Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı Ekim Ayı İlçe Başkanları Toplantısı, Konya İl Teşkilatı’nda gerçekleştirildi. İl Başkanlık Divanı ve 31 İlçe başkanının katılımıyla gerçekleşen toplantıya Saadet Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdulkadir Karaduman ve Konya İl Müfettişi Ali Mücevher de katıldı. ÖVÜNÜLEN KURUMLARIN TEMELİNİ MİLLİ GÖRÜŞ ATTI Genel Merkez 7. Olağan Kongresi’ne vurgu yapılan toplantıda İl Başkanı Hüseyin Saydam şunları söyledi; “3 Kasım’da Büyük Kongremizi gerçekleştireceğiz. Sizlerin, hanımların ve gençlerin katılımlarıyla coşkulu bir atmosferde gerçekleştireceğiz. 3 Kasım’dan sonraki dönem Saadet Partisi’nin dönemi olacaktır. ‘Gelecek Saadet ile Gelecek’ temalı görsellerimizde bunu vurgulamaktadır. Millî Görüş hareketi, rahmetli hocamız Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 12 Ekim 1969’da Konya’dan milletvekili seçilmesiyle başladı. Bizler, büyüklerimiz, gençlerimiz, bu davaya hizmet etmiş ve vefat etmiş teşkilat mensuplarımız, hepimiz 50 yıldır büyük bir gayretin içerisinde olduk. Bugün ülkemizde yapılmış hizmetlerin büyük bir kısmında Millî Görüş imzası bulunmaktadır ve Ağır Sanayi hamlesi Millî Görüş hareketinin bir neticesidir. Bugün ki övünülen kurumların birçoğu bizim dönemimizde temeli atılan kurumlardır. Yaptığımız yatırımlar ile ülkemizi rahatlatarak nefes almasını sağladık ve bizden sonra gelen hükümetler de bizim yatırımlarımız sayesinde hizmetlerini yapabildiler. Bugün memurumuz, esnafımız, çiftçimiz, emeklimiz bizim sayemizde bu durumdadır. Eğer bu arkadaşlara kalmış olsaydık, şu an ülke ekonomisi olarak çok daha kötü bir durumda olurduk.” TEK ÇÖZÜM SAADET PARTİSİ Ekonomi ve dış politikadaki problemlere dikkat çeken Saydam, şu hususlara değindi; “17 yıllık AK Parti iktidarının getirmiş olduğu problemler yumağından kurtulmamız lazım. ABD dünya ülkeleri üzerinde büyük oyunlar kuruyor. PYD’ye yardım ediyor, Ortadoğu’daki ülkelere nizâmat veriyor. Bu bölgeyi bir plan çerçevesinde ilerletmeye çalışıyor. Ancak gariptir ki bizim idarecilerimiz ‘Ey ABD, Ey Almanya, Ey Avrupa’ diye feryat figan ediyor ancak onların ekseninden dışarı çıkamıyor. Vatandaşımız da ülkenin geldiği bu noktada feryat figan ediyorlar. AK Parti hükümetinin getirdiği sıkıntılar ile mücadele etmeye çalışıyorlar. Bu işin tek çözümü vardır, o da Saadet Partisi’dir. Başka bir çözüm arayışına gitmek de nafiledir. Saadet Partisi önümüzdeki dönem iktidara gelecek ve sorunları çözecektir.” ABD’DEN HUZUR BEKLEMEK EN BÜYÜK ACZİYETTİR Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdulkadir Karaduman ise Barış Pınarı Harekâtı ve akabindeki müzakere süreci ile ilgili şunları ifade etti; “Türkiye yoğun bir süreçten geçiyor. Geçtiğimiz iki haftalık süre içerisinde Türkiye’de birçok hadise ile karşısında muadili olan olaylarla birlikte tam tersi olan hadiselerinde yer aldığı bir süreci yaşamış olduk. İki hafta önce Suriye’ye bir operasyon başladı. Operasyonda şehit olan askerlerimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, yaralılarımıza ise acil şifalar diliyoruz. Şu anda 150 saat acaba nasıl bir durumla neticelenecek bunu bekliyoruz. Bu süreç sonunda Suriye ile ilgili nasıl bir yol haritası izlenecektir, bunun merakı içerisindeyiz. Ama bu noktaya gelmeden önce, bölgede Büyük İsrail Devleti’nin kurulmasının yolunu her geçen gün daha çok açmaya çalışan Amerika’nın, başta Irak olmak üzere, Suriye’de daha da yerleşik hale gelmesi üzerinden birtakım çalışmalar ve senaryolar yürütüldüğü ve ABD’nin bölgemizdeki yürütmeye çalıştığı politikaların taşeronluğunun da ne yazık ki ülkemizin siyasi iktidarı