kınamasına aldırmadan inandığımız doğruları en gür şekilde haykırmaya devam edeceğiz. Çünkü Milli Görüş gömleği ilikleriyle değil ilkeleriyle ünlüdür. Biliyoruz ki; bu ilkelere inanan ve bu ilkelere göre çalışan idareciler ancak efsanevi hizmetlerin altına imza atabilirler. Şayet, aynı yöneticiler gömleği çıkarır ve bu ilkelerden uzaklaşırlar ise, asla benzer başarıyı sağlayamazlar. Zira koltuğu değil Hakkı üstün tutanlar, ülkelerine ve insanlığa büyük hizmetler yaparlar” diye konuştu. YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’Yİ
7. Olağan Genel Kongre – 03 Kasım 2019
Ömer Faruk Yazısı – Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu – Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan – Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı Oğuzhan Asiltürk – Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Fatih Aydın – Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu – Saadet Partisi Genel Başkanı 7. Olağan Genel Kongre Müziği 7. Olağan Genel Kongre Kampanya Tanıtım Videosu Milli Görüş 50. Yıl Videosu – 1 Milli Görüş 50. Yıl Videosu – 2 7. Olağan Genel Kongre
7. Olağan Genel Kongre – 03 Kasım 2019
Selçuklu İlçe Başkanlığı Basın Açıklaması – 01 Kasım 2019
Selçuklu İlçe Başkanı İbrahim Ceylan 3 Kasım Pazar günü Ankara Arena Spor Salonu’nda(ARENA) yapacağımız 7. Olağan Büyük Kongremize tüm Konyalı hemşerilerimizi davet ediyorum. Milli Görüş’ün ikinci 50. yıl şahlanışının işareti olacak olan büyük kongremize gelin, tarihe tanıklık edin çağrısını yapıyorum.” dedi. “EN DOĞRU TEŞHİSİ KOYAN MİLLİ GÖRÜŞ’TÜR” İlçe Başkanı Ceylan gündeme dair açıklamalarında ise şunları söyledi: “Bilindiği gibi Saadet Partimiz; Milli Görüş’ün tek temsilcisi olarak Türk siyasi hayatında yerini almakta, 50 yıldan beri devam eden Mili Görüş davasını temsil ederek yoluna devam etmektedir. Gerek iktidar ve iktidar ortağı olduğunda, gerekse muhalefette iken ülkemiz için en hayırlı hizmetleri yerine getirmiştir. Ülke problemlerine en doğru teşhisi koyan Milli Görüş’tür ve Saadet Partisidir. Eğer ekonomide ülke bir borç batağında ise, faiz uygulamaları ile halkımız zor durumda, fakir daha da fakirleşmekte ise, bütçeden faiz ödemeleri her yıl artarak devam etmekte ise, bu Milli Görüş ile Saadet Partisinin faizsiz ekonomiyi ülke ekonomisine hakim kılma anlayışı en doğru teşhistir. Eğer bugün enflasyon hala %10’lar civarında ise ve bundan dolayı halkımız muzdarip ise bunda Milli Görüş’ün, Saadet Partisi’nin Eşel Mobil Sistemi ve Adil Paylaşım Prensibi en doğru teşhistir. Eğer bugün işsizlik % 15’in üzerinde, genç işsizlik % 27’lerde ve işsiz sayısı son bir yılda 1.260.000 kişi artarak 4 Milyon 668 bine yükselmiş ise, Milli Görüş’ün, Saadet Partisi’nin, Ağır Sanayi Hamlesi, her ilçeye fabrika projesi en doğru teşhistir.” “SAADET PARTİSİ BİR UMUT HALİNE DÖNÜŞMÜŞTÜR” Açıklamalarının devamında ülke sorunlarına değinmeye devam eden Başkan Ceylan ayrıca, “Eğer bugün güneydeki komşu ülkelerimiz yangın yerine çevrilmiş, yabancı güçlerim kışkırtması ile iç çatışmaya dönüşmüş, ülkeler tarumar olmuş, bundan ülkemiz de azami etkilenmiş ise Milli Görüş’ün, Saadet