tarafından yürütüldüğü hususunu hatırlamakta ve hatırlatmakta fayda görüyorum. Irak’ta 1 milyondan fazla insanı katledenlerin ve 500 binden fazla bacımızın iffetini kirletenlerin bugün Suriye’ye huzur getirmesini beklemek, Müslümanlık iddiasında olan insanlar açısından en ama en büyük acziyettir.” AMERİKA’NIN OLDUĞU HİÇBİR YER GÜVENLİ DEĞİLDİR ABD ile imzalanan Güvenli Bölge Anlaşması’yla ilgili ise Karaduman şunları söyledi; “Malumu olduğu üzere geçtiğimiz ay bir güvenli bölge anlaşması yapıldı. Bu güvenli bölge anlaşmasına göre, 30 kilometre derinlikteki bölgenin bizim sınırlarımızdan itibaren ilk 4 kilometrelik kısmı Türkiye ile ABD’nin kontrolünde, hemen altındaki 9 kilometrelik kısım ABD ve YPG’nin kontrolünde, sadece burada YPG’nin ağır makinalı silah bulundurmayacağı şartıyla, onun altında kalan kısımda ise, yine ABD’nin ve YPG’nin kontrolünde olmak üzere bir güvenli bölge anlaşması ABD ile imzalanmıştır. Peki bu anlaşma hangi Amerika ile yapılmıştır. Anlaşmanın yapıldığı gün YPG’ye 10 tır silah yardımında bulunan, YPG kurulduğu günden bu yana kendilerine 22 bin tır silah yardımında bulunan Amerika ile yapılmıştır. Biz Saadet Partisi olarak bu güvenli bölge anlaşmasının yapılması ya da yapılmaması üzerinde herhangi bir şey söylemeyi bile zûl kabul ederiz. Çünkü biz diyoruz ki Amerika’nın olduğu hiçbir yer asla ama asla güvenli değildir. Tarihi insan kanı dökmek üzerine kurulu olan Amerika’yla, Ortadoğu’da Müslüman kanı dökmeyi kendisi için bir inanç haline getirmiş olan Amerika’nın olduğu hiçbir yeri, asla güvenli olarak kabul edemeyiz. Bir yerin güvenli olması için bir kere orada Amerika’nın kesinlikle olmaması gerekir. Bir taraftan bunları söylerken öbür taraftan Amerika ile bu işin olmayacağını söylemenin karşılığı Rusya’dan medet ummak elbette ki değildir. Suriye’nin sorunları, orada yaşanan problemler, Paris’te yapılan ‘Suriye’nin Dostları Toplantısında’ değil, Kopenhag’da yapılan zirvelerde değil, Brüksel’de yapılan toplantılarda değil, Rusya’da yürütülecek toplantılarda değil, İslam ülkelerinin başkentinde, Müslüman ülkelerin bir araya gelmesiyle Suriye’nin ve Müslüman coğrafyanın sorunları çözülebilir. Aksi halde bugün siyasi iktidarın Amerika’nın Patriot vermemesine karşılık şahsiyet olarak anlatmaya çalıştığı, Rusya’dan S400 alma heyecanı ve motivasyonu yine bu coğrafya için en büyük şahsiyetsizlik örneği olarak tarihe geçecektir. Ne Amerika’nın ne de Rusya’nın Suriye için çözüm haline gelmesi ya da Müslümanların bu ülkelerin İslam coğrafyasına huzur getireceği gibi bir algıya kapılması asla İslam coğrafyasının hayrına ve İslam coğrafyasının huzuruna vesile olmayacaktır.” 82 MİLYONUN NAMUSU AYAKLAR ALTINA ALINAMAZ ABD Başkanı Trump’ın göndermiş olduğu mektuba da değinen Karaduman, konuşmasına şu şekilde devam etti; “Amerika’nın tehditleri ortada, küstahça yaklaşımları ortadayken, Trump’ın tehditleri ve hakaretamiz ifadelerine karşı tek bir cümle dahi edemeyen, sayın cumhurbaşkanının ve siyasi iktidarın bu pervasızlığını da kınıyoruz. Çünkü sayın cumhurbaşkanına gönderilen bu mektup, sadece kendisine değil, bu ülkede 82 milyon vatan evladına yöneltilmiş bir tehdit ve hakarettir. Eğer kendisi bu mektubu zûl kabul etmiyorsa dahi, 82 milyonun namusunu ayaklar altına almaya kimsenin hakkı ve haddi söz konusu değildir. Dolayısıyla bunun için gereken cevap mutlaka misliyle verilmelidir. Ama bunun yapılması için Türkiye’de mutlaka ama mutlaka farklı siyasi kanaatlere, farklı düşüncelere, farklı siyasi partilere mensup olan insanların bir araya geleceği toplumsal barışa mutlak suretle ihtiyaç vardır. Eğer sizin eviniz camdan ise bir başkasının evine asla taş atamazsınız. Önce sizin kendi evinizin içini düzeltmeniz ve dışarıya karşı yapacağınız hamlelerde, yürüteceğiniz diplomasi çalışmalarında kendi evinizin içini mutlaka sağlıklı bir şekilde ele almak durumundasınız.” SİYASİ RANT DEVŞİRİLMEMELİ Karaduman, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Millet İttifakı’nın parçalanması önemlidir.’ söylemine ise şu şekilde değindi; “Ülkede 82 milyonun bir araya geleceği herkesin omuz omuza vereceği bir iklimin, siyasi iktidar tarafından insanları hain olarak
Ekim Ayı İlçe Başkanları Toplantısı – 26 Ekim 2019
Hüseyin Saydam – Saadet Partisi Konya İl Başkanı Abdulkadir Karaduman – Saadet Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı
Konya Milletvekilimiz Abdulkadir Karaduman’ın Konya Temasları – 25 ve 26 Ekim 2019
Saadet Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdulkadir Karaduman bir dizi ziyaretler gerçekleştirmek için Konya’ya geldi. İlk ziyaretini İl Başkanı Hüseyin Saydam ile birlikte, Konya İl Emniyet Müdürlüğüne yeni atanan Mustafa Aydın’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. İl Emniyet Müdürü Mustafa Aydın, ziyaret duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Emniyet Müdürü’ne ziyaretin ardından Karaduman ve Saydam, Cuma namazını Alâaddin Camii’nde kıldı ve akabinde Rampalı çarşı civarındaki esnaflara ziyaretlerde bulundu. Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcı Lütfi Yalman’ın da katılımlarıyla, geçtiğimiz günlerde annesi vefat eden Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk’a da ziyarette bulunan Karaduman ve Saydam, taziye dileklerini ilettiler. Konuk taziye dilekleri için gelen heyete teşekkürlerini iletti. Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu sene Prof. Dr. Fuat Sezgin’in anısına düzenlenen Konya Kitap Fuarına katılan Karaduman, kitap severlerle buluştu. İmza ve söyleşi için orada bulunan İhsan Süreyya Sırma ve Türkiye’nin en genç yazarı Yusuf Şahin ile de bir araya gelen Karaduman, yayınevlerinin stantlarına ziyarette bulundu. Ziyaretlerin ardından Saadet Partisi Konya İl Teşkilatı’na geçen Karaduman, önce Nalçacı Taraftar Grubu başkanı ve üyelerini ağırladı, ardından Konya İl Başkanlığı’nın yönetim kurulu toplantısına katıldı Cumartesi günü, Yeni Bir Dünya Sanayici ve İş Adamları Derneği (YENİAD)’nin düzenlediği kahvaltılı iş adamları buluşmasına katılan Karaduman şunları ifade etti; “Bir taraftan bu çalışmaları yaparken, bir taraftan da dünya, kapitalizmi -servetin sınırlı ellerde toplanmasını- amaç edinmiş, hakkı ve adaleti, hakça paylaşımı değil, gücü, zorbalığı, kaba kuvveti, çıkar ve imtiyazı esas olarak kabul eden kapitalizm bugün gelinen noktada insanlığı sefalete mahkûm etmektedir. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra nasıl ki komünizm yıkıldıysa, bugün gelinen noktada da kapitalizmin yıkılması en büyük mukadderattır. İnsanı, insanın kurdu olarak gören bu anlayışın yerine, insanı yalnızca insanın yurdu, korunağı, barınağı olabileceğini tatbik edebileceğimiz bir sistemi inşa etmeyi Cenab-ı Hakk hepimize nasip etsin. Bu 8 milyar insanlık içerisinde bir kesim açlıktan ölürken, öbür kesimin obeziteden öldüğü değil, bütün insanlığın -Müslüman olsun ya da olmasın- hak ve adalet temelinde yaşayabileceği Yeni Bir Dünya’yı kurmayı Cenab-ı Hakk bize nasip etsin.” Karaduman, YENİAD’taki programının ardından İl Teşkilatına geçerek bir dizi görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerinin ardından akşam Kanal 42’de İzdüşüm programına konuk olan Karaduman, parti gençlik kollarının bir toplantısına katıldıktan sonra Ankara’ya döndü.