Partisi’nin İslam Birliği Projesi en doğru teşhis olduğu aşikar olmuştur. Eğer bugün yine dış güçlerim desteği ile hain PKK örgütü hala varlığını devam ettiriyor, yüreklerimizi yakan şehit haberleri gelmeye devam ediyorsa, Milli Görüş’ün, Saadet Partisi’nin terörü destekleyen güçler ile stratejik ortaklığa son verin çağrısı en doğru teşhis olmuştur. Buna benzer birçok problemle ilgili çözüm önerisi ve yönetim anlayışı ile Milli Görüş, Saadet Partisi Aziz Milletimiz için bir umut haline dönüşmüştür” dedi. KONYALILARI KONGREYE DAVET ETTİ Ceylan açıklamasının sonunda ise, Saadet Partisinin 82 Milyon vatan evladını kardeş sayan anlayış ile son zamanlarda kutuplaşmanın ve kamplaşmanın önüne geçtiğini, bu sayede siyasette haklı bir özgül ağırlığa sahip olduğunu belirterek, “Üzerinde oynanan yok etme planlarına, yürütülen algı operasyonlarına rağmen Türkiye’nin en dinamik teşkilat yapısına sahiptir. İşte bu özelliklere sahip olan Saadet Partimiz 03 Kasım 2019 Pazar günü yeniden şahlanışa sahip olacağı 7. Olağan Kongresini yapacaktır. İktidara Yürüme Kongresi adını verdiğimiz bu kongrede teşkilatlanmada yapısal değişikliğe giderek iktidara yürümenin işaretini ortaya koyacaktır. 3 Kasımda Ankara Arena Kapalı Spor Salonunda yapılacak bu heyecanlı kongreye tüm halkımızı davet ediyor, Aziz Milletimizin bu kongreyi dikkatle izlemesini tavsiye ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
İl Başkanımızn Basın Toplantısı – 31 Ekim 2019
İl Başkanımız Hüseyin Saydam’ın gündeme dair değerlendirmeleri: Ülke olarak baş döndürücü bir gündemle karşı karşıyayız. Zaman çok hızlı akıyor. Şehrimizin ve ülkemizin problemleri var, bulunduğumuz coğrafya açısından bölgemiz problemli. Vatandaşlar olarak bizler zaman içinde problemlerin çözülüp, azaltılmasını beklerken maalesef problemler daha da artıp gidiyor. Ülkemiz 17 yıldır tek başına bir iktidar tarafından yönetiliyor. Daha doğrusu yönetilemiyor. 17 yıl önce ülke adına çözülmesi gereken birkaç problem varken, herkesin de takdiridir ki, şu anda problemler havuzunun içinde yüzüyoruz adeta. Hatırlayalım 28 Şubat süreci sonrası ANASOL-M hükümeti döneminde ülkemizde, gözle gözüken ekonomik sıkıntılar ve dindar kesimin özgürlükleri ile ilgili problemler vardı. Bugün o problemler çözülmediği gibi nur topu gibi bir sürü daha problemimiz oldu. Ekonomik problemler o zaman ki verilerinin de gerisine düştü. Her ne kadar adı konmasa da, yüksek sesle dillendirilmese de ülkemiz ekonomik olarak içten içten yanmaya devam etmektedir. Diğer taraftan dini hassasiyetleri olan kesime, özgürlük sağlayacağız derken Avrupa Birliği adına çıkarılan yasalar neticesinde dindar diyebileceğimiz kırmızı çizgileri olan bir kesim de kalmadı zaten, maalesef üzülerek söylüyorum her şey mubahlaştı. Kırmızı çizgilerimiz flulaştı. Böylece herkes her şeyi yapabilecek bir özgürlüğe ulaştı. Saadet Partisi olarak biz her ne kadar tepki de alsak çizgilerimizi korumaya ve bu çerçevede hak bildiklerimizi söylemeye devam ediyoruz. Bu iktidar dönemine kadar tarım ve hayvancılık yönünden kendi kendine yeten bir ülke iken, buğdayından samanına, hayvan