Genel Başkanımızın Basın Toplantısı – 23 Ekim 2019
Genel Başkanımızın Basın Toplantısı – 23 Ekim 2019
Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu’nun gündeme dair değerlendirmeleri: “Bu hafta basın toplantımıza yüreğimizi yakan haberlerle başlamak durumunda kaldık. Bu hafta üç evladımız Muhammed Önek, Mutlu Can Meşeci, Umut Coşkun şehit düştüler. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine baş sağlığı diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Ne yazık ki milletimizin yüreğine acı düşmeyen bir gün geçmiyor. Şehitlerimizin acısı kalbimizi parçalarken ne yazık ki pazartesi günü kılınan şehidimizin cenaze namazında ortaya çıkan görüntü bizi ve milletimizi yaralamıştır. Şehidimizin cenazesinde protokol uygulanması ve halkın önüne barikat çekilip namaz kılanların ayrıma tabi tutulması bizi derinden üzmüştür. Cenazelerde bile böyle bir durumun ortaya çıkması hoş bir manzara değil. Gündemimizin önemli başlıklarından birisi de Barış Pınarı Harekâtı ile ilgili yürüyen süreçtir. Dün akşam Putin ile Sn. Cumhurbaşkanı bir araya geldiler ve 10 maddelik bir protokol imzalandı. Aynı zamanda 120 saatlik ateşkes süreci de doldu. Süreçle alakalı ne yazık ki tam bir kargaşa yaşıyoruz. Bir tarafta ABD’nin stratejik müttefikimiz olduğu vurgulanıyor ama ABD’nin bizim dostumuz olup olmadığı konusunda tereddütler var. Biz bu konuda ısrar ediyoruz ama bu durum ABD’nin umurunda değil. ABD’nin aldığı tavır bizi ciddi manada endişe ettiriyor. Burada şu hususa vurgu yapmak istiyorum, biz geçmişi hatırlamazsak geleceğe yön veremeyiz. Gelecekte nasıl bir tavır takınacağımızı belirleyemeyiz. Tecrübe dediğimiz şey yaşanmış hadiselerden ders almaktır. Yaşamadan tecrübe edinilmez. Ne yazık ki biz bunu adeta alışkanlık haline getirdik. Tecrübelerimizden ders almayı sürekli olarak bir kenara koyduk. Özellikle Suriye ile ilgili konuşmaktan ziyade geçmişe dönük müzakere ve mütalaa yapma ihtiyacımız var, en çok da iktidarın ihtiyacı var. Bu mütalaayı yapmak yerine algı operasyonları ile günü kurtarmaya çalışırsak bu netice vermez. Hastalık ancak doğru reçete verildiğinde doğru ilaçlar kullanıldığında tedavi edilir. Yoksa siz hastalığı tedavi edemezsiniz. İyisin iyisin demekle hasta iyileşmez. Dış politikada sıkıntılar var dış politikamız iflas etti. AB üyesi olalım dedik 30 fasıldan sadece 1 tanesi açıldı. 18 yıldır mücadele ediyorlar AB üyesi olmak için bir arpa boyu yol gidemediler. Neden AB’ye alınmadığımızı bir türlü oturup izah edemiyorlar. Neden sorusunu sorup sonrada cevap aramak icap eder. Suriye sorunu 10 yıl öncesinde yoktu lakin şimdi var, bize milyarlara mal oldu, yüzlerce şehit verdik. Suriye mahvoldu milyonlarca insan yurdunu terk edip mülteci konumuna düştü. Şimdi içinde bulunduğumuz durumdan nasıl kurtulacağımızı bilemiyoruz. Sayemizde ABD Suriye’ye girdi… Suriye darmadağın oldu, biz hala Suriye’nin toprak bütünlüğü türküsünü söyleyerek geziyoruz. Darmadağın olmuş bir Suriye’de toprak bütünlüğü sağlanacak, inşallah! Bu durumun vebali Suriye’nin bu hale gelmesine sebep olanların omuzlarındadır. Herkes bilmeli ki ABD Ortadoğu’ya, Suriye’ye girdi ve burada kalmak niyetinde. Trump çekileceğim diyor onun kendisine göre bir tüccar mantığı var ama herkes biliyor ki YPG bölgesinde ABD en büyük üslerinden birisini kurdu. Kimse bunlardan bahsetmiyor. Binlerce tır YPG’ye destek verildi deniyor, yoksa yarın ABD bu bölgede bir harekât yaparsa ihtiyaç duyacağı silahları depoluyor mu bu bile soru işareti olan bir konudur. ABD’nin bir amacı da bölgede İran ile bir çatışmaya girmemizdir. Böyle bir durum kesinlikle Ortadoğu barışına darbe indirecektir. Biz daha önce belirttik bu bölgenin sıkıntılarını bu bölgenin insanı çözecektir ancak. Algı operasyonları iktidarların başvurduğu bir yoldur. Sen iyisin iyisin dersin lakin adam hastaysa o ağrıları çeker. Suriye Problemi, ABD ile görüşmeler, Rusya ile görüşmeler bunlar gerçeklerin üstünü örtmüyor. Sadece dış politikada sınıfta kalmadık ekonomik problemleri vatandaş can havli ile derinden yaşıyor. Siz ekonomi ne kadar iyi derseniz deyin ekonomik problemleri yaşayanlar bunu bilir ve hisseder. Ne yazık ki ekonomimiz adeta pamuk ipliğine bağlıdır. O yüzden Trump sizi askeri olarak canınızı okurum demiyor ekonominizi çökertirim diyor. Lafı bile Türkiye’yi etkiliyor. Yapılması gereken en öncelikli ve aciliyetli adım ekonominin toparlanması ve düze çıkarılmasıdır. Bakınız bütçe meclise sevk edildi. Bu bütçe ile ülkemizin problemleri çözülebilir mi çözülemez mi? En büyük sıkıntıyı nerede yaşıyoruz nasıl halledeceğiz soruları aklımıza geliyor? Bu sorunları halletmeye borç ile kalkarsak faizler alıp başına gidecektir. Yatırımlar nereye kaydırılacak, doğrudan doğruya siz üretimi arttıramazsınız diğer sahalarda yaptığınız katkılar ancak kısmi olacaktır. Misal inşaat sektörü; bu sektör üretken bir yatırım değildir sadece ev ihtiyacını karşılar ardından biter. Üretim gelmez arkasından onun için inşaata yapılan yatırım Türkiye’nin geleceğinin ipotek altına alınması manasına gelir. Burada en çok endişe ettiğim konuları dile getireceğim. İşsizlik %13.9’a çıktı işsiz sayısı 3.5 milyon civarındayken şimdi 4 milyon 600 bin civarına çıktı. Bu çok ciddi ve tehlikeli bir artış, genç nüfusta işsizlik ise %27.1! Böyle bir problem yok demekle bu problem ortadan kalkmaz. Üretime dönük yatırımlar sürekli hale gelmedikçe bu problem ortadan kalkmaz. Eylül ayı itibari ile faiz ödemesi 12.2 Milyar Lira olmuş. Ocak Eylül faiz ödemeleri 81.5 milyar Lira. 2019 yılı için faiz ödemesi 117 milyar lira tahmin ediliyor. Bütçe dengesine gelince Eylül ayı itibari ile açık 17.7 milyar lira, bu açığın kapanması için bugün ki şartlarda borçtan başka bir şey gözükmüyor. Bu yıl beklenen bütçe açığı 80.6 milyar lira olarak bekleniyordu Eylül ayı itibari ile bu 85 milyar lira oldu. Bu ekonominin ne kadar kaygan bir zemin üzerinde olduğunu gösteriyor. Bu durumun üstünü dış politikada ki gelişmeler ile örtemezsiniz. Bu rakamların hükümet tarafından ciddi bir biçimde ele alınması gerektiğine vurgu yapıyor. Özellikle de bu konularda yapılan hataların görülmesi ile çözüleceğine inanıyoruz. Türkiye’nin ekonomisinin yanında en önemli problemi adalet müessesinin düzgün çalışıp çalışmamasıdır. Adalet müessesinin düzgün çalışmamasından dolayı bunun mağduriyetini yaşayanlar ciddi bir biçimde sıkıntı yaşıyorlar. Biz bu konuyu dile getirdiğimiz için bize sürekli mektup geliyor. İnsanlar mektuplarında perişan olduklarını belirtiyor. Öyle bir konu var ki acıma duygusu ve merhamet kaybedilmiş bunu görüyoruz. Biz her meseleye başlarken “Bismillahirrahmanirrahim” diye başlarız. Rahman ve Rahim olan Cenab-ı Hakkı hatırlarız, merhamet sahibi olan… Eğer Cenab-ı Hak’ta merhamet varsa biz de merhamet sahibi olmak zorundayız. Anası bir yerde babası bir yerde tutuklu ister suçlu olsun ister olmasın çocuklar dışarıda aç sefil bakacak kimse yok. Bu durumu nasıl çözeceksiniz? Kadıncağız en azından bizi bir yerde bir araya getirin diyor. Ne olur yani bu kadınlar ev hapsinde kalsalar çocukları ile beraber. Burada bir hukuksuzluk var… Sn. Cumhurbaşkanı’da geçmişte hukuksuz muamelelerin mağduruydu. O mağduriyeti kendisine olan teveccühü 2002 seçimlerinde arttırdı. Bir şiir okursunuz hapse mahkûm olursunuz, bir şiir ve bu şiir de devlet kitaplarında yazılı. Şimdin aynı iş başkalarının tepesine balyoz gibi iniyor. İktidarın adalet var demesi bir anlam ifade etmez. Bu sebeple biz bu yanlışların bir an önce düzeltilmesi gerektiğine inanıyoruz. Her
Ekim Ayı Karatay ve Selçuklu İlçe Divan Toplantısı – 18 Ekim 2019
Ali Genç – Saadet Partisi Karatay İlçe Başkanı Mustafa Kaya – Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Ekim Ayı Karatay ve Selçuklu İlçe Divan Toplantısı – 18 Ekim 2019