ithalatından et ithalatına, sanayi ürünlerinden, teknolojik ürünlere, ilacından tıbbi ekipmana, hatta yeterli çöpümüz bile olmadığından çöpüne kadar, kadar aklınıza ne gelirse her şeyi ithal eder duruma geldik. Üretmeyen dışa bağımlı sürekli tüketen bir ekonomi iyice kırılgan duruma geldi. Bu kırılganlık paramızı değersizleştirdi. İthalata bağlı olarak tüm tükettiklerimiz haliyle yabancının parasına bağlı olarak sürekli fiyatı artmakta ve hayatımızı zorlaştırmaktadır. TUİK verilerinden ayrı tutarsak olarak vatandaşımızın enflasyonu patlamış durumda. İşsizlik zirve yaptı. Veriler doğru ise genel olarak %14, genç işsizlik ise %25 olarak açıklandı. Hiçbir dönemde yaşanmayan 100 yıllık 80 yıllık dev firmalar bu süreçte konkordato ilan etti, iflas etti. Kayyum yetişmedi, neredeyse kayyum da ithal edecek duruma geldik. Önceden bir IMF ye borcumuz vardı, şimdi ise sadece IMF ye borcumuz yok. Sanki IMF den başka herkese borcumuz var gibi. Mecliste bütçe görüşmeleri var kamuoyuna da yansıdı, önümüzdeki yıl korkunç bir miktarı faiz olarak ödeyeceğiz millet olarak. Avrupa Birliğine gireceğiz diye bizimle alakası olmayan bir sürü kanun yönetmelik devreye sokuldu. Ahlâkımız, dini değerlerimiz, örf ve adetlerimiz bizi biz yapan değerlerimiz dejenere edildi. Ataması yapılmayan öğretmenlerimiz, iş bulmayan mühendislerimiz, emekli olamayan amcalarımız, teyzelerimiz var. Eğitim keşmekeş olmuş, sınavlarda sıfır çeken ciddi bir miktarda öğrencilerimiz var. Üretenin de tüketenin de memnun olmadığı bir tarım politikası var. İsraf ederken, lükse ve şatafata harcama yaparken hiç düşünmeyen, ama memura işçiye zam verilecek mi, milim milim hesaplayan, tasarruf aklına gelip vatandaşa tasarrufun ne kadar faydalı olduğunu anlatan idarecilerimiz var. Aile yapımız bozuldu, saygı ve sevginin bittiği, ev içinde herkesin bir çatışma içinde olduğu bir aile yapısı meydana geldi. Kısacası öğretmene, devlet büyüklerine, devletine, doktora, polise, kadına saygısını sevgisini eksik etmeyen bu necip milletimizden, bu saydığımız insanlara el kaldıran, karşı gelen, çatışan bir toplum meydana geldi. Eğitim, hukuk, adalet, yargı, ordu gibi devleti ayakta tutan dinamikler üzerinde dikkat edilmeyip, bir takım oluşumlara sızmalara gerekli önlem alınmadığı için devleti yıkmak isteyen bir takım gruplar oluştu, terör belasının biriyle uğraşırken yeni yeni terör örgütleri peydah oldu. Tabi ki bu olanlar, ülkemizin geldiği son durum itibari ile hiç biri durduk yere kendiliğinden olmadı. Bunların hepsi yanlış bir idarenin, atılan yanlış adımların, uygulanan yanlış politikaların sonucunda oldu. Netice olarak bir süreç yaşandı, olan oldu. Geçmişi, yapılan hataları bileceğiz. Bundan ders çıkaracağız, çıkaracağız ki bir daha aynı yanlışı tekrarlamayacağız. Ülkeyi idare edenlerin artık ülkeye verecek enerjileri kalmamıştır. Bu bariz ortadadır. Aynı şekilde millet olarak bizim de onlara verecek bir şeyimiz kalmamıştır. Ama Türkiye geçmişi ve geleceği için bu durumdan çıkmak zorundadır. Köklü bir geçmişi olan bu milletin her yönüyle ayağa kalkmasını, güçlenmesini ve kendilerine yardım etmesini bekleyen