Saadet Partisi Karatay ve Selçuklu İlçe Başkanlığı Ekim ayı İlçe Divan Toplantısı, parti il binasında yoğun katılımla gerçekleştirildi. İlçe Divan Toplantısına, konuşmacı olarak davet edilen Saadet Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya’nın yanı sıra; Saadet Partisi Karatay İlçe Başkanı Ali Genç ve çok sayıda partili katıldı. Parti Genel Başkan Yardımcısı Kaya, ülke gündemine dair değerlendirmelerde bulunarak, ağırlıklı olarak Barış Pınarı Harekâtıyla ilgili konuştu. “BİRİLERİNİN HOŞUNA GİTSİN DİYE KONUŞMADIK” Parti olarak verdikleri kararların her zaman arkasında durduklarını, söylemlerinin bir manifesto niteliği taşıdığını ve 50 yılı aşkın bir süredir hep iyinin, güzelin, doğrunun ve haklının yanında yer alan bir söylem çizgisinden ayrılmadıklarını belirten Kaya, “Önemli ve sıkıntılı süreçlerin hepsinde ‘şu veya bu bize ne der?’ demedik. Etrafımızda bizi alkışlayanlar olmadı. Aksine bize her türlü hakareti edenler oldu. Biz, onların gönüllerini okşayacak sözler mi söyleyelim? Bunu çok şükür yapmadık. Doğru neyse, olması gereken neyse, durduğumuz yerin bize gösterdiği şey neyse onları ortaya koyduk. Doğrularımızı her daim milletimize,insanlarımıza ve insanlığa ulaştırmaya çalıştık” dedi. ATEŞKESİN RİSKLİ TARAFLARI DA VAR! Sınır güvenliğini sağlamak, güvenliği sağlanan bölgelere Türkiye’de yaşayan mültecileri göndermek ve terörü kökünden kurutmak için başlatılan Barış Pınarı Harekatı ile ilgili de konuşan Kaya, şunları kaydetti: “Barış Pınarı Harekatı başladığı andan itibaren, Saadet Partisi teşkilatları olarak biz, Silahlı Kuvvetlerimizin operasyonu en başarılı ve hedeflediği şekilde tamamlaması yönünde üzerimize düşen neyse onu yapmaya gayret ettik. Dua ettik. Yapılan ateşkes anlaşması ile bardağın dolu tarafını görmek gerekiyorsa; şuan her ne kadar Barış Pınarı Harekatında 30 kilometre içeriye, 450 kilometre hat ön görüldüyse de, şuan da harekat 120 kilometre ile sınırlı kalmış olmasına rağmen önemli bir gelişme yaşanmıştır. Ancak bardağın dolu tarafını söylerken diğer riskleri de ifade etmekte fayda görüyoruz.” (BOP) İÇİN HER TÜRLÜ OYUN OYNANDI “Aklımıza takılan bazı soruların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini düşünüyoruz” diyen Kaya, daha sonra konuşmasını şöyle sürdürdü: “ABD ile yaşanan bu kadar sorundan sonra bundan sonraki süreç nasıl yönetilecek? ABD’nin bu zamana kadar hangi sözü verdiyse arkasında durmadığını gördük. ABD’nin bu bölgede Büyük Orta Doğu projesini yürütmek için başından beri her türlü oyunun içine girdiğine şahit olduk. Büyük Orta Doğu projesi denilen projenin bölgede etnik ve mezhepsel farklılıklar üzerinden insanları birbirine düşman ederek, insanları savaştırmak gibi bir niyetle hareket ettiğini hep ifade ettik. Şimdi Suriye’nin toprak bütünlüğünü nasıl sağlayacağız ? ABD’nin YPG ile olan ilişkisi sona mı erdi? Yoksa devam mı edecek? Veya Rusya, İran ve Suriye’nin Astana süreci ile yürüttüğü bu birlikteliğin akıbeti ne olacak ? Türkiye 120 kilometrelik sınırda kendi güvenliğini koruyorken, diğer alanlardaki güvenlik endişemiz bertaraf edilecek mi?” SAADET PARTİSİ’NİN HAKLILIĞI YİNE ORTAYA ÇIKTI AK Parti iktidarının Suriye politikasıyla ilgili hatırlatmalarda da bulunan Kaya; “2011 yılında hatırlarsanız ‘Yapmayın, etmeyin, tutmayın, Suriye’yi şayet Irak’a benzetirseniz bundan en büyük zararı Türkiye görür. Türkiye bu tehlikeyi bertaraf etmekte zorlanır’ dedik. Irak’ta başımıza gelenleri biliyorsunuz. Irak’ın kuzeyinde 36. Paralel diye bir paralel oluşturuldu ve çekiç güç getirildi, oraya yerleştirildi. Çekiç güçle beraber bugün Suriye’nin Kuzeyinde aynı oyun oynanacak. Irak o meşhur hikayede olduğu gibi sarı öküzdü; sarı öküzü verdiniz kurt alacağız sandınız ama Suriye’yi istiyorlar, yarın İran’ı isteyecekler. Sonra sizi isteyecekler. Yapmayın! Suriye’yi kendisinden menkul 20 milyonluk bir ülke olarak görürseniz yanlış yaparsınız. ‘Suriye’nin arkasındaki Rusya’yı görmezseniz, Suriye’nin arkasındaki İran’ı görmezseniz, Suriye’nin arkasındaki Çin’i görmezseniz, Suriye’nin arkasındaki bölgesel dengeleri görmezseniz bu sorunu çözemezseniz’ dedik. Bu gün gelinen noktada Saadet Partisi’nin dediklerinin ne kadar doğru olduğu tek tek tescil edildi” şeklinde konuştu. Ali GENÇ – Saadet Partisi Karatay İlçe Başkanı Mustafa KAYA – Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Genel Başkanımızın Basın Toplantısı – 16 Ekim 2019
Genel Başkanımızın Basın Toplantısı – 16 Ekim 2019
Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu’nun gündeme dair değerlendirmeleri: BARIŞ PINARI HAREKÂTI Silahlı kuvvetlerimizin sınırımızda huzuru ve güvenliği sağlamak amacıyla başlattığı Barış Pınarı Harekâtının 8. gününe girmiş bulunmaktayız. Ordumuz bu süreçte ciddi bir gayret ve fedakârlıkla harekâtı yürütmektedir. Cephedeki Mehmetçiğimiz bölgede yaşayan sivillere zarar gelmemesi için en hassas şekilde hareket etmektedir. İnanıyorum ki bu kadirşinas tavırlarıyla yâd edileceklerdir. Bu tavır, harekâtın Kürt kardeşlerimize karşı değil, terör örgütüne karşı yapıldığının en net göstergesidir. Bunun yanı sıra şu ana kadar içlerinde sivil vatandaşlarımızın da olduğu 21 şehidimiz bulunmaktadır. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifa, ordumuza ise başarı diliyorum. BERABERLİĞE İHTİYAÇ VAR! Bu sürecinin içinden devlet ve millet olarak hep beraber geçmekteyiz. Birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz zamanlardan birisidir. Hepimizin yaşanan hadiselere partizanca yaklaşmaktan kaçınması elzemdir. Eğer milletimiz arasında meydana gelen bu birlik ruhunu zedelenirse bundan bu ruhu zedeleyenler mesuldür. Bu operasyon üzerinden her kim siyasi bir rant elde etme niyeti varsa bilmeli ki; aziz şehitlerimizin ruhlarını incitecektir. Bu noktada özellikle de iktidarı uyarmak istiyorum, çünkü kullandıkları dil ne yazık ki son derece yanlış bir dil. “Cumhur İttifakı – Millet İttifakı” söylemi bize fayda sağlamaz. Biz bu süreçte sadece “Türkiye İttifakı”ndan bahsedilmesini dilerdik. Tekrar vurgulamak istiyorum, şu an birlik olma zamanıdır. Bu sadece iktidara düşen bir görev değildir bu hepimizin bir görevidir. KÜRT – TÜRK KARDEŞTİR! Dünyadaki ve bölgedeki hadiseleri itina ile değerlendirmeliyiz. Bu sebeple ABD ve İsrail’in bölgedeki hedeflerini gözden ırak tutmamalıyız. Bu hedefler sadece bizim bildiğimiz meseleler değil bütün dünyanın bildiği hedeflerdir. İsrail bunu Arz-ı Mev’ud olarak tarif etmekte Büyük İsrail’i kurmayı kendisi için bir inanç görmektedir. ABD ise İsrail’e vereceği desteği BOP kılıfında takdim etmektedir. Ortadoğu yeniden tanzim edilecek ve bölgede küçük devletler oluşturulacak. Bu sebepledir ki 2 konuyu gündeme getirmeyi hedef olarak görmektedirler. Bunlardan birisi ırkçılık diğeri ise mezhepçiliktir. Tarihe baktığımızda bölgemizde kurulan devletler ırkçılık ve mezhepçilik üzerine inşa edilmemiştir. Kürt, Türk, Arnavut, Boşnak, Laz hepimiz biriz; bu ülkenin insanıyız. Geçmişte beraber yaşadık bugün de beraber yaşayacağız. Bu farklılıkları biz zenginlik olarak görmeliyiz, eğer bunu böyle görmezsek Batı’nın oyunlarına alet oluruz. YPG/PKK gibi terör örgütlerini Kürtlerin temsilcisi olarak görmüyoruz. Bizim tarihimiz Kürtlerle bin yıldır kardeşlik üzerine tesis edilmiştir. Burada şu 4 tarihi dönemece dikkat çekmek istiyorum. 1071 Malazgirt Savaşında, Sultan Alparslan’a en büyük destek Kürt aşiretlerden geldi. Anadolu’nun İslamlaşmasında beraber gayret gösterdik. 1514’de Şah İsmail’in Anadolu’yu istilasına karşı Şeyh İdris-i Bitlisi önderliğinde Kürt kardeşlerimiz Anadolu’nun muhafazasında önemli bir rol oynamışlardır. 1891 yılında Sultan Abdülhamit, Hamidiye Alaylarını kurmuş, bölgede yaşayan Kürtler asayişin sağlanmasında yardımcı olmuşlardır. Sonuncu tarihi vaka ise I. Cihan Harbi ile başlayan süreçten Kurtuluş Savaşı’na kadar Kürt kardeşlerimiz ile beraber bu vatanı müdafaa etmemizdir. Tarihi hakikat ortadadır; Türk ve Kürt et ve tırnak gibidir. Bin yıldır böyledir bundan sonra da böyle olmaya devam edecektir, inşallah. KKTC CUMHURBAŞKANI MUSTAFA AKINCI’NIN AÇIKLAMALARINA DAİR Ülkemiz, uluslararası sahada şu veya bu sebeple gerekli desteği bulamamıştır. Bu bizim moralimizi bozmamalı ama bunun sebebini araştırıp üstesinden gelmek mecburiyetindeyiz. Bu bize karşı yürütülen kampanyanın neticesi olabileceği gibi bizim kendimizi anlatamamamız da olabilir. Bu meyanda hemen şunu ifade etmek istiyorum ki; Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın yaptığı talihsiz açıklama bizi üzdü. Hemen arkasından gelen Başbakan Ersin Tatar’ın açıklaması ise KKTC halkının hissiyatına tercüman oldu. Bu açıklama en başta Kıbrıs davası uğrunda şahadet şerbeti içen mücahitlerin ve Mehmetçiğin aziz hatırasına bir hakarettir. Bu harekât ile bölgede huzur tesis edildi. Bugün yapılan Barış Pınarı Harekâtı da bölgede barış ve huzur tesisi için yapılmaktadır. ABD’NİN BÖLGEDEKİ PLANI Bunu defaatle tekrar ettik lakin bu gerçekleri sürekli dile getirmeye mecburuz. Çünkü bu tarihsel hakikat idrak edilmedikçe bölgede huzurun gelmesi mümkün değildir. 