birçok mazlum coğrafya var. Diğer taraftan bundan 100 yıl önceki gibi bizim tökezlememizi bekleyen sırtlan sürüleri etrafımızı sarmış, hatta üsler vasıtası ile ülkemize yerleşmiş durumdalar. Bütün bunlara rağmen Türkiye imkânları itibari ile güçlü bir ülke bunu biliyoruz. Bu kadar saydığımız problem bizim için çözülemez değildir. Ortada sadece ne yapacağını bilemez, ülke problemleri yerine kendi problemlerine çözüm arayan bir iktidar var. Yoksa ülkenin çözülemeyecek hiçbir problemi yoktur. Eğer iyi niyetle çözüm için uğraşılırsa çok kısa zamanda milletimiz kenetlenecek ve bu problemlerin altından kalkacaktır. Sadece kendine sığınacak liman aramaktadır. İşte böyle bir durumda ülkenin kalkınmasını, ayağa kalkmasını hem kendi insanımızı hem de bizi bekleyenleri daha fazla bekletmemek adına bu dönemde her zamankinden daha fazla Saadet Partisine ihtiyaç vardır. Bunun şuurunda olan bizler, Saadet Partisi olarak 3 Kasım da yapacağımız 7. Olağan Kongremizle birlikte ülke siyasetine yeni bir heyecan ve soluk getireceğiz. Vatandaşımızın çaresizliği ve arayışına çare olacak tek çözüm Saadet Partisidir. Bu kongreden sonra inşallah bu daha iyi anlaşılacaktır. Güçlendirilmiş kadrolarla, politika kurulları ile ülke siyasetine güçlü bir şekilde yeniden gireceğiz. Sığınılacak liman olacağız. Konya teşkilatı olarak bizlerde 50. yılını doldurduğumuz şu günlerde Milli Görüş hareketinin çıkış noktası olarak tüm il ve ilçe teşkilatlarımızla, hanımlar ve gençlik teşkilatlarımızla 03 Kasım 2019 tarihinde Ankara Arena da yapacağımız kongremize en iyi bir şekilde hazırlandık ve güçlü bir şeklide katılacağız inşallah. Bu coşkuya katılmak, ülkemizi ayağa kaldırmak için atılan bu tarihi günde orada olmak isteyen, ülkem adına ben de varım diyen tüm hemşehrilerimizi kongremize davet ediyorum. Buyurun Konya olarak yeniden başlayalım, yeniden ülkemizi olması gereken yere taşıyalım. Katılmak isteyen herkes il ve ilçe teşkilatlarımıza bekliyoruz. Teşkilatta bulunan görevli arkadaşlarımız yardımcı olacaklardır. Şimdiden 7. Olağan Kongremizin hayırlı olmasını diliyorum.
İl Başkanımızn Basın Toplantısı – 31 Ekim 2019
Saadet Partisi Seydişehir İlçe Başkanlığı Basın Toplantısı – 27 Ekim 2019
Saadet Partisi Seydişehir İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında İlçe başkanı Hayri Yılmaz, ‘Barış Pınarı’ Harekatının en iyi şekilde sonuçlanması temenni ettiklerini söyledi. Başkan Yılmaz, yaptığı açıklamada: “Toplantımızın başında, Ülkemizin sınır güvenliğinin sağlanması ve Terörle Mücadele kapsamında yürütülen Barış Pınarı Harekatının en iyi şekilde sonuçlanmasını temenni eder, şehit düşen askerlerimize ve vatandaşlarımıza rahmet diler, yakınlarına başsağlığı dileriz. Saadet Partimiz, 7. Olağan Büyük Kongresi’ni 3 Kasım 2019 tarihinde gerçekleştirecektir. Partimiz, kongresiyle birlikte Genel Seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ‘en hazır’ parti olma yolunda çalışmalarını yapmaktadır ve yapmaya da devam edecektir. Toplumsal mutabakatı sağlayacak yegâne partinin Saadet Partisi olduğu kanaati her geçen gün güçlenmekte ve Saadet Partimiz, Özgül Ağırlığı