1897 Basel Konferansından beri coğrafyamızda yürütülen süreç açık bir şekilde ortadadır. Bu süreci görmezden gelerek belirlenecek her dış politika hamlesi bölgede istikrarsızlığın artmasına sebep olacaktır. Bakınız, ABD Irak İşgali ile birlikte coğrafyamıza kan ve kaos getirdi. Ülkeler darmadağın edildi, sınırlar ile oynandı huzur ortamı tamamen ortadan kaldırıldı. Bunun en büyük sebebi ABD’nin Siyonizm’in taşeronu olmasıdır. En nihayetinde hedefleri bölgede Büyük İsrail Devletini kurmaktır. Biz bu hakikati yarım asırdır dile getiriyor bu tehlikeye dikkat çekiyoruz. Birileri bunu afakî bir konu zannetse de işte yaşadığımız olaylar ortada, şimdi bir kere daha uyarmak istiyorum. MİLLİ GÖRÜŞ HAREKATI’NIN 50. YILI Bugün 16 Ekim 2019 içinde bulunduğumuz tarihin bizim açımızdan önemi çok büyük. Çünkü Merhum Erbakan Hocamız, 1969 yılında bağımsızlar hareketini başlatmış ve 12 Ekim 1969 yılında Konya’dan bağımsız milletvekili seçilerek meclise girmiştir. Bu tarih Milli Görüş davası için tohumun toprağa kavuştuğu tarihtir. O günden bugüne yarım asırlık bir hareketin çınarlaşması için atılan ilk tohumdur. Milli Görüş Davamızın 50. Yılını bu vesile ile buradan kutlamak istiyorum. Bu hareket köklerini Sultan Alparslan’dan, Selahattin Eyyübi’den, Fatih’ten, Abdülhamit’ten, Çanakkale’den, Sarıkamış’tan, Kıbrıs Barış Harekâtından alan ve geleceğe emin adımlarla yürüyen bir harekettir. Bu manevi dinamikleri ile hakkın hâkim olması, adil bir düzenin tesis edilmesi için yarım asırlık bir mücadele bundan sonra da yoluna devam edecektir. Bu sebeple biz bu süreci iyi anlamaya ve bu sürecin ne anlama geldiğini idrak etmeye mecburuz. Milli Görüşçüler olarak çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalmış olsak bile Milli Görüş’ün bu ülkenin mayası olduğuna inanıyoruz. Milli Görüş tarihinde iş başına gelir gelmez 3 konuyu ana gündem haline getirmiştir. Bunlar; Manevi Kalkınma, İslam Ülkeleri ile İşbirliği ve Ağır Sanayi Hamlesidir. Bunun yanı sıra Milli Görüş dış politikada şahsiyetli duruşu esas almıştır. Eğer biz bunları gerçekleştirirsek o zaman geçmişte Erbakan Hocamızın mecliste yumruğu kürsüye vurup “Bana Ne Amerika’dan” dediği noktaya gelebiliriz.
İl Başkanımızın Şehit Yunus Mermer’in Baba Ocağına Taziye Ziyareti – 15 Ekim 2019
Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam, İl Başkan Yardımcısı İsmail Aydilek, Karatay İlçe Başkanı Ali Genç, Meram İlçe Başkanı Mustafa Uyar, Selçuklu İlçe Başkanı İbrahim Ceylan ve beraberindeki heyet Tel Rıfat’ta Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarına PKK/PYD terör örgütünce düzenlenen havan saldırısında şehit olan Uzman Onbaşı Yunus Mermer’in ailesini ziyaret etti. Ziyaret esnasında taziye dileklerini ileten Saydam, ailesine ve yakınlarına sabır temennisinde bulundu. Milli Görüş lideri rahmetli Necmettin Erbakan’ın “Bir milletin asıl gücü tankı, topu, tüfeği değil; imanlı ve inançlı gençleridir.” sözünü hatırlatan Saydam, şehit Recep Mermer’in ailesine oğullarının artık Kuran’a göre Rabbimiz katında diri olduğunu, peygamberlerden sonra en yüksek mertebelerden birinde ağırlandığını söyleyerek, ahirette kendilerine şefaatçi olması temennisinde bulundu. Şehit babası Recep Mermer ise, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Hüseyin Saydam ve heyete teşekkürlerini iletti. Oğlunun vatan sevgisiyle dolu olduğunu, şehit olmadan önce konuştuklarında ise eğer şehit olursa isminin bir camiye verilmesi noktasında vasiyetinin olduğunu söylediğini iletti.