ile iktidarın en güçlü alternatifi olmaktadır. Söylemlerinde herkesin ittifak edebileceği bir parti olarak; ülkedeki Kutuplaşmanın ortadan kalkması için çabalayan en güçlü irade olduğu açıktır. Herkese ‘İşte bu Benim Partim’ dedirtecek bir hazırlıkla kongremizi gerçekleştireceğiz. Bu kongre ile partimiz, 82 Milyon Yurttaşımızın her bir farklılığını gözetecek, sadece kadro hareketi olarak değil bir kitle partisi olma yolunda güçlü bir adım atacaktır. İdeallerimizin, programımızın bütün memlekete ve milletimizin tamamına huzur getireceğini en güzel şekilde anlatacağız. 50 Yıllık Siyasal yürüyüşümüzün bütün tecrübelerini içinde barındıran, geleceğin ihtiyaçlarına hitap edecek, toplumsal olarak tüm kesimlerin sorunlarına çözümler üretecek bir çalışma programı ve içerik ile kamuoyunun karşısına çıkacağız.” diyen Yılmaz, “Akıl ve Vicdan Sahibi herkesin partisi olma noktasında kararlılığımızı en güçlü şekilde bu kongrede dile getireceğiz. Yapılan araştırmalarda; insanımızın, en çok kaygı duyduğu olgunun ‘gelecek’ olması ve umudunun azaldığı şu dönemde Saadet Partisi olarak Kongreye ‘Gelecek, Saadet ile Gelecek’ sloganıyla gideceğiz. Ekonomiden Eğitime, Dış Politikadan Sağlığa, Tarımdan Teknolojiye, Sanayiden Sanata, ülkemizin birçok alanda önemli çözümlere ve samimi gayretlere ihtiyacı var. Bütün bunların başında; yeni yetişen neslin ilgi alanları, davranış biçimleri, kaygıları, beklentileri, umutları ve yaşam tarzlarını inceledik ve bir bütün olarak hedef kitlemizi gençler olarak belirledik. Zamanında yapılacak ilk Genel Seçimde 7 Milyon Yeni Genç oy kullanacak ve seçim sonuçlarının asıl belirleyicileri bu gençler olacaktır. Gençlerimize sadece birer oy olarak bakmak yanlıştır. Biz Saadet Partisi olarak gençlerimize; ülkemizin İnsan kaynağı, Beşeri gücü yani geleceği olarak bakıyoruz. Gençlerimizin hayallerini, umutlarını ve geleceklerini çağımız koşullarının en iyi standartlarında garanti altına almak hepimizin görevidir, sorumluluğudur. Bütün bunlarla beraber, Genel Başkanımızın ‘Türkiye’nin Geleceği’ başlığı ile gerçekleştirdiği Lider ziyaretleri de geleceğe dair samimi bir uğraştır. Herkesle ve her kesimle görüşebilen, herkesin sorunlarını dinleyip çözüm arayışlarını sunan tek siyasal hareket biziz. Bugün ki gündemlerin ötesinde milletimizin beklentisi; Türkiye’nin geleceğinin daha iyi olmasıdır. Ülkemizde ancak Saadet Partisi’nin İlkeleri ve Programlarıyla Yaşanılabilir Bir Gelecek kurulabileceğine inanıyoruz ve bunu gençlerimize anlatacağız, sadece gözlerinde umut ışığını parlatmayacağız biz onlarla birlikte geleceği inşa edeceğiz. Türkiye’nin, “Siyasal Hafızası” ile en güncel, en yenilikçi, partisi Saadet Partisidir. Milletimizi yoranlar, gelecekte yetki sahibi olamayacaklardır. 7. Olağan Büyük Kongremizde, geleceğin inşasının ancak Saadet Partimizle olacağını tüm kamuoyuna anlatacağız. Bu vesile ile tüm Hemşehrilerimizi 3 Kasım Pazar günü, Ankara Kapalı Spor Salonunda, saat 10.00 da gerçekleştireceğimiz 7. Olağan Büyük Kongremize Davet ediyoruz. Kongremize katılmak isteyen Hemşehrilerimiz İlçe Teşkilatımız ile irtibata geçebilirler